Kayahan Sevap Toplamaya Çalışıyor!

Kayahan Sevap Toplamaya Çalışıyor!
Unutulmaz şarkılara imza atan ve yıllara meydan okuyan Kayahan'ın şarkıları, manevi dünyası, dargınlık ve kızgınlıkları...

Unutulmaz şarkılara imza atan ve yıllara meydan okuyan bir isim Kayahan. '365 Gün' isimli yeni 'single'ını çıkaran sanatçıyla evinde buluşarak şarkılarını, manevi dünyasını, dargınlık ve kızgınlıklarını konuştuk.


'Allah ve Resulü ile bağlarınızı koparırsanız kendinizi tanımazsınız.' diyen Kayahan, yıllardır küs olduğu Nilüfer ile barışıp birlikte barış konserleri vermek istediğini belirtiyor.

Yaşınız 62 ve hâlâ çok popülersiniz. Sizi kaya gibi sağlam tutan şeyin sırrı nedir?

Hiçbir sırrı yok. Doğru şeyler yaptığınız ve samimi olduğunuz sürece varsınız. Ben göz rengimle filan sevilseydim bir problem çıkabilirdi belki. Ama söylediklerimle sevilmeye çalışıyorum.

Yıllardır ne başkasını dinliyorsunuz, ne başkasının şarkısını söylüyorsunuz. Cins misinizdir?

Yoo, ben dinlemiyorum değil öğrenebildiğim şeyleri dinliyorum. Öğrendiklerimi unutturacak şeyleri dinlemiyorum. Benim hayattaki düsturum şu olmuştur: Titiz olmak, adam olmak, iyi kul olmak. Başka derdim yok benim.

44 yıllık müzik hayatınızda sayısız ödül aldınız. Sayısını biliyor musunuz?

İnsanın yaşı çok olunca ödülü de çok olabilir. Hem çalışıyor hem de uzun senedir emek veriyorsanız, yol uzadıkça uğradığınız benzinlikler de fazla olabilir. Aldığım ödüllerin sayısını bilmiyorum. Yaptığım plaklarda Türkiye'de söz, müzik ve yorumcu kimliğimle bütün ödülleri aldım. Akdeniz Akdeniz yarışmasında 'Geceler' ile uluslararası bir ödül aldım. Türkiye'yi Avrupa'da, Eurovision'da temsil ettim. Allah hiç utandırmadı yani. Günümüzde Avrupalı ile Türkiye'nin ilişkisi şimdilerde biraz daha iyi. Eskiden bizi işkenceci ülke olarak görüyorlardı. Spor ya da siyasal alanda Türkiye'den söz edilmeye başlandıkça merakları artmıştır. O yüzden Türkiye'ye bakışta 20 yıl öncesine göre büyük bir fark var.

AB ile ilgili olumsuz düşünceleriniz değişti mi?

Hep şurada tıkanıyorum. Peygamberimiz'i tanımayan bir toplumdan bahsediyoruz. Biz İsa peygamberi tanıyoruz ama onlar bizim Peygamberimiz'i kabul etmiyorlar. Buradaki sıkıntıyı sadece ticaretle mi aşacağız? AB, tek bayrak ve tek model olmasını istiyor. Ben onlara karşı değilim, benden yanayım. Bizden olanlarla daha iyi olur diye düşünüyorum. İnşallah biz kuvvetli oluruz da bizim çocukların İngilizce dersi alması gibi onlar da Türkçe dersi alırlar.

Yapacağım her şeyi yaptım der misiniz?

Yok canım, olur mu? İyi bir evlat yetiştirmek 10 bin ödülden daha önemlidir. İyi bir aile saadetiyle örnek olmak bütün şarkılardan daha önemlidir.

Dışarıdan bakınca başarı olarak görünen bunca şey insanda bir egoya yol açmaz mı?

Açar açar. Eğer Cenab-ı Allah ile, Resulü ile bağlarınızı koparırsanız bayağı bir şaşırırsınız. Kendinizi tanımazsınız. 1968'den beri böyleyim. Ben yaratmıyorum, Yaradan'ın yaptıklarını bir araya getiriyorum. Haddimi bilerek yaşıyorum. Gelip bana kollarını imzalatmak isteyen genç erkek ve kızlara "Beni putlaştırma." diyorum. Bundan hiç hazzetmedim, hiç hoşuma gitmez, gururumu okşamaz, rahatsız olurum.

Televizyonlara çıkarken kendinizden 'Büyük Usta' diye söz edilme şartını koyduğunuz söyleniyor. Var mı böyle bir şey?

Bütün bunların hepsi benim misyonuma karşı olanlar tarafından üretilmiş şeyler. Ben sevgiyi anlatıyorum, o oradan "Bize ne, biz sevmek istemiyoruz." diyor. Tamam canım, sen sevmek istemeyebilirsin, o senin bileceğin bir iş. Büyük usta dense ne denmese ne, benim adım Kayahan. Bu lafı çıkaran da bir ahlaksızın teki.

Sizin sevgi için vazgeçtiğiniz en büyük şey ne oldu?

Evlat sevgisi çok önemli tabii. Allah sevgisi için çok şeyden vazgeçmişimdir. Aslında ne kadar vazgeçerseniz o kadar mükemmel olursunuz. Vazgeçmek nefsinizle olan mücadeledir.

O halde iradeyle nefsiniz arasındaki maçın skoru ne?

İradesiz olarak yaptığım tek şey sigara içmektir. Orada maç benim 10-0 aleyhimedir. Ama diğer kendi nefsi, dünya malına ilgi olarak da 10-0 benim lehimedir. Hayatım boyunca dünya malı ile hiç ilgili olmadım. Sadece şeref ve sağlıkla ilgili oldum.

365 Gün şarkısını siz kime hediye ediyorsunuz?

Ben bu ülkenin dağlarında dolaştım, yaşadım, büyüdüm, misket oynadım ya, o yüzden şarkılarımı bu ülkedeki herkese hediye ediyorum. Amerikalı bir şarkı tuttursa benim 150 şarkımın 100 senelik getirisinden fazlasını kazanıyor, ama ben saygı kazanıyorum. 800 gün çalıştım üzerinde ama şarkıyı bir kerede söyleyip çıktım. Ailemin rızkından keserek yaptım bu şarkıyı, 100 bin doları geçmiştir maliyeti, emeğim hariç. 1 Şubat'ta oryantal versiyonuyla da CD olarak çıkarıyoruz, 14 Şubat Sevgililer Günü'nde sevgililerine de, kızına da, annesine de verebilir.

365 Gün ile ilgili Ayşe Özyılmazel eleştirel bir yazı yazdı. Canınız sıkıldı mı?
Hakikaten böyle hissedip yazmış olabilir. Bu, onun benim yaptığım tarzdan hoşlanmadığı anlamına gelir. Fakat ikinci tarafı var olayın, bir şirketle anlaşmazlığım var. Bütün plaklarımın sahibi benim, bunların üstüne yatmaya çalıştılar. Onları mahkemenin, adaletin huzurunda mağlup ettim. Bu onlarda kuyruk acısı yarattı. Duyduğum kadarıyla Ayşe kızımız da onlara plak yapıyormuş zaten. Bir işbirliği olmuş, yani Hacivat-Karagöz durumu.

kayahan.jpg


Nilüfer'in benden sonra başarılı bir şarkısı yoktur

Nilüfer ile küslüğünüzü telif ve paraya bağlayan çok insan oldu. Meselenin iç yüzü nedir?

Nilüfer ile 1980'li yılların ortasında tanışılmış ve 2000'li yıllara kadar sürmüş başarılı bir ortaklık vardır. Bu ortaklığın da yazılı ve sözlü olarak anlaşması vardır. Ben verdiğim hiçbir sözden dönmedim. Anlaşma başka türlü hale getirilmek istenmiştir. Ben de 'Ya anlaşalım, ya hiç anlaşmayalım.' demişimdir. Mahkeme benim haklı olduğuma karar vermiştir. Ben hep şunu söyledim: O bana eski anlaşmamızı versin, ben onu hayır kurumlarına vereyim ve şarkıyı söylesin. Ben hakkım olanı alıp hakkımdan sevap işlemek istiyorum.

Buna yanaşmıyor mu Nilüfer?

Bir ara yanaşmıyordu ama artık yanaşıyor. Bu kadar yıl geçti Nilüfer ile ortak çalışmamızın üzerinden, ondan sonra Nilüfer'in başarılı bir şarkısı yoktur. Yani burada benim bir payım vardır. O zaman giden bir şeyi neden durduruyorsun?

Ama onunla ilgili çıkan kitapta Nilüfer, size yardım elini uzattığını ve sizi fakirlikten kurtardığını söylüyor. Yalan mı?

Allah razı olsun öyleyse... Öyle olduysa tesadüf olmuştur. "İstanbul'da bir güzel, İstanbul kadar güzel" şarkısını bilirsiniz. Bu Nilüfer'le tanışmadan önceki şarkım. 'Neden olmasın?', 'Canım Sıkılıyor', 'E bebeğim e' gibi birçok şarkı ondan önce vardı. Nilüfer benden daha meşhurdu, o ayrı bir şey, ama ben de Türkiye'de tanınan bir isimdim. Şarkılarımı söylüyor olması Nilüfer'in hayatında başka sayfa açmıştır. Bundan önceki şarkı 'Ohh ya ohh ya' diye bir şarkı ise, yeni bir besteci çıktığında 'Sen beni böyle bırakıp gitmezdin, hiç yapmazdın, ayları geçtik.' diye daha ayrı bir renk çıkmıştır ortaya. Kayahan'ın karakteri dinlenilecek şeyler yapmasıdır.

Bu küskünlüğü bertaraf edecek hiçbir şey yok mu yani?

Var. Ben ılımlı yaklaşıyorum ama o şundan korkuyor. "Ben artık söylemem." demiş. Eski dostuz, barışırız, benim şarkılarımı okuyabilir. Yine anlaşmadaki gibi parayı verir, biz de onu dullara, yetimlere veririz. Birlikte 15-20 barış konseri yapmak isterim Nilüfer'le. İnsanlara örnek olarak, şerri hayra vesile edebiliriz. Ben yanlıştan geri dönebilirim, kendisi de geri dönse...


Başbakan'a statta yapılan protesto bel altından vurmadır


Kızınızı Kur'an ve devletin yasalarıyla yetiştirdiğinizi söylemiştiniz. Bu, Kayahan'ın dönüşümüyle ilgili bir sürecin sonucu mu?

Hiç değişmedim ben. Altı-yedi yaşında büyükbabamın kucağında tesbih çekmiş birisiyim. Lüzum ettiği zamanlarda konuşmak gerekiyor. Yoksa ibadet de, itikat da gizlidir. Kızım Aslı Gönül'e, Allah'ın buyruklarını ve TC Devleti'nin kanunlarını tarafımızdan haberdar edilme görevini yapıyoruz. Farkındalığını çoğaltıyoruz. Yani yemek yediği zaman "Allah'ım nimetlerine çok şükür, bugünlerimizi aratma, sen bize akıl fikir ihsan eyle, doğru yoldan şaşırtma" meselesini dili söylerken kulağının da duymasına çalışıyoruz. Ben notunun yüksek olmasından ziyade ahlakının yüksekliğiyle övünüyorum. Bize sorulacak olan notlar değil, kelamımızın ve niyetimizin ne olacağıdır.

Allah'ın size ahirette nasıl muamele edeceğini düşünürsünüz peki?

Benim için her şey "bismillah" ile başlar. Neticede Müslüman bir ailenin çocuğuyum. Bu çok büyük bir erdem değil, böyle olması lazım zaten. Ben sevap toplamaya çalışıyorum. Hacca gitmedim, ruhumda şu an bir istek yok. Buna karşı olduğum için değil, ama benim baş dönmelerim var. Orada arınacağımı düşünürüm. Karım çok istiyor yoksa.

Kendinizde neyi beğenmezsiniz?

Çabuk sinirlenebiliyorum. Haksızlıklara yine tahammül etmemem lazım ama ferdi olarak dile getirmek yerine daha erdemli olmam lazım.

Olacakları rüyanızda görüyormuşsunuz bir de...

Evet. Benim zaman zaman rüyama iki tane sakallı dede girer, bana söylerler ve beni yönlendirirler. En son yine onlar bir şey söylediler ve onların söylediği gibi oluyor. Bir yolda yürürken 'Evet, bu doğrudur.' derler. Hep karar arefesinde iken gelirler ve gönül rahatlığı ile yürürüm.
 

Bir Galatasaray taraftarı olarak Başbakan'ın statta ıslıklanmasına ne diyorsunuz?

Başbakan'ı yuhalayan ve ıslıklayanların çoğunun yaşı Başbakan'dan küçüktür. Bir büyüğe yapılmış saygısızlık vardır her şeyden önce. Bu protesto ise her şeyin yeri var. Bunu Başbakan sineye çekememiştir, ben olsam ben de çekemem yani. Yapabilirler ama bir düğünde yapılması uygun değil bunun. Bu bel altından vurmadır.

kayahan.20110130142420.jpg

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com