Kamu arazileri özel rant alanı haline dönüşmüş

Kamu arazileri özel rant alanı haline dönüşmüş
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın demokrasi dersi verdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, “Az gelişmiş demokrasilere sahip memleketlerde hükümetler krizle gelirler, yolsuzlukla giderler. Bir kabine revizyonuyla hükümet kendisini bu yolsuzluktan ari tutmaya çalışacak. Ancak bu sistemli bir operasyondur ve kişilere odaklı bir sonuç, bu yolsuzluğun ortaya çıkartılması için kesinlikle yeterli değildir” dedi.

Günaydın, parti Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin “17 Aralık 2013 tarihinden bu yana derin bir hükümet krizi” ile karşı karşıya olduğunu ifade ederek, sözü edilen krizin, “Beşkere beş yirmibeş, elde var Ayten” sözcükleriyle geçiştirilemeyecek ciddiyette olduğunu belirtti.

Ancak hükümetin bir telaş içerisinde sorgulamayı engelleme çabası içine girdiğini kaydeden Günaydın, “Bu çerçevede onlarca polis müdürü görevden alınmış, dosyala iki yeni savcı görevlendirilmiş ve dosyanın koordinasyon savcısı da değiştirilmiştir. Hiç kimse bize bu çabanın ‘soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesiyle ilintili olduğundan’ söz etmesin. Güneş balçıkla sıvanmaz, polis müdürleri görevden alarak, savcıları değiştirerek ya da bunu köşelerine taşıyan gazetecilerin, gazeteleriyle ilişiklerini keserek, internet sitelerine erişimi engelleyerek, üzeri örtülebilecek bir basit yolsuzluk iddiasından öte sistematik bir yolsuzluk ekonomisinin artık ortalığa saçılan pislikleridir söz konusu olan. Çünkü Türkiye yılda 100 milyar dolara yakın dış ticaret açığı ve 70 milyar dolara yakın cari açık veren bir ülke olarak, bu vahim tabloyu net hata noksan hesabındaki açıklanamayan gelişmelerle gizlemeye çalışmıştı” diye konuştu.

“İSTANBUL RANT ALANI HALİNE GETİRİLDİ”

Bütçenin net hata noksan kısmındaki gelişmelerin, Türkiye’nin altın ihracatı ve buna bağlı ekonomik faaliyetlerle ilişkilendirildiğini belirten Günaydın, “Şimdi bütün bu yolsuzlukların odağında, altın ihracatı ve bunu aklamaya çalışan bir iktisadi faaliyet olduğu görüldüğünde meseleyi, bakanların ve mahdumlarının yanlışları itibariyle açıklayabilmek, bu boyutta tutabilmenin mümkün olmadığı görülmektedir” dedi.

Hakkında “vahim iddialar” bulunan bakanlıklardan birinin de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğunu belirten Günaydın, sözü edilen bakanlığın İstanbul’u rant alanı haline getirdiğini iddia etti.

Ağaoğlu Maslak 1453 Projesi kapsamında, TOKİ tarafından Şişli, Ayazağa gecekondu önleme bölgesine ilişkin 1/1000 ve 1/5000 ölçekli tadilat planları hazırlandığını ve 193 bin metrekare alanda, 3,2 milyar lira bedelle operasyonda adı geçen bir firma tarafından 6 bin konut yapıldığını belirten Günaydın, projelendirilen alanın askeri güvenlik bölgesi alanından çıkarılarak “konut-ticaret” alanına alındığını kaydetti.

Aynı firma tarafından Bakırköy’de yapılacak alana ilişkin planların 22 Kasım 2012 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine geldiğini ve talebin oy birliği ile reddedildiğini ifade eden Günaydın, “Bu karardan 34 gün sonra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeni plan onanmış, söz konusu plan Bakırköy Belediyesi’nce dava edilmiştir” dedi.

İçerisinde Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nin de bulunduğu arsanın da imar planının değiştirilerek, araziye otel, AVM, mağaza ve rezidans yapılması hakkının tanındığını iddia eden Günaydın, bu projenin de başka bir inşaat firmasına verildiğini kaydetti.

“BU ORTA OYUNUN DAHA FAZLA SÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Bu örneklerin ve daha fazlasına tamamına yönelik olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde CHP grubunun ve belediyelerin dava açtığını belirten Günaydın, şöyle devam etti:

“Ancak bu kararlar alınana kadar inşaatlar tamamlanmış ve kamu arazileri özel rant alanı haline dönüşmüş bulunmaktadır. Şimdi yürütülen operasyonlardan anlıyoruz ki bütün bu işleri takip edenler, bakanlar, onların özel kalem müdürleri ve devletin genel müdürlerine fırça atan bakan mahdumlarıdır ki onlar ki evlerinde para kasaları, para sayma makinaları ve milyonlarca dolarlık döviz ve Türk Lirası tutan bir zümre haline gelmişlerdir. Bu orta oyununun daha fazla sürmesi mümkün değildir. Soruşturmanın derhal tamamlanması gerekmektedir. Bakanların istifası ile hükümetin kendini temize çekemeyeceği bir tablodur söz konu olan. Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bu yetkiyi veren KHK, AKP Hükümeti tarafından çıkartılmıştır.”

Bu tablonun siyasi sorumluluğunun yanında cezai sorumluluğu olduğunu da vurgulayan Günaydın, Türkiye eğer bir demokratik devlet ise soruşturmanın engellenmesine yönelik çabaların ortaya konulmaması gerekir” dedi.

“KİŞİLERE ODAKLI BİR SONUÇ BU YOLSUZLUĞUN ORTAYA ÇIKARTILMASI İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Günaydın, Türkiye’de uzunca bir süredir sistemli bir rant ekonomisi yürütüldüğünü ileri sürerek, Az gelişmiş demokrasilere sahip memleketlerde hükümetler krizle gelirler, yolsuzlukla giderler. Hazırlıkları görüyoruz, bir kabine revizyonuyla hükümet kendisini bu yolsuzluktan ari tutmaya çalışacak. Ancak bu sistemli bir operasyondur ve kişilere odaklı bir sonuç, bu yolsuzluğun ortaya çıkartılması için kesinlikle yeterli değildir. Hükümetin siyasi sorumluluğu vardır. Bu siyasi sorumluluğun karşılığını da herkesin düşünmesi gerekir” diye konuştu.

Toplumun vicdanına seslendiğini ifade eden Günaydın, “Hükümetin böyle bir tablo ile devam edip edemeyeceğine karar verecek olan Türk milletidir” dedi.

“CHP YOLSUZLUĞA SIFIR TOLERANSI OLAN BİR PARTİDİR, GEREĞİNİ YAPARIZ”

Günaydın, söz konusu soruşturmanın “CHP’ye uzayabileceği” yönündeki iddiaların hatırlatılarak, “Size ulaşan bir bilgi oldu mu? Böyle bir şey bekliyor musunuz?” diye sorulması üzerine de şöyle konuştu:

CHP yolsuzluğa sıfır toleransı olan bir partidir, her zaman söylediğimiz budur, eğer bunun herhangi bir yerine, hangi konumda olursa olsun bir CHP’li bulaşmış olursa gereğinin derhal bizim tarafımızdan yapılacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Ama dedikoduları bırakıp bir an evvel soruşturmayı sağlıkla yürütmek ve sorumlularını ortaya çıkartmak, maalesef başında Adalet Bakanının bulunduğu HSYK’ya bağlı hakim ve savcıların işidir. Yine maalesef başında İçişleri Bakanının hala bulunduğu polis teşkilatının görevidir. Biz bu süreci bu nedenle kaygıyla izliyoruz ama Türkiye’nin bugüne kadar ortaya çıkmış güçleri bu süreci derinleştirerek toplumun hafızasına yer ettirecek bir birikime de sahipler, bu anlaşılıyor.”

“KİM KİMLE NEYİ UĞRAŞIYOR, BU BİZİM DAVAMIZ DEĞİL”

Günaydın, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın operasyonla ilgili “Cemaat demeden, devlet içinde bir yapılanmadan söz ettiğinin” belirtilerek, “Tüm bu olaylar peş peşe geldiğinde CHP buna tam olarak nasıl bakıyor” sorusuna da, “CHP Türkiye’nin bir hukuk devleti, tüm kurum ve kuralları ile işleyen bir demokratik devlet olmasından yanadır. Biz kendimizi tümüyle bunların dışında ve Türkiye’nin 90 yıllık siyasal partisinin durması gerektiği yerde konumluyoruz. Kim kimle neyi uğraşıyor, bu bizim davamız değildir, ama eğer birileri devletin, kamunun malına el uzatıyorsa bu soruşturulmalıdır. İktidar içi hesaplaşmalar bizim hiç bir zaman bizim gündemimizde yer almamıştır. CHP Türkiye’nin bu çürüyen siyasal yapısını değiştirmek için çabalarını etkinleştirmektedir” yanıtını verdi. (LAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com