Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri

Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri
Kutlu doğum haftası dolayısıyla Pazarlar Müftülüğü tarafından bayanlar için düzenlenen “Peygamber sevgisi ile İslam'da kadının yeri ve hakları” konulu konferansa, Kütahya İl Müftülüğü vaizesi Esra Bülbül konuşmacı olarak katıldı.

Kutlu doğum haftası dolayısıyla Pazarlar Müftülüğü tarafından bayanlar için düzenlenen “Peygamber sevgisi ile İslam'da kadının yeri ve hakları” konulu konferansa, Kütahya İl Müftülüğü vaizesi Esra Bülbül konuşmacı olarak katıldı.
Pazarlar Büyük Camisinde yapılan program için çevre köylerden ücretsiz otobüs kaldırıldı ve konferansa bayanlar büyük ilgi gösterdi.
Programa konuşmacı olarak katılan Esra Bülbül, İslam peygamberi Hz. Muhammed'in normal bir insan olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Batılıların da bu nedenle Hazreti Muhammed (sav)'i anlayamadıklarını bildirdi. İslam uygarlığında peygamber sevgisinin ve peygamberi tanımanın büyük önemi olduğunu vurgulayan Bülbül, Batı toplumu ile İslam toplumları arasındaki peygamber sevgisi anlayışının farkına değindi.
Hazreti Muhammed'in, insan sevgisine verdiği öneme de dikkati çeken Bülbül, ''Kadın hakları kavramı daha dünyada yokken, O, Veda Hutbesi'nde insanlara kadınların hakkını bir emanet olarak yükledi. Dünyaya şefkat nazarıyla bakmayı ondan öğrendik'' dedi.
Zamanla bu değerlerden uzaklaşıldığını dile getiren Bülbül, ''Kadın hakları, çocukların korunması, yetime sahip çıkılması, aile birliğinin korunması, engellinin, kimsesizin, garibin elinden tutulması konusunda alacağımız o kadar çok mesafe var ki. İnsanı sırf insan olduğu için bize sevmeyi bize efendimiz öğretti'' diye konuştu.
Vaize Esra Bülbül, “Erkek ve kadının takip edeceği yol, birbirleriyle üstünlük, özgürlük yarışı değil; omuz omuza, gönül gönüle verip iyilik ve güzellikte en güzel mertebeye, Allah'ın rahmetine ulaşabilme yarışı olmalıdır. İslâmiyet, kadının başına analık tâcını giydirerek, onu bu vasfıyla erkeklerden ayırmış, yüceltmiştir. Analar iyilik ve güzelliğe öncelikle lâyıktırlar. Bunu insanlığın son Peygamberi, müminlerin önderi Hz. Muhammed (s.a.s.)'in hayatında ve mübarek kelâmında açıkça görmekteyiz. Anne rızası olmadan Cennet'e girilemeyeceği sözü, Rasûlullâh'ın mübarek fem-i saadetlerinden südûr etmiştir. Müslüman anne için, aylarca çektiği sıkıntı ve zahmetlere rağmen bütün acı ve güçlükleri göğüsleyip o mutlu sona ermek, annelik tâcını giymek, yavrusunu doyasıya sevmek dünyalara bedeldir. O misk kokulu yavrusunu kucakladığı an, kendisini bulutların üzerinde zanneder. Başına konan şeref tâcını bütün benliği ve özünde hisseder. Bundan sonra yüklendiği mesuliyetlerin düşüncesine dalmakla birlikte kendini bir kuş gibi hafif hissetmek... Bu mutluluk ve saâdet her şeye değer onun için. Bu mutluluktan sonra, Allah'ın ona ihsan ettiği ruh ve yetenekler ve Rasûlullâh (s.a.s.)'ın gösterdiği eğitim üzerine kucağındaki yavrusunu yoğurup, şekillendirir. O yavruya, Allah ve Peygamber sevgisini, onun emirlerini öğretip, doğru ve Hakk yolu seçebilmesi için gayret eder. Tek dileği, yavrusunun Allah'ın hoşnutluğunu kazanacak bir kul olmasıdır. 'Cennet annelerin ayakları altındadır” dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com