''Karadonlu Can Baba Kültür Etkinliği''

''Karadonlu Can Baba Kültür Etkinliği''
Gediz ilçesine bağlı Akçaalan beldesinde, Alevi vatandaşlarca ''Karadonlu Can Baba Kültür Etkinliği'' düzenlendi.

Gediz ilçesine bağlı Akçaalan beldesinde, Alevi vatandaşlarca ''Karadonlu Can Baba Kültür Etkinliği'' düzenlendi.
KÜTAHYA - Akçaalan Karadonlu Can Baba Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneğinin bu yıl ikincisini organize ettiği etkinlik, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın söylenmesiyle başladı.
Gediz Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, ilçenin en gözde ve eski beldelerinden olan Akçaalan'ın, medeni ve çalışkan insanlarla dolu modern bir şehircilik görüntüsü sergilediğini söyledi. Birlik ve beraberliğiyle ön plana çıkan Akçaalan beldesinin herkese örnek olduğunu ifade eden Çorumluoğlu, daha fazla gelişme bekledikleri beldeye her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirtti.
Akçaalan Belediye Başkanı Mehmet Ali Acar da belde idaresinde hiçbir şekilde ayrım yapmadan eşit bir çalışma sergilediklerini savunarak, yıllar boyu sürdürdükleri belde geleneklerini aynen koruyacaklarını bildirdi.
CHP Gediz İlçe Başkanı Şeref Han, insan sevgisine büyük önem verilmesi gerektiğini dile getirerek, ''Geleceği kurgularken, aydınlık Türkiye'yi düşünürken planlarınızı ve programlarınızı çocuklarını üzerine kurabilmek lazım. İnsanı sevmeyen, Hakk'ı sevebilir mi? Sevemez. Hakk'ı sevmeyen, insanı sevebilir mi? Sevemez'' dedi.
Akçaalan Karadonlu Can Baba Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Halil İbrahim Akçadurak, Hacı Bektaş Veli'nin, müridi olan Karadonlu Can Baba'yı Moğol Türklerinin Müslümanlaştırılması için görevlendirdiğini anlatarak, şöyle konuştu:
''Hacı Bektaş Veli Menakıpnamesinde şöyle anlatır. Günlerden bir gün Hacı Bektaş'ı görmeye biri gelmişti. Eteğine kadar elbise, başına siyah bir külah giymiş, üstüne kırmızı sarmıştı. Geldi Hünkarın elini öptü, ayaklarına düştü. (Yoksulum ey gerçek er, bana safa nazar himmet et) dedi. Hünkar, (Adın ne?) dedi. Gelen er, (Can Baba) dedi. Hünkar yüzünü arkasına sıvazladı, nasibini verdi. Can Baba'ya, (Bizden nasibini aldın, seni Tatar (Moğol) Hanı Kavus Güllü Han'a gönderiyorum. Korkma git, vilayetten, kerametten ne isterlerse göster, seninle beraberiz) dedi. Can Baba, Hacı Bektaş'ın emriyle yola düştü, Erzincan önlerinde Kavus Han'a rastladı. Göçün önüne durup, (Nereye gidiyorsunuz, sünnet olup imana gelmedikçe size buradan ileri yol yok) dedi. Can Baba'nın sözünü Han'a haber verdiler. Karadonlu Can Baba'yı huzuruna götürdüler. Can Baba, Moğol Hanı'nı İslam'a davet etti. Han, babasının yanına verdiği en ulu din adamını çağırdı, (Ey dinimizin ulusu, gör bak, şu gelen kimse ne diyor, sen de işit) dedi. Karadonlu Can Baba, aynı sözleri keşişin önünde de tekrar etti. Kavus Han, Şaman'a, (Bu dervişin sözüne ne dersin?) diye sorunca keşiş, (Cevabı hem kolay, hem zor; kolayı şu, adamı sınarız. Zoru da şu, eğer üstün gelirse dinimizi bırakıp onun dinine girmemiz gerekir) dedi. Can Baba'yı büyük bir şölen kazanına su koyup üç gün kaynattılar. Dördüncü günü Can Baba sağ salim kazandan çıktı. Han, keşişe, (Ne dersin?) dedi. Keşiş, (Bu kadarla olmaz, askerine emret yazıya odun yığsınlar, büyük bir ateşe girsin, yanmazsa dinine gireriz) dedi. Can Baba'ya, (Ne dersin?) dediler. (İmana gelirseniz girerim) dedi. Kavus Han ve yanındakiler (Evet) dediler. Karadonlu Can Baba, (Ateşe sizin dininizin ulusu bu keşiş de benimle birlikte girsin) dedi. Bu davete karşı keşiş, Moğol Hani ve beylerinin yanında 'olmaz' demeye utandı, (Peki) dedi. Bunun üzerine Can Baba, keşişin elini tuttu, ateşe yürüdü. Keşiş, Karadonlu Can Baba'ya tam ateşe girerken, (Ey gerçek er, ben ne olacağımı bilmiyorum, oğlancıklarım sana emanet) dedi. Kavus Han ve beyler ateşin yanına geldiler. Can Baba ateşin içinden çıkageldi. Kavus Han'ın yanına varıp avucunu açtığında keşişin parmakları ortaya çıktı. Onları yere koydu. (Bize sadece elini verdi, parmakları kurtuldu, gönlünü verseydi, kendine de bir şey olmazdı) buyurdu. Can Baba, son olarak Kavus Han'ın hatununun elinden bir kadeh zehiri de içerek üçüncü imtihanı da geçtikten sonra Kavus Han ve çevresi Müslüman oldu. Daha sonra keşişin vasiyetini yerine getirmek için Karadonlu Can Baba keşişin üç oğlunu alıp Orta Anadolu'ya geldi. Karadonlu Can Baba, Moğol keşişinin oğullarına bakmış, onları okutup yetiştirmiştir.''
Konuşmaların ardından ''İslam Tarihinde ve Alevilikte Ehli Beyt'in Önemi'' konulu panel düzenlendi, kadın ve erkek semah ekiplerince gösteriler sunuldu.
Davetlilere yemek ikram edildikten sonra halk ozanlarınca türküler söylendi.
Etkinlik, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Hacı Bektaş Veli'ye ait sözlerin söylenmesiyle sona erdi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com