Kılıçdaroğlu: Erdoğan sınırı yolgeçen hanına çevirdi

Kılıçdaroğlu: Erdoğan sınırı yolgeçen hanına çevirdi
CHP lideri Kılıçdaroğlu parti grubunda konuştu ve iktidara sert sözlerle yüklendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

BULGARİSTAN SEÇİMLERİ

Bulgaristan'da iktidarın bütün baskılarına rağmen Hak ve Özgürlükler Partisi büyük bir başarıya imza attı.Yürekten kutluyorum.

Acaba Erdoğan kendisine nasıl bakacak? Bir başka ülkenin içişlerine karışmanın ne kadar ayıp olduğunu görecek mi?

MANİSA'DA DOLU FACİASI

9 Mayıs 2013 günü Manisa'da dolu afeti yaşandı. Arazilerin yüzde 100'e yakını zarar gördü. 20 bin dönüm bağ tamamen zarar gördü. Bu bağlamda yaşanan zararın mutlaka giderilmesi lazım. Manisa milletvekilleri konuyu yakından izleyecekler ve çözüm için mücadele edecekler.

THY GREVİ

THY çalışanları çok iyi çalışıyor. Yönetim uzlaşmak istemiyor çalışanlar aylıklarına zam istemiyorlar maaşımızı artırın demiyorlar. Bir tek şey istiyorlar 305 çalışanı işe geri alın. Bırakın çalışsınlar bırakın üretsinler. Yargı kararı da çıktı ama uygulamıyorlar.

REYHANLI SALDIRISI

Hatay bizim ülkemizde çok ayrı yeri olan bir ilimiz. Onlarca yıldır her mezhepten insan barış içinde yaşıyor. Eğer Türkiye'de farklı kimliklerden bir toprağı örnek göstermek isterseniz burası Hatay'dır. Herkes barış ve huzur içinde yaşar. Barışın ve inançların merkezi Hatay'dır. Anadolu'nun ilk camisi ordadır. Hristiyanlığın en eski kilisesi ordadır. Yüzyıllardır barış ve huzur var o topraklarda.

"HÜKÜMET YALAN SÖYLÜYOR"

Reyhanlı'ya gittim. Patlatılan bombalardan sonra kenti görmek hoş değildi. Sanki onlarca tonluk bomba yağdırılmış. İnsanlar "Ne oldu, neden oldu?" diye soruyor. Hükümet yalan söylüyor diyorlar. Çünkü biz işin içindeyiz diyorlar.
 
Bakanların açıklamalarına da tepkililer. Yasak getirilmesine de tepkililer. Bunun mücadelesini verin diye bizden talepleri var. Taziye ziyaretindeydik bir çadırda. Oğlunu 29 yaşında kaybetmiş bir baba anlatıyor; Benim hiç bir güvencem yok, sadece yeşil kartım var. Bu çocuklar, torunlarım ne olacak diyor.

"TÜRKİYE BUNA LAYIK MI?"
 
Bir başka taziye ziyaretinde gencecik bir kadın kucağında çocuk eşi ölmüş, Ne olacak bizim halimiz diyor. Hatay'a gittik hastanede yaralıları ziyaret ettik. Hatay'a gelmiş evlenecek gencecik bir çocuk. Bombanın hışmına uğruyor, bir gözünü kaybediyor. Türkiye buna layık mı? Tüm bunlar yaşanırken Tayyip Erdoğan diyor ki; Efendim Suriye'de çocuklar öldü neden görmüyorsunuz?
 
Bizim anlayışımızda insana karşı çıkmak yoktur. İnsan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır ve başımızın üstünde yeri vardır. Reyhanlı’yı görmüyor. Gittiğimiz'de 40 küsur kişiydi. Bu sabah haber geldi 51 kişi hayatını kaybetti. Ve beyefendi tüm bunlardan habersiz 'Analar ağlamasın' diye toplantı yapıyor.

"NEREDE BU MEDYA?"
 
Recep Tayyip Erdoğan'ın annesi vefat ettiğinde tüm medya yas ilan etmişti. Korkudan yayın yapamadı. Şimdi 51 kişi öldü. Nerede bu medya.

"KİMSİN SEN!"
 
Hangi akılla, hangi mantıkla böyle bir şey söyleyebilirsin sen. Rabbi ne diyecekmiş, "Ey Türkiye Cumhuriyet Başbakan'ı"... Bu ne demektir. Allah’ın sana nasıl hitap edeceğine sen mi karar vereceksin. Kendisini öbür dünyada da Türkiye Cumhuriyeti Başbakan'ı ilan edecek. Kimsin sen!

“SENİN ÜLKENDE ÖLEN ÇOCUKLARA DA ÜZÜL”
 
Onlarca çocuk öldü orada. Reyhanlı da öldü. Çocukları görmezlikten geliyorsun. Suriye’de çocuklar ölüyor diyorsun, evet onlara da üzül. Ama senin ülkende senin çocukların ölüyor. Kalkmış Analar Ağlamasın programında şov yapıyor.
 
Suriye’dekini bütün dünya görüyor. Türkiye’de yayın yasağı getiriyorsun. Böyle bir şey olabilir mi?
 
“51 VATANDAŞIN SORUMLUSU ERDOĞAN”
 

Buradan söylüyorum. Ölen 51 vatandaşın sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır.
 
Efendim neymiş ben buraya gitmişim alınganlık gösteriyor beyefendi. Nerede bir vatandaşımın bir derdi varsa CHP bütün kadrolarıyla orada olacaktır.
 
“BATI’NIN ORTADOĞU’DAKİ TAŞERONU ERDOĞAN”
 
Neymiş beyefendi ABD’den sonra Hatay’a ve Reyhanlı’ya gidecekmiş. Malum Gazze’ye de ABD’den sonra gidecek. Sen Recep Tayyip Erdoğan ülkeni milletini sevmiyorsun. Sen Batı’nın egemen güçlerinin ortadoğudaki taşeronusun.
 
“TAŞERONDAN VATANSEVER OLMAZ”
 
Taşerondan vatansever olmaz. Zaten taşeron olduğun içindir ki sen her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldım dedin. Bu millet öğrenecek seni. Benim dileğim başına felaket gelmeden önce öğrensin. Reyhanlı’da dünyanın oyunu aldın. Sen kalktın o vatandaşların başına felaket oldun.
 
“TERÖRÜN DİNİ İMANI YOKTUR”
 
Terör kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin hep beraber karşı çıkacağız. Terörün dini imanı yoktur.
 
Rahmetli Uğur Mumcu 1980’lerde sağcı solcu diye yüzlerce vatandaş öldürülürken elinde kalemi yürekli bir cümle kurdu. “Katil katildir katilin sağcısı solcusu olmaz” Terör terördür. Terörün dini imanı vatanı insan sevgisi olmaz.
 
Geziden 5 tespitim var. Birincisi şu. Suriye’deki çatışmalardan ötürü çok sayıda Suriyeli komşu ülkelerin tamamına dağıldı. Bize gelen çadırlarda kalan bizim yiyecek verdiğimiz Suriyelilerle bir sorunumuz yok. Türkiye büyük devlettir, gereği yapılmalıdır.
 
Ama çadırın dışında mülteci kampının dışında, ne olduğu belirsiz insanların elini kolunu sallayarak kente gelmeleri, ev tutmaları, bomba yapmaları, dışarıya gitmeleri bizim kabul edeceğimiz şeyler değildir. Bunu Reyhanlı’da yaşayan her yurttaşımız biliyor. Kırıkhan, Hatay Samandağ’da yaşayan herkes biliyor.
 
Almışsınız insanları getiriyorsunuz iş yeri açıyor. Neye göre işyeri açıyor? Bizim insanlarımızla kavga ediyor. Neye göre kavga ediyor?
 
Bakın mülteciler sadece bizde yok. Ürdün’de de var. Olay var mı kavga var mı? Bomba var mı? Nerede var, Türkiye’de var. Eline silah alan elini kolunu sallayarak gelmiştir.
 
“HATAY’DA İSTİHBARATÇI FESTİVALİ DÜZENLENİR”
 
İkinci tespitimiz istihbarat zaafiyeti. Bana deseler ki "İstihbaratçılarla ilgili festival düzenleyelim nerede olsun bu?", "Hatay’da olur" derim. Her devletten istihbaratçı var. Vatandaş kamu görevlileri şikayetçi. Her türlü teröre açık. Yabancı devletlerin ajanları cirit atıyor Hatay’da Antakya’da.
 
“TERÖRİSTİN TELEFONUNU DİNLE”
 
Yemek yiyorlar para vermiyorlar, cebinde silahla geziyorlar. Bütün bunları sor Recep Tayyip Erdoğan Reyhanlılara. Onlara gelince tık yok. Sen masum vatandaşın telefonunu dinleyeceğine, teröristin telefonunu dinlesene.
 
Patlama oldu 24 saat içinde failler yakalandı diyor. 24 saat öncesine neden bakmıyorsun kardeşim? Bu adamlar bomba yerleştirirken sen neredeydin? 51 vatandaş hayatını kaybetti. İstihbarat nedir? Onun eylem yapmasını engellersin. Sen ne yapıyorsun? Gelsin, bombasını patlatsın, insanlarımız ölsün. Bu gitsin failleri bulsun.

“KULLANILAN BAŞBAKAN”
 
Ne diyordu grup toplantısında ‘Kılıçdaroğlu senin nefes alışını bile izliyoruz, takip ediyoruz’ diyordu. Benimkini takip ediyorsun da bir de şu teröristlerin nefes alışını takip etsen ne olurdu acaba? Hemen arkadan efendim biz güçlü devletiz. Devlet güçlü de sen güçlü değilsin. Sorun da orada zaten. Güçlü devlet teröre pabuç bırakmaz. Güçlü devlet askerinin başına çuval geçirilirken sessiz kalmaz. Güçlü devletin başbakan’ına ‘bunu kullanın deliğe süpürmeyin’ demez. Sen kullanılan bir başbakansın.
 
"SINIR DİYE BİR ŞEY KALMAMIŞ"
 
Bir başka önemli nokta, üçüncü tespitimiz. Bizim sınır diye bir şeyimiz kalmamış. Suriye ile sınırımız tam yol geçen hanı. İsteyen bombayı götürür, isteyen silah getirir.
 
Burada eğitim yapın dedin. Eline silah verdin. Gönderdin Suriye’ye git kardeşini öldür dedin.  Hiç utanmadın mı?
 
Öyle bir noktaya getirdiler ki Beka Vadisi kapandı. Şimdi yeni bir Beka Vadisi var, o da Hatay’dadır. Hükümetin gözetiminde yapıyorlar bunu. Her türlü silah var. Bomba imal ediliyor biz seyredemiyoruz yabancı basından seyrediyoruz. Silahlı militanlar, özgür suriye ordusu karargahını Türkiye diye ilan ediyor. Biz olmaz diyoruz, Recep Tayyip Erdoğan diyor ki olur. Olmaz arkadaşlar doğru değildir bu.
 
Eğer siz sınırı kaldırdıysanız bunun bir gerekçesi vardır. Her türlü marjinal terörist grupları Türkiye’ye davet ediyorsunuz. Yer veriyorsunuz, silah veriyorsunuz, cebine para koyuyorsunuz. Gönderiyorsunuz Suriye’ye. Sınır olsa, hüviyet tespiti yapacaksın. Oraya gidiyor çatışıyor yaralanıyor. Buradan ambulans gidip yaralıyı alıyor ve tedavi ediliyor burada.
 
“SURİYELİ TERÖRİSTLERİN AMBULANSLAR EMRİNDE”
 
Reyhanlı’da yüzlerce yaralı var. Saatlerce ambulans bekliyor. Ama Suriye’ye giden terörist olunca ambulans doktorlar hastaneler emrinde.
 
“HUDUT NAMUSTUR”
 

Sınır boylarına zaman zaman gideriz, askerleri ziyaret ederiz. Orada ‘Hudut namustur’ diye yazar. Biz oraya gittiğimizde asker gider şu tekmili verir komutanına “Asil Türk milletinin namus ve şerefini, vatanını ve milletini korumakla görevli birliğim, vatan ve devlet uğruna can vermeye seve seve hazırdır komutanım” der.
 
“SINIR NAMUSSA BUNU KİM KALDIRDI?”
 
Eğer sınır namussa, o sınırı kim kaldırdı? Recep Bey. Hepimizin üzerinde durup düşünmesi gereken bir olaydır. 870 kilometrelik alanda boyda sınır yok. Her şey olabilir orada. Şimdi kalkıp Esad’ı suçlamak kolay. Sınırı korumak bizim işimiz. Kim size sınırı yol geçen hanına döndürün diye talimat verdi.
 
“ÇOCUKLARI ASKERLİK YAPMADI Kİ BİLSİNLER…"
 

Reyhanlılı birisi şunu söyledi. Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukları askerlik yapmadı. Sınır nedir bilmezler, devlet nedir bilmezler. Can havliyle söylediğini biliyorum. Ama bir vatandaşı bu noktaya getirdiysen, bunun hesabını ben Recep Tayyip Erdoğan’a sorarım.

"EL KAİDE'Yİ SURİYE'YE SOKAN SEN DEĞİL MİSİN?"
 
Ben hiçbir zaman Esad benim kardeşimdir demedim. Diyen kendisi. Eşimi alıp tatile çıkmadım. Tatile çıkan o. Bizi suçlayan kim? Recep Tayyip Erdoğan. Neymiş? Suriye’de demokrasi yokmuş, Erdoğan Suriye’ye demokrasi getirecekmiş. Demokrasi konusunda Esas ile Erdoğan arasında nüans farkı var. Al bir diktatörü vur öbür diktatöre.
 
El Kaide örgütlerini Türkiye’de besleyip Suriye’ye sokan sen değil misin? Katar ve Suudi Arabistan ile ortak hareket ediyorlar. Birisinde para öbüründe imkan var. Her türlü silahı veriyorlar. 90 yıllık Türkiye tarihine yakışmıyor.
 
“ÇAPSIZ DIŞİŞLERİ BAKANI”
 
Ben Davutoğlu için demiştim ki çapsız bir dışişleri bakanı. Parmak işaretiyle çağırılan bir dışişleri bakanı. Bir maratoncu gibi hızla koşuyor acaba bana ne talimat verilecek diye.
 
Her şeyi biliyoruz. Biz boşuna, batının egemen güçlerinin Ortadoğudaki taşeronusunuz demiyoruz.
 
Suriye konusunda batılılar bizi yalnız bıraktılar dedi. Senin sırtını sıvazladılar, gaz verdiler. Sonra ne oldu? Şikayet ediyorsun. Senin ne işin var Suriyelilerle. Suriye’de ölen her çocuğun her kadının sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır.
 
Dış politikada sıfır sorun diye başladılar bunlar. Hiç sorun olmayacaktı. Şimdi İsrail, Suriye’yi vuruyor. Recep Tayyip Erdoğan aslansın biraz daha vur diyor. Böyle bir anlayış olabilir mi?
 
"TÜRKİYE İYİ YÖNETİLMİYOR"
 
O koltukta Davutoğlu oturduğu sürece, Başbakanlık koltuğunda da Recep Tayyip Erdoğan oturduğu sürece bu ülkeye rahat gelmeyecektir.
 
Beşinci tespitim Türkiye iyi yönetilmiyor. Türkiye’nin en kanlı terör eylemleri bu iktidar döneminde olmuştur. Çiftçisi esnafı sanayici memnun değil. Baskı var terör var vatandaşın üstünde. Ve bunu demokrasi diye satacaklar, satacaklar sanıyorlar. (CTK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com