Krizin sebebi merkez bankalarıdır

Krizin sebebi merkez bankalarıdır
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, ''Merkez bankalarına finansal istikrar konusunda daha fazla bilinç ve sorumluluk düşmektedir. Dünyada hiçbir kurum, kendi devleti ve halkından bağımsız değildir, sadece özerktir. Ülke çıkarları, kurumların bağımsızlığına feda

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, ''Merkez bankalarına finansal istikrar konusunda daha fazla bilinç ve sorumluluk düşmektedir. Dünyada hiçbir kurum, kendi devleti ve halkından bağımsız değildir, sadece özerktir. Ülke çıkarları, kurumların bağımsızlığına feda edilemeyecek kadar değerlidir'' dedi.
Bilgin, İstanbul Finans Zirvesinde yaptığı konuşmada, Türk bankacılık sisteminin geldiği noktanın altını çizerek, şu anda şeffaflık konusunda sisteme çok güvendiklerini ve bir musibetten, bin nasihattan daha fazla yararlandıklarını, musibeti 2001 Şubat ayında gördüklerini söyledi.
Kriz sonrasında artık bütün önemli oyuncuların, ülke otoritelerinin ve bankaların şapkalarını önüne koydukları, nerede yanlış yaptıkları sorusunu kendilerine sordukları bir dönemin yaşandığını belirten Bilgin, esasında bankacılık sisteminin kurallarının çok karmaşık olmadığını, bankacılığın başladığı Hammurabi veya eski Mezopotamya'dan bu yana fazla bir şey değişmediğini ifade etti. Bilgin, ''Ama öyle enstrümanlarla çeşitlendirebilirsiniz ki sonunda belki kendiniz de işin içinden çıkamazsınız'' dedi.

BANKACILAR GENELDE HAFIZA PROBLEMİ YAŞIYOR
Bilgin, son krizin hırs ve ''daha çok'' duygusu ile gidişatın kötü olduğunu göre göre diğer oyuncularla rekabette geri kalmamak için uçuruma yürümenin sonucu olduğunu söyledi.
Bankacıların genelde hafıza problemi yaşadıklarını, geçmişte olan benzer hataların defalarca yapılabildiğini ve bankacıların genelde uzağı görmekte sorun yaşadıklarını ifade eden Bilgin, bir finansal kuruluşu denetleyen ve düzenleyen BDDK gibi otoriteler ile kurumların da genellikle işlemlere sonradan vakıf olduklarını belirtti.
BDDK Başkanı Bilgin, ''Ülkemizde diğer ülkelerden farklı olduğunu gördük. Diğer ülkelerde 2008 Eylül ayından beri izliyoruz, ama onlardan Türkiye'de çok farklı bir hava görmüştük geçmişte. 'Türkiye'de bankalar batarsa tek sorumlu BDDK'dır. Yöneticileri ve çalışanları soruşturmalardan bunalırlar. Ama bankacılık iyiyse asıl başarı diğer kurumların, BDDK da sadece görevini yapmıştır'' şeklinde konuştu.

KRİZDE SENKRONİZASYON GEREKLİDİR
Genelde krizin, yetersiz olduğu iddia edilen düzenlemelere, kurumlara yıkılabildiğine dikkati çeken Bilgin, kriz sonrası dönemde neler olabileceğine ilişkin genel ve Türkiye özelindeki bazı tespitlerine ilişkin şunları kaydetti:
''İlk tespitim ülkelerin bütün olduğu ve halkın refahının esas olduğudur. Hiçbir kurumun kendi amacı, ülkenin çıkarlarından üst seviyede olamaz. Dolayısıyla krizlerde ülkelerin tüm ilgili kurumlarının ortak hareket etmesi zorunludur. Kriz dönemlerinde ortak bir senkronizasyon gerekmektedir. Bu, bizim için olduğu kadar diğer bütün ülkeler için gereklidir. Buradan yola çıkarak özellikle bütün dünyadaki merkez bankalarına ki, bana göre krizin sebebi merkez bankalarıdır, merkez bankalarına finansal istikrar konusunda daha fazla bilinç ve sorumluluk düşmektedir. Dünyada hiçbir kurum, kendi devleti ve halkından bağımsız değildir, sadece özerktir. Ülke çıkarları, kurumların bağımsızlığına feda edilemeyecek kadar değerlidir.''

OTORİTELER, İYİ VE KÖTÜ GÜN AYRIMINI TESPİT ETMELİ
Dünyada krizlerin her zaman olduğunu ve bundan sonra da olacağının altını çizen Bilgin, ''Maalesef daha çok kriz göreceğiz. Kapitalist sistemin ruhunda dalgalanmalar devamlı yaşanacak. Ancak iyi günlerde kötü günler için yedek akçe biriktirmek zorundayız. İyi günlerde bankalar bazında örneğin yedek akçe biriktirip kötü günlerde harcamamız gerekir. Otoritelerin de iyi günler ve kötü günler ayırımını belli rasyolarla tespit edip, bankalara veya finansal kuruluşlara bu anlamda yaklaşmalıdırlar yapacakları düzenlemelerle'' şeklinde konuştu.
Denetimden koparılmış bir regülasyonun hiçbir anlamının olmayacağına işaret eden Bilgin, hem yerinden denetim hem de uzaktan gözetimin büyük önem taşıdığını, batının belki de unuttuğu en önemli konulardan birinin bu olduğunu söyledi.
2004 ve 2005 yıllarında iki yabancının Türkiye ve Türk bankacılık sisteminin eksiklikleri hakkında yazdığı raporlara değinen Bilgin, ''Ama Allah o kadar büyük ki o iki yabancının bulunduğu ülkedeki kriz, onların ülkelerinde belki 20-30 tane İmar Bankası olduğunu gösterdi'' dedi.
Gri alanlar konusuna da değinen Bilgin, ''BDDK, SPK, Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı gibi kurumlar olarak yapacağımız düzenlemelerin gri, muğlak alan bırakmaması gerekiyor. Ya her şeyi çok açık ortaya koyacağız ve oyunun kurallarını baştan belirleyeceğiz, ya da sonradan müdahale etmeyeceğiz'' diye konuştu.

SPK BAŞKANI AKGİRAY
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray da göreve geleli 1,5 yıl olduğunu ve bu sürenin dünyada olup biteni anlamakla geçtiğini söyledi.
Akgiray, 2007 yılından beri yaşanan krizin, değişimin, çalkantının, türbülansın birçok şeyi ortaya çıkardığını belirterek, ''Bu krizin sebeplerini bilmek, ne olduğunu anlamaya yetmiyor. Çünkü çok hızlı değişiyor. Daha pratik, daha detaya inen çözümler gerekiyor. Bu iki yıldır yapılan ABD'de, Batı Avrupa'da ağırlıkla bugün aşağı yukarı 17-18 trilyon doları bulan direk veya endirekt devlet desteği. Bunun takriben 13 trilyon doları finans kurumlarına verilen borç... 5-6 trilyon doları da ekonomik durgunluğu canlandırmak için yapılan katkılardır'' şeklinde konuştu.
Finans piyasalarındaki gidişatı gören ortak bir akıl ve gözün eksik olduğunu belirten Akgiray, bu zamana kadar tarihte böyle bir görme ihtiyacı duyulmadığını, ancak bundan sonra böyle bir ihtiyacın olacağını anlattı.
Akgiray, düzenleme ve denetim görevi veren devlet otoritelerindeki bilgi ve ticari yeteneğin piyasanın gerisinde kaldığına işaret ederek, batan finans kurumundaki birinin dizayn ettiği enstrümanı, en iyi reyting şirketinde tam anlayacak bir kişinin olmadığını ve tam anlayamayınca bunun iyi gözüktüğünü söyledi.
Birçok farklı regülasyon çatısı altına giren, ancak birbirine çok bağlı enstrümanların ve bunları çözemeyen regülatörlerin olduğunu ifade eden Akgiray, iş işten geçtikten sonra olayın farkına varıldığını söyledi.
Bundan sonra bütün meselenin verilen büyük devlet desteklerinin zamanla nasıl sonlandırılacağı olduğunu belirten Akgiray, bu desteklerin sonlandırılmaması durumunda sonun çok kötü olacağına dikkati çekti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com