Kutsal Şehir: Amritsar-4

Kutsal Şehir: Amritsar-4
Hindistan'ı trafik konusunda anlamak ve çözümlemek üniversitelere araştırma konusu olabilecek düzeyde. Bu kaosun arasında bütün araçlar herhangi bir şerit kavramı gözetmeden, trafik kurallarını hiçe sayarak son derece hızlı ancak anlaşılmaz bir ahenk için

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM

İnsanlık tarihine özetle baktığınız önünüze yüz binlerce din, dil, mezhep, ırk ve milliyetçilik savaşları gelmekte. İnsanlığın insan olma vasfından dolayı kazandığı temel hak ve özgürlüklere saygı bilincine ulaşması binlerce yıl sürmüş. Bu süre içinde binlerce can sadece inancından ve milliyetinden dolayı yitip gitmiş.

Penjab bölgesi bu acıları derinden yaşayan bir yer olarak tarihin karanlık sayfaların derin izler bırakmış. Özellikle Penjab bölgesi, Hindistan ve Pakistan'ın ayrılma sürecinde bu karanlık sayfalar arasında binlerce evladını vermiş bir bölge. Geçmişin acılarının insanların iç dünyalarında çok diri olduğu bu şehirde o günleri yaşandığı alanlara gitmek için sabah erken saatlerde yollara düşüyoruz.

İlk durağımız Jallianwala bağı oluyor buranın hikayesi insanı derin bir hüzne sevk ediyor. Bağımsızlığa giden yolda önemli kilometre taşlarından olan bu olayda, İngilizler şüpheli olarak görülen bir kişinin yargılanmadan tutuklanmasına ve cezalandırılmasına onay veren bir yasa çıkartıyorlar. Buna karşı ülkede tepkiler çığ gibi büyümeye başlıyor. Gösteri ve protesto yapılması İngiliz hükümeti tarafından yasaklanmasına rağmen 13 Nisan 1919 yılında etrafı üç noktadan uzun duvarlar ile kapalı Jallianwala bahçesinde barışçıl protesto amacıyla toplanan 20.000 kişilik büyük kalabalığa İngiliz General Reginald Dyer idaresindeki 150 kişilik askeri tabur müdahale ediyor. Tek bir girişi olan bu bahçenin kapısından önceden uyarı vermeksizin açılan ateş sonucu yüzlerce insan hayatını kayıp ediyor. İnsanların kaçacak yerleri olmadığından dolayı kurşun yağmuru altında nereye kaçacağını bilmeden serseri bir mayın gibi ordan buraya savruluyorlar. Birçok insan başını eğiyor. Bazıları duvarlara tırmanıp kaçmayı deniyor ve birçok insan meydanda bulunan kuyuya kendini atıyor. Katliamın sonucu ortaya çok acı bir tablo bırakıyor. Resmi açıklamalara göre 370 kişi hayatını kaybediyor ancak gayri resmi rakamlara göre bu sayı 1200 oluyor ve geride binlerce yaralı, dul ve yetim bırakıyor. Katliamın hem ülke içinde hem de ülke dışında etkisi büyük oluyor ve bağımsızlık yolunda olan Hindistan ve Gandi'nin elini İngilizlere karşı çok güçlendiriyor. Sonuç olarak İngiliz General görevinden alınıp yargılanıyor ancak bu acının telafisi hiçbir zaman mümkün olmuyor ve ülkenin geçmiş hafızasında derin izler bırakıp Tagore'nin şiirlerine kadar konu oluyor.

Bu kısa tarihçeden sonra bahçeye doğru dar bir yoldan giriyorum ve girişte bir tabela beni karşılıyor. Tabelada özetle; İngilizler tarafından vurulan iki bin Hindu, Müslüman ve Sih kanının bulaştığı bu toprakların kutsandığından bahsetmekte. Etrafa bakıyorum büyük ve geniş bir alan var. Gözüme ilk çarpan uzun ve büyük bir anıt oluyor. Biraz ilerliyorum, hemen girişteki İngilizlerin ateş açtığı üçgen piramit ile tasvir edilmiş nokta ile karşılaşıyorum. Makineli tüfeklerin seslerinin hala çınladığı bu ortamda gezen insanların kızgınlığı, burukluğu ve duvarlardaki deliklerde halen tazeliğini koruyan kurşun izleri arasında virane bir şekilde dolanıyorum. Bu bahçeyi gezerken günümüz dünyasına yakından düşünmeden edemiyorum. ‘Tarih tekerrürden ibarettir’ sözünü bir kez daha hatırladıktan sonra, dünyanın küresel bir vicdana olan ihtiyacını bir kez daha net bir şekilde anlıyorum.

Saat öğleye doğru yaklaşıyor Jallianwala anıtında bir süre daha gezindikten sonra dışarı çıkıyorum ve 35 km ötedeki Pakistan sınırına gidebilmek için Altın Tapınak çevresinde Rikşa arayışına giriyorum. Uzun bir pazarlık sürecinden sonra biriyle anlaşıyorum.Bu arada küçük bir bilgi vereyim aslında yasal olarak rikşaların şehir dışına çıkması yasak. Normalde bu yolu taksi veya otobüs ile gitmeniz gerekmekte ancak çok fazla arayan soran yok. Bunu konuşan bile yok gibi. Belki bir ihtimal polis aramasına takılırsanız ufak bir rüşveti göz önüne almanız gerekmekte. Rikşaya ilaveten tren seçeneği de bulunmakta. Tren sınıra 3 km uzaklıktaki Attariye kadar gitmekte oradan sonrası için ihtiyacınız olan güçlü bir taban veya civardan bulabileceğiniz bir rikşa. Biz Wagah'a kadar gideceğiz Wagah Hindistan-Pakistan sınırında bulunan bir sınır kasabası. Bu kasabanın bir kısmı Hindistan’da, diğer tarafı ise Pakistan tarafında bulunmakta. Gidiş amacımız Pakistan ve Hindistan arasındaki bayrak indirme ve sınır kapama törenlerine katılmak. Bildiğiniz üzere Hindistan ve Pakistan arasındaki tansiyon uzun yıllardır koru yüksek bir ateş gibi ve bu ateşin trajikomik yansımalarından birisi de sınır kapanma törenleri olmuş. Bu törenlere rağbet o kadar artmış ki, bir süre sonra yerli yabancı turistlerin katıldığı bir şova dönmüş ve sonraları işin boyutu değişmiş her iki ülke tarafında da insanların rahatlıkça izleyebilmesi için büyük tribünler yapılmış.

Bu gösteriler tam olarak neden yapılıyor diye soruyorsanız, özetle; amacı her iki tarafın birbirlerine karşı bir güç ve gövde gösterisi ile “Biz Ülkemizi Bırakmayız, önce Siz Gidin” mesajını güçlü bir şekilde birbirlerine vermek olduğunu söyleyebiliriz. ‘Biz gitmeyiz'in sebebini de merak ediyorsanız, birazcık Hindistan ve Pakistan tarihine ve ülkenin bölünmesine bakmanızı tavsiye ederim.

Sınıra gidebilmek için Rikşa ile yola koyuluyoruz düz ovaların, garip görünümlü kamyonların arasından ciğerlerimize çektiğimiz bol miktarda egzoz ile yola devam ediyoruz. İngilizlerin bıraktığı en büyük miraslardan biriside soldan akan trafik sınıra giden yola baktığımda gördüğüm en fazla araç kamyonlar oluyor. Kamyonlar çok süslü. Süsten ne kamyonun içi görünüyor ne de dışı. Hatta ön camı bile boyanmış şoförü görmek neredeyse imkansız nasıl yolda hareket ediyor hala çözebilmiş değilim. Hindistan'ı trafik konusunda anlamak ve çözümlemek üniversitelere araştırma konusu olabilecek düzeyde. Bu kaosun arasında bütün araçlar herhangi bir şerit kavramı gözetmeden, trafik kurallarını hiçe sayarak son derece hızlı ancak anlaşılmaz bir şekilde ahenk içinde hareket ediyorlar. Neredeyse hiç kaza görmedim. Araçlarda çizik ve göçük sayısı oldukça düşük. İnsanlar çok sakin, asla sinirlenmiyorlar. Bazen araçlar kafa kafaya geliyor. ‘Tamam vurduk’ diyorum bakmışın son anda durmuş. Biri ötekine ‘ne biçim gidiyorsun be kardeşim’ demediği gibi hiçbir şey olmamışçasına yollarına devam ediyorlar. Kişisel kanaatim F1 yarışlarına Hintli şoförlerin de aday olup, katılması etkinliğe epeyce bir heyecan katabilir.

Bu karmaşık trafik içinde rikşa ile buraya gelmenin maliyet avantajının olmasının yanında bu cihaz ile uzun yol yapmak sağlık ve konfor açısından oldukça rahatsız. Eğer birden fazla kişiyseniz taksi kiralamanızı öneririm ortalama 900 Rp civarında bir ücret talep ediliyor. Wagah'da rikşa şoförüne bizi beklemesini söylüyoruz ve tüm eşyalarımızı rikşada bırakıyoruz. Sınır geçişi için fotoğraf makinesi hariç başka bir şey getirmeniz yasak. Özellikle sırt çantasına dikkat kesinlikle kabul edilmiyor. Gösterilerin başlamasına belli bir süre kala içeriye alıyorlar. Yılın belli zamanlarına göre değişiklik gösterse de bizim gittiğimiz dönemde 16.30 civarında tampon bölge kapatılıyor ve 17.30’dan sonra siviller içeriye alınıyor. Bir süre bekliyoruz etrafta inanılmaz bir kalabalık var. Buradaki insanlar heyecanla kapının açılışını beklemekte. Kapı açılıyor ve güvenlik aramasına giriyoruz kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı arama var. Çok kalabalık eğer yanınızda bayan arkadaşınız varsa muhakkak önceden ne yapacağınızı planlamanızı öneririm yoksa birbirinizi kayıp edip stres yapmanız içten bile değil. Ara tampon bölgeden geçiyoruz. Tekrar bir aramaya giriyoruz. Bu seferki arama daha detaylı. Bunu da geçtikten sonra sadece turistler için ayrılan bölüme geçmek için pasaportlarımızı gösterip yerlerimizi alıyoruz. Tam bu arada derin bir nefes alıp, dünyanın en ilginç sınırlarından birisine yaptığımız bu enteresan yolculuğa önümüzdeki hafta devam etme umudu ile hepinize sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM

https://www.facebook.com/yolbizigozler
https://twitter.com/yozkul43
https://twitter.com/YolBiziGozler
http://www.yolbizigozler.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin Festivali'nde Zeki Müren şarkıları söylendi20 Mayıs 2015 Çarşamba 13:38
  • Adana'da Yeni Türkü rüzgarı20 Mayıs 2015 Çarşamba 01:43
  • Türkan Saylan 5. Sanat ve Bilim Ödülleri sahiplerini buldu19 Mayıs 2015 Salı 18:28
  • Samsun'da Karadeniz Kitap Fuarı açıldı18 Mayıs 2015 Pazartesi 15:23
  • Kubat ve Folklorama büyüledi17 Mayıs 2015 Pazar 20:28
  • Gaziantep'te Mustafa Ceceli konseri17 Mayıs 2015 Pazar 20:13
  • Dünya Bale Yıldızları büyüledi16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:48
  • Kocaeli Kitap Fuarı açıldı16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:13
  • Prof. Dr. Berki: Estetik beğeni değeri yüksek bireyler yetiştirmemiz gerekiyor16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:08
  • Adıyaman’da 'Kitap Günleri’16 Mayıs 2015 Cumartesi 12:48
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com