Kızının odasına kamera koymuşlar!

Kızının odasına kamera koymuşlar!
Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner’in, çok sayıda muvazzaf subayın tutuklandığı ‘askeri casusluk’ davası yüzünden istifa ettiği iddia edildi. Davanın iddianamesinde ise, ‘casusluk çetesi’nin Oramiral’le ilgili dosya tuttuğu, hatta 16 yaşındaki kızının

Türk Silahlı Kuvvetlerini sarsan istifa zincirine bir yenisi daha eklendi. Deniz Kuvvetleri’nde çok önemli bir göreve sahip olan Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, görevinden istifa etti.
 
Güner’in istifa edeceği ile ilgili ilk haberi Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı 22 Ocak tarihli köşesinde okuyucuları ile paylaştı. Ataklı’nın yazasında Güner’in istifa kararından dönmesi için ikna edilmeye çalışıldığı için dilekçenin resmiyete konmadığı iade edildi. Ancak Güner kararından geri dönmedi.
 
Ataklı yazısında Güner’in istifa gerekçesini şöyle aktarmıştı:
 
“Aldığım bilgiye göre Donanma Komutanı Nusret Güner kasım ayında istifa etmiş. Gerekçesi çok basit; Arkadaşlarımız birer birer hapse atılıyor elimizden hiçbir şey gelmiyor, gelmediği gibi bir de biz buna yardım ediyoruz”. Güner’in yakın çevresi bu bilgiyi doğrularken istifa kararında İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamesi kabul edilen ‘casusluk’ davasının da etkili olduğu söylendi. Bu iddianamede Güner‘in adı kızı ile birlikte ‘mağdur’ olarak geçiyor.
 
“KIZI KONUSUNDA HASSAS”
 
İddianamede müebbet hapis cezası ile yargılanan astsubay Sunay Akkaya’dan elde edilen ‘Sunay’ isimli digital materyal içinde ‘Nusret Güner.doc’ isimli dosyada Oramiral Nusret Güner ile ilgili iddialar yer alıyor. Belgede, astsubay Mustafa K’nin Nusret paşanın lojmanına girdiği ve kızının odasına gizli kamera yerleştirdiği iddiası yer alıyor. Ancak belgede adı geçen astsubay Mustafa K, ne sanık ne de mağdur olarak iddianamede geçiyor.
 
Belgedeki 6 Eylül 2010 tarihli kayıtta, “Ayça’nın okuldaki erkek arkadaşları ile muhabbeti çok iyiymiş. Nusret Paşa’nın kızı konusunda çok hassas olduğunu unutmayın. Kızının çocukla elele fotoğrafı bile onu delirtir”, 12 Ocak 2011 tarihli kayıtta “Mustafa Koç astsubay, Nusret Paşa’nın lojmanına girdiği anlardan birinde Ayça’nın odasına gönderdiğiniz kamerayı yerleştirmiş. Çok iyi oldu diyor, dediğiniz süre kaldıktan sonra alacak” ve 4 Nisan 2011 tarihli kayıtta da “Mustafa Koç, Ayça Güner’in odasına yerleştirdiği kamerayı almış. Kullanılabilecek iyi görüntüler var. Ekte gönderiyorum” notları yer alıyor.

“PKK İLE DE BAĞLANTILI”
 
Bir diğer çarpıcı ifade de, doktor olan Cem Uyguner ile ilgili oldu. Fişlemede, “Cem Uyguner’in PKK ile irtibatı varmış. Akrabaları PKK’ya aktif olarak yardım ediyormuş. Doktor olması dolayısıyla rahat her yere girebiliyor. Bir dost ile haber gönderildi. Bundan sonraki çalışmaları bizim aracılığımızla yapıcak. Hakkı Şahin ve İsmet Kaya yardımcı olacaklar. Milas ile ilgili çok değerli Türkiye’ye ait sırları kapsayan gizli belgeler getirdi. Savaşa girildiğinde 192 filonun Milas meydanına gitmesiyle ilgili herşey var intikal protokolu, personel listesi uçak sayısı görevleri meydan krokileri uçakların nerelere konulacağı herşey var çok güzel on numara bir iş yaptı. çok kıymetli fiyatını reis belirleyecek. “
 
KOMUTANA 10,5 YIL
 
İddianamede, şüpheliler arasında ismi geçen ve 10.5 yıla kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele ile ilgili olarak da, ismini bazı klasörlerde yer aldığı tespit edildi. “Veysel Kösele Doküman” klasöründe, ‘Güney Görev Görev Harekat Direktifi, Ege ve Doğu Akdeniz’de harekat yapacak Aksaz’da konuşlu Güney Görev Grup Komutanlığı’nın icra edeceği harekat faaliyetlerine ilişkin esasları belirlemektir. Bu belge özellikle Yunanistan ve GKRY için çok değer taşır. ‘ şeklinde dikkat çeken bir ibarenin yer aldığı tespit edildi.
 
Telefon dinlemelerinde de, şüpheli Safiye Köten’in Onur Süer’e “Eee Kristin napıyo? Geliyor mu arada?” dediği Onur’un “İşte Ekim’de gelcek. Ekim başında. temelli gelcek heralde” dediği, görüşmenin ilerleyen kısmında Onur’un “Şey o Veysel, Veysel Kösele terfi etti” dediği Safiye’nin “evet daha bugün konuştum inci teyzeyle” dediği Onur’un “hımm. seviniyorlar mı?” dediği Safiye’nin “tabi canım çok mutlu” dediği tespit edildi. Kösele TCK’nın 220/2, 334/1 ve 43. maddelerine göre yargılanıyor. Buna göre Kösele’nin örgüt üyesi olduğu, gizli belgeleri temin etmek ve bu suçu bir kaç kez ihlal etmekle yargılanıyor.
 
SURİYE’DE DÜŞEN UÇAK

 
Savcı, ‘Askeri casusluk’ çetesinin elebaşı, sahte teğmen Narin Korkmaz’ın ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Donanmadaki subaylarla ilişkiye girdiği, ayrıca fuhuş için kadın ayarladığı ve böylece gizli bilgilere ulaştığı öne sürülen Narin Korkmaz’ın bilgisayarındaki Pandora isimli dosyadan da çok sayıda gizli bilgi çıktı. Bunlardan biri de Suriye’de düşürülen Türk jetiyle ilgili. İddianameye göre çete, MİT’in devraldığı Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı’na (GES) kadar erişti. Öyle ki, şehit olan Gökhan Ertan ve Hasan Hüseyin Aksoy isimli pilotların ailelelerinin MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Hava Kuvvetleri Komutanı Mehmet Erten ile beraber şikayetçi olduğu üçüncü isim olan MİT’te çalışan Yarbay Atınç Özkaya’nın ismi de çetenin fişlemeleri arasında yer aldı. 81 kişinin fişlendiği belgede ismi geçen Yarbay Özkaya hakkında, “Kılık kıyafetine önem verir. Çok şık giyinir. Kayınpederi paşa. İzmir Torbalılı, çok sinirli. İşyerinde genelde bağırırmış. Eşi de subay. Flaşından Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES) ile alakalı çok önemli belgeler aldım, çok işe yarayacak coco ile görüşecek. GES ile alakalı önemli projeleri var” ifadeleri yer alıyor.
 
“300 CASUSUN MU KOMUTANIYIM BEN”
 
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2 numaralı ismi, Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner’in yakın çevresine, “Ben 300 casusun mu komutanıyım? Altımdaki herkes casusluk-fuhuş iddiasıyla yargılanıyor” dediği iddia edildi. Geçtiğimiz yıl Aralık ayındaki Kış Şurası’ndan önce istifasını Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Murat Emin Bilgel’e sunan, ancak komutanın “Şimdi bu istifa hepimizi zora sokar” sözleriyle ikna edilen Ora. Güner’in, geçtiğimiz hafta Ankara’ya gelerek Ora. Bilgel’e “istifada kararlı olduğunu” bildirdiği öğrenildi. Ora. Bilgel’in de Ora. Güner’in istifada ısrarcı olduğu talebini Genelkurmay Başkanı Özel’e bildirmesinin ardırdan, istifası işleme alındı.
 
Savcılara kravat kızdırdı İddialara göre Ora. Güner, Donanma Komutanlığı’nın bulunduğu Gölcük’e yapılan baskın ve kendisinden önce Donanma Komutanı olan Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Bilgel’in de bu duruma hiçbir şekilde karşı koymayıp aksine savcılara kravat hediye etmesinden rahatsızlık duydu. Balyoz davasındaki mahkumiyetlere de tepkili olan Ora. Güner, son olarak İzmir’deki casusluk soruşturmasında kızı Ayça’yla ilgili iddiaların ortaya atılmasının ardından istifa kararını kesinleştirdi.
 
ATAMA ZİNCİRİ KOPTU!
 
Ora. Güner’in istifasının ardından en fazla tutuklu subayın bulunduğu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda, terfi ve atamalar zinciri adeta koptu. Güner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Murat Emin Bilgel’le birlikte Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki 2 oramiral kadrosunu dolduruyordu. Ora. Güner, bu yıl Ağustos ayında emekli olacak, Ora. Bilgel’den sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na oturacak tek isimdi. Teamüllere göre Ora. Güner, 2015 Ağustos’una kadar görevde kalacaktı. Ora. Güner’den sonra ise Kuzey Deniz Saha Komutanı Kora. Bülent Bostanoğlu’nun bu makama oturması bekleniyordu. Ora. Güner’in istifasının ardından Ora. Bilgel’den sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için Kora. Bülent Bostanoğlu’nun yolu açıldı. Kora. Bostanoğlu’nun, bu yıl Ağustos ayında yapılacak YAŞ’ta, önce oramiralliğe terfi ettirip, ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na atanabileceği belirtiliyor.
 
BALYOZ SANIĞINDAN TAVSİYE İSTEMİŞ
 
Oramiral Güner’in istifa edeceği günler önce yayınlanan bir kitapta da dile getirildi. Balyoz davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Semih Çetin’in “Bir İhanetin Öyküsü- Hasdal’da Bir Amiral” adlı kitapta, Oramiral Güner istifa edeceğini şöyle anlatıyor: “Bundan bir süre önce ziyaretime Oramiral Güner geldi. Balyoz davasını hiç konuşmadığımız için Donanma Komutanı’yla görüştüm. Genel hatlarıyla durumu kendisine özetledim. Komutan “Sence ne yapmalıyım, bana ne tavsiye edersin? diye sorduğunda, “Komutanım, yardımcınız, filo komutanlarınız, üs komutanınız tutuklu. Bu şartlar altında yaptığınız Donanma Komutanlığı görevinden zevk almanız, bu görevi gerektiği gibi yapmanız mümkün değil” cevabını verdim. Karşılığı ilginçti: “Aynen öyle, hislerime tercüman oldun.”
 
EN FAZLA TUTUKLU SUBAY “DENİZ”DE
 
TSK’da en fazla tutuklu subay ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda bulunuyor. Kara Kuvvetleri’nde 75, Deniz Kuvvetleri’nde 112, Hava Kuvvetleri’nde 29, Jandarma Genel Komutanlığı’nda 35 ve Sahil Güvenlik Komutanlığında 2 tutuklu subay var. (CTK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com