Lise Öğrencilerine Kanser Konferansı

Lise Öğrencilerine Kanser Konferansı
Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde Çok Programlı Lisede öğrenim gören öğrencilere, İlçe Sağlık Grup Başkanlığında görevli sağlık memuru Halil Kocabıyık tarafından kanser türleri, korunma yolları ve erken teşhis konularında bilgi verildi.

Çok Programlı Lise teknoloji sınıfında verilen konferansa 200 öğrenci katıldı.Konferansta konuşan   sağlık memuru Halil Kocabıyık “ Hayatımızı sürdürebilmemiz için hücrelerimizin sürekli yenilenmesi yani bölünüp çoğalmaları gerekir. Yaşam süresini dolduran hücreler vücuttan atılırlarken yerlerine yenileri gelir. Bu denge genlerin kontrolü altındadır. Bazı genler hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlarken, bazıları da aşırı hücre üremesini dizginlerler.
Çocukluk çağı dışında yaşlanan hücrelerle yeni yapılanlar hemen hemen birbirine eşittir.  Aşırı hücre üremesinin dizginlenememesine, yani yıkımdan çok yapım olmasına, ya da vadeleri dolmasına rağmen hücrelerin yaşamını sürdürmesine kanser denir. Beslenme hataları, hava kirliliği, radyasyon, sigara, çevre kirliliği, gıda katkı maddeleri ve çeşitli toksinler yaptıkları hasarla gen fonksiyonlarını bozarlar (mütasyon) ve hücreler aşırı şekilde ürerler.
Hücrelerin aşırı şekilde üremesini  dizginleyen genler ise aktiviteleri azaldığı ya da bu aşırılıklarla baş edemediği için kanser oluşur. Diyetteki mutajenik (mütasyon yapan) ya da kanserojen ajanlar DNA'ya bağlanarak onu hasara uğratırlar. DNA onarım enzimleri ve diğer gen koruyucu mekanizmalar 24 saat içinde hasarın %90'ını temizler. Bu iş aksar ve hasar kritik bir düzeye ulaşırsa normal hücreler kanserli hücreler haline dönüşür.Hücrelerin DNA onarım kapasiteleri sınırlıdır. Bu nedenle gen koruyucu mekanizmalar son derece önemlidir.Kanserler organların işlevlerini bozarak yaşamımızı tehlikeye atarlar.
kanserin genetik nedenlerden çok çevresel nedenlere bağlı olduğunu ve bunların önlenebileceğini düşündürmektedir.
Amerika Kanser Derneği'nin bildirdiğine göre 2005'te 1.3 milyon kanserli olgudan 570, 280'i ölmüştür. Bunların üçte biri sigaraya üçte biri de beslenmedeki yanlışlıklara bağlıdır. Kalan üçte birin büyük bir bölümünü bilinmeyen nedenler ve diğer nadir nedenler oluşturmaktadır.
Kanser nedenleri
 Beslenme hataları, Sigara, Enfeksiyon hastalıkları, Mesleki hastalıklar
Alkol, Çevre kirliliği, Gıdalara konan katkı maddeleri, Bilinmeyenler    
Kanser cinslerinin görülme sıklığı
Kanser vakalarının yarısını akciğer, kalın bağırsak, meme ve prostat tümörleri oluşturur. Kalın bağırsak (kolon), meme ve prostat kanserlerinin %80'inde neden beslenme hatalarıdır ve rahatlıkla önlenebilirler.
Kaldı ki sağkalım süresi beş yılı aşan hastalarda kemo ve radyoterapinin komplikasyonu olarak yeni kanserlerin ortaya çıkabildiği görülmektedir
Kanser en çok neyi sever?
Kanser devamlı açlıktan ölmenin eşiğindedir ve vücuttan kendisini şekerle beslemesini talep etmektedir.
Vücut, kanseri beslemeye çalışırken mütemadiyen kapasitesinin üstünde çalışır.
Eğer sevdiği besini vermezseniz kanser açlıktan ölmeye başlar.
Fazla kırmızı et yiyenlerde kanserin daha çok görüldüğü iddia edilmiştir.
Yaşları 16-89 yıl arasında değişen 76,172 erkek ve kadın ortalama 10 yıl izlenmiş. Bunlardan 27,808'i vejetaryen imiş (et-balık).
Çalışmanın sonunda 8330 ölüm olmuş. Fakat kırmızı et yiyen ve yemeyenler arasında kanser bakımından bir farklılık bulunmamış
Kanserden korunmanın yolları
Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.
Ekmeği az tüketin; beyaz ekmeği hiç yemeyin. Tam tahıl (buğday, çavdar, yulaf) ekmeği ya da rüşeymli ekmek yiyin.
Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren 'light' hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın. Bol taze sebze ve meyve yiyin
Yiyin (doyuncaya kadar)
Et ve hayvani yağlar,Balık, tavuk,Zeytinyağı,Yumurta,Meyveler (az şekerli)
Sebzeler,Kabuklu kuru yemişler,Süt ürünleri, kefir Tüketmeyin
Tahıllar ve unlu gıdalar,Şeker, tatlılar, meşrubat, Patates Az yiyin Baklagiller,Süt ,Meyveler (çok şekerli)
Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları  diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin.
Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin.
Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.
Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin. Süt yerine süt ürünleri (yoğurt, peynir) tüketin
Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.
Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin
Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz!)
Streslerden uzak durun
İyi uyuyun.
Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durum.
Yeteri derecede egzersiz yapın
Aşırı alkol kullanmayın
Yiyeceklerinizin büyük bir bölümünü çiğ olarak tüketin. Eğer pişirecekseniz yavaş pişirme şekillerini (buğulama, güveç vb) tercih edin.
Teflon, aluminyum ve kalaysız bakır kaplar kullanmayın.
Sıcak yemeklerin alüminyum folyo ve streç ile temas etmesine izin vermeyin.
Kızartmalardan ve tütsülerden mümkün olduğunca kaçının.
Mikrodalga fırın yerine turbo fırın kullanın.
Çocuklarınıza flor tableti vermeyin ve eğer yutacaklarsa florlu macun kullandırtmayın “ diye konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com