Kovulmanın Bedeli Ödül Gibi Olursa..

Kovulmanın Bedeli Ödül Gibi Olursa..
Alman teknik adam kovulup tazminatını alabilmek için mi Beşiktaş'ı daha kötüye sürüklüyor?

Cihan Demirci / elmahaber

Bir tarafta istenildiği zaman rahatça kapı önüne konulan Türk teknik adamlar, diğer tarafta ise sözleşmeyi kabul etmesi ve Türkiye'ye gelmesi adına devasa paralar ödenmesi yetmezmiş gibi, her türlü başarısızlık ve saygısızlıklarına katlanılan yabancı hocalar...

Artık ülkemiz futbolunda klişe haline gelmiş yabancı teknik adam sorunundan bahsetmeyeceğiz elbette. Bu konu defalarca gündeme geldi, getirildi. Ancak dün Manisaspor-Beşiktaş maçını izlerken herkesin gördüğü o vahim tabloya ve o vahim tablonun sorumlusuna değinmeden geçmek olmazdı.

Haftalardır Beşiktaş'ın ne yaptığını, ne oynadığını sahada nasıl göründüğünü konuşmak yersiz olur.
Çünkü ortada ne futbol var, ne görsel bir şölen ne de izleyenleri mutlu etmeye değer tek bir kare. Acımasızca bir eleştiri mi bu? Elbette hayır. Beşiktaş taraftarı ile birlikte tüm futbolseverlerin ortak kanısı.

GÖRÜNÜRDEKİ SORUMLU SCHUSTER AMA

Beşiktaş'ın bugün gelmiş olduğu noktada herkes Schuster'i suçlamakta. Haklılar da tabi.
Ancak asıl suçluyu görmezden gelmek olmaz. Kim mi bu suçlu? İşte cevabı..

Önce şunu kabul etmek gerek. Bir insana değerinden fazla paha biçerseniz o insan da belirli bir zamandan sonra kendini, aslında olmasa da biçtiğiniz pahada görmeye başlar. Schuster'in durumu da o hesap. Getirilirken 'yeter ki gel kulüp senin' edasında yapılan anlaşmadır buna sebep.
Öyle büyük tazminat maddeleri konuluyor ki sözleşmelere, kovulmak gibi olumsuz bir durumu ödül haline getiriyoruz adeta yabancı hocalar için.

Bugün büyük kulüplerimizin yönetimlerinin yapmış olduğu en büyük yanlış da tam olarak burada başlıyor. Evet gelen isimler dünya çapında kariyer sahibi olabilirler. Çok büyük kulüplerde çalışmış ve başarılara imza atmış da olabilirler. Ancak değerli yöneticiler kusurabakmasınlar; Beşiktaş, Fenerbahçe, G.Saray ve Trabzonspor da bu ülkenin büyük değerleridir. Şimdi sen kalkıp kulübün tapusunu emanet eder gibi sözleşme yaparsan, bu hocalar da 'vay be ben neymişim' havasına girer haklı olarak. Kulüpten önce tutar kendini. Tuttular da nitekim.

KULÜPTEN ÖNCE HOCA GELİR!

Peki kulüpten önce kendinin geldiğini düşünen hoca ne yapar? Örnek verecek olursak; Fatih Tekke vakası geliyor akla ilk olarak. Sezon başında alınan Fatih Tekke için beklenti büyüktü. Ardından Bobo ve Nobre'nin sakatlıkları söz konusu olunca Fatih Tekke'den başka alternatif kalmamıştı kadroda. Beşiktaş'ın forvet hattında alternatifsiz kalışına rağmen Schuster'in inadı ile Fatih Tekke kadro dışı bırakıldı. Daha sonra alınan başarısız sonuçların sorumlusu rakip takımlar ve oynanan savunma ağırlıklı futbol oldu. Taraftarın sabrı tükendi, protesto etti. Eleştirilere dayanamadı 'beğenmeyen stada gelmesin, bu benim takımım' dedi Schuster. Hem de takımın asıl sahibine, taraftara...

BEŞİKTAŞLILIK DURUŞU NEREDE KALDI?

Her fırsatta Beşiktaşlılık duruşundan bahseden, yeri gelince bu duruş adına Pascal Nouma, İbrahim Üzülmez gibi takımın sembolü haline gelmiş isimleri hiç düşünmeden kulüpten kovan Beşiktaş yönetimi, Beşiktaş'ın asıl sahibi olan taraftara hakeret eden Schuster'i; bırakın göndermeyi, bırakın bunu düşünmeyi; bundan ötürü kendisini eleştirmedi bile. Her açıklamada 'arkasındayız' mesajı verildi aksine. Tüm bunlara tek sebep ise sözleşmesindeki büyük tazminat maddesi elbette.

KOVULMANIN BEDELİ ÖDÜL GİBİ OLURSA..

Vicente Del Bosque macerasında hem maddi hem manevi ağzı yanan Beşiktaş yönetimi, Bernd Schuster döneminde aynı hatayı yapmak istemiyor ama takım ger geçen gün daha da kötüye gidiyor. Siyah bezaylıların en son 1953 sezonunda bu kadar kötü bir performans sergilediğini söylersek durumun vehameti daha da iyi anlaşılır.

Kim bilir belki de çalışmadan tazminatını alma şıkkı daha cazip geliyordur Schuster'e! Kovulmak demek yüklü bir tazminat demek onun için. Bu sebepten takımın kötüye gitmesinde bir sakınca da görmüyordur. Ya yönetim? Daha ne kadar sabredecek bu gidişe? Hala 'arkasındayız' mesajı mı verecek Alman teknik adam için? Schuster cebini düşünebilir ancak yönetim için öncelikli olan Beşiktaş değil midir?

Ya da bu sezon yapılan transferlerin hatırına henüz kaynamaya başlamayan taraftarlar daha ne kadar sessiz kalacaklar dersiniz?

Hazır amaçsız kalmışken takım, hiç vakit kaybetmeden gelecek sezonun çalışmalarına başlanmalı. Sağlam bir yapılanma için şimdiden atılmalı adımlar. Yoksa Beşiktaş'ı daha da kötü durumlarda görmek hiç de sürpriz olmayacaktır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com