Kılıçdaroğlu: Bu ülkede adalet kalmadı

Kılıçdaroğlu: Bu ülkede adalet kalmadı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bırakın demokrasiyi bu ülkede adalet kalmadı" açıklamasında bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı'nın sorumluluğunda yürütülen ''Eğitici Eğitimi''ne katılan bin 900'ü aşkın üye için ATO Congresium Kongre Merkezi'nde düzenlenen katılım belgesi dağıtım töreninde konuştu.
 
Kendisinden önce söz alan Sarı'nın, ''üç kişiyle yola çıktıklarını'' söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Bugün 3 kişiden 2 bin kişiye ulaştık, Türkiye'nin her ilinde, her ilçesinde artık eğitmenimiz olacak, siyasal bilincimiz, ortak aklımız olacak'' diye konuştu.
 
Kılıçdaroğlu, bir siyasal parti iktidarı amaçlıyorsa, ülke yönetiminde söz sahibi olmak istiyorsa, ''neyi, nasıl yapacağını'' geniş kitlelere aktarması gerektiğini söyledi.
 
Eski parti genel merkezini 9 Eylül 2011'de eğitim merkezine dönüştürdüklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, burada başlayan eğitimlerde önemli mesafe katettiklerini belirtti. Çağdaşlaşma yolunda hedef ortaya koyan bütün ülkelerin eğitimi ön planda tuttuklarını belirten Kılıçdaroğlu, ''Düne kadar 'partinin okulu yok, gençler eğitilmiyor' denilirdi. Bunu aştık. Artık gençlerimiz, her kuşaktan insanımız parti okulunda eğitiliyor. Bir şey daha yapacağız. Tüzüğümüze koyduk, parti içinde yükselmenin yolu da parti okulundan geçecektir, artık'' dedi.
 
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında okuma yazma oranının yüzde 3 olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Diyorlar ya; 'sizler neler yaptınız' diye. O günün koşullarından Türkiye'nin tarihine bakamayanlar, bugünün değerleriyle tarihi yorumlayanlar aslında, tarih fukarasıdırlar. Tarihi bilmek, bulunulan koşulları değerlendirmek demektir. Okuma yazma oranının yüzde 3 olduğu bir Türkiye'de, sıtmadan insanların kırıldığı bir Türkiye'de, binlerce çocuğun yetim kaldığı bir Türkiye'de millet okullarıyla başladı önce. Köy enstitüleri ile devam ettiler. Tarihi bilmeyen bir insan 10'ncu yılın heyecanını ruhunda duyamaz zaten. O heyecanı duyamaz. Biz tarihimizi biliyoruz, okullarda verilecek tarihimiz, gerçekleri öğreneceğiz, bununla yola çıkacağız ve herkesi kucaklayacağız. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz, 'halka dokunacağız' diye bir ifade yok, biz zaten halkız, halkın içindeyiz. Bizi farklı anlatmak istiyorlar belli kişilere, belli yerlere. Anlatanları çok iyi bilmeliyiz. Biz özümüzden kopmadık. Bize bazen bugün bazen de geçmişe dayanarak ciddi suçlamalar yapılıyor. Buradan söylüyorum; Cumhuriyet tarihinin hangi dönemini alırsanız alın, bırakın genel başkanı, hiçbir CHP'li hiç kimsenin önünde diz çökmemiştir. Biz gücümüzü halktan alıyoruz. Bırakın herhangi olağan bir CHP'liyi, hiçbir CHP'li yönetici için 'onu kullanın, deliğe süpürmeyin' bir laf asla ve asla söylenmemiştir.''
 
Hiçbir ortamda kendilerini kullandırtmadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Biz halka adanmışlığın, siyasetin özü olduğuna inanan bir siyasal partiyiz. Bireysel çıkarlar için yola çıkmadık, yakınımız, eşimiz, dostumuz, kardeşimiz köşeyi dönsün diye yola çıkmadık. Siyasal gücümüzü kullanıp çocuklarımız gemi sahibi olsun diye yola çıkmadık, yakınlarımız kardeşlerimiz ihale alsınlar, halkı soysunlar diye yola çıkmadık. Milletin en temiz duygularını inancını sömürerek yola çıkmadık, halkın inancına da kimliğine de saygı gösterdik. Bizim aldığımız eğitim budur'' diye konuştu.
 
“CHP’Lİ OLMAK İÇİN MANGAL GİBİ YÜREK GEREKİR”
 
''CHP'li olmak kolay bir şey değildir'' diyen Kılıçdaroğlu, ''CHP'li olmak için insanda mangal gibi yürek gerekir. Güçlü, kararlı olmak gerekir. Türkiye'nin siyasi tarihine bakın çöp sepetinde belki bine yakın parti görürsünüz, ama bugüne kadar ayakta kalan, onuruyla kalan, dünya siyasi tarihinde de ender olan siyasal partilerden birisidir CHP'' ifadelerini kullandı.
 
İnsanların inançları, kimliği üzerinden siyaset yapmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, siyaseti, ''bu ülkede insanların karnı nasıl doyar'' diye yaptıklarını kaydetti. Gelinen noktayı tüm CHP'lilerin iyi anlatması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, ''Ülkeyi kan gölüne döndürdüler. Biz tarihin her döneminde her zaman barıştan yana olduk. Çünkü biz biliyoruz ki Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta barış, dünyada barış' sözleri sadece Türkiye için, insanlık için söylenmiştir'' dedi.
 
Hükümetin Suriye politikasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Suriye'de yanlış yaptıklarını söyleyen tek parti var, CHP. Bizi eleştiriyorlar, 'Neden Suriye politikamızı eleştiriyorsunuz?' diyorlar. Artık bu ülkenin Dışişleri Bakanı da bu ülkenin sözüm ona Başbakanı da bütün dünyada alay konusu oluyorlar. Ayakları yere basmayan politikalarla Türkiye'yi tehlikeye sokuyorlar. Bu ülkenin gencecik evlatlarını savaş alanına sokmak için adeta yarışıyorlar. Meraklıysan, önce kendi çocuklarını göndereceksin askere, adam gibi göndereceksin. Onun için söylüyoruz CHP'li olmak kolay değildir, zordur diye. Biz bütün devrimlerin altında imzası olan bir siyasal gelenekten geliyoruz. Çok partili yaşama geçerken bu ülkeye demokrasi gelsin diye mücadele ettik. Şimdi çok partili yaşamdan neredeyse tek partili yaşama gideceğiz. Valiler, diğer bürokratlar, emniyet müdürleri, kaymakamlar, tamamen neredeyse AKP'nin tezgahından geçmiş, oralara oturtulmuş kişiler gibi duruyorlar. Dün açıklama yapıyor, sözüm ona Türk büyüğümüz, neymiş, efendim Çanakkale'ye Diyarbakır'dan gitmişler, AKP Kadın Kolları ile valilerin işbirliği ile. Bu valiler ne zamandan beri siyasi partilerle işbirliği yapmaya başladılar. Devletin geleneğinde böyle bir şey var mı? O valilere söylüyorum, acaba CHP'li gençlik kolları veya kadın kollarıyla da işbirliği yapmaya hazır mısınız? Devleti ne hale getirdiler. Yeniden Cumhuriyeti kurmak, yeniden mücadele etmek, kararlılığımızı sürdürmek, çok partili yaşamı sürdürmek hepimizin görevidir.''
 
“ESKİ PARTİ KÜLTÜRÜNÜ BIRAKACAĞIZ”
 
''Eski parti kültürünü bırakacağız'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Bizim parti kültüründe dayanışma, halka adanmışlık, halk için çalışmak vardır, bizim parti kültürümüzde kendimiz için değil halk için mücadele etmek vardır... Bu parti kültüründe dedikodu yoktur, bir birlerinin açıklarını arama yoktur'' ifadelerini kullandı. Halktan yana, mazlumdan yana yeni bir ruha ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, mazlumların sesi olacaklarını söyledi.
 
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''21'nci yüzyılın Türkiyesinde 1940'ların toplama kampları kuruluyorsa, ona karşı mücadele edecek tek parti vardır, o da CHP'dir. Sıkıyönetim dönemlerinde bile bunlar yaşanmadı. Bilim insanları, yazarlar, avukatlar, milletvekilleri, askerler... Nerede bunlar? Toplama kamplarındalar. 12 Eylül döneminde aydınlar ve demokratlar için başlatılan sürek avı, 2011-2012-2013 Türkiye'sinde aynen devam ediyor, sadece bunların apoletleri yok. Bütün dünyada AKP iktidarının maskesini indirdik artık. Bütün dünya artık gerçekleri görüyor. Türkiye'de de maskesini indirmek için çaba harcayacağız. Maskeyi indirmek için sakın medyaya güvenmeyin, biz ayaklarımıza ve aklımıza güveneceğiz. Enerjimize güveneceğiz, sokak sokak, cadde cadde, mahalle mahalle gezeceğiz.''
 
Kılıçdaroğlu, törene yurdun çeşitli yerlerinden gelenlerin tamamının yol paralarını kendi ceplerinden ödediklerini belirtti.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Dünyanın bütün barolarına çağrı yapıyorum, eğer savunma hakkı kutsalsa İstanbul Barosu'na sahip çıkacaksınız'' dedi.
 
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Perihan Sarı'nın sorumluluğunda yürütülen ''Eğitici Eğitimi''ne katılan bin 900'ü aşkın üye için ATO Congresium Kongre Merkezi'nde düzenlenen katılım belgesi dağıtım töreninde konuştu.
 
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin güllük gülistanlık gösterildiğini ifade ederek, ''Demokrasi var diyorlar Türkiye'de hangi demokrasiden söz ediyorlar? Gazetecilerin, bilim insanlarının, yazarların hapiste olduğu bir Türkiye'deki demokrasiden mi? Bırakın demokrasiyi bu ülkede adalet kalmadı'' değerlendirmesinde bulundu.
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Güçler ayrılığı ilkesi ayak bağıdır'' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Demokrasiden şikayet eden bir Başbakan olabilir mi? Eleştiriye tahammülü olmayan bir kişiden Başbakan olabilir mi? 'Konuşmayın susun, hep beni alkışlayın' diyor. Hep beni alkışlayın derseniz ruhsal yapıda bir sorun vardır'' dedi.
 
Hiçbir koşul ve ortamda halka yalan söylemeyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
 
''Biz nasıl inançları, etnik kimleri siyasete alet etmiyorsak halka yalan da söylemeyeceğiz. Ama bu ülkenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yalan söylemede dünya rekorunu kıran bir liderdir. Kendisine 'yürüyen yalan makinası' demiştim, 'Evet yalan makinasıyım' diye kendisi itiraf etti. Ne söyleyeyim başka. Arkadaşlara talimat verdim, Recep Bey'in yalanlarıyla ilgili bir ansiklopedi hazırlayacaklar. Adı da 'Recep larousse' olacak. Bugün söylediğini yarın inkar ediyor. Hepinizin çok iyi bildiği bir örnek, 'Siz terör örgütüyle bir masaya oturdunuz, görüşüyorsunuz' dendiğinde 'Bunu söyleyen şerefsizdir' demişti. Olay ortaya çıktı, ben bir cümle kullandım, 'Şimdi kim şerefsiz?' diye. Cevap geldi mi? Cevabı bekliyorum. Mademki benim her eleştirime yanıt veriyor bunu da cevaplasın.''
 
Başbakan'ın Suriye konusunda ''CHP farklı, Sosyalist Enternasyonal farklı konuşuyor'' yönünde eleştirilerde bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
 
''Samimi söylüyorum okumayı hadi yeteri kadar beceremiyor, çünkü aynaya bakıyor konuşuyor. Malum en son Grup Yorum'un şiirini okudu. O şiirin Grup Yorum'a ait olduğunu bilmiyordur. Yazmışlar, koymuşlar oraya, oradan okuyor. Şimdi Grup Yorum'un olduğu ortaya çıkınca, büyük ihtimalle o şiiri oraya koyanlara fırça çekecek, 'siz niye beni bu duruma düşürdünüz' diye. Ama Sayın Başbakan merak etme sen, okuduğun şiir fena değil, güzel. Her ne kadar onu yazanları, okuyanları terörist ilan ettin ama... Bu, sözde Türk büyüğü, bana da 'Bu Kılıçdaroğlu da teröristtir' diyor. Sevsinler seni. Akıl var, mantık var elimize silah almış değiliz. Akıl var, mantık var, düşünce özgürlüğünü savunuyoruz. Akıl var, mantık var, biz insanımıza kinle değil, sevgiyle yaklaşıyoruz. Bizim yüreğimiz ne diyorsa dilimiz de onu söylüyor. Biz iki yüzlü değiliz, bir yüzümüz var bizim. Cam gibiyiz, buradan bakarsınız, öbür taraf görünür.''
 
“SENİN ZATEN YETERİ KADAR ŞAKŞAKÇIN VAR”
 
CHP'nin anamuhalefet partisi olduğunu ve bu nedenle de yanlışları dile getirmenin görevleri olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Senin zaten yeteri kadar şakşakcın var. Aç televizyonları, gazeteleri her gün sana övgüler düzüyorlar. Müsaade et demokraside eleştiri görevini de biz yerine getirmiş olalım'' dedi,
 
Eğitimin dilinin sadece konuşmak olmadığını, türkülerle de toplumun eğitilebileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Karadeniz'in horunu oldukça ateşlidir, hareketlidir ama yeri geldiği zaman o hareketin içinde hüznü de görürsünüz. Orta Anadolu'da Bozlak vardır, iç dünyamıza götürür bizi. Urfa'nın hoyratı vardır, acı vardır, gözyaşı vardır. Ceylanları vardır Şanlıurfa'nın, bizim bir milletvekili bile çıkaramadığımız Şanlıurfa'da. Hepimizin neden daha fazla çalışmamız gerektiğini anlatmak için söylüyorum bunu. Türkülerde direniş de vardır, Dadaloğlu, 'ferman padişahınsa dağlar bizimdir' demiştir. Türküler bu açıdan çok önemlidir'' ifadelerini kullandı.
 
“İSTANBUL BAROSU’NA SAHİP ÇIKACAKSIN”
 
Türkiye'de yeni bir sürecin başlaması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, adalet kavramının yara aldığını ileri sürdü.
 
Türkiye'de hiç kimsenin adaletin tecelli edeceğine inanmadığını iddia eden Kılıçdaroğlu, ''Düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin Başbakanı çıkacak 'yargıya talimat verdim' diyecek ve koskoca ülkede CHP dışında kimsenin sesi çıkmayacak'' ifadelerini kullandı.

İstanbul Barosu'nun dünyanın en büyük barolarından olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Avukatların elinden savunma haklarının alınmasına karşı çıkıyor, seni misin karşı çıkan, cezalandırılmak isteniyor. Dünyanın bütün barolarına çağrı yapıyorum, eğer savunma hakkı kutsalsa İstanbul Barosu'na sahip çıkacaksınız'' diye konuştu.
 
Kılıçdaroğlu, Başbakana yönelik bir televizyon kanalında karşılıklı olarak tartışma davetini de yineledi.
 
Hedeflerinin iktidar olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda partililere,
 
"Uyumak, yatmak, dinlenmek, tatil yok. Seçimler, seçimler... Hep beraber Türkiye'yi aydınlığa kavuşturmak için çalışacağız. Türkiye'nin ve dünyanın CHP'ye ihtiyacı var. Yürekli, cesur olun. Biz Mustafa Kemal'in kurduğu partiyiz'' diye seslendi.
 
Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından bazı partililerin belgelerini verdi. (CTK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com