Maç varken Sevgililer Günü!

Maç varken Sevgililer Günü!
Can Dündar Vatan’ın Sevgililer Günü anketi sonuçlarını paylaştı:

14 Şubat’ta kadınların çoğu sevgilisinden tek taş kolye bekliyormuş.
Erkeklerin çoğu ise sevgilisine çiçek götürmeye hazırlanıyormuş.
Bu akşam maç da olduğu düşünülürse, birçok ilişkide bolca hayal ve kalp kırılacağını tahmin etmek zor değil.
Ankete katılanların yarısı severek evlenmiş. Lakin yarısının evliliği boşanmayla bitmiş.
Boşanma oranının yüksekliği, beklentiyle gerçeklik arasındaki (yani tek taşla çiçek arasındaki) derin farklılıktan kaynaklanıyor olsa gerek...
* * *

Tek taş kolye hediyeli romantik bir yemek beklerken kapısında bir buket çiçekle “Seni seviyorum. Maça gidiyorum” notu bulmuş bir kadının önünde iki seçenek vardır:
Ya beklentiyi ya da sevgiliyi değiştirmek...
Çoğu kadın, çiçeğe razı olmak veya adamdan caymaktansa üçüncü bir seçenekle uğraşır:
Adamın kişiliğini değiştirmeye çalışır. Ama ne yazık ki, (3 yaşından gün almış hiçbir) erkek değişmez.
Öte yandan, erkeğin “değişmesin” beklentisine karşın çoğu kadın zamanla değişir.
İlişkilerde hayaller ve kalpler, biraz da bu yüzden kırılır.
* * *

Huyu değişmeyen erkek, Sevgililer Günü maça gidince kadın sorular sormaya başlar:
“Ne oldu bize”, “Artık beni sevmiyor musun”, “Başka biri mi var?”
Cevapsız kalan sorular, zamanla aynaya döner:
“Gözden düştüm mü”, Eskisi kadar güzel değil miyim”, “Fazla mı kilo aldım?”
Erkekse soru sormaz; kendisine sorulmasından da hoşlanmaz.
Çok sıkıştığında “Nerden çıkarıyorsun bunları” der, fazla konuşmaz.
Sevgililer Günü’nü hatırlayıp çiçek aldığı, hatta maça gitmeyip yemeğe kaldığı halde niye hâlâ bunların sorulduğunu da anlamaz.
Bunca “fedakârlığa” rağmen yine de karşısındaki tabağa gözyaşları damlıyorsa, o da kendine sorular sormaya başlar. Ama onunkiler hayli farklıdır:
“Yanlış kız mı?”, “Başkasını mı bulmalı?”
Önünde iki seçenek vardır:
Tek taş için para biriktirmek ya da sevgiliyi değiştirmek...
Pek azı para biriktirir.
* * *

Sanırım asıl sorun, piyasa işi şablonların bizi esir alması...
Reklamların tek taşı, yegâne sevgi alâmeti diye sunması...
“İlişki guruları”nın kadınları, erkeğin gözünde maçtan daha cazip, golden daha heyecan verici olmaya zorlaması...
Tek taş alamayanların sevgisiz, erkeğini maça kaptıranların cazibesiz diye damgalanması...
Sevgililer Günü’nde hayal kırıklığı yaşayanların, suçu kendinde, mesela tek taşa yetmeyen gelirinde veya deforme olan bedeninde araması...
* * *

Boşverin bunları!
Güzelim bir günü, kadınınızın gözüne girmek için tek taş alışverişinde ya da erkeğinizin diğer heyecanlarıyla yarışmak uğruna maç tribününde geçirmeyin.
Kendinizden taviz vererek mutlu olmaya çalışmayın.
Erkekseniz sevginizi hediyenizle tartmayacak, kadınsanız sizi maçla kıyaslamayacak sevdalılara koşun.
“Nerdeee” mi diyorsunuz.
O halde Sevgililer Günü’nü unutun; kafa denginizle buluşana dek yalnızlıkla baş etmenin, kendi kendinize yetmenin yolunu bulun.
Formülü unutmayın:
Tekil olmayı başarmış iki kişi=sağlam bir ilişki... (SYK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yandaş medya açık açık hedef gösterdi14 Ocak 2015 Çarşamba 12:45
  • Havuz yazarı konferanstan kovuldu13 Ocak 2015 Salı 13:24
  • Economist: Türk medyası için zor zamanlar09 Ocak 2015 Cuma 11:04
  • “AKP basını bitirdi“09 Ocak 2015 Cuma 10:26
  • "Bu ayıp, bu kan asla temizlenemeyecek"08 Ocak 2015 Perşembe 16:50
  • Atilla Taş'tan olay yaratan 'Yüce Divan' tweeti!06 Ocak 2015 Salı 11:11
  • Hülya Avşar'dan Sözcü'ye dava!25 Aralık 2014 Perşembe 10:49
  • Milliyet'te deprem, hangi isimlerin görevine son verildi?17 Aralık 2014 Çarşamba 11:27
  • Abdülkadir Selvi'nin kafası karıştı15 Aralık 2014 Pazartesi 10:54
  • Zaman kara manşetle çıktı!15 Aralık 2014 Pazartesi 10:38
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com