Kocaeli Sanayi Odası Meclis Toplantısı

Kocaeli Sanayi Odası Meclis Toplantısı
Başbakan Yardımcısı Babacan: (2)

KOCAELİ (AA) - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, enflasyonun arttığını, en önemli sebeplerinin kur, enerji maliyetleri ve işlenmemiş gıda fiyatları olduğunu belirterek, "Yüzde 5'lik hedefimiz hala yerinde ve Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre de 2015 yılı ortalarında olağanüstü gelişme olmazsa o yüzde 5 hedefine ulaşacağız' diye bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, Kocaeli Sanayi Odasının (KSO) mart ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, hane halkı borç oranının son derece önemli olduğunu, 2008'deki küresel kriz sırasında ABD'de hane halkının sadece konut borcunun milli gelirin yüzde 80'ine ulaştığını söyledi. 

ABD'deki konut piyasasından kaynaklanan krizin bütün dünyada 5-6 yıldır aşılamaz hale geldiğini dile getiren Babacan, konut yasalarını oluştururken yüzde 25 peşinat şartı koyduklarını ve bu şarttan dolayı Mecliste ciddi itirazlarla karşılaştıklarını hatırlattı.

Babacan, "Bugün Amerika Birleşik Devletleri'nde bizim sadece 2006 yılında koyduğumuz yüzde 25 peşinat kuralını koysalardı, böyle bir kriz yaşanmayacaktı. Bunu çok iddialı konuşuyorum. Böyle bir kriz olmayacaktı" ifadesini kullandı. 

Hep ileriyi hesap etmek ve çok dikkatli olmak gerektiğini vurgulayan Babacan, "Özellikle seçimlerin olduğu demokraside kısa vadeli bakış bazen çok hakim olabiliyor. 'Önümüzde şu sorun var, seçime de 2-3 ay var, şunu söyle yapalım, ondan sonrasını düşünürüz.' İşte öyle diyen ülkeleri er ya da geç krizler geliyor, vuruyor ama daha ileriye bakan ülkelerde de çok sağlam, çok daha istikrarlı sonuçlar görüyorsunuz" diye konuştu. 

Babacan, sağlam bankacılık sis, finansal sürdürülebilirliğin önemli olduğunu, büyümenin sosyal sürdürülebilirliğinin de çok önem taşıdığına dikkati çekerek, büyümenin gerçekten adil refah olarak topluma yansıması, gelir adaletini düzeltmesi, yoksulluğu azaltması, vatandaşlara daha iyi sağlık ve eğitim hizmetleri şeklinde geri dönmesine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.

"Bunları sağlamadığınızda sosyal risk geliyor, ülkeleri vurabiliyor" diyen Babacan, şunları belirtti:

"Bugün Çin büyüme modelini değiştiriyor, daha düşük büyüme oranına razı oluyor. Yüzde 9-10 büyüme artık yok. Bu sene 'yüzde 7,5' diyorlar, tutmaya da bilir. Büyüme modelini düşürüyor çünkü eski büyüme modeliyle, gelir dağılımındaki bozulmayla, şehirlerle kırsal alan arasındaki refah farkıyla devam etmesi çok çok zor. Daha çok sosyal harcamaya, daha çok iç tüketime yönelik büyüme modeline doğru şimdi hızla geçiyor. Her ülke politikalarını sorguluyor. Zamanında akılcı adımlar atabilen ülkeler ekonomik ya da sosyal bir krizle karşı karşıya kalmadan yollarına devam edebiliyorlar ama 'günü kurtarayım' diyen ülkeler, zaten sosyal krizler gelip vuruyor, ondan sonra mecburen adım atmak zorunda kalıyor."

- "Verimlilik, özel sektörde çok daha yüksek"

Sosyal güvenlik primleri, devletin topladığı her şey dahil, OECD'nin değerlendirmesi olduğunu anımsatan Babacan, bu konudaki OECD ortalamasının yüzde 34, Türkiye'nin ise yüzde 27 seviyesinde olduğuna dikkati çekti.

OECD ülkelerinin daha çok gelişmiş olduğunu, milli gelirlerinin yüzde 34'ü kadar gelir topladıklarına işaret eden Babacan, şunları dile getirdi:

"Bizde oran yüzde 27 yani OECD'nin altındayız. Örneğin, Fransa'da yüzde 52-53 gibi rakamlar görüyorsunuz. Ekonomik büyüklüğüne göre çok daha fazla vergi toplayıp, çok daha fazla harcama yapan bir yapı. Biz bunu arzu etmiyoruz. Biz bu noktalarda kalalım istiyoruz. Çok vergi toplayıp çok harcama yapan bir hükümet olmayalım, daha çok kaynaklarımızı özel sektör harcasın, kaynaklar özel sektörün elinde dönsün çünkü 11 yıllık hükümet üyesi olarak şunu söyleyebilirim, özel sektör çok daha verimi yüksek çalışıyor. Verimlilik, özel sektörde çok daha yüksek. Dolayısıyla harcamayı, yatırımı özel sektöre bırakmamız son derece önemli."  

- Enflasyon beklentisi

"Türkiye'de enflasyon arttı ama bunun en önemli sebeplerinden birisi kur, birisi enerji maliyetleri, birisi de işlenmemiş gıda fiyatları" ifadesini kullanan Babacan, çiftçilerin geliri 'reel olarak azalmasın' diye tarım ürünlerinin çoğunda destek mekanizmalarını ya da ihracat-ithalat politikalarında fiyatı yüksek tutma, en azından enflasyon kadar arttırma gibi çabaları olduğunu söyledi.

Babacan, enflasyon beklentileriyle ilgi şu değerlendirmede bulundu:

"Tarım politikaları perspektifinden uyguladığınız bu çaba dönüyorsunuz, enflasyon tarafında işlenmemiş gıda fiyatlarının sürekli yüksek seyretmesine sebep oluyor. 'Buğdayın, mısırın fiyatı düşmesin, üretici mağdur olmasın' diye çabamız var. Ondan sonra dönüyoruz, bakıyoruz. 'Bu enflasyon niye yüksek çıktı' diyoruz yani ona da çok şaşırmamak lazım. Asıl son dönemdeki hareketlilik, enerjiden ve kurlardan kaynaklanan artış, kurlardan kaynaklanan enflasyon artışı geçici bir artış oluyor. Yüzde 15'lik geçişkenlik var orada yani bu, şu demek, 'kur, yüzde 10 arttığında enflasyon 1,5 puan artıyor' ama bu 12 ay içinde tam etkisini hissediyorsunuz. Dolayısıyla bu kur artışının bir süre sonra etkisi, taban bazdan çıkmış, enflasyon da normal seyrine dönmüş oluyor. Yüzde 5'lik hedefimiz hala yerinde ve Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre de 2015 yılı ortalarında olağanüstü gelişme olmazsa o yüzde 5 hedefine ulaşacağız' diye bekliyoruz."

- "Gerçek anlamda hukuk devleti olmalıyız"

Piyasalarda güvenin vazgeçilemez bir unsur olduğunu vurgulayan Babacan, Türkiye'deki güven ortamını koruyup güçlendirmenin herkesin görevi olduğunu kaydetti.

Babacan, güven ortamına zarar verebilecek her türlü teşebbüsün önüne geçilmesi gerektiğini dile getirerek, "Güven' deyince nedir? Öncelikle siyasi istikrar, öngörülebilir siyasi ortam ama hukuki güvenlik de çok önemli. Yargının hızlı çalışması, tutarlı olması, kararlarda Anayasa ve yasalar bu dengenin kurulup ona göre karar alınması... Bunlar olmadığında güven ortamı sıkıntıya girer. İş dünyası için hukuki zemin çok önemli. Eğer ileri ekonomi olmak, gerçekten hedeflediğimiz 25 bin dolar milli gelire ulaşmak istiyorsak, mutlaka güvenilir yargı sistemine sahip olmamız gerekiyor" değerlendirmesini paylaştı.

Babacan, son olaylarda yargının bağımsızlık alanını belirli amaca yönelik kullanan yapıların ortaya çıktığına işaret ederek, bu yapının derhal bozulması gerektiğini söyledi.

Orta gelir tuzağına düşen çok ülke olduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:

"Bunu aşıp da yüksek gelire ulaşabilen ülke sayısı da az oluyor. Orta gelir tuzağına düşmememiz, ilerlemeye devam edebilmek için mutlaka gerçek anlamda hukuk devleti olmamız gerekiyor. Bundan 5 sene önce alınan kararlarla son birkaç gün önce alınan kararlar 180 derece farklı. 'Ne değişti' diyorsunuz. Bakıyorsunuz, alt mahkeme ile üst mahkeme birbirinden tamamen farklı karar veriyor. Benzer davalarda bir ilde başka, diğer ilde başka sonuç çıkıyor. Bunlar kabul edilebilir değil, mutlaka yargı reformumuzun ileri aşamalarını gerçekleştirmemiz gerekiyor." 

- "Sağlam referanslarla hareket etmemiz gerekiyor"

Anayasa değişikliği ve Anayasa Uzlaşma Komisyonundaki çalışmaları anlatan Babacan, uzlaşma sağlanan 60 maddenin değiştirilmesi konusunda sıkıntı yaşadıklarını anımsattı.

Babacan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer 1. sınıf demokrasi, gerçek anlamda hukuk devleti' diyorsak, mutlaka sağlam referanslarla hareket etmemiz gerekiyor. Tekerleği yeniden icat etmemiz gerekmiyor. Kuşkusuz Türkiye'nin şartlarını dikkate alacağız. Bu konular en acil konularımız haline geldi. 'Ekonomik alanda şunu yapalım' derken zemin gevşiyor. Zemini güçlendirmek, ekonomik istikrarımızı sağlam tutmak açısından son derece önemli bir konu. Aciliyet taşıyan konu. 2009-2010 döneminden sonra ekonomik reformlar belirli bir noktaya geldikten sonra 'hukuk ve eğitim' dedik. Biliyoruz, oralardan bir şeyler problem olarak çıkacak karşımıza. Son 4-5 yılki konuşmalarımıza bakın, hep bu konulardan konuşuyoruz. Ekonomik konular tamam ama bu konularda da yenilik yapmazsak sıkıntı olacak.

Eğitimde 4+4+4 sistemine geçmemiz çok ileri bir adım oldu. Mecburi eğitim süresini, 8 yıldan aslında fiilen 12 yıla çıkarmış olduk. Bu, çok önemli bir açılım, müfredat hemen hemen tamamen değişti son yıllarda."

Konuşmasının ardından KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Babacan'a Hereke halısı hediye etti.

(Bitti)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com