Medya patronlarına bir önerim var…

Medya patronlarına bir önerim var…
"AKP ve cemaat aparatı medyadan umudum yok, ama AKP rejiminin rehin aldığı‘ Merkez Medya’ patronlarına bir önerim var. O da..."

 

Cumhuriyet’in Esad görüşmesinin Türkiye ve dünya medyasında tarih yazdığını, dost-düşman herkes kabul ediyor. Bu olay, “Nasıl bir medya sahipliği?” sorusu üzerinde düşünmemiz için de iyi bir fırsat. Görüşmeyi başarıyla gerçekleştiren Utku Çakırözer, büyük bir takdiri hak etti. Ama Utku, Cumhuriyetin gazetecisi olmasa bunu yapabilir miydi? Aynı röportaja talip olan Özkök, Birand, Zaman da iyi gazeteciler. Ama randevu aldıkları halde gidemediler, bu tarihi görevi üstlenemediler. Eminim büyük bir ukde kalmıştır içlerinde. Büyük bir eziklik yaşıyorlardır ve samimiyetle, üzülüyorum onlar ve Utku’nun yerinde olmak isteyen birçok gazeteci, yazar için. Çünkü gazeteci, bir yanıyla sanatçıdır. Meslek, yaratıcılık içerir. Yaratamayan sanatçı kurur, ölür. Kısıtlanan gazeteci de içten içe kurur.

Türkiye medyası, ne yazık ki, gazetecilerin yaratıcılıklarını kullanamadıkları, iğdiş edildikleri acınası bir durumda. Türkiye’nin en seçkin beyinlerinden bir bölümü medya alanında. Ama bu insan kaynağı, becerilerini istediği gibi kullanabiliyor mu? Üstlendiği halkın haber hakkına hizmet görevini özgürce yerine getirebiliyor mu? Buna evet demeyi çok isterdim, ama biliyoruz ki cevap kocaman bir hayır. Cumhuriyet’te Utkunun yapabildiğini Doğanda Özkök ve Birandın, diğer merkez medya gazetecilerinin neden yapamadıkları çok açık. Cumhuriyet, ekonomik imkânsızlıklarına rağmen, özgür; merkez medya ise varlıklı ama bağımlı, rehin alınmış.Medya gücünü vaktinde, politik ve ekonomik amaçları için, sermaye birikimi için tepe tepe kullanan patronlar, bumerang etkisine maruz kaldılar. AKP iktidarında o medya gücü ile vuruldular, rehin alındılar. İktidarın kırmızı çizgilerinin dışına çıkarlarsa, sırtlarındaki banka, maden, inşaat, iletişim, enerji yatırımları, her an darbe yiyebilir. Şakası yok, bunu Aydın Doğan üstünde ibreti âlem olsun diye uyguladı RTE…

***

Eminim, kadrolarındaki gazetecilerin, yazarların Cumhuriyet’e gıpta ile bakışlarını, merkez medyanın patronları da paylaşıyordur. Esad görüşmesini niye bizim gazete, kanal yapmadı, niye bizim ismimiz günlerce Türkiye gündeminde, dünya gündeminde yankılanmadı, diye hayıflanıyorlardır. Bunun nedeni ile yüzleşmeyi biliyorlarsa eğer, kahroluyorlardır. İşte tam da bu olay, bir vesile oluşturmalı medya patronlarına. Artık görmeliler ki, özellikle Türkiye’nin içinden geçtiği dönemde holding bünyesinde medya taşımak, patlayıcı madde taşımak kadar tehlikeli. Artık görmeliler ki, medya yatırımı, holdinglerine, gruplarına “dışsal yarar” değil, “dışsal zarar” getiriyor. Sürekli zarar yazan bir medya var ve üstüne üstlük, bu alanın patronu olmak, iktidarın saldırısına uğramak için de bir bahane. Medya yatırımlarından hiçbirinin para kazanmadığını, medyayı “majestelerinin hizmetine sunarak” dışsal yarar sağlamanın da bedelinin çok ağır olduğunu görmüş olmalılar.

Bu çerçeve içindeki bir medyanın sahibi olmak, sorumluluk taşıyan gazeteci yöneticiler için, yazarlar için de mutluluk verici değil. Medya aristokrasisi içinde bu durumu umursamayan, çeşme akarken testimi doldurmaya bakayım, diyen çürükler, omurgasızlar az değil, elbette. Her yerde olur böyleleri. Ama çoğunluk? Çoğu kıdemli ya da çiçeği burnunda gazeteci, böyle bir bağımlı medyada mutlu olmaz, olamaz. Kendini ifade edemediği, başarıyı yakalayamadığı, gerçekleri yazıp ortaya çıkaramadığı bir mesleğin neresi tatmin sağlayabilir ki?

***

AKP ve cemaat aparatı medyadan umudum yok, ama AKP rejiminin rehin aldığı‘ Merkez Medya’ patronlarına bir önerim var. O da Cumhuriyet modelini denemeleridir. Özgürleşmek için, Cumhuriyet modeli... Yani, bir vakıf inşası ve sadece gazetecilik yapan, holding ile bağını koparmış, ekonomik olarak da özerkleşmiş medya yapılanmalarına geçmeleri O kadar ki vakıflar, patron soyadlarını değil, medya markalarını taşımalı. Hürriyet Vakfı, Milliyet Vakfı, Habertürk Vakfı, Akşam Vakfı, NTV Vakfı gibi Önerim, çalışanlarının örgütlenmelerine engel koymamaları, sendikal yapılanmanın vakıf yönetiminde söz sahibi olması, çalışanların söz ve karar sahibi oldukları medya işletmelerine dönüşmeleri Bu bir fantezi değil. Çok gerçekçi bir öneri. Bunu yapan medya patronu ölümsüzleşir. Bir kere, siyasi iktidarın hedefi olmaktan kurtulur, ekonomik olarak rahatlar. Özerkleştireceği medya kuruluşu ve çalışanlarına da, her tür iktidar ve holding baskısından kurtulup gürül gürül habercilik, gazetecilik yapacakları bir iklim sunmuş olur. Sonuçta, halkın haber alma hakkının önünü tıkayan ne varsa, ortadan kaldırarak takdir kazanır.

Böyle bir dönüşüme, hatta “devrim”e, mutlaka holdinglerin yönetimlerinden, medya kuruluşlarının üst yönetimlerinden itirazlar olacaktır. Medya etiğini boş verip hedefe odaklanmış, medyayı araç, silah olarak kullanmaya alışmışlar, bundan mahrum kalmaktan mutsuz olabilir, itiraz edebilirler. Medya yöneticisi olarak patronun sunduğu bol sıfırlı maaşlardan, makam araçlarından, kredi kartlarından, postlardan vs’den mahrum kalacak medya aristokrasisinin bir bölümü de bunu bir ütopya olarak görüp bir kalemde karalayabilir.

Ama geri kalanlar, gazetecilik mesleğini hakkıyla icra etmek için yanıp tutuşanlar, özgürce yazıp özgürce program yapmak isteyenler, böyle bir dönüşümü coşku ile karşılayacaklardır. Daha demokratik, güdümsüz, daha yatay ilişkileri olan, adil bölüşümün geçerli olacağı kurumlarda çalışmayı kim istemez?


Mustafa Sönmez - Cumhuriyet
(SHK)

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Fox TV’ye çirkin saldırı14 Ocak 2015 Çarşamba 12:55
  • Yandaş medya açık açık hedef gösterdi14 Ocak 2015 Çarşamba 12:45
  • Havuz yazarı konferanstan kovuldu13 Ocak 2015 Salı 13:24
  • Economist: Türk medyası için zor zamanlar09 Ocak 2015 Cuma 11:04
  • “AKP basını bitirdi“09 Ocak 2015 Cuma 10:26
  • "Bu ayıp, bu kan asla temizlenemeyecek"08 Ocak 2015 Perşembe 16:50
  • Atilla Taş'tan olay yaratan 'Yüce Divan' tweeti!06 Ocak 2015 Salı 11:11
  • Hülya Avşar'dan Sözcü'ye dava!25 Aralık 2014 Perşembe 10:49
  • Milliyet'te deprem, hangi isimlerin görevine son verildi?17 Aralık 2014 Çarşamba 11:27
  • Abdülkadir Selvi'nin kafası karıştı15 Aralık 2014 Pazartesi 10:54
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com