Madımak katliamında şok gelişme

Madımak katliamında şok gelişme
Sivas katliamıyla ilgili davada, bilirkişiye '2 Temmuz' diye yollanan görüntülerin 1 Temmuz Memur Yürüyüşü'ne ait olabileceği iddia edildi.
 Sivas olaylarıyla ilgili mahkeme, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na gönderilen ve o güne ait olduğu belirtilen görüntüleri isteyip bilirkişiye inceletti. Bilirkişi gönderilen video kaydının 'düşük çözünürlüklü' olduğunu ve 'görüntülerde mahkemenin sorduğu 3 firari sanığı teşhis edemediklerini' açıkladı.
 
Ancak, raporda incelenen video kaydın '01.07.1993 MEMUR YÜRÜYÜŞÜ.mpg' uzantılı olması dikkat çekti. Sivas'ta 2 Temmuz 1993'teki Madımak katliamından 1 gün önce memur yürüyüşü yapılmıştı. Bu durum, "Bilirkişi neyi izledi? 2 Temmuz olaylarını mı? 1 Temmuz'daki memur yürüyüşünü mü?" sorusunu yarattı.
 
Davaya bakan mahkemenin başkanı Dündar Örsdemir, Radikal'e "TBMM'nin bize gönderdiği görüntüleri olduğu gibi incelemeye gönderdik, böyle bir rapor geldi" dedi. Raporda imzası bulunan bilirkişiler de "Mahkeme bize hangi görüntüleri gönderdiyse onları inceledik" dedi.
 
Bidonlulara ne oldu?
Radikal, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na 2 Temmuz ile ilgili görüntülerin gönderilmesi üzerine, konuyu manşetine taşımıştı. Madımak Oteli'nin yandığı ve ikisi gösterici 37 kişinin öldüğü katliamdan hemen önce çekildiği belirtilen video kayıttan elde edilen fotoğraflarda, kalabalığın içinde elinde bidonla yürüyen kişiler dikkat çekmişti.
 
Bilirkişi Radikal'in "incelenen görüntülerde 'ellerinde bidon bulunan kişiler' bulunup bulunmadığı sorusuna ise aynı bilirkişiler "Bir kalabalık görüntüsüydü, benzer görüntüler vardı" demekle yetindi.
 
'Raporda açıkça memur yürüyüşü yazıyor'
Bilirkişi raporundaki "Tetkik konusu 01.07.1993 MEMUR YÜRÜYÜŞÜ.mpg" ibaresi, 'Bilirkişiler yanlış görüntüleri mi izledi" sorusunu akıllarına getirdi. Davanın dünkü duruşmasında avukatların gelen rapordaki 'memur yürüyüşü' vurgusunu hatırlatarak, mahkemenin görüntülerini bir kez daha istemesini talep etti. Avukatların talebi üzerine mahkeme de TBMM'den görüntülerin istenilmesine karar verdi.
Davanın avukatlarından Şanal Sarıhan, "Raporda açıkça 'Memur Yürüyüşü' olduğu yazıyor. Bizim davamız için de 2 Temmuz'daki görüntüler önemli. Raporda bir sürü belirsizlik var. Ancak bilirkişiler bu belirsizliklere rağmen ve sanıkların burada olmadığına yönelik kanaat bildirmiş durumda. Raporda 'Bu sanıkların olup olmadığı belli olmadığı' yönünde görüş bildirilmesi gerekirdi. Belirsizliklere görüntülerin net olmadığı vurgusuna rağmen sanıkların olmadığının tespiti nasıl yapılmış anlayamadık" diye konuştu.
 
Eksik başvuru mu yapıldı?
Dava dosyasındaki diğer önemli bir gelişme ise firari sanıkların iadesine ilişkin yazılar oldu. Yazılardan Türkiye 'nin Almanya'dan 2004'tefirari sanık Murat Sonkur'u, 2007'de ise Eren Ceylan'ın iadesini talep ettiği belirlendi.
İçişleri Bakanlığı mahkemeye gönderdiği yazılarda Almanya'nın sanık Sonkur'un 'iade talebinin mevzuata aykırı olduğu' gerekçesiyle, Ceylan'ın da 'adil yargılama hakkı bulunmadığı' gerekçesiyle iade talebinin reddedildiğini bildirdi. Avukat Sarıhan, "Alman makamların bu yanıtları acaba Türkiye bu sanıkları isterken, eksik belgelerle iade talebinde mi bulunduğu kuşkusunu doğurdu" dedi.
 
İçişleri'nden TBMM'ye...
İçişleri Bakanlığı, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na, 2 Temmuz 1993'te ikisi gösterici olmak üzere 37 kişinin hayatını kaybettiği 'Sivas Katliamı'na ilişkin olduğu belirtilen görüntüler göndermişti. Katliamdan hemen önce çekilen video kaydından elde edilen 167 kare fotoğrafın katliamın hemen öncesinde çekildiği belirtilmişti.
 
BİLİRKİŞİ NEYİ İNCELEDİ? Firari sanıkları göremedik
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta yaşanılan olaylara ilişkin çarpıcı görüntüler gönderildi. Radikal'in söz konusu görüntüleri gündeme getirmesi üzerine, firari 3 sanık yönünde devam eden davaya bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, o görüntüleri TBMM'den istedi.
 
Gelen görüntüleri mahkeme incelemek üzere Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'ne gönderdi. Mahkeme bu görüntülerde firari sanıklar, Murat Karataş, Murat Songur ve Eren Ceylan'ın olup olmadığının tespitini de istedi. 3 bilirkişi görüntüleri izleyerek bir rapor hazırladı. Mahkemeye sunulan raporda, "Tetkik konusu 01.07.1993 MEMUR YÜRÜYÜŞÜ. mpg" isimli ve uzantılı kaydın çözünürlüğü düşük olduğu" tespiti yapıldı. Raporda, inceleme konusu fotoğrafların elde edildiği kaynağa ait çözünürlüğünün düşük olduğu kaydedilerek şu tespitlere yer verildi:
"Görüntüler içerisinde karşılaştırılması istenilen şahıslara ait eşkâl bilgileri ile bu şahısların kayıt içerisinde görüldüğü zaman bilgisinin (tarih/ saat /dakika/saniye olarak) tarafımıza belirtilmediği. Tetkik konusu görüntülerde çok fazla sayıda şahsın bulunduğu. Şahısların genel itibarı ile kaydı gerçekleştiren kameraya göre uygun mesafe açı ve pozisyonda bulunmadığı. Bahse konu görüntülerde şahısların çoğunluğunun diğer şahısların arka planında kalması sebebiyle net olarak görülmedikleri. Bazı şahısların şapka kullanması nedeniyle kafa ve yüz bölgesinin görülemediği. Mukayese konusu şahıslara ait fotoğrafların uygun açı ve pozisyonda çekilmediği. Kaydı gerçekleştiren kameranın elde taşınabilen kameralardan olması sebebiyle görüntülerde titreme ve sallamaya bağlı bozulmaların bulunduğu müşahede edilmiştir."
 
'Gördüklerimiz arasında yok'
Raporda, görüntülerde 'uygun mesafe, açı ve pozisyonda görülebilen şahıslar arasında' firari sanıklar Karakaş, Songur ve Ceylan'a benzeyen kişilerin görüntüsüne rastlanılmadığı da belirtildi. (SBK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com