Laboratuvarda üretilen etten yapılan ilk köfte pişti

Laboratuvarda üretilen etten yapılan ilk köfte pişti
Avusturyalı yemek araştırmacısı Hanni Rützler, "Daha yumuşak olmasını bekliyordum. Yoğun bir tadı var. Ete yakın ama biraz kuru. Kıvamı mükemmel. Biraz tuz ve biberi eksik. Et gibi. Dağılmıyor" dedi
Dünyada laboratuvar ortamında üretilen ilk köfte İngiltere'nin başkenti Londra'da bir basın toplantısıyla tanıtıldı.
 
Yemek eleştirmenleri, denedikleri köftenin gerçek ete çok benzediğini söyledi.
 
Avusturyalı yemek araştırmacısı Hanni Rützler, "Daha yumuşak olmasını bekliyordum. Yoğun bir tadı var. Ete yakın ama biraz kuru. Kıvamı mükemmel. Biraz tuz ve biberi eksik. Et gibi. Dağılmıyor" dedi.
 
Yemek yazarı Josh Schonwald ise "Ağızda bıraktığı his et gibi. Biraz yağsız. Ama et gibi. Tadı değişik" diye konuştu.
 
Bilim adamları, bir inekten aldıkları hücreleri, Hollanda'daki bir enstitüde, laboratuvar ortamında üreterek kas liflerine dönüştürdüler.
 
BBC, 330 bin dolar değerindeki projenin yürütüldüğü bu laboratuvara girdi ve projenin ayrıntılarını araştırdı.
 
Projenin arkasındaki isim Maastricht Üniversitesi'nden Profesör Mark Post, "Bugün, laboratuvarda, hücrelerden üretilen dünyanın ilk köftesini size sunacağız. Bu çalışmayı yapmamızın başlıca nedeni, canlı hayvan üretiminin çevre için iyi olmaması, üretimin talebi karşılamaya yetmeyecek olması ve bunun, hayvanların refahı için de uygun bir ortam olmaması" dedi.
 
Araştırmayı yürüten bilim adamları, bir ineğin kas hücrelerinden elde edilen kök hücreleri, laboratuvarda çeşitli kimyasal ve besleyici maddelerle çoğalttılar. Üç hafta içinde elde ettikleri bir milyondan fazla kök hücreyi küçük kaplara paylaştırdılar. Kök hücreler bu kaplar içinde üremeye devam ederek bir santimetre uzunluğunda ve birkaç milimetre kalınlığında kas liflerine dönüştüler.
 
Bu kaplardaki lifler donduruldu ve üretime devam edildi. Yeterli miktarda kas lifi elde edildiğinde ise bu etler biraraya getirildi ve ilk laboratuvar köftesi ortaya çıktı.
 
 
Ana hücreler
 
Kök hücreler, vücutta özel doku ve organların, sinir hücreleri ve deri hücrelerinin oluştuğu 'ana hücreler'.
 
Pek çok tıp kurumu, kök hücreleri kullanarak, organ nakilleri için insan dokusu oluşturma çabasında.
 
Profesör Post ise aynı tekniği ve teknolojiyi, gıda için kullanılacak yağ ve kas hücrelerine dönüştürmeyi istiyor.
 
Araştırmacılar, bu teknolojinin, 'artan et ihtiyacı' olarak tanımladıkları sorunun çözümünde sürdürülebilir bir çözüm olabileceğini belirtiyorlar.
 
Bu teknolojiye karşı çıkan gruplar ise, daha az et yemenin, gıda sıkıntısıyla baş etmekte daha kolay bir çözüm yolu olduğunu savunuyor.
 
 
Çalışmalar sürüyor
 
Bilim adamları, başlangıçta rengi beyaz olan eti, olabildiğince gerçeğine yakın bir şekilde üretmek istiyor. Araştırma ekibinden Helen Breewood, oksijen taşıma özelliğine sahip olan kas proteini miyoglobin ekleyerek ete kırmızı rengini vermeye çalışıyor.
 
Breewood, "Normal ete benzemezse, normal et lezzetinde olmazsa, bunun işe yarar bir alternatif olduğunu söyleyemeyiz" diyor.
 
Bu konudaki çalışmalar hâlâ sürüyor.
 
Bugünkü basın toplantısı için pişirilecek olan köfteye kırmızı et rengini vermek için pancar suyu kullanılmış. Araştırmacılar ayrıca köfteye lezzet vermek amacıyla ekmek, karamel ve safran da katmışlar.
 
Profesör Post, yaptıkları ilk denemeler ışığında köftenin lezzetini 'harika' diye tanımlayamayacağını ancak yenilecek kadar iyi olacağını söyledi.
 
Bu aşamada bilim adamları uzun zamanda sadece küçük miktarlarda et üretebiliyor. Araştırmacılar daha fazla üretim için, oksijen ve hücrelere sağlanacak gıdanın kök hücrelere ulaşımı ve dolaşımı için sunî yöntemler uygulanması gerektiğini belirtiyorlar.(SBK)

BBCTürkçe
 
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com