"Kişiye özel kanun çıkarmaya kalkarsanız..."

"Kişiye özel kanun çıkarmaya kalkarsanız..."
Bakan Suat Kılıç, çarpıcı açıklamalar yaptı...

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, TBMM Genel Kurulu'nda, Spor'da Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 1. Maddesinin kabul edilmesine ilişkin, "Bir taraftan bu teklifle birlikte murat ettikleri şeyin gerçekleşmesini, bir taraftan da teklifi Genel Kurul'da eleştirerek, kendileri açısından bu teklife karşı çıkanların oylarını devşirmeyi hedefleyenler var" dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Kazakistan Cumhuriyeti Turizm ve Spor Bakanı Temirhan Minaydaroviç'i makamında kabul etti. Temirhan Minaydaroviç'e plaket takdim eden Bakan Kılıç, Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü binasında gerçekleşen kabulün ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

TBMM Genel Kurulu'nda, Spor'da Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 1. Maddesinin kabul edildiğinin hatırlatılması üzerine Bakan Kılıç, parti grupları arasında ittifak olması sebebiyle bu kanunun, görüşmelerin tamamlanmasının ardından bugün yasalaşma sürecini tamamlayacağını vurgulayarak, "Bu kanunun ilk halinden spor kamuoyunun memnun olduğu kanaatinde değiliz. Eğer ilk halinden spor kamuoyu memnun olmuş olsaydı, muhtemelen bu kadar kısa bir süre içerisinde aynı kanun üzerinde bir değişiklik talebi Türkiye'nin gündemine olmayacaktı" şeklinde konuştu.

"HEM AĞLARIM HEM GİDERİM DİYENLER VAR"

Bakan Kılıç, söz konusu kanunda değişiklik teklifine ilişkin TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin tamamının değişiklik teklifi üzerinde ittifak yaparak Meclis Gündemi'ne taşıdıklarına dikkat çekerek, "Hem ağlarım hem giderim diyenler var. Evvela bu teklifin altına imzalarını koydular, ittifak var dediler. Bir taraftan bu teklifle birlikte murat ettikleri şeyin gerçekleşmesini, bir taraftan da teklifi Genel Kurul'da eleştirerek ayrıca kendileri açısından bu teklife karşı çıkanların oylarını devşirmeyi hedefleyenler var. Bu tür kanunlar nedeniyle ne oy kazanılır ne de oy kaybedilir" ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı olarak bugünden itibaren Türkiye'de kasten şike suçuna bulaşabileceğine ihtimal vermediğini belirten Kılıç, "Bundan önceki iddialar konusunda ise yargı gereğini mutlak suretle yerine getirecektir" dedi.

"Yeni kanun süreciyle birlikte Türkiye'de hem futbol hem de sporun yepyeni bir dünyaya gözlerini açacağını ve bu yeni dünyada şiddetin, şikenin, teşvik priminin suç kastıyla gündemde olmayacağını düşünüyorum" diyen Kılıç, şunları kaydetti: "Kulüp yöneticilerinin üzerimde bıraktığı intiba bu istikamettedir. Çünkü herkes bırakın hapis ve para cezalarını bir tarafa şike ithamıyla emniyete ve adliyeye götürülmeyi bile kendi ticari itibarı açısından, piyasadaki itibarı açısından büyük bir risk ve leke olarak görmekte ve değerlendirmektedir. İş adamı ve kulüp yöneticilerinin bu çerçeve içerisinde şikeye göz yumabileceklerine ben asla ihtimal vermiyorum."

Bakan Kılıç, yeni yasanın verilen cezaların para cezasına çevrilememesi ve verilen hükmün açıklanmasının ertelenememesi gibi bazı özel hükümler içerdiğine dikkat çekerek, "Bu cezalara nedeniyle hüküm giyenlerin yeniden kulüplerde başkanlık görevine getirilemeyeceğine dair bir kanun değişikliğin kapsamı içerisinde yerini bulmaktadır. Buna rağmen eleştirilecek hususlar varsa eleştiri yapanların eleştirilerini şu vakte kadar bize ulaştırmaları gerekirdi" diye konuştu.

"HERKESİ ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA DAVET EDİYORUM"

Türk sporunun temizlenmesinin ve şike iddialarından arındırılmasının sadece Gençlik ve Spor Bakanı'nın, TFF'nin, tek başına Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un yapabileceği bir iş olmadığını kaydeden Kılıç, "Futbol başta olmak üzere sporun bütün branşları her türlü kirlilik iddialarından arındırılacaksa bu topyekun sporla alakası olan herkesin, her kesimin, hepimizin müşterek görevi ve sorumluluğudur. Bu anlamda herkesi göreve çağırıyorum. Herkesi elini taşın altına koymaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.

Spor camiasıyla ilgili her kesimin sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri gerektiğini anlatan Kılıç, "Benim gözüme uyku girmiyor, çünkü bu ülkenin 75 milyon nüfusa paralel sayıda yeterli miktarda lisanslı sporcusu, yeterli miktarda şampiyonalara katılacak sporcusu, bizleri tatmin edecek sayıda olimpiyat kotaları maalesef henüz bulunmamaktadır, bulunamamaktadır. Dolasıyla bu tek başına hükümetin para ayırmakla, tesis yapmakla başarabileceği bir iş değildir. Sporla alakası olan herkesin hariçten gazel okumayı bir kenara bırakıp sorunların çözümüne çözüm önerileri ve projeleriyle birlikte artık katkı sağlamayı artık düşünmesi ve değerlendirmesi lazım" ifadelerini kullandı.

"6222 SAYILI KANUN İLK HALİYLE BİRLİKTE, ADALET BAKANLIĞI'NDA TAM 9 AY BEKLETİLMİŞTİR"

Şike Soruşturması'nda yargı sürecinin uzatılmasıyla Spor'da Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun arasında bağlantı kuranların bulunduğunun sorulması üzerine Bakan Kılıç, "Bu kanun seçim öncesi Mart ayının sonunda alelacele çıkartılırken de spor medyası, kamuoyu, kanun çıkartılıncaya kadar yorumlarını, görüşlerini, önerilerini parlamento zeminine taşımadı. Ne kadar taşıdık diyorlarsa da kendilerine şunu hatırlatırım. '6222 sayılı Kanun ilk haliyle birlikte, Adalet Bakanlığı'nda tam 9 ay bekletilmiştir. Spor medyası, kamuoyu o dönemde, görüş ve önerilerini siyasi süreçlere ya da federasyona intikal ettiremedi veya kabul ettiremedi. Dolayısıyla kanunlar çıktıktan sonra yorumlar yapmanın gereği yok, çıktıktan sonra en iyi şekilde uygulamanın yollarını arayyıp, bulabilmek lazımdır. Bu kanun çok sert olarak çıktı. Dünya'da örneği olmayan bir kanun çıktı. Çıkmadan önce ben bunu ifade ettim fakat federasyon çok ısrar etti, Kulüpler Birliği'nin bu kanunun çıkmasını çok istediğini ısrarla ifade ettiler. Fenerbahçe'nin, Trabzonspor'un, Beşiktaş'ın ve Galatasaray'ın da 5-12 yıl ceza öngören yasanın arkasında olduğunu, bütün futbol camiasının bu kanunun çıkmasını sabırsızlıkla beklediğini ifade ettiler. Ama gelinen noktada gördük ki sabırsızlıkla çıkmasını istediğini iddia ettikleri kişilerin kanunu okumadıkları, kanundan haberdar bile olmadıkları anlaşılmış oldu" cevabını verdi.


"DERBİLERE TARAFTAR GÖTÜRÜLMEMESİ KARARINA BEN RUHEN VE VİCDANEN KARŞIYIM"

Bakan Kılıç, bir gazetecinin "Alınan karara göre, dört büyük takımın taraftarlarının, deplasmana götürülmemesi derbi ruhunu ne yönde etkiler?" şeklindeki sorusuna, "Derbilere taraftar götürülmemesi kararına ben ruhen ve vicdanen karşıyım. Eğer bu yasak kararı İl İdare Kurulu, Vali, Emniyet kararı olarak alınmış olsa kendileriyle görüşür ve yasağın uygulanmamasını arzu ederdim. Fakat dört büyük kulübün başkanları, yönetimleri, kendi taraftarlarını rakip tribünlere götürmeme noktasında, yaşanabilecek bir takım problemlerin kulüplere vereceği zararlar nedeniyle böyle bir gereklilik görüyorsa kulüpler tarafından alınan, federasyon tarafından da uygun bulunan karara saygı duyacağımı ifade ettim. Ama devlet adına bir yasak kararının alınmasına ben vicdanen asla rıza gösteremem. Niye Türkiye Cumhuriyeti Devleti polisiyle ve güvenlik birimleriyle beraber stadyumlardaki asayişi sağlayabilecek, müsabakaların yapılmasına yönelik güvenliği temin edecek kuvvettedir"

"KİŞİYE ÖZEL KANUN ÇIKARMAYA KALKARSANIZ O KANUN SONRA BİR BAŞKA KİŞİYE UYMAZ"

"Yasa yeniden değişti, ola ki önümüzdeki yıllarda görev değişikliği oldu kulüplerde, onlarda yasayı farklı bir şekilde değiştirmek istedi. Bu durumda ne olur?" şeklindeki soru üzerine ise şunları kaydetti: "Bu konuda cevabımız nettir. Bu kanunun ilk halinde itiraz edilen konular değişime maruz kalmaktadır. Yani ceza sürelerinin yüksekliği ve bu ceza sürelerinin dünyada örneklerinin bulunmadığı hususu. Adalet Bakanı sayın Sadullah Ergin tarafından 9 ay süreyle gündeme getirildiği halde, dönemin Futbol Federasyonu bu kanunun bu haliyle yasalaşması için olağanüstü bir efor sarf etti. O dönem Grup Başkanvekili olarak şahsım, bir diğer Grup başkanvekili olarak sayın Bekir Bozdağ, bu kanunun bu haliyle Türk ceza normlarına paralellik arz etmediğini ifade ettiğimiz halde çıkması yönünde yine olağanüstü bir çaba sarf edildi. Deyim yerinde ise engellemek arzusunda olduğumuz halde yine parlamento zemininde 4 parti ittifak ettirdikleri için bu kanun o süreçte bu haliyle yasalaştı. Bugün değişen unsurlar, bu kanunda o gün hepimizin eleştirdiği unsurlardır. Bu kadar siyasetçinin, hukukçunun, ceza profesörünün yeni üzerinde oturup ittifaken çalışıp bir kanunun bu değişikliklerden sonra bir daha değişiklik talebiyle gündeme getirilebilmesi kanaatimce mümkün değildir.

Bu kanun birileri tarafından ısrarla bir kulübün başkanını kurtarma yasası olarak değerlendirilmesini son derece büyük bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Bahse konu kulüp başkanını ben şahsen hayatımda hiç yüz yüze göremedim, hiç tanışmadım, hiç konuşmadım. Kişiye özel kanun çıkarılmaz. Kişiye özel kanun çıkarmaya kalkarsanız o kanun sonra bir başka kişiye uymaz. Dolayısıyla TBMM'yi kişiye özel kanun çıkarmakla itham etmez son derece yanlış ve ayıplı bir yaklaşımdır.

Aziz Yıldırım meselesi, futbolda şike soruşturması hiç gündemde yokken üç isim veriyorum size Sadullah Ergin Sayın Adalet Bakanı, Bekir Bozdağ Sayın Başbakan Yardımcısı ve Suat Kılıç o zamanki Grup başkanvekili, şimdiki Gençlik ve Spor Bakanı olarak üç hukukçu, bu kanundaki normların ve ceza sürelerinin ceza mevzuatımızın geneline paralellik arz etmediğine yönelik itirazlarımızı TBMM'de ifade ettik. Dolayısıyla bu konunda hiç kimsenin bize söyleyecek tek kelime kelamı olamaz."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com