Kılıçdaroğlu: Esad'ın elini Erdoğan güçlendirdi

Kılıçdaroğlu: Esad'ın elini Erdoğan güçlendirdi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk uçağının vurulmasına gelinen noktanın sebebinin Türkiye'nin dış politikasının yanlışlığı olduğunu belirterek, "Başbakanın dün grupta yaptığı toplantıda ne söyledi; Şam'dan, Kudüs'ten bahsetti, Selçuklulardan, Sel

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk uçağının vurulmasına gelinen noktanın sebebinin Türkiye'nin dış politikasının yanlışlığı olduğunu belirterek, "Başbakanın dün grupta yaptığı toplantıda ne söyledi; Şam'dan, Kudüs'ten bahsetti, Selçuklulardan, Selahattin Eyyübi'den bahsetti. Nedir Allah aşkına bunlar. Bir çaresizlik orada ifade ediliyor, bir çaresizlik. Bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın böyle bir olay karşısında çaresiz kalması benim ağırıma gidiyor" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, katıldığı CNN TÜRK yayınında gündeme ilişkin değerlendirmeler bulundu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye-Suriye ilişkilerinde gelinen noktada savaş istemenin, bir halkı düşman kabul etmenin çözüm olmadığını belirtti. Suriye gelişmeleri konusunda yaptıkları değerlendirmelerde, savaş kışkırtıcılığı yapmadıklarını, bir ülkenin kendi coğrafyasında komşuları ile yapacağı savaşın kalıcı yaralara yol açabileceğini ifade ettiklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, ""Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir' dedim. Bütün hedefin yurtta barış dünyada barış olduğunu söyledim. Barışı her ortamda savunduk. Ama bir olayı sorgularken tarihsel süreçte nereden nereye gelindiğinin bizim söylememiz lazım. Öteden beri biz Suriye politikasının yanlış olduğunu söyledik. Yanlışın arkasından gitmeyin dedik. Bunu söyledik ama onun bir öncesi var, öncesinde doğruyu yapıyorlardı. Ne yaptılar vizeyi kaldırdılar, ne yaptılar gittiler ortak bakanlar kurulu topladılar, ne yaptılar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Şam sokaklarını gezdi, hiç kimse hükümete dönüp siz yanlış yapıyorsunuz demedi" diye konuştu.

Suriye ilişkilerinin daha sonra birilerinin uyarmasıyla taban tabana zıt bir politikaya dönüştüğünü savunan Kılıçaroğlu, "Ben bu tarihsel süreci anlatmalıyım ki kendi söylemimin hangi bölüm üzerine oturduğunu daha sağlıklı ortaya koyabileyim" ifadesinde bulundu.

"TÜRKİYE KONUŞUR BİR ŞEY SÖYLEMEZ"

Bu bölgede Türkiye'nin bir bölgesel güç olarak kabul edilmesinin önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Eğer sizin dış politikada yaptıklarınız ve söylemleriniz blöf üzerine inşa edildiyse ve sınandıysa, sınanmanın sonunda bir şey çıkmadığı görüldüyse sizin karizmanız çizilmiş demektir. Nasıl odu bu; bir Irak'ta askerlerin başına çuval geçirildi, Amerika'ya nota bile veremediniz. Türk halkının gururu burada incinmiştir. Kim ne derse desin hiç kimse bunu kabul edemez. İki Gazze'deki olay. 9 tane Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı uluslararası sularda katledilmiştir. Kıyameti kopardınız, "efendim savaş nedenidir ama biz bunu büyük devlet olduğumuz için savaş nedeni kabul etmiyoruz' ne demektir bu; bir şey ya savaş nedenidir, ya değildir. Büyük laf etmeyeceksiniz, büyük laflar ettiğiniz zaman gereğini yapacaksınız devlet adamları olarak. Eğer ki gereğini yapmazsanız o zaman Türkiye bu hala gelir. Türkiye konuşur bir şey söylemez. Üç Doğu Akdeniz'de Rumlar petrol buldular. Arama için ne dedik "Eğer orada yaparlar, bizim de haberimiz olmazsa, bizi göz ardı ederseniz biz bunu da savaş nedeni sayarız' dediler. Güney Kıbrıslı Rum Bakan ne söyledi; "Türkler konuşurlar bir şey yapmazlar' dedi. Ne oldu Amerikan firması gitti aramayı yaptı biz buradan seyrettik. Bu ülkenin dış politikaları blöf üzerine kurulu. Yanlış bir dış politika güdüyor. Bu yanlış politika Türkiye'nin Ortadoğu'daki konumuna ciddi zarar veriyor, bölgede güç olan Türkiye'nin güç olmasını tartışılır hale getiriyor."

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Ortadoğu politikasının temel kırılma noktası olarak ise "Mavi Marmara" olayını gördüğünü kaydetti.

"NE YAPACAK 4. MADDE"

Türk uçağının vurulmasına gelinen noktanın sebebinin Türkiye'nin dış politikasının yanlışlığı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakanın dün grupta yaptığı toplantı neydi? Siz Türkiye'nin en temel sorununu getiriyorsunuz, AKP'nin grubunda bir şeyler söyleyeceksiniz. Ne söyledi; Şam'dan, Kudüs'ten bahsetti, Selçuklulardan, Selahattin Eyyübi'den bahsetti. Nedir Allah aşkına bunlar. Bütün dünya izledi ne oldu orada. Bir çaresizlik orada ifade ediliyor, bir çaresizlik. Bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın böyle bir olay karşısında çaresiz kalması benim ağırıma gidiyor" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin 4. maddeye dayanarak NATO'ya yaptığı çağrıyı da eleştiren Kılıçdaroğlu, "Ne yapacak 4. madde. Zaten oturup konuşacağız. NATO'ya üye olmasaydık da NATO oturup bu olayı konuşacaktı" ifadesinde bulundu.

"HİÇBİR ÜLKENİN İÇİŞLERİNE MÜDAHALE EDİLMESİN"

Suriye konusunda CHP'nin duruşunu "Hiçbir ülkenin içişlerine doğrudan müdahale edilmesin" şeklinde açıklayan Kılıçaroğlu, şunları kaydetti:

"Biz bu tür olayları istemiyoruz. Biz komşularımız ile barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Kendi içlerinde sorun varsa sorunu çözerler. Batılı gazeteler yazıyorlar; "Türkiye üzerinden silah gidiyor' diye. Suriyeli muhalifleri biz Türkiye'de topluyoruz, muhaliflere nasıl davranacaklarını anlatıyoruz. Bizim bir önerimiz oldu bir yıl önce. "Türkiye'de bir Suriye konferansı toplayın, Suriye'deki muhalifleri, iktidarı, İran'ı, Rusya'yı, Avrupa Birliği'ni, Amerika'yı çağırın. Bu olayı biz nasıl çözeriz diye Türkiye üstüne düşen görevi yapsın' dedik. AKP elinin tersi ile itti. Madem ben bu bölgede bir gücüm niye biz bunu yapmadık." Suriye konusunda geri dönülemez bir noktaya gelindiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Rusya'nın "ağabey" olarak bölgeye girdiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Niye Türkiye bunu üstlenmedi, niye Türkiye bunu yapmadı?" diye sordu. 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com