Medyayı Korku Sardı!

Medyayı Korku Sardı!
WikiLeaks'deki elçiye bilgi aktaran gazeteci ibaresi diplomatlarla ilişki kuran isimleri zan altında bıraktı...

Bebek' sırrı çözülebilir!
Elçİ-gazeteci ilişkisini de deşifre eden WikiLeaks belgeleri, gözleri 18 Şubat 2005'te Bebek'te bir İtalyan lokantasında gazetecilerle ABD'nin Ankara eski Büyükelçisi Marc Parris'in buluşmasına çevirdi.

Bu ekibi buluşturan ne?
MASADA Parris'le birlikte, MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, TESEV Başkanı Can Paker, Cem Duna ile gazeteciler Hasan Cemal ve Cengiz Çandar vardı. Ancak o gece neler konuşulduğuna dair tek satır yazılmadı!
Hasan Cemal sürprizi...
SIzdIrIlan belgeler sonrası ABD elçiliğiyle işbirliği yapan gazetecilerin kimler olabileceğine dair dedikodular artarken, gazeteci Hasan Cemal'den önceki akşam ilginç bir açıklama geldi: Adım çıkarsa şaşırmam... 
Gözler medyaya çevrildi
Sızdırılan belgelerde Amerikan Elçiliği'nin gazetecilerle işbirliği yaptığına yönelik ifadelerin yer alması, medyayı zan altında bıraktı. Hasan Cemal, belgelerde adının yer almasına şaşırmayacağını söyledi
Haber: Salim YAVAŞOĞLU
WikiLeaks, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yazışmalarını ortaya saçmasının ardından ortalık karıştı. Sızdırılan belgelerde Türkiye'den bazı gazetecilerin ABD Büyükelçiliği ile işbirliği yaptığına yönelik ifadeler yer aldı. Bunun ardından şimdi bu gazetecilerin kimler olduğu tartışılmaya başladı. Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Cemal, konuyla ilgili NTV'de açıklamalarda bulundu. Hasan Cemal, ABD Büyükelçiliğine bilgi veren gazeteciler içinde kendisinin de çıkması halinde şaşırmayacağını söyledi. YENİÇAĞ Gazetesi, daha önce gazetecilerle, ABD'lilerin bir araya geldiği Bebek'teki yemeği manşetine taşımıştı. YENİÇAĞ, 18 Şubat 2005 tarihinde Bebek'teki İtalyan lokantasındaki gizli görüşmeyi deşfre etmişti.

Bebek'te görüşmüşlerdi
MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal, o tarihte DB Tercüman'da yazan Cengiz Çandar, Soros destekli TESEV'in yönetim Kurulu Başkanı Can Paker, TRT eski Genel Müdürü Cem Duna ve ABD'nin eski Ankara Büyükelçilerinden Mark Parris, İtalyan lokantasında bir araya gelmişti. Dünyanın YENİÇAĞ'dan öğrendiği toplantıda konuşulanlar sır olarak kalırken, yapılan açıklamalar ve kaleme alınan yazılar, ortak emeli açığa çıkarmıştı. Aynı ekip “Bebek” buluşmasının ardından daha sonra da Paker'in evinde toplantı yapmıştı.

Özkök, Arslan Bulut'a açıkladı
YENİÇAĞ yazarı Arslan Bulut da dönemin Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök'le  8 Ocak 2003 tarihinde yaptığı konuşmayı köşesinde yayımlamıştı. Arslan Bulut, Özkök'e “ABD'nin Irak harekât planlarına Türkiye üzerinden ama Türkiye'nin çıkarları adına değil, Amerikan çıkarları adına yaklaşanlar var. Bir psikolojik harekat uygulanıyor. Yalan haberler üretiliyor. Sadece bu konuda değil, bütün milli meselelerde, Türkiye'nin direncini kırmaya çalışanlar var. İki televizyon kanalı sabahtan akşama kadar bu yönde yayın yapıyor. Bu, Türkiye'ye yönelik bir psikolojik harekâtsa, bununla nasıl mücadele edeceksiniz?” diye sormuştu. Özkök'ün cevabı ise şöyle olmuştu: “Amerika böyle bir olaya başladığında, iki üç sene önceden başlıyor. Belli yazarları maaşa bağlıyor, belli yazarlara yazılar yazdırıyor, kitaplar yazdırıyor, medya kuruluşları vasıtasıyla psikolojik harekâtlar yapıyor. Ancak psikolojik harekât, her zaman topyekûn bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaz, belli hedefe ulaşmak için de bu tür harekâtlar yapılır.”
 

WikiLeaks günlüğü
Sızanlar

PKK'ya koruma

9 Ekim 2009 tarihli belge: Türkiye'nin PKK'ya karşı ekstra destek isteğine ABD “Çatışma kurallarımıza uymaz” cevabını verdi.

PKK'ya operasyon kuralımıza uymaz

9 Ekim 2009 tarihli belgeye göre; Büyükelçi James Jeffrey, Türkiye'ye gelerek bazı görüşmelerde bulunacak olan ABD Savunma Bakanı Müsteşar Yardımcısı Alexander Vershbow'a (Jeffrey ona “Sandy” diye hitap ediyor) yazılı brifing veriyor. Sandy'nin Türkiye ziyaretinin nedeni, daha o tarihlerde konuşulmaya başlandığı anlaşılan füze kalkanı konusunda, Türk liderleri ikna etmek. Raporunda, Sandy'nin, Hükümeti hangi argümanlarla ikna edebileceği sıralanırken, bir noktada, PKK konusuna değiniliyor. O dönemki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un, “PKK bu yıl bitirilecek” kararı aldığını, bu nedenle de hükümetin Amerika'dan, PKK'ya karşı ekstra destek istediğini ( “direct kinetic action” - ortak operasyon kastediliyor), ancak ABD'nin “kendi çatışma kurallarımıza uymaz” diyerek (our own rules of engagement) bu talebi reddettiğini söylüyor. (Hürriyet)
 
'Müslüman esirleri öldürün'
Suudi Kralı Abdullah, Guantanamo'daki Müslüman esirlere çip takılmasını önerdi, serbest bırakıldıktan sonra infaz edilebileceklerini ima etti.
Müslüman esirleri öldürün tavsiyesi!
ABD yönetimi Guantanamo esirlerini gönderecek ülke ararken, Suudi Kralı ve Kuveytliler, 'hepsinin ortadan kaldırılmasını' önermiş. WikiLeaks belgelerinde “Yılanın başını kesin” diyerek, İran'ın vurulması için ABD'ye baskı yapan Suudi Kralı Abdullah'ın, Guantanamo'daki Müslüman esirlere çip takılmasını önerdiği, hatta serbest bırakıldıktan sonra infaz edilebileceklerini ima ettiği ortaya çıktı. Kuveytliler'in ise esirlerin hepsinin öldürülmesini tavsiye ettikleri belirtildi. (Vatan)
 

Kızanlar


TBMM BAŞKANI M. Alİ Şahİn
Bu bilgilerin yayımlanmasının politik amaçlı olduğunu düşünüyorum. ABD'ye rağmen yayımlandığı kanaatinde değilim.

ABD'ye rağmen yayımlanamaz
Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türkiye Kızılay Derneğini ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şahin, bir gazetecinin, “Yüksek Askeri Şura sonuçlandı. Arzı söz konusu ve şu anda Cumhurbaşkanlığı vekaleti sizde. Bu noktada size herhangi bir arz söz konusu mu, yoksa Cumhurbaşkanının dönüşü mü beklenecek?” şeklindeki sorusu üzerine, “Bana şu ana kadar böyle bir husus sunulmadı. Herhangi bir bilgim yok”  karşılığını verdi. Şahin, bir başka gazetecinin Wikileaks belgeleri ile ilgili değerlendirmesini sorması üzerine, “Onunla ilgili birçok değerlendiremeler yapılıyor. Ben de sizler gibi takip ediyorum. Ancak, sadece kişisel görüşlerimi hitap edebilirim.” dedi.

Politik amaçlı

TBMM Başkanı Şahin sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece, iki cümle bu konuda kullanmak isterim. Belge olarak ifade edilen bu bilgilerin bir internet sitesinde yayımlanmasının politik amaçlı olduğunu düşünüyorum. İkincisi de şudur. ABD'ye rağmen bu bilgilerin internet sitesinde yayımlandığı kanaatinde değilim.”
Mehmet Ali Şahin, “Gizli belgelerin yayımlanması politik amaçlı, Yapılan değerlendirmeleri takip ediyorum” dedi.


DEVLET BAKANI CEMİL ÇİÇEK
Kimse bu ağır ithamlar karşısında sessiz kalmaz. Fitne çıkarmaya müsait bu sızmanın arkasında kimler var, bunları zaman içinde göreceğiz.

Bu belgeler fitne dizisi

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, WikiLeaks belgelerini fitne dizisi olarak nitelendirdi. Çiçek, Rixos Oteli'nde düzenlenen Uluslararası Yolsuzluk Konferansından ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Belgelerde bazı bakanların isimlerinin yer aldığının hatırlatılması üzerine Çiçek, şunları söyledi: 

Her yerde 40 akıllı bulunamaz

“Hukuk yollarına başvurması gereken noktalarda buna başvurulacaktır. Çünkü bunun başka yolu yoktur. Bir deli taş atar, 40 akıllı çıkaramaz. Her yerde de 40 akıllı bulunamaz. Çünkü ben bu belgelerde şu ana kadar yayınlanana baktığımda yalan yanlış, eksik, kulis, dedikodu, resepsiyonlarda öyle diyorlar böyle diyorlar, belki bazıları bakımında da doğru bilemiyorum. Çünkü 251 binden fazla belgede doğru olanlar da olabilir. Eğer belli bir maksatla yayınlanıyorsa bunlar, bunların içerisinde de bazıları doğru olabilmeli ki öbür yalan yanlışlar onun peşine takılıversin. Parça tesirli, biraz da fitne çıkarmaya müsait tırnak içinde belgeler dizisi olarak görüyorum. Olup biteni soğukkanlılıkla ve hukuk çerçevesinde değerlendirmek en doğru yoldur.”
 
++

Türkiye'deki nükleer silahlar doğrulandı
ABD'nin Berlin Büyükelçiliği'ne ait 12 Kasım 2009 tarihli belgede ABD'nin Almanya Büyükelçisi Philip D. Murphy, ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Philip Gordon ile Almanya'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Christoph Heusgen'in görüşme kaydı yer alıyor. Wikileaks'in açıkladığı belgelere göre, Almanya ABD'den topraklarındaki nükleer silahları çekmesini isteyince, “Bu durumda Türkiye'dekileri de tutmamız zor olacak” yanıtı veriliyor. (Milliyet)
++

Rasmussen verdiği sözü tutmamış
WikiLeaks tarafından yayımlanan 25 Şubat 2010 tarihli belgelere göre, NATO Genel Sekreter Yardımcılığı'na bir Türk'ün atanması yönünde Ankara'ya verilen sözün yerine getirilmesi öncesinde ilginç gelişmeler yaşandı. Ankara'nın, vetosunu kaldırması sonucu NATO Genel Sekreterliği koltuğuna oturan Anders Fogh Rasmussen, Türkiye'ye “Operasyonlardan Sorumlu NATO Genel Sekreter Yardımcılığı”nı vermedi. (Cumhuriyet)

++

Erçelebi, Erdoğan'ın istifasını istedi
DSP Genel Sekreteri Hasan Erçelebi, WikiLeaks tarafında açıklanan belgelerde ciddi iddialar olduğunu söyledi. Erçelebi, yaptığı açıklada, “Türkiye'nin bu kabustan, bu stresten kurtulması için başta Sayın Başbakan olmak üzere adı geçen bakanlar, görevlerinden ayrılmalıdırlar ve TBMM'de sayısal olarak çoğunluğa sahip olan AKP grubundan, temiz, bu belgelerde adı geçmeyen, yolsuzlukla adı anılmayan kişilerden bir hükümet kurulmalıdır ve bu hükümet Türkiye'yi seçime götürmelidir” dedi. Savcıları da göreve çağıran DSP Genel Sekreteri Erçelebi, “Sayın savcılar işte belge lütfen harekete geçin” diye konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com