Kılıçdaroğlu'ndan Sarıgül açıklaması

Kılıçdaroğlu'ndan Sarıgül açıklaması
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Mustafa Sarıgül'e ilişkin o soruya yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu: "Sarıgül halktan yanayım diyorsa yeri CHP'dir"

Habertrk TV'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Sayın Sarıgül geri dönmek için başvurmadı. Bu yüzden durumu da Parti Meclisi'nde konuşulmadı'' dedi.

Kılıçdaroğlu, ''Dönmek istediği taktirde, partimizin tüzüğü bellidir'' diyerek 76. maddeye işaret etti.

Habertürk yayınına katılan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Mustafa Sarıgül'ün İstanbul adaylığı hakkında açıklamalarda bulundu.

“Mustafa Sarıgül kendisi hazır olduğu zaman başvurusunu yapar. Parti meclisimizde değerlendirilmesi yapar. Sarıgül’den adım bekliyoruz. Sarıgül'ün durumu bir başvuru olmadığ için Parti Meclisi'nde görüşülmedi ”

Sarıgül’ün daha sonra partinin başına geçebileceği konusunda bir endişeniz var mı?

Hayır yok. Sayın Sarıgül daha önce yaptığı bir açıklamada gelirken 2500 kişiyle geleceğini söylemişti. Neden 2500? 5000 olsun. Partimizin tabanı genişlesin. Biz sosyal demokratların aynı çatı altında buluşmasını istiyoruz. Ben topluma refahı getireceğim, o refahı hakça bölüştüreceğim diyorsanız o zaman birlikte olmanız lazım. Herkese çağrıda bulundum, ihraç edilenler de olabilir, gelsinler partiye üye olsunlar. Tek isteğim var, eski alışkanlıkları, bölünme, hizipçilik ile geleceklerse gelmesinler. Yoksa biz herkesi kucaklayacağız. Eski alışkanlıklardan partimizi soyutlayacağız.”

Halkın beceri ve dürüstlük arasında seçim yapması halinde beceriyi seçtiği görülüyor. Sizin imajınız dürüstlüğü temsil ediyor. Bu konu çelişmiyor mu?

“Çelişmemesi lazım. Beceriden kasteden yolsuzluk ise o ben de yok. Adam malı götürüyor ama iş de yapıyor deniyor. Ben buna karşıyım. Biz millete çok düzgün bir tablo çizmek zorundayız. Japonya’da bir belediye başkanı 4 saat sular kesildi diye istifa etti. Ankara’da 15 gün sular kesildi, hiçbir şey olmadı. Şimdi Ankara’daki mi doğru Japonya’daki mi?”

Sarıgül konusunda iki taraf da adım atmıyor. Ne bekleniyor? Sarıgül’ü davet etmeyecek misiniz?

“Sarıgül’ü nasıl davet edeyim. 2500 kişiyle geleceğim dedi. Ben 10 bin kişiyle gel dedim. Siyaset adamı risk üstlenir. Siyaset adamı hukuk içinde hareket eder. Siz bir partisiniz ve tüzüğünüz var. O tüzüğe ben de uymak zorundayım partinin sokaktaki üyesi de uymak zorunda. O halde hepimiz gereğini yapacağız o konuda. Sayın Sarıgül de gelmek isterse partimize başvuracaktır, parti meclisimizde görüşülecek ve gizli görüşmesi yapılacaktır.”

MHP ile seçim ittifakı iddialarında gerçeklik payı var mı?

“Hayır yok. İstanbul ve Ankara gerçekten de hakettiği büyümeyi ve gelişmeyi sağlayamadı. Bu iki kente sosyal demokratların imza atması lazım.”

Ankara’da Büyükerşen’in adaylığı doğru mu?

“Onu da gazetelerden okuyorum. Tabii o haberlerin de dayandığı bazı kaynaklar vardır ama henüz alınmış bir karar yok.”

Seçimlerde başörtülü aday gösterecek misiniz? Aday olmak isteyen biri olursa tavrınız ne olacak?

“Herkes giyiminde kuşamında özgürdür. Onu inancı nedeniyle takıyorsa ona saygı duyuyoruz. Başörtüsünün siyasetin gündemine getirilmesini asla doğru bulmuyorum. İstanbul’da merdiven altı atölyelerde binlerce başörtülü kadın çalışıyor. Yüzde 90’ı sigortasız. O kadınların sorunlarıyla kim ilgileniyor. Ben ilgileniyorum. O başörtülü bu başörtüsüz diye bir ayırım yok. Bize en büyük günah olarak kul hakkı yemeyi öğrettiler. Ankara’da bir demir kafes vardı. O yapılırken türbanlı türbansız ayrımı yapıldı mı? Kılık kıyafet konusu anayasa konusu değildir. İç tüzükte de bir sorun yok. Bu konunun siyasetin gündemine getirilmesi yanlış zaten.”

Merve Kavakçı Meclis’e girmişti ve dışarı atıldı. Siz o zaman Meclis’te olsaydınız Ecevit’in yaptığını yapar mıydınız?

“Milletin oyuna ve seçtiği kişilere saygı göstermek her siyasal partinin görevidir. Yeter ki seçimler özgür ve demokratik bir şekilde gerçekleşmiş olsun.”

ODTÜ’de öğrencilerin direnmesine çevre duyarlılığı konusunda hak vermek durumundayız. Orada 100 bin lira daha fazla verilir tüp geçit yapılır. Ağaçlar korunmuş olur. Kent dediğimiz olay aynı zamanda estetikle beraber düşünülmek zorundadır. Bu bazen ağaçlarla, bazen binalarla, bazen kullanılan boyalarla olur. Bunu yapmak için o kenti yöneten kişinin kent kültürünün olması lazım. Kaba bir yolla bunları yapamazsınız. Kentli olmanın bir kuralı da çevreye yeşile saygı duymaktır. Gezi Parkı olaylarında 76 yaşında bir kadın çadır kuran gençlere destek veriyor. Başörtülü, bildiğiniz nine gibi. Gençlere, ‘Aman bu ağaçlara sahip çıkın, bir tek burada nefes alabiliyorum’ dedi.”(MUE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com