Kılıçdaroğlu: "Bedel ödemekten çekinmeyiz"

Kılıçdaroğlu: "Bedel ödemekten çekinmeyiz"
CHP lideri Kılıçdaroğlu Sivas davasını, 4+4+4 gerilimini ve Esenyurt'taki yangında işçilerin ölümünü değerlendiriyor.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

ESENYURT YANGINI VE İŞÇİLERİN ÖLÜMÜ

11 işçimiz bir çadırda yangında hayatını kaybetti. AKP'li bakanın söylediği söze bakın: "Türkyie'nin iş güvenliği yasasına ihtiyacı var".

Aylardır yıllardır söylüyoruz. Sanki onlar iktidarda değil muhalefetteler. On yıldır iktidarda değil misin sen, başka birisi mi iktidarda? Bu ihtiyacı dile getiren bir Bakana soruyorum: Bu işçilerden kaçı sigortalıydı? Kaç aydır orda sigortasız çalışıyorlar?


Biz zalime karşıyız karşı olmayı da her zaman sürdüreceğiz.

4+4+4 GERİLİMİ

Eğitimcilere sorduk. Toplantı yaptık. Yıllarını eğitim için harcamış, saçlarını eğitim için ağartmış olan uzmanlara teşekkür ediyorum katıldıkları için.

Bir sivil toplum örgütü kalktı bir açıklama yaptı. Başbakan ve etrafındaki herkes, neredeyse hapishaneye atmadıkları kaldı. Düşünce açıklamama yönünde bir baskı var. Görüşümü dile getirirsem başlıma bir şey gelir mi kaygısı duyuyor herkes.

CHP vekilleri komisyonda tekmelendiler, yumruklandılar. Zorbalıkla alçaklıkla darp edildiler.

Etnik kimlik ne oılursa olsun özgür bir Türkiye ne olursa olsun sonuna kadar mücadele edilecektir. Biz içinde insan sevgisi olan bir kültürden bir inançtan geliyoruz. İnsanı dövmek değil insanı dinlemektir aslolan. İnsan sevgisini yüreğinde hissetmektir. İnsanı tekmelemek değil, tokalaşmaktır aslolan. Şiddet bile uygulasalar bizi yolumuzdan alıkoyamayacaklar.

Şikayetimizi milletimize yapıyoruz. Konuşan bir vekil susturulmamalı. O zaman neden vatandaşlar oy verip vekil gönderiyorlar. Milletvekili milletin düşüncesini dile getirdiği zaman milletvekilidir. Bu millet neden size oy verdi. Çocuklarımız en iyi okullarda okusun diye oy verdi.


"BU ÜLKEDE MUHALEFET YOK DİYENLERE YANIT"


Bir daha bu lafı edenlere diyorum ki tekmelenen arkadaşlarımıza bakın ve vicdanınızı sorgulayın. Biz bedel ödemekten korkmayız. Bedel ödemek bu halkın çocukları içinse bedel ödemekten korkmayız. Kimse bizi yolumuzdan alıkoyamaz.

Varlıklı çocukla yoksul aile çocuğunun aralarında rekabet olmadan eğitilebilecekleri tek alan okuldur.

AKP'nin bakanlarına da sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. 8 yıllık kesintisiz eğitimin bu ülkeye ne zararı oldu? Ortaya çıkmış bir tek bilimsel rapor yok. Olumlulukları ise çok. Çocuk yaşta evilikte azalma var. Sorun sistemde değil Erdoğan'ın kafasında.

Çağ dışı kafalar bunu anlayamazlar. Çağdaş kafalar buna evet der. Malum bizim postmodern bir diktatörümüz var. Sayın Arınç demiş ki: "AKP'li vekiller gelirler sandalyeleri doldururlar, sıraları alırlar". Diyorum ki siz bu konuşmayı hangi bilgiye dayanarak yaptınız? Sıraları doldurdular, sıralar yetmedi, CHP'li vekiller içeri giremedi.

Keşke konuışma sıralarını alsalar da biz de birşey öğrensek. 


O vekiller söz sırası almak için değil, CHP'li vekilleri darp etmek için geldiler oraya.

Bir vekilin en soğal hakkı komisyonda söz alıp konuşmasıdır. Bunu nasıl bilmezsin? Bu kafalar ülkeyi yönetiyor. Bu kafalar ülkenin yapay sorunlarla boğuşmasına yol açıyor.

POSTMODERN DİKTATÖRLÜK

Ben boşuna mı postmodern diktatörlük diyorum. Demokrasilerde güçler ayrılığı vardır. Yargı organına talimat verilmez. Türkiye postmodern bir diktatörün oyuncak alanına döndü. "Ben istediğimi yaparım istediğimi gerçekleştiririm" diyorum. Ben demokrasi diyorum, özgürlük diyorum, insan hakları diyorum. Birbirimizin dünyaları farklı dünyaya bakışımız farklı. İnsan haklarına bakışımız farklı. O nedenle aynı dilden konuşmuyoruz.

"EĞİTİM KONUSUNDA UZLAŞMA ARANMALI"

Eğitim konusunda beraber oturalım konuşalım bir uzlaşma kültürü olsun dedik. "Talimat verdim bu çıkacak, bu tarihe kadar çıkacak" dedi. Bir dostum dedi ki, kendisiyle bile kavgalı olan bir adamdan nasıl bir uzlaşma beklersin. Kendisiyle kavgalı, hayatın her alanında barış-sevgi sözü ağzından çıkmayan bir adamdan uzlaşma beklenebilir mi?

Bunun için de akademisyenleri göreve çağırıyorum. Kendisiyle ülkesiyle barışık olmayan bir vaka ile karşı karşıyayız.

"UZMAN GÖRÜŞÜ ALINMADI"


Çünkü biz sadece kendi insanımızı değil, dünyayı düşünüyoruz. Biz bütün dünyaya sevginin barışın gelmesini isteriz. Bu demokrasiye bağlılığın bir gereğidir. Bizi dinlemeyebilirsin. Uzmanları çağır. YÖK Başkanını çağır. Bizim bu konudaki düşüncemiz belli. CHP iktidarında YÖK'ü kaldıracağız.

Bir bilim insanıyla konuşmak insnaı küçültmez, insanı yüceltir. Halkını seven bütün yöneticiler bilim insanlarına sanatçılara önem vermişlerdir. Tam tersine onlara danışmayı kendilerine görev edinmişlerdir.


"TETİKÇİLERE SESLENİYORUM"

Buradan diktatörün etrafındaki tetikçilere de sesleniyorum. Onlar çocuklarına torunlarına verecek yanıt bulamayacaklardır. Alkış tutarsanız hepiniz sorumlu olursunuz. 20 dakika yemek pişmez. Kanun çıkar mı? Birisi uyarıyor oylama sırasında "elinizi kaldırın" diyor. Neyi oyladıklarını bile bilmiyorlar. Bu tabloyu benimseyen bir kişi var. O da Erdoğan. "Basın mensupları terketsin burayı" diyorlar. Böyle bir şey olur mu? Konuşmaya değil orman kanunu uygulamaya geldiler. Bir basın mensubu da yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.

21. yüzyılda geldiğimiz noktaya bakın. Kapalı kapılar ardında ne kadar uraşırsanız uğraşın hiçbirşeyi örtemezsiniz. CHP bunu gidip bütün dünyaya anlatacak. Diktatörün foyası ortaya çıktı. Diktatör zıvanadan çıktı.

İşkenceleri de insan hakları ihlallerini de her yerde söyleyeceğiz. Zulüm varsa, ,nsanlara sabahın 6'sında baskın yapılıp insanlar hapishanelere tıkılıyorsa, neden içeride olduklarını bile bilmiyorlarsa bunu neden kimden gizleyeceğiz.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com