Kılıçdaroğlu "İstifa edecek biri varsa bu ülkeyi soyan adamdır.."

Kılıçdaroğlu "İstifa edecek biri varsa bu ülkeyi soyan adamdır.."
“Başbakanlık koltuğunda oturan zat’ın yandaşları benim istifa edeceğimi yayıyorlar. Geçiniz bunları. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu daha başlangıç. İstifa edecek birisi varsa o, bu ülkeyi soyan adamdır”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu basın toplantısı düzenledi... 

-“O zat ‘Cadı avı’ başlatacak. 30 Mart öncesi neyse,  31 Mart’ta da aynı adam. Bir diktatöre özgü üslupla dünyayı, Türkiye’yi, muhalefeti  dizayn etmeye, Demokrasinin kurumlarını tehdit etmeye çalışıyor”

 
-“ CHP olduğu sürece bu ülkede hiçbir yurttaşı tehdit edemezsin. Senin tehdidin sana, senin yandaşlarına söker. Senin tehdidin bize sökmez..”
 
-“Suçluyu kendin ilan edeceksin, kendi mahkemende yargılayacaksın, mahkum edilmesini isteyeceksin, mahkum olmasını sağlayacaksın sonrada bu ülkede demokrasi var diyeceksin. Bunu asla kabul etmiyoruz”

-“Balkon konuşmasında, İstanbul’daki parayı sıfırlayanlar sıra sıra dizilmişlerdi. Kirli siyasetin içinde bulunan insan, adı yolsuzluğa çıkmış, hırsızlığa çıkmış insanlarla zaten ülkeye umut veren bir konuşma yapamaz. Sadece kirlenen insanlar mı? Hayır. Kuran-ı Kerime açıkça hakaret eden insan da Balkondaydı. Tehdide ek olarak, bu tabloda balkon konuşmasının bir başka yanıydı”

-“Balkon konuşmasının bir diğer özelliği daha var. O konuşmada açıkça demokrasiye ve helale  meydan okundu. Biz haramdan yanayız dediler. Haramzadelerin iktidarı var zaten.”

-“Biz güçlüyüz. Eğer kaybedenler varsa haram yiyenlerdir. Helalden yana olanlar, kul hakkı yemeyenler, mazlumun yanında olanlar neden kaybedecekler? Dünyanın hiçbir ülkesinde diktatörler kazanmamıştır.”

-“O zat’ın verdiği mesajlar önümüzdeki süreçte daha fazla baskının uygulanacağını gösteriyor. Medyaya, sivil topluma, siyasal partilere, her alana baskı uygulanacaktır. Ama ona şunu söylemek isterim. Bu daha başlangıç. Eğer önünde boyun eğecek kişi arıyorsan,  balkon konuşmasında yanında olan adamlara bak. Bize hiç bakma. Biz başımız dik yürürüz. Kimsenin önünde de boyun eğmeyiz.”

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’nde yaptığı basın toplantısında seçim sonuçlarını değerlendirirken şunları söyledi;

“Değerli basın mensupları, bir seçim yaptık, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını isteriz. Seçimlerin en temel özelliği ülkede demokrasinin kalıcılığını sağlamaktır. Seçimlerin olduğu ülkelerde tabi şaibesiz açık seçimlerin olduğu yerlerde, sayımların özellikle açık olduğu yerlerde demokrasi güç kazanır, siyaset güç kazanır. Siyasete saygınlık gelir. Yasama, yargı, yürütme organları belli bir denge içinde çalıştıklarında seçim bütün bu sürece destek katar.

Son birkaç seçimdir seçimlerden sonra seçimin galibi olduğunu ilan eden kişi balkon konuşması yapar ve medyada da şöyle bir algı var. Çıkacak bir konuşma yapacak, bütün tartışmalar geride kaldı, huzurlu bir Türkiye için, barış içinde yaşayan bir Türkiye için hep beraber mücadele edeceğiz. Demokrasimiz güçlendi, hukukun üstünlüğü güçlendi, anayasal kurumlar yerli yerinde. Dolayısıyla biz yolumuza devam edeceğiz. Kucaklayıcı bir ifadenin kullanıldığı sürekli ifade edilirdi. Başbakanlık koltuğunda oturan zat dün seçim sonuçları belli bir noktaya gelip açıklandıktan sonra yine bir balkon konuşması yaptı.

Açıkça demokrasiyi, hukuku, siyasal partileri, sosyal gurupları tehdit etmeye başladı. Kimsin sen? Kimsin sen tehdit ediyorsun demokrasilerde. Hiç alışkın olmadığımız bir tarzda, bir diktatöre özgü üslupla açıkça demokrasi tehdit ediliyor. Hiç karşılaşmadığımız bir olay. Hiç ama. 30 Mart öncesi neyse 31 Mart’ta da aynı adam. Bir diktatöre özgü üslupla dünyayı dizayn etmeye çalışıyor, Türkiye’yi dizayn etmeye çalışıyor. Demokrasinin kurumlarını tehdit etmeye çalışıyor.

Açıkça şunu söyleyeyim. Başbakanlık koltuğunda oturan zat şunu asla unutmasın. Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece bu ülkede hiçbir yurttaşı sen tehdit edemezsin. Senin tehdidin sana söker. Senin yandaşlarına söker. Biz demokrasi sen tehdit edesin diye kurmadık bu ülkede. Oturacaksın oraya vatandaşı tehdit edeceksin. Cadı avı başlatacaksın sen. Hani sen demokrasiden söz ediyordun? Hani hukukun üstünlüğü vardı? Suçluyu kendin ilan edeceksin, kendi mahkemende yargılayacaksın, mahkum edilmesini isteyeceksin, mahkum olmasını sağlayacaksın sonrada bu ülkede demokrasi var diyeceksin. Bunu asla kabul etmiyoruz. Senin tehdidin sana söker bize sökmez.

Daha da öteye gidiyor. Muhalefeti dizayn etmeye kalkıyor bu zat. Kimsin sen muhalefeti dizayn etmeye kalkıyorsun? Demokrasinin D’sini dahi bilmiyorsun sen. Beyefendiye özgü bir muhalefet gerekiyor herhalde. Onun her dediğine ne kadar doğrusunuz, ne kadar doğru yaptınız diyen. Her dediğine evet efendim diyen bir muhalefet istiyor. Muhalefet sözcüğünü dahi bilmiyor bu kişi. Ne anlama geldiğini bilmiyor. Çünkü muhalefete tahammül edemiyor. Demokrasi muhalefete tahammül etme rejimidir. Önce bunu öğrenmesi lazım. Bizi dizayn edemezsin. Senin gücün yetmez buna. 3 kez arka arkaya seçimlerde geldin, her türlü baskıyı kurdun, sonra nasıl olsa devleti dizayn ettim, yargıyı dizayn ettim, yasama benim arka bahçem, havuz medyasını oluşturdum şimdi sıra geldi muhalefeti dizayn etmeye. Senin gücün yetmez buna. Hele hele Cumhuriyet Halk Partisine senin gücün hiç yetmez.

Değerli basın mensupları, biz seçimlere girdik. Önce halkın büyük oranda katılımı bizim açımızdan son derece mutluluk vericidir. Her oya saygımız var. Her yurttaşın oyuna saygımız var. Oy kullanan yurttaşların tamamını kutluyorum yürekten. Hiçbir ayrım yapmıyorum. Tek şey istemiştim. Sandığa giderken vicdanınızın sesini dinleyin diye. Onun dışında isteyen yurttaşım istediği siyasi partiye oy verir. Bizim sen neden A partisine veya B partisine oy verdin diye eleştirmeye hakkımızda yoktur.

Balkon konuşmasının bir başka özelliği daha vardı. Sıra sıra dizilmişler İstanbul’daki parayı sıfırlayanlar. Ama Ankara’da öyle bir para yok tabi. Varsa da biz bilmiyoruz. Adı yolsuzluğa çıkmış, hırsızlığa çıkmış insanlarla siz zaten ülkeye umut veren bir konuşma yapamazsınız. Kirli siyasetin içinde bulunan insanlar halka umut veren bir konuşma yapamazlar. Sadece kirlenen insanlar mı? Hayır. Kuran-ı Kerime açıkça hakaret eden insanlarda oradaydı. Acaba bu tabloyla birlikte bir balkon konuşmasının sonucunu kaç kişi değerlendirebilecek? Asıl sorunumuz bu.

Televizyon ekranlarında izledim. Pek çok yorumcu katılmıştı. Yorumcuların tamamına saygım var. Ama tek isteğim var. Büyükşehir belediye sistemi değiştikten sonra, bütün il sınırları alındıktan sonra değerlendirmenin daha farklı yapılması lazım. Bunu pek çok yorumcu dile getirdi. Onlar biraz daha olayın ayrıntılarına vakıftılar. O nedenle onlara teşekkür edeyim.

Balkon konuşmasının bir diğer özelliği daha var. Araya bir şeyler koyup tekrar balkona bilinçli olarak dönüyorum. Balkon konuşmasında açıkça demokrasiye meydan okundu. Demokrasi benim kafamdaki şekilde şekillenir diye açıkça söyledi. Balkon konuşmasında helale de meydan okundu. Biz haramdan yanayız dediler. Haramzadelerin iktidarı var zaten. O nedenle biz güçlüyüz. Eğer kaybedenler varsa haram yiyenlerdir. Helalden yana olanlar, kul hakkı yemeyenler, mazlumun yanında olanlar neden kaybedecekler? Dünyanın hiçbir ülkesinde diktatörler kazanmamıştır. Kazanamaz da zaten. Ama onlar kazandıklarını düşünürler. Türkiye kazanmıştır. Süreç göreceksiniz farklı bir şekilde yürüyecektir. Bu mesajlar önümüzdeki süreçte daha fazla baskının uygulanacağını gösteriyor. Medyaya, sivil topluma, siyasal partilere, her alana baskı uygulanacaktır. Ama ona şunu söylemek isterim. Bu daha başlangıç. Eğer önünde boyun eğecek kişi arıyorsan balkon konuşmasında yanında olan adamlara bak. Bize hiç bakma. Biz başımız dik yürürüz. Kimsenin önünde de boyun eğmeyiz.

Bu arada kendi yandaşları benim istifa edeceğim şeklinde bir haberde yayıyorlar. İstifa edecek birisi varsa bu ülkeyi soyan adamdır. Ülkeyi soyana istifa edecek mi, etmeyecek mi diye sorulmuyor da ülkenin çıkarlarını, mazlumun çıkarlarını, halkın çıkarlarını, sivil toplumun çıkarlarını, medyanın çıkarlarını savunan insana efendim istifa edecek. Geçiniz bunları. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hiç kimse unutmasın bu daha başlangıç. Güçlenerek geliyoruz. Bütün seçim sonuçlarına bakın. Tamam beklediğimiz oranda oy almadık onu bende biliyorum. Ama hiçbir zaman yurttaşlarımı suçlamadım. Ama bir çizgimiz var yukarıya doğru kararlılıkla gidiyoruz. Ağır ağır, sindire sindire. Halka daha fazla gideceğiz. Daha fazla onlarla beraber olacağız. Gerçekleri daha fazla anlatacağız. Son seçimde yine mağdurları oynadı. Hem malı götürüyor, hem mağdurum diyor. Bütün yurttaşlarıma söylüyorum. 31 Mart’tan sonra Türkiye’de baskının artacağını hepiniz göreceksiniz. Biz yine sağduyunun, yine halkın yanında olacağız, yine demokrasinin yanında olacağız, yine özgürlükleri savunacağız, yine medya özgürlüğünü savunacağız, yine sivil toplumu savunacağız. Çünkü biz demokrasiyi savunacağız. (BEK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com