Kutsal Şehir: Amritsar (1)

Kutsal Şehir: Amritsar (1)
Hindistan'da din, dil hiç bitmiyor. Dinamik ve kültürel öğelerin çok fazla olduğu Hindistan'da din yaşamın tamamen bir parçası olmuş durumda. Eğer derdiniz benim gibi anlamak ise kafanızın allak bullak olması kaçınılmaz.

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM

Pembe şehrin sokaklarında yaptığımız gizemli yolun sonuna doğru geliyoruz. Bugün Jaipur'dan ayrılacağız ancak gitmeden önce Albert Hall müzesine kısa süreliğine de olsa uğruyoruz.Galler prensi olarak şehri ziyaret eden Kral Edward (Albert Edward) dan adını alan müze Rajastan eyaletindeki en eski müzeymiş.İslam ve Hindu mimarisini içinde barındıran yapı Sir Samuel Swinton tarafından belediye binası olarak dizayn edilmiş daha sonra halka açık müze olarak 1887 de hizmete girmiştir.

Bu müzeye de girmek içinde "foreign" sınıfında bilete ihtiyacınız var. Hindu'lar için fiyat 20 Rp iken turist ve yabancılar için 150 Rp ödemek durumundasınız. Müzeye girdiğinizde çok zengin bir içerik sizi karşılıyor. Özellikle sanat, resim, halı, demir, fildişi, silah, taş ve metal heykeller görülmeye değer.

Müzede çok fazla obje var ancak hakkı ile gezmek için ciddi zamana ihtiyacınız bulunmakta. Bunun yanında müzeler çok yoğun. Hindistan'daki bütün müzeler ve ören yerleri Hintliler tarafından ciddi anlamda ziyaret ediliyor. Gittiğimiz her yerde yoğun kalabalığı görebiliyoruz. Albert müzesi de Hintli öğrenciler tarafından hınca hınç doldurulmuş durumda. Müzeyi tam tadında gezebilmek için fazlaca zamana ihtiyaç var ancak bizim ayrılmamız gerekiyor. Bir süre daha dolandıktan sonra bir rikşaya atlayıp önce otelimize uğruyor ve daha sonra tren istasyonuna geçiyoruz. Hedefimiz 18 milyon Sih için büyük önem arz eden ve kuzey'in en uç noktalarından birisi olan Pakistan sınırındaki Amritsar'a gitmek. Jaipur'dan Amritsar'a direk tren bulunmamakta. Bu nedenle aktarmalı ve bir o kadar maceralı bir yolculuk sonunda şehre ulaşıyoruz.

1577 'de Guru Ram Das tarafından kurulan ve tarih boyunca çok fazla acıya sahne olmuş olan Amritsar, Penjab eyaletinin en büyük şehri ve endüstri olarak Hindistan'ın en gelişmiş şehirlerinden birisi. Ekonomik parametreleri diğer bölgelere göre oldukça yüksek olan Amritsar'ı asıl önemli kılan husus ise Sih dinine mensup kişiler için ruhani ve kültürel anlamda bir başkent olmasıdır. Hayat havuzu anlamına gelen Amritsar adı bu şehrin en önemli noktalarından birisi olan Altın Tapınak'taki (Harmandir Sahib) havuzundan gelmekteymiş.

Hindistan'da din, dil hiç bitmiyor. Dinamik ve kültürel öğelerin çok fazla olduğu Hindistan'da din yaşamın tamamen bir parçası olmuş durumda. Eğer derdiniz benim gibi anlamak ise kafanızın allak bullak olması kaçınılmaz. Ancak Hindistan dünyasını anlayabilmek için ciddi veriye ve bunu içselleştirmek için dirayete ihtiyacınız bulunmakta. Gezdiğimiz yeri ve kültürü anlamak ve yaşamak için bu coğrafyalar geliyoruz. Bu sebeple Sihler ile ilgili kısa bilgiler vermek istiyorum bu bilgiler olmadan bu insanları ve kültürlerini tanımak maalesef imkansız.

Amritsar'ın geçmişi aslında çok uzun asırlara dayanmıyor geçmişte bu alanlarda göçebe yaşamlar olmasına rağmen asıl parlamasını Sihizm ile birlikte buluyor. Sih dini 15. yüzyılda Pakistan civarında doğan Guru Nanak tarafından kuruluyor.

Budizm'e benzer bir şekilde kast sistemini reddeden ve tek Tanrılı olan Sihizm işin uzmanları tarafından İslam ile Hinduizm'in bir karışımı olarak değerlendirilmektedir. Her iki dinin iyi taraflarından alıntı yapılarak ortaya koyulmuş bir doktrin veya felsefe olarak da yorumlayabileceğimiz Sihizm, 18 milyon inanı ile dünyada kendi adından söz ettirmektedir.

Yolda yürürken bir Sih'i kolaylıkla ayırt edebiliyorsunuz, Sih'lerin kendileri açısından beş ( 5 Ks) belirleyici özellikleri var. Bunlardan ilki Kesh'dir.

Sih'ler saçlarını Tanrı'nın kendilerine yaratıcı olarak verdiği büyük bir lütuf olarak görmekte ve bu büyük hediyeye duydukları derin saygından ve bedenin ayrılmaz bir parçası olarak düşündüklerinden dolayı onları kesmemektedir. Sih bayanlarının ise daha ileri seviyede bedenlerindeki her türlü kılı kesmesi yasaktır. Hatta kaşlarını düzeltmeleri bile dinen yasaklanmıştır.
Sih'ler için diğer bir zorunluluk ve ayırıcı özellik dastar olarak bir çeşit türban takmalarıdır. Dastar Kesh'i ve Dasam Duaar'ı (Kafada Bir Çeşit Ruhani Göz) korumaktadır. Sih'lerin belirleyici özelliklerinden ikincisi ise ahşaptan yapılmış bir tür tarak olan Kangha taşımalarıdır. Garip bir şekilde sakalların düzeltilmesine bile müsaade etmeyen bir dinin mensupları neden tarak taşır. İnanca göre tarak temiz aklı ve bedeni teslim etmektedir ve aynı zamanda kesilmeyen saçı düzenli tutmak içinde günde iki kez kullanılmaktadır. (Erkekler Saçlarını düzeltebilmektedir.)
 
Üçüncü belirleyici özellik Kaccha'dır. Kaccha bir tür özel iç giysidir bu giysi dizlerden aşağısını geçmemelidir. Yani bir nevi şort gibidir. 18. ve 19. yüzyıldaki ata binen ve savaş halinde olan Sih savaşçıları için oldukça kullanışlı bir elbise olan Kaccha temelde giyildiğinde bir Sih'in savaş için savunmaya hazır olduğunu temsil etmektedir.
 
Dördüncü belirleyici özellik ise Kara'dır. Kara bir tür çelik bir bileziktir ve her zaman takılmalıdır. İlk defa 1699 yılında Guru Gobind Singh tarafından takılması emir edilen Kara'nın özetle anlamı bir Sih hayatı boyunca elleri ile ne yaparsa yapsın bir Guru'nun önerilerini takip etmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Yani bir Guru'nun onaylamadığı bir fiili yapmayacağına dair hatırlatıcı bir semboldür. Bir diğer anlamı ise Khalsa Sih'lenin zincirinde ve cemiyetinde sürekli olduğunu gösteren bir semboldür.
 
Son olarak beşinci belirleyici sembol ise Kirpan'dır. Kirpan küçük bir kılıçtır ve anlamı ise bir tehlike anında Sih'in savunma görevine hazır olduğunu sembolize etmektedir. Bu kadar tanımlamadan sonra Sih evrenine yaptığımız yolculuğa kısa bir ara verip önümüzdeki devam etmek umudu ile hepinize mutluluklar diliyorum.
 
Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM
https://www.facebook.com/yolbizigozler
https://twitter.com/yozkul43
https://twitter.com/YolBiziGozler
http://www.yolbizigozler.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin Festivali'nde Zeki Müren şarkıları söylendi20 Mayıs 2015 Çarşamba 13:38
  • Adana'da Yeni Türkü rüzgarı20 Mayıs 2015 Çarşamba 01:43
  • Türkan Saylan 5. Sanat ve Bilim Ödülleri sahiplerini buldu19 Mayıs 2015 Salı 18:28
  • Samsun'da Karadeniz Kitap Fuarı açıldı18 Mayıs 2015 Pazartesi 15:23
  • Kubat ve Folklorama büyüledi17 Mayıs 2015 Pazar 20:28
  • Gaziantep'te Mustafa Ceceli konseri17 Mayıs 2015 Pazar 20:13
  • Dünya Bale Yıldızları büyüledi16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:48
  • Kocaeli Kitap Fuarı açıldı16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:13
  • Prof. Dr. Berki: Estetik beğeni değeri yüksek bireyler yetiştirmemiz gerekiyor16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:08
  • Adıyaman’da 'Kitap Günleri’16 Mayıs 2015 Cumartesi 12:48
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com