Kütahya 'Altın' Gözdesi

Kütahya 'Altın' Gözdesi
Türkiye'de altın işletme ruhsatına sahip 13 firma bulunduğunu açıklayan yetkililer, altın aranan illerin başında İzmir, Kütahya, Gümüşhane ve Balıkesir'in geldiğini belirtiler. Kütahya'nın altın rezervi bakımından İzmir'den sonra ikinci sırada yer al

Türkiye'de altın işletme ruhsatına sahip 13 firma bulunduğunu açıklayan yetkililer, altın aranan illerin başında İzmir, Kütahya, Gümüşhane ve Balıkesir'in geldiğini belirtiler. Kütahya'nın altın rezervi bakımından İzmir'den sonra ikinci sırada yer aldığını belirten yetkililer, Kütahya'nın bu konuda cazibe merkezi halie gelebileceğini de vurguladılar.
Türkiye'nin zengin maden kaynaklarının yabancıların ilgisini çektiğini vurgulayan yetkililer, Türkiye'de 98 adet yabancı şirketin maden arama faaliyetlerini yürütüklerini, yabancıların en fazla ilgiyi altın ve mermere gösterdiklerini açıkladılar. Ayrıca Türkiye illeri arasında Kütahya'nın da altın rezerveleri bakımında zengin kayanaklara sahip olduğu vurgulandı. Altın rezerveleri bakımından iller şöyle sıralandı; İzmir, Kütahya, Gümüşhane ve Balıkesir ilk sıralarda yer aldı.
'KÜTAHYA ALTINDA İKİNCİ SIRADA'
Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) verilerine göre, yabancı şirketlerin genellikle metalik madenler için müracaat ettiklerini, bunun dışında da, çimento hammaddesi, manyezit, kalsit, perlit, kil, mermer, alçıtaşı için de ruhsat aldıkları göze çarpıyor. Yabancılar en fazla ilgiyi altın rezervine gösterirken, bu alanda 12 ilde aramaların sürdüğü yetkililer tarafından açıklandı. Türkiye'de altın işletme ruhsatına sahip 13 firma bulunduğunu dile getiren yetkililer, altın aranan illerin başında İzmir, Kütahya, Gümüşhane ve Balıkesir'in geldiğini belirtiler.
Kütahya altın rezervi bakımından İzmir'den sonra ikinci sırada yer aldığını belirten yetkililer, Kütahya'nın bu konuda cazibe merkezi halie gelebileceğini de vurguladılar. Bunun dışında Türkiye'deki yabancı şirketlerden 6'sı çimento, 4'ü mermer, 3'ü manyezit, 2'si alçıtaşı, diğerleri de bakır, krom, kil, sepiyolit, bentonit, perlit ve trona gibi alanlarda arama faaliyetlerini yürüttüğüne de dikkat çekildi.
'MADENCİLİK SEKTÖRÜ SÜREKLİ GELİŞYOR'
Madencilik Türkiye'de doğal kaynaklar açısından önemsenir bir potansiyel taşımasına rağmen, ülke ekonomisinde halen önemli bir yere gelmediğini vurgulayan yetkililer Türkiye'nin, 29 maden türünde yapılan üretim baz alındığında dünyada 10. sırada, pazar payları sıralamasında ise yüzde 16 ile 52. sırada yer aldığını söylediler. Türkiye'de yaklaşık 50 farklı madenin üretiminin yapıldığını dile getiren yetkililer, bu üretimin ekonomiye doğrudan katkısı ise 7 ila 8 milyar dolar arasında değiştiğini söylediler.
Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki payın da yüzde 1.5 dolayında seyir ettiğini belirten yetkililer şu açıklamalrda bulundular:
' Madencilik ve madene dayalı sanayi birlikte düşünüldüğünde de oluşan katma değerin GSMH içindeki payı yüzde 12'ye ulaşıyor. Türkiye'nin maden kaynaklarının değeri 34 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Mevcut ispatlanmış rezervler dikkate alındığında yılda 8 ila 12 milyar dolarlık üretim ve 4 ila 6 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirilebileceği öne sürülüyor. Oysa şu anki uygulamada 33.5 milyar dolarlık üretim, 1.5 milyar dolarlık ihracat yapılıyor. Yurtdışı satışlarının büyük çoğunluğunu doğal taş ürünleri oluşturuyor.Türkiye'nin jeolojik özellikleri, küçükorta rezervli, çok çeşitli maden yataklarının oluşumuna olanak tanıyor. Jeolojik yapının bir sonucu olarak ülke önemli sayıda maden çeşitliliğine sahip ve maden kaynakları yönünden oldukça zengin. Yetersiz aramalara karşın Türkiye, bor, mermer, toryum, trona, zeolit, pomza ve selestit gibi madenlerde dünyanın en büyük rezervlerine sahip. Krom, manyezit, feldspat, barit, kil, kömür, altın, gümüş nadir toprak elementleri gibi endüstriyel minerallerde ise yine rezerv ve üretim bakımından dünyanın söz sahibi ülkeleri arasında yer alıyor.'
'MADEN SEKTÖRÜ KAMUNUN ELİNDE'
Türkiye'de madenciliğin yüzde 85'inin kamu sektörü, yüzde 15'inin özel sektör tarafından yapıldığını açıklayan yetkililer;' Üretimde kamu sektörü mineral yakıtlar ve metalik cevher üretiminde ağırlıklı iken, özel sektör endüstriyel hammadde üretiminde yoğunlaşıyor. Türkiye'nin, zengin maden rezervlerinin ekonomiye kazandırılması için aranıp, bulunması ve çıkarılması gerekiyor' dediler.
'MADEN ARAMALARI İÇİN PARA GEREKİYOR'
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, 4 trilyon dolar olarak tahmin edilen Türkiye'nin maden zenginliğinin ortaya çıkarılması için, 11.5 trilyon dolar harcanması gerektiğini belirtti. Batı ülkelerinde yapılan aramacılık kriterleri ele alındığında Türkiye'nin maden anlamında sadece yüzde 40'ı aranmış durumda. Aranıp belirlenen madenlerin ise sadece yüzde 20'lik kısmı ekonomiye kazandırılmış. Türkiye'de maden aramacılığının zorluklarına ve yetersizliğine değinen Türkiye Madenciler Derneği Başkanı İsmet Kasapoğlu, 'Aramalar için para sarf etmek lazım' diyerek çok önemli bir soruna parmak basıyor. 'Ama sonunda kazanacağın belli değil. Böyle bir garanti yok. Yasalar, uygulamalar, müdahaleler bu garantiyi vermiyor. O zaman bu şartlar altında kim maden arar? Sadece birkaç yabancı şirket arar' şeklinde açıklamlarda bulundu.
'YABANCI ŞİRKETLER TÜRKYE'DE '
Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) kayıtlarına göre, Türkiye'de toplam 11 bin 500 gerçek ve tüzel kişi maden arama ve işletme ruhsatına sahip olduğunu vurgulayarak, bunun 98 adedinin yabancı ortaklı şirketlere ait olduğu vurgulandı. 2006 yılı içerisinde 12 bin 215 adet arama ve bin 651 adet işletme olmak üzere toplam 13 bin 866 adet ruhsat düzenlendiğini belirten yetkililer yabancı ortaklı şirketlere verilen ruhsat sayısının, 592'si arama ve 69 adeti işletme olmak üzere toplam 661 setifika olduğunu belirttiler.
Yabancıların Türkiye'de maden aramak için bazı şartları yerine getirmeleri gerektiğini vurgulayan yetkililer şu noktalara dikkat çektiler:
'2004 yılında kabul edilen Maden Yasası'nın 6. maddesine göre, maden arama ve üretimi yapmak isteyen yabancı şirketlerin Türk yasalarına göre kurulmuş olması gerekiyor. Türkiye'de kurulu olan ve maden arama ruhsatı bulunan 98 şirketten 60'ı Türk ortağı bulunmayan yüzde 100 yabancı sermayeli kuruluşlardan oluşuyor. Bunların arasında en tanınmışları, dünya çapında arama yapan Newmont, Tüprag, Rio Tinto, Cominco ve Gordion gibi çokuluslu şirketler. Firmaların ülkelere göre dağılımına bakıldığında Almanya 13 şirketle birinci sırada yer alırken, peşinden 9'ar şirketle ABD ve İngiltere geliyor. Türkiye'de altın aramalarında en çok adı geçen ülke olan Kanadalı şirket sayısı ise 8. Kanada'yı 7 şirketle İspanya ve 6'şar şirketle Hollanda ile İtalya takip ediyor. Türkiye'de maden faaliyeti yürütenler arasında Rusya, Azerbaycan, Irak, Malezya, Çin gibi ülkelerden de şirketler yer alıyor.' şeklinde açıklalrda bulundular.
'MADEN, MÜTEŞEBBİSLERİ CEZB EDİYOR'
MİGEM yetkililerine göre, Türkiye, üzerinde bulunduğu jeolojik yapının bir sonucu olarak dünyada kendi hammadde gereksiniminin önemli bir bölümünü karşılayabilen, gerek maden çeşitliliği, gerekse maden üretimi açısından önemli bir yere sahip olduğu belirtildi. Ülkenin bu zengin maden rezervleri, hem yerli hem de yabancı şirketler için cazip bir yatırım alanı oluşturduğunu ifade ettiler.
2004 yılında Maden Yasası ve uygulama yönetmeliklerinde yapılan düzenlemeler ile sektörün önündeki engellerin kaldırıldığını hatırlatan MİGEM yetkilileri, daha fazla ruhsat güvencesinin getirilmesiyle birlikte yatırımcının önünün açıldığını, sektörde bir hareketlenme yaşandığını bildiriyor. Bazı yabancı şirketlerin arama ruhsat döneminde, özellikle ArGe çalışmalarına önem verdiği ve işletme için gerekli yatırımlara daha arama safhasında başladıkları görüldüğüne dikkat çektiler.
'MADENDE TEŞVİK VAR MI?'
Maden arama uzun ve zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan yetkililer, arama yatırımlarının oldukça büyük sermaye gerektirdiğine dikkat çektiler.
Teşvik yasasına göre yabacılara teşvik verildiğini belirten yetkililer şu açıklamalrda bulundular:
'Bu nedenle, dünyada maden aramalarına bazı teşvikler veriliyor. Türkiye'deki teşvikler ise, Maden Yasası'nın 9. maddesinde düzenleniyor. (Madde 9Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için devlet hakkının yüzde 50'si alınmaz.) Teşviklerde yabancılara ek uygulamalar yer almıyor. MİGEM yetkilileri, Yasanın 9. Maddesi'nde belirtilen teşviklerin yerliyabancı ayrımı yapılmaksızın tüm yatırımcılara eşit uygulandığına işaret ediyor.'
'RUHSTDA AYIRIM YOK'
Türkiye'de maden ruhsatı alma konusunda yerliyabancı ayrımı yapılmıyor. Maden aramak ve işletmek isteyen yerli ve yabancı bütün şirketler, Maden Yasası'nın 17. Maddesi'ne göre değerlen dirmeye tabi tutuluyor. Arama ruhsatı süresi üç yıl. Bu süre, bazı grup madenler için arama faaliyet raporları ile müracaat edilmesi halinde iki yıl daha uzatılabiliyor. Bu arada Türkiye'de maden arayan ruhsat sahibi, ikinci yılın sonuna kadar arama faaliyet raporu vermek zorunda. Firmaların uzatma talebinde bulunulan ruhsatlar için de taleple birlikte üçüncü yılın sonunda ikinci arama faaliyet raporu vermesi gerekiyor. Firmaların arama faaliyet raporlarını yukarıda belirtilen süre içinde vermemesi durumunda alınan teminat, MİGEM tarafından gelir kaydediliyor. Maden aramasında firmaların dikkat etmesi gereken nokta ise, arama ruhsat süresi sonunda işletme ruhsatı talebinde bulunmadığı takdirde ruhsatın iptal edilmesi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com