Mehmet Tezkan: Referandumu niye yaptık?

Mehmet Tezkan: Referandumu niye yaptık?
Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Tezkan AKP'nin vatandaşa uyguladığı zulmün hesabını sandık bile kurtaramaz diye yazdı.

Milliyet Gazetesi yazarı Mehmet Tezkan, referandumun arka planında saklanan gerçekleri ve son dönem AKP'nin uyguladığı baskı rejimini eleştiren bir yazı kaleme aldı.

Referandumu niye yaptık?

Niye yapıldığını söyleyeyim.. Bir yığın havuç maddeyi kenara koyun, yüksek yargıyı dizayn etmek için yapıldı.. İktidarın hedefinde asıl HSYK vardı.. Sonra Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay..
Şöyle diyorlardı; HSYK üyeleri Yargıtay ve Danıştay üyelerini seçiyor, onlar da dönüp HSYK üyelerini seçiyor.. Kapalı devre kast sistemi var..
Elimizi vicdanımıza koyup söyleyelim; referandum bu yapıları kırmak için yapılmadı mı?
Evet..
Anayasa Mahkemesi’nin yapısı da değişti, HSYK’nın da, Yargıtay’ın da..
Niye değiştirildi?
İktidar adamlarına göre; üstünlerin hukukuna son verip, hukukun üstünlüğünü tesis etmek için..
Nasıl olacak?
Yüksek yargı da, hâkim ve savcılar da kendi temsilcilerini yollayacak.. Kurul 22 kişiye çıkarılacak, temsil alanı genişleyecek.. Hukuk düzeni kurulacak..
Üç ay boyunca sabah akşam söylenen bunlardı..
Karşı çıkanlar, “Kast sistemini  kırıyoruz.. Yüksek yargı ile HSYK arasındaki al gülüm ver gülüme son veriyoruz.. Mahkemedeki hâkim de savcı da bundan böyle söz sahibi olacak.. Sandık konulacak” denilerek susturulmaya çalışıldı..
İş öyle boyuta ulaştı ki.. Eski yapı öyle kötülendi ki..
Meydanlar Anayasa Mahkemesi’ne de Yargıtay’a da Danıştay’a da HSYK’ya da yuh çekti..
İkna olanlara, gözü kapalı evet diyenlere, ‘yetmez ama evetçiler’ de eklenince Anayasa değişikliği yüzde 58’le kabul edildi..

Sandıkta hesap vermek yetmiyor
Siyasetçilerin dilenden düşmeyen söz budur; hesabı sandıkta veririz..
Yani.. Seçmen mahkûm eder, beğenmiyorsa bir daha seçmez..
Peki, ya geride bırakılan onarılması zor veya imkânsız hasarlar..
Tahribatlar.. Hukukun arkasından dolanarak yapılan keyfi uygulamalar..
Onlar ne olacak?
Siyasetçi bunun hesabını vermeyecek mi? Veya şöyle sorayım, bedeli sadece bir daha seçilmemek mi?
*
Biraz açalım..
Mesela, Taksim’e Topçu Kışlası adı altında AVM yapılsaydı.. Gezi Parkı betonlaşsaydı.. Bu da İstanbulluların hoşuna gitmedi diyelim.. Sandıkta hesap sorulsaydı.. İBB Başkanı bir daha seçilemeyecekti ama Topçu Kışlası aslan gibi yerinde duracaktı..
*
Bu örnek varsayıma dayandı, somuta geçelim..
Bir önceki Sağlık Bakanı üniversite hocalarına takmıştı.. Niyeti neydi bilinmez!.. Performansa girmeyi kabul etmeyen hocaların hasta muayene etmesini, ameliyat yapmasını yasakladı..
Anayasa Mahkemesi bozdu..
Sen misin bozan.. Hukukun arkasından dolanıldı.. Bu sefer başka bakanlığı ilgilendiren kanun hükmündeki kararnamenin içine iki satır konularak halletmeye kalktı..
Çoğu hoca emekliliğini istedi..
Bir kısmı iki yıl ücretsiz izne ayrıldı..
Üniversiteler üniversite olmaktan çıktı.. (Galiba Bakan’ın amacı buydu, üniversite hastanelerine el koymak)
Anayasa Mahkemesi KHK’daki o maddeyi de iptal etti.. 1 Temmuz’dan itibaren yok hükmünde..
Şimdi üniversiteler iki yıl izne çıkan hocalara geri dönün çağrısı yapıyor.. Emekliliğini isteyen hocaları da döndürmek için formül aranıyor..
İki yıl önceki tahribat onarılmaya çalışılıyor.. İki yıl içinde sadece hocalar zarar görmedi.. Hocasız kalan doktorlar da gördü, hastalar da gördü..
*
Siyasetçi bu yaptığının hesabını vermeyecek mi?
Bakanlık koltuğundan oldu ya!..
Yeter mi?
Bir daha seçilip seçilmemesi de bizim elimizde değil.. Parti lideri isterse ‘mis gibi yere’ koyar seçilir..
Eee..
Hesap nasıl soracağız.. Verdiği zararla mı kalacak? (AAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com