Kocasakal’dan çok sert bildiri!

Kocasakal’dan çok sert bildiri!
AKP destekli grubun İstanbul Barosu’na ihtarname göndermesinin ardından Baro çok sert bir açıklama yayınladı.
İstanbul Barosu yönetimi hakkında iddianame hazırlandığı gerekçesiyle baronun “düştüğünü” öne süren AKP destekli “Hukukun Üstünlüğü” grubu İstanbul Barosu’na ihtarname gönderdi.
 
AKP destekli “Hukukun Üstünlüğü” grubu seçimlerde ezici farkla kaybettiği İstanbul Barosu yönetimini almak için ilginç taktiklere başvurmayı sürdürüyor. Grup şimdi de İstanbul Barosu’na ihtarname gönderdi.
 
Baro kendilerine gönderilen ihtarname ile ilgili şu açıklamada bulundu:
 
Kendisine “Hukukun Üstünlüğü (!)” adını veren gurup, bu kavramı, her türlü ahlaki ve etik değeri, mesleki dayanışma duygusunu ayaklar altına alarak, başkan adayları Av. Rıza Saka eliyle, seçilmiş meşru yönetimi “çekilmeye” davet eden, aynı zamanda bu çağrıyı bazı resmi mercilere göndermek suretiyle bunları hareket geçmeye çağıran, Beyoğlu Noterliğince düzenlenen bir “İhtarname” ve “İhbarname” göndermiştir.
 
Adalet Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İlk Derece Adalet Komisyon Başkanlığı’na gönderilen ihtarnamede yönetimi isteyen AKP destekçisi Saka’ya ve ilgili kurumlara İstanbul Barosu tarafından gönderilen yanıtta şu ifadeler yer aldı:
 
1) Bildirimde imzası bulunan Av. Rıza Saka’nın, keşideci olma sıfat ve ehliyeti yoktur. Gerçekten her türlü kabule göre dahi, 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre başkanın yedeği yoktur, bu husus seçim kurulunca oluşturulan mazbata ile de sabittir.
 
2) Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, yapılan seçimde oyların % 60’ını alarak seçimle işbaşına gelmiş olmakla muhatap bizzat İstanbul Barosunun en üst organı olan genel kurul iradesi, yani avukatlardır. Üstelik her ne kadar “ihtarname” gibi gösterilmeye çalışılsa da söz konusu bildirim, İstanbul Barosu’nun seçilmiş meşru yönetimine karşı gayrı hukuki ve gayrı meşru şekilde harekete geçilmesi talebi ile belirtilen mercileri “muhatap” alan bir çağrı ve “ihbarname”dir.
 
3) Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleriyle ilgili olarak Silivri 2.Asliye Ceza Mahkemesinde TCK’nun 277.maddesi kapsamında açılmış olan dava sonucunda seçilme yeterliliğinin kaybedildiği ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği iddiasının hukuki temeli olmayıp gerçeği yansıtmamaktadır.
 
4) Hukuki durum bu denli açık ve belirginken, keşideci sıfatı dahi bulunmayan adı geçenin, bir açıklama ve değerlendirme dahi yapmaksızın sadece maddeleri zikrederek Baro başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona erdiğini iddia edebilmesi hukukla değil, ancak siyasi ve kişisel hırs, ikbal beklentisi ve “fırsattan istifade” saikleriyle açıklanabilir. Yoksa bu açık hukuki durumun keşideci ve mensubu bulunduğu gurup tarafında da bilindiği yahut bilinmesi gerektiği aşikardır.
 
Nitekim zaman zaman fikir mücadeleleri içinde olunan tüm eski İstanbul Barosu Başkanları ve baroların üst yapısı olan Türkiye Barolar Birliği de yaptıkları açıklamalarda belirtilen hususları teyit ettikleri gibi, kendisini “hukukun üstünlüğü” olarak adlandıran gurup hariç, diğer tüm guruplar da aynı yönde görüşlerini beyan ederek Barolarına sahip çıkmışlardır.  (EAK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com