Kılıçdaroğlu: Bunları yapan adama “diktatör” denir!

Kılıçdaroğlu: Bunları yapan adama “diktatör” denir!
CHP lideri Kılıçdaroğlu parti grubunda konuşuyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu  partisinin grubunda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.


İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

Giresun'da bana gelip "neden fındık üreticilerinden bahsetmiyorsunuz" dedi. Ben de ona siz bu sorunu çözmek istiyorsanız CHP'yi Karadeniz'de iktidara taşıyın dedim. Çünkü fındık üretiminde bir numarayız. Ama fiyatı biz değil başkaları belirliyor. Türkiye'deki fındık üreticisinin alın terini başkasına yediriyoruz. Bu işin çözümü çok basit. Fındık borsasını Karadeniz'de kurarsınız. Dünya fındık fiyatını Türkiye belirler. AKP bunu 10 yıldır yapmadı ama söz ilk CHP iktidarında fındık borsası Karadeniz'e kurulacaktır.

"NE KADAR YASAKLARSAN YASAKLA..."

Ve 19 Mayıs 1919. Bağımsızlık ateşinin yakıldığı tarih. Atatürk 16 Mayıs'ta "geldikleri gibi giderler" demişti. Evet geldikleri gibi gittiler. Mandayı reddettiler. AKP milli günlerimizi yasaklıyor. İstediğin kadar yasakla meydanlar bizimdir çıkacağız o meydanlara.

21 Mayıs bugün Çerkeslerin Anadolu'ya gelişinin 149. yılı. Onların acılarını bağrımıza basıyoruz ve iyiki varsınız diyoruz.

AKP'NİN SURİYE POLİTİKASI

Dış politika üzerinde özenle durulması gereken bir alandır. İç politikadaki hatayı telafi etmek kolaydır. Çünkü bizim insanımızdır ama dış politikada bir hatanın bedelini ülke çeker.

Suriye konusunda defalarca uyardık. Yanlış yapıyorsunuz dedik. Faturayı millet öder dedik. Hayır biz doğruyu yapıyoruz dediler. AKP'nın Suriye politikası Cumhuriyet tarihinin en yanlış dış politikasıdır. Biz bu uyarıyı boşuna yapmadık. Yönümüzü Ortadoğu'nun bataklığına değil Batı'nın uygarlığına çevirdiğimiz için bu hatayı yaptık. Bizim uyarımız sadece CHP'nin uyarısı olarak kalmadı. Dış politika yazarları, düşünce kuruluşlarının tamamı Suriye politikasını eleştiriyor. Dışişlerinde çalışmış bürokratlar da eleştiriyor. Bu kadar dikkat çeken bir görüş AKP tarafından "hayır ben bildiğimi okuyacağım yoluma devam edeceğim" derse işte böyle duvara çarpar. Dış politikada blöf olmaz. İnandığınız şeyleri söylersiniz. Kendi ülkenizin çıkarlarını başka ülkelerin çıkarlarına heba etmezsiniz.

"KAYBEDEN BARIŞ KAZANAN SAVAŞ OLDU"

Geldiğimiz noktada kaybeden barış oldu. Ne kazandık yeni terör örgütleri kazandık. AKP hükümeti açıkça suç işlemiştir. Başka ülkeye terör elemanları göndermek için kendi topraklarını açmıştır. Kendisini ilk uyardığımızda Suriye'de 4 ölü vardı. Bugün 200 bini aşmış durumda.

İslam coğrafyası dışında kan akan bir bölge var mı? Neden orada analar ağlıyor? Neden orada kardeş kardeşi boğazlıyor? Bizim de düşünmemiz gerekiyor. AKP hükümeti militanları buraya getirip eğitiyor ve gönderiyor Suriye'ye "git orada kardeşini öldür" diyor. Cumhuriyet tarihine yakışır mı bu!

Sorunun nasıl çözüleceğine dair bir rapor hazırladık ve Başbakan'a sunduk. Oradan bir cümle: Türkiye'nin yeni bir başlangıç yaparak ağırlığını Suriye'de barış, istikrar  ve güvenden yana koymalıdır. Kaygılarımızı da o raporda dile getirdik: Bugün yaşanan çatışmalı süreç Suriye'nin parçalanmasına ve diğer toprak bölgelerini gelişmesine yol açacaktır yani bu politika Suriye'yi parçalar diyoruz. Dikkatli ol diyoruz. Suriye'nin bölünmesine izin verme diyoruz.

Daha önce de açıkladığımız Ağustos 2012 tarihli raporda bu politika Suriye’yi parçalar demiştik. Çözümün hedefi ne olmalı onu da önermişiz: 1 şiddetin sona ermesi 2- Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması 3-Ülkedeki tüm grupların haklarının güvenceye alınması 4-Suriye’de demokratik bir sistemin kurulması… “Suriye ile ilgili TBMM toplanacak dört parti ortak bir deklarasyon yayınlayacak ve Türkiye’de uluslararası bir konferans toplanacak” demişiz…
 
Brüksel’deki toplantıda düşüncelerimizi açıkça söyledik. Suriye konusunda Başbakan “Batı bize söz vermişti ama bizi yalnız bıraktılar” dedi. Ben de sordum onlara “Türkiye’yi neden yalnız bıraktınız” diye. Oradaki batılılar “hayır biz böyle bir söz vermedik” dediler. Hem sosyalistler hem liberaller hem demokratlar. Bana bunu medyanın önünde söylediler. Ne demiştim yalancıdan Başbakan olmaz. Bu ülkenin dış politikasını nasıl Katar’a havale edersiniz? Ölen her Müslümanın kanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ellerindedir.

"REYHANLI'YA GİDEMEDİ ABD'YE GİTTİ"
 
Reyhanlı’ya gidemedi, ABD’ye gitti. Silahlı müdahaleden bahsediyordu… ABD’de Obama ne dedi “Bir dakika… Ne silahlı müdahalesi. Bizim gündemimizde silahlı müdahale yok” birinci taş düştü. Giderken “Cenevre ipe un sermektir” diyordu. Obama “ Bir dakika ne konuşuyorsun. Biz Rusya ile anlaştık bir konferans düzenleyeceğiz bu sorunu çözmek için” dedi. Recep Tayyip Erdoğan toplantıdan çıktı ve “Görüşüm değişti ve gelişti” dedi. E beyzbol sopasını görerek değişirsin tabi sen.

-Ne diyordu Erdoğan 'Gideceğim Obama'yı ikna edeceğim. Birlikte silahlı mücadele edelim' Ne dedi Obama 'Ne silahlı müdahalesi. Öyle bir şey gündemimiz de yok. Biz Suriye'nin bütünlüğünden yanayız. Bölünmesinden yana değil'
 
-Biz kendi dış işleri Bakanımız başka ülkelerin dışişleri bakanı birlikte toplantı yapacağız. Karar vereceğiz. Erdoğan şunu söyledi 'Görüşüm değişti' dedi.
 
-Sen Türkiye'nin Başbakan'ı olamazsın. Özel bir toplantı yapıyorlar. Gazetede gördüm. O toplantı yüz kızartacak bir toplantı o toplantıda ülkeden hiçbir bakan yok.

"HANGİ ÜLKENİN PAZARLIĞINI YAPIYORSUN!"
 
-Kendi ülkesini kendi malı gibi gören anlayıştır bu.
 
-Kafasında sağlıklı bir Türkiye Cumhuriyet'i olmayan bir anlayıştır bu.
 
-Sen hangi ülkenin pazarlığını yapıyorsun.
 
"BEN ESAD'I BİR GECEDE DÜŞMAN YAPMADIM"

-Cumhuriyet Halk Partisi'nin ayrımcılık yaptığını söyledi. Bir gazeteye yaptığım açıklamada 'Recep Tayyip Erdoğan'ın Esad'dan hiçbir farkı olmadığını sadece ton farkı olduğunu.. Benim hiçbir zaman Esad'a kardeşim demediğimi, Bodrum'da tatil yapmadığımı söyledim.. Bir gecede de düşmanım yapmadım. Çünkü ben insana saygılıyım.
 
-Benim Esad'la ilgili yaptığım açıklamada rahatsız olduğunu söylediler. Benim düşünceme saygısı olmayan birisiyle ben asla konuşmam.
 
-Sen kim oluyorsun da rahatsız oluyorsun. Ben hesabımı kendi milletime veririm.
 
-Reyhanlı'da 51 kişi hayatını kaybetti. Yazık değil mi o insanlara. Bunun hesabını kimden soracağız. Esnaftan mı, Balıkçıdan mı, Manavdan mı? Bütün ülkelerde bu işin sorumlusu iktidardır. Ve o işin başındaki adamdır.

BUNLARI YAPAN ADAMA DİKTATÖR DENİR
 
-Diktatör demişim alınmışlar. Yasama ve yargı benim için ayak bağıdır diyen bir adama ne denir? Dünyanın her yerinde diktatör denir.
 
 -Özel yetkili mahkemelerini, kendi savcıları kendi seçen adama ne denir?
 
-1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününü yasaklayan adama ne denir?
 
-Bunu yapan adama diktatör denir.
 
-Masum insanları sabahın köründe gözaltına alacaksın. Gizlilik kararı koyacaksın. avukatı bile bilmecek. Bunu yapan adama ne denir.
 
-Grev yapıyor işçi...Anayasal hakkını kullanıyor. 'Sendika kuramazsın, grev yapamazsın' diyor. Bu adama ne denir. Diktatör denir.
 
-Kesinleşmiş mahkeme kararlarını uygulamamak için karar çıkaran adma ne denir? Diktötör denir.
 
-Uludere'de talimat vereceksin Uludere'de 34 kişi ölecek. Bu adama ne denir? Diktatör denir.
 
-Bu talimatı veren kim? Oy için talimatını veren Başbakan'dır. 34 insanımızın katili Erdoğan'dır. (CTE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com