Medyaya son darbe!

Medyaya son darbe!
Usta gazeteci Uğur Dündar bugün Sözcü gazetesindeki köşesinde CNN Türk'ü eleştirdi.

AKP yandaşı medyanın, taraflı ve ayrımcı tutumuna dikkat çeken Dündar, Fethiye depreminde yapılan yayından başlayarak, Ayşenur Arslan'ın hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi'nin ekranlara apar topar veda etmesine kadar pekçok konuyu köşesine taşıdı.

Duayen gazetesi Uğur Dündar, Sözcü Gazetesi'ndeki yazısında CNN Türk'ün Fethiye depremi esnasındaki tutumunu eleştirdi.

İşte usta gazetecinin bugünkü yazısı

Si-en-en (CNN) Türk!..

Pazar günü saat 15.50...
Cep telefonuma bir mesaj geldi.
Açıp baktım, Fethiye'deki bir arkadaşım göndermiş.
"Buralar acayip sallandı, büyük deprem oldu! Herkes sokakta!" diyor.
Haberci refleksiyle hemen televizyonu açtım.

Depremi önce NTV duyurdu.
Saat tam 15.53'te bir "son dakika" haberi verdiler...
Ne de olsa geçmişin başarılı haber kanalı! Bu dönemde elleri kolları bağlı ama, suya sabuna dokunmayan konularda hâlâ hızlılar!..

CNN Türk ise, kurulduğu gün üzerine serpilen ölü toprağından hâlâ kurtulabilmiş değil.
Nitekim, NTV'den tam 3 dakika sonra toparlanıp, kısacık bir haber sunabildiler.
Sonra da Antalya'ya Doğan Haber Ajansı Muhabiri Ahmet İstek'e bağlandılar.
Ahmet'i tanırım. Deneyimli, başanlı usta bir habercidir! Merkezdeki gecikmeyi unutturmaya çalışarak, depremin tüm Akdeniz Bölgesi'nde hissedildiğini anlatıyor. Böylece durumu kurtarıyor. Oysa depremin merkezi Fethiye-Ölüdeniz açıkları.

İnsanlar Fethiye'de sokaklara dökülmüş. Hatta bir kişi kendini sokağa atmaya çalışırken, balkondan atmış! Binalar çatlamış, ölen, yaralanan ya da ağır hasar var mı, henüz bilinmiyor.
İnsanlar korku içinde artçı depremleri bekliyor! Yayının akışından, bana cep telefonu mesajlarıyla gelen haberlerin henüz İstanbul'daki CNN Türk merkezine ulaşmadığını anlıyorum.
Nitekim Fethiye'ye, Ölüdeniz kıyılarına bir bağlantı yapılmasını beklerken, kameralar tekrar Antalya'ya dönüyor!

Aaa O da ne?

Ekranda Başbakan Erdoğan! "Allah, Allah... Acaba Başbakandan depremle ilgili görüş mü alacaklar? Her alanda engin bilgi sahibi olan Erdoğan, deprem konusunda da mı konuşacak?" Hayır, hayır!.. Tayyip Erdoğan deprem için değil, AKP'nin Antalya İl Kongresi için sahneye çıkıyor!..

Fethiye-Ölüdeniz yerine Antalya'daki Ahmet İstek'e niçin bağlantı yapıldığı sorusu da cevabını bulmuş oluyor! Oysa 6.1 büyük bir deprem.
Akdeniz turist kaynıyor! Ajanslar dünyanın dört bir yanına flaş haberler geçiyor.
İstanbul'da lodosun uçurduğu 2 çatıyla 3 bacayı saatlerce haber yapan anlı şanlı haber kanalı, Fethiye'de konuşturacak birini, bir türlü bulamıyor! Ekrandaki gencecik, başarılı ve alımlı haber sunucusu Sultan Arınır, durumun farkında. Kızcağız yayını hatalardan arındırabilmek için çırpınıyor, ama nafile!..
Yapayalnız ve çaresiz!..

Diyetisyenle röportaj yapıyor!

Anlaşılan hafta sonu rehavetine, bir de Ayşenur Arslan'ın Medya Mahallesi'nden kurtulmuş olmanın rahatlığı da eklenmiş...

CNN Türk ekranında "Beyefendi'yi rahatsız edecek bir yayın kalmadığından yöneticiler, gönül rahatlığıyla tatile çıkmış bile olabilirler!..
İster misiniz, "Ayşenur" için, ekranda bir pasta kesme gereğini duymayanlar, şu dakikalarda şampanya patlatıyor olsunlar?
Hem de depremin olduğu Ölüdeniz'de! Vallahi hiç şaşırmam! "Beyefendi"nin istediği "tertemiz ekranı" yaratabilmek küçümsenecek bir başarı mı?

Bir değil 10, hatta 100 şampanya patlatsalar, bu medya yiğitlerinin haklarıdır! Dünya hafta sonları da dönüyormuş, her an her yerde büyük olaylar yaşanabilirmiş, seyirci haber beklermiş, hiç önemli değil! Varsa, yoksa "Beyefendi!.." Ayşenur Arslan'mış, Ruhat Mengi'ymiş, bunlar çok seyrediliyor, saygın reyting alıyor, para kazandırıyorlarmış, vız gelir, tırıs gider!..
Yeter ki "Beyefendi" rahatsız olmasın!..

Herkes biliyor ki, Türkiye'deki yalakalar için artık gazetecilik mesleğinin bir numaralı kuralı, "Aman Beyefendi rahatsız olmasın!"dır!..
Bunu ben söylemiyorum. Bazı medya patronları söylüyor!

Ayşenur Arslan'ı TRT'de çalıştığı yıllardan beri tanırım.

İlkeli, birikimli, dürüst ve yiğit bir gazeteci olan Ayşenur Arslan, özellikle basın özgürlüğünün yok sayıldığı baskı ve zulüm sürecinde, tüm gerçek gazetecilerin gönüllerinde eşsiz bir yere sahip oldu: İktidarın gücü karşısında eğilip bükülmedi, yağcılık, yalakalık yapmadı, sadece gerçekleri yansıtmaya çalıştı.
Evrensel habercilik ilkeleri neyi gerektiriyorsa onu yaptı.

Dalkavukların yarattığı algı nedeniyle yandaşlarının dürüst eleştiri ve önerilerine bile tahammül edemeyen iktidarın, Ayşenur'a hoşgörüyle bakması beklenemezdi.

O nedenle bu yiğit kadına her türlü yaftayı takmaya çalıştılar.

Ergenekoncu, deli, hatta meczup bile dediler! Kim bilir Aydın Doğan'a ne baskılar yapmışlardır.

Aydın Bey "Ya sabır!" diyerek, "Medya Mahallesinin tatile gireceği günleri iple çekmiştir.

İçeride Aydın Bey adına hareket eden kraldan çok kralcılar, bu kadınların çeyreği kadar delikanlı olabilseler, ne Ruhat'ın işine son verilir, ne de "Medya Mahallesi" apar topar tatile çıkarılırdı! Hadi mesleğin ölmesi umurunuzda değil!.. İçinizdeki insanın da! Ama koskoca holdingi "KOBİ" yaptınız "KOBİ!.." Hiç olmazsa bunu önemseyin!
(NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yandaş medya açık açık hedef gösterdi14 Ocak 2015 Çarşamba 12:45
  • Havuz yazarı konferanstan kovuldu13 Ocak 2015 Salı 13:24
  • Economist: Türk medyası için zor zamanlar09 Ocak 2015 Cuma 11:04
  • “AKP basını bitirdi“09 Ocak 2015 Cuma 10:26
  • "Bu ayıp, bu kan asla temizlenemeyecek"08 Ocak 2015 Perşembe 16:50
  • Atilla Taş'tan olay yaratan 'Yüce Divan' tweeti!06 Ocak 2015 Salı 11:11
  • Hülya Avşar'dan Sözcü'ye dava!25 Aralık 2014 Perşembe 10:49
  • Milliyet'te deprem, hangi isimlerin görevine son verildi?17 Aralık 2014 Çarşamba 11:27
  • Abdülkadir Selvi'nin kafası karıştı15 Aralık 2014 Pazartesi 10:54
  • Zaman kara manşetle çıktı!15 Aralık 2014 Pazartesi 10:38
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com