Medyayı Erkekler Parselledi!

Medyayı Erkekler Parselledi!
Ahu Özyurt Kural Dışı Dergi'ye çeşitli konularda çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o sözler...

“Yirmi yıllık meslek hayatında birçok başarılı işe imza attı…” diye başlayan klişe tanımlamanın hakkını sonuna kadar veren, gazeteci /anchorwoman Ahu Özyurt; CNN Türk ve Milliyet gazetesinin Washington muhabiriyken görkemli bir şekilde transfer edildiği TV kanalından çıkarılmasıyla birlikte hayatında bir ilki yaşamış oldu. Bugüne dek hakkında söylenen her şeye kulaklarını tıkayan Özyurt ilk kez konuşuyor ve Yiğit Bulut’la aralarındaki sorundan Aydın Doğan’ın kendisine tepkisine, Mehmet Ali Birand’ın ekran kriterlerinden medya dünyasının geldiği son noktaya, tüm samimiyetiyle içini döküyor.

Yiğit Bulut’la tartıştığınız doğru mu?

Yiğit bana küfretti on kişinin önünde. Ben de bunun üzerine Kenan beyle (Tekdağ) görüştüm, o devreye girdi. Mesele o tartışma değildi. Onun üzerine ben üç ay daha çalıştım Habertürk’te. Gazetecilik böyledir, editörlerimizle de şeflerimizle de haber için kavga ederiz. Yiğit Bulut’un anlayamadığı bunun kendisine karşı şahsi bir tavır olmadığı. Gazeteci olmadığı için gazetecilerin kavga ede ede haber yaptığını, haber merkezlerinin açık tartışma ortamı olduğunu bilmez. Biz böyle büyüdük, bütün haber merkezleri böyle çalışır. Bazı yerler istisna demek ki.

Mevzular kişisel alındı mı çok daha büyüyor değil mi?

Bu biraz insanların kişiliğiyle alakalı. Ben bu piyasadaki birçok ünlü isimle çalıştım, haber için kavga ettim. Bu işin doğasında var. Biz ameliyat masasındaki cerrahlarız gibiyiz; doğru yere neşteri vurursan hasta iyileşir, yoksa darmadağın olur. “Ben böyle istiyorum, oradan değil de buradan keseceğim” demek bu meslekte yapılacak bir şey değil. Yiğit Bulut’un hatası burada. Bilmediği bir suda Olimpiyat yüzücüsü zannediyor kendini.

Aydın bey; “Seni Amerika’ya ben gönderdim. Benimle muhataptın. İstifa edecektiysen de bunu bana söylemeliydin” dedi. Doğru.

Cnn Türk’ten ayrıldığınıza pişman oldunuz mu?

Pişmanlık değil de, kurum için daha çok değerim olduğunu düşünüyorum. Aydın bey; “Seni Amerika’ya ben gönderdim. Benimle muhataptın. İstifa edecektiysen de bunu bana söylemeliydin” dedi. Doğru. Doğan Grubu’nun kuralları böyledir. Ben CNN’deki yöneticilerime ulaşmak için çığlık attım ama duymadılar. Ama Doğan’ın kuralları gereği Aydın beye kadar atabilirsin çığlığını ve duyar. Benim hatam o oldu.

“Her kanalın ekranda görmek istediği insan tipi bellidir. Doğuş grubuna gidersin, herkes ya Burcu Esmersoy’a ya da Banu Güven’e benzemek zorundadır.”

Medyada kadına ne gibi baskılar uygulanıyor?

Bu her kanal için ayrı ama hepsinde var. İnsanlar biçilen üniforma belli. Ekranda görmek istedikleri insan tipi belli. Doğuş Grubu’na gidersin orada da başka bir şey var. Herkes ya Burcu Esmersoy’a ya da Banu Güven’e benzemek zorundadır. Prototip hayatlar var orada. Onun için Çiğdem Anad gibi bir insan haftada bir kere program yapabiliyor. Onun dışında ekranlar erkeklerin parsellemesi altında. Tartışma programlarını onlar yönetiyor, ana haberleri onlar sunuyor, sabah kalkıyorsunuz onlar, akşam yatıyorsanız onlar. Bu ülkenin yarısı konuşamıyor televizyon ekranlarında.

“Şimdi ekrandaki arkadaşların pek çoğu 20’lerinde ve 80 öncesini bilmedikleri gibi, 90 öncesini de bilmeyenler var. Bu arkadaşların siyasi soru sormasına imkan yok.”

On yıl önce medya nasıldı?

Kaygımız yoktu. Çatır çatır istediğimiz her şeyi sorardık. Şimdi bakıyorsunuz ekrandaki arkadaşların pek çoğu 20’lerinde ve 80 öncesini bilmedikleri gibi, 90 öncesini de bilmeyenler var. Bu arkadaşların siyasi soru sormasına imkân yok.

Çok çalışsalar becerebilirler mi?

Çalışmakla olmaz o. Yaşamadıysanız bazı şeyleri bilmezsiniz. Bu ülkede DEP’lilerin Meclis’te milletvekili iken toplanarak alındıklarını gören muhabirler; Gürkan Zengin, ben, rahmetli Hande Mumcu, Çiğdem Anad… Bu ekipten kimse şu an ekranda değil. Kürt meselesinin o dönemden beri içinde olduğu değişimi anlatabilecek birçok insanın ekranda sesi yok. Hanefi Avcı örneğin… Geçmiş dönemden onu bilmeyen arkadaşlar sadece kitabı okuyarak ya kitap hakkında yazılan köşe yazılarına dayanarak atıp tutuyorlar. Hanefi Avcı’nın Mehmet Eymür’le aralarındaki neredeyse 25 yıllık kan davasını bilmezseniz yapamazsınız. MİT’le emniyet arasındaki, askerle emniyet arasındaki mücadele yeni bir şey değil, 30 senelik bir mücadele. Daha gerisi de var. Bunları biz biliriz, bürokratlar bilir ama ekrandaki güzel arkadaşlarımız göremez.

“Mehmet Ali Birand’ın belli ekran kriterleri vardır. Ben onlara pek uymam.”

CNN Türk’e dönmek mümkün mü?

Ben isterim ama herhangi bir şekilde yapabileceğimi, beni çağıracaklarını sanmıyorum. Bir kere denedim çünkü. Mehmet Ali Birand’ın da çok istekli olacağını sanmıyorum. Mehmet Ali Birand’ın belli ekran kriterleri vardır. Ben onlara pek uymam. 20 yıldan beri benim ne saçımı beğenir, ne tipimi. Ekranda görmekten hoşlanmaz. Ona rağmen ekrana çıktım.

Bir ara biraz kiloluydunuz örneğin. Bu etkili oldu mu?

Evet, sonra fena bir aşk acısı çektim ve zayıfladım. Mehmet Ali Birand’ın kriterleri arasında bunun olması insanı üzüyor. Bu piyasaya Tuluğhan Tekelioğlu, Banu Acun, Çiğdem Anad gibi isimleri kazandıran birinin belirleyici kriterinin görüntü olması yaralayıcı bir şey.

kuraldisidergi.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com