'Metrobüs kuyrukları beni yoruyor'

'Metrobüs kuyrukları beni yoruyor'
Öykü Karayel’i (21), tiyatro izleyicisi tanıyor. Ama asıl çıkışını Kanal D’de yayınlanan ‘Kuzey Güney’ dizisiyle yaptı...

Kıvanç Tatlıtuğ ve Buğra Gülsoy’un canlandırdığı zıt karakterdeki iki kardeşin aşık olduğu Cemre karakteriyle. Beğeneni de çok, “Bu kadar yakışıklı iki adam nasıl Cemre’ye aşık olur” diye eleştireni de... Dizi yayınlanmaya başladıktan sonra vereceği ilk röportaj için buluştuk.

İkiziniz olduğunu biliyoruz. Size benziyor mu?

- Tek yumurta ikiziyiz. Tıpa tıp aynım. Adı Ezgi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar’da okuyor. Ben sürekli setlerde bulunduğum için ünlü olup tanınmanın nasıl bir şey olduğunu anlayamıyorum. Bu duyguları o yaşıyor.

Hiç yer değiştirdiğiniz, hatta sizin yerinize onun sete gittiği oldu mu?

Yok. Okul hayatımız boyunca hep bu soruyu sordular ama hiç birbirimizin yerine geçmedik.

“Bahçelievler’de ailemle oturuyorum, set Üsküdar’da. Bu yüzden çoğu zaman Cihangir’de menajerimde kalıyorum. Metrobüs kuyrukları beni yormaya başladı. En son dizinin dördüncü bölümü yayınlandığında bindim”


Oyunculuğa nasıl başladınız?

- Dayım tiyatroyla uğraşıyordu. Ben de dört yaşımdan itibaren onun provalarını izlemeye başladım. Aklımda hep sanatla ilgili işler vardı. Lisede ne istediğime tam karar verdim ve Kenter Tiyatrosu’nun akademisine kaydoldum. Ardından ıstanbul Üniversitesi’nin tiyatro bölümüne girdim ve mezun oldum.

Nasıl keşfedildiniz?

- Üniversitede büyük arkadaşlarımız bir iş fırsatı duyarsa alt sınıftaki öğrencilere haber verirdi mutlaka. TiyatroKrek seçmelerinden haberdar oldum. Seçmelere katıldım ve oyun için seçildim.

16 Kasım’da yeniden başlayacak ‘Güzel şeyler Bizim Tarafta’ oyununda türbanlı bir kızı oynuyorsunuz. Size ödül kazandıran bu rol için ne söyleyeceksiniz?

- Ayşe karakterini oynarken o karakterin türbanlı oluşunu hiç düşünmedim. O, sokaktaki herhangi bir kızdı. Oyunun meselesi de zaten türban değil. Ne kadar benzemesek de aslında aynı olduğumuzu ve birbirimizi bir noktadan sonra anlayabileceğimizi gösteriyor.

Türbanlı arkadaşlarınız var mı?

- Uzak akrabalarım arasında var. Ayrıca ıstanbul’da, Çemberlitaş Kız Lisesi’nde okudum ve okulun yarısından çoğu türbanlıydı.

BEN OLSAM NE KUZEY’İ NE DE GÜNEY’İ SEÇERİM

‘Kuzey Güney’ dizisine nasıl girdiniz? Sonuçtan mutlu musunuz?


- Tiyatro oyunuma önce senaristlerden Ece Yörenç geldi. Ardından Kerem Çatay beni izledi. Her şey çok hızlı gelişti. Ama şimdi bulunduğum noktadan gayet memnun ve mutluyum.

Dizide canlandırdığınız Cemre sizce nasıl bir kız? Benzer yanlarınız var mı?

- Onu anlamaya çalışıyorum. Hırslı bir kız. Ünlü olup iyi bir hayat yaşamayı istiyor. Aşkta çok fazla seçme şansı olmamış. Aynı mahalledeyken bulunabilecek en iyi iki erkeğe aşık olmuş. Bir taraftan da yaptığı seçimlerde birbirinin zıttı iki adam var. Bu da Cemre’nin iç dünyasında ne kadar dengesiz olduğunu gösteriyor. Bana gelince, Cemre’yle benzer hiçbir yanım yok.

Türkiye’nin en yakışıklı adamları Cemre’ye aşık. Biraz şanslı bir kız galiba...

- Belki şanslı belki değil, bunu henüz bilmiyoruz. İki adamın da henüz Cemre’ye bir faydası yok. Bence şu anda şanslı değil.

Siz hiç iki aşk arasında kaldınız mı?

- Evet, kaldım. Üniversitedeyken. Hatta bunu iki kez yaşadım.

Hangi tarafı seçtiniz?

- Tamamen güvendiğim ve bana güven veren taraftan yana seçimimi kullandım.

Onlar da Kuzey ve Güney gibi kardeş miydiler?

- Hayır, kardeş değillerdi. Aslında üstünden çok zaman geçti detayları ve o zaman ne hissettiğimi gerçekten hatırlamıyorum ama yaptığım seçimde pişman olmamıştım.

Peki Öykü Karayel olarak Kuzey’i mi Güney’i mi seçerdiniz?

- İkisini de seçmezdim. Çünkü Kuzey benim için fazla kontrolsüz. Güney ise ne istediğini biliyor ama bazı değerleri fazla büyütüyor gözünde ve bunun farkına varmıyor.

Kadınları günümüzde Kuzey gibi sert ve asi erkekleri daha çekici buluyor. Sizce neden?

- Kuzey ve Güney. Adı üstünde ikisi de çok uçlarda. Kadınlar ikisinin bileşimini istiyorlar sanırım. Ben ortalardan yanayım ve sakin taraftayım.
Ekvatordasınız yani?

- Evet bayağı ekvatorum (Gülüyor).


KASAYA ÇIKIP OYNAMIYORUM TOPUKLUYLA ÖYLE ZANNEDİLİYOR

Kıvanç Tatlıtuğ çok yakışıklı, ona herkes bayılıyor. Birçok kadın yerinize olmak isterdi. Onun karşısında oynamak nasıl bir duygu?

- Öyle bakamıyorum duruma. Kıvanç, karşısında durduğum zaman oyuncu olarak iletişim kurabildiğim insanlardan ve bu güzel bir şey.

Onunla ilk karşılaştığınızda “Vay be çok yakışıklı” dediniz mi?

- “Vay be” demedim tabii ama evet, gayet yakışıklı.

“Bu kadar yakışıklı iki erkek bu kıza nasıl aşık olur. Bu kızda bu derece ne buluyorlar” eleştirilerine ne diyorsunuz?

- Derdim o değil. ınsanlar, gerçek hayatta ikisi için de çok ünlü ve yakışıklı diye düşünebilir. Ama dizide aynı mahallede büyümüş iki adam ve bir kız var! Neden olmasın?

Gerçek hayatınızda bu kadar yakışıklı adamlar size aşık oldu mu?

- Herkesin dikkatini çekecek, dünya güzeli bir adamla ilişki yaşamadım. Ama hayat bu, ne getireceği belli olmaz!

Bazıları eleştirileri sosyal linç olarak tanımlıyor. Siz de sinirleniyor musunuz?

- Neler konuşuluyormuş, bunlardan haberim yoktu! Ara ara duyuyorum ama forum sitelerini takip etmiyorum.

Aynanın karşısına geçip “Aslında güzel kızım” dediğiniz oluyor mu?

- Kendimi çirkin bulmuyorum ama zaten bu söylediğiniz tamamen göreceli bir şey. Ara ara kendimi güzel de buluyorum.

Elimde bir sihirli değnek olsa sizde neyi değiştirmemi isterdiniz?

- Oyuncu olarak kontrolü gerektiği yerde bırakmayı öğrenmek istiyorum. Çünkü özel hayatımda çok kontrollüyüm ve bu oyunuma yansıyor.

Peki fiziksel olarak nerenizi değiştirelim?

- 1.60’lık boyumu uzatabiliriz.

Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılıklı sahnelerde altınıza kasa koyduğunuz doğru mu?

- Öyle bir şey yok! (Gülüyor) Topuklu ayakkabı giyince öyle zannediliyor herhalde.

Kıvanç’ın kaslarına gelirsek... Gerçekten öyleler mi? Hiç dokundunuz mu?

- Temas ettim; gerçekten öyleler.

BU RÖPORTAJI VERMEK BİLE BENİM İÇİN BİR SIKINTI

Sanki bizim mahallenin kızı gibi duruyorsunuz...

- Beni günlük halimle gören, seksi bir kadın demez. Günlük yaşamda kot ve üzerine tişört giyerim. Ama çok da Cemre gibi değil.

Onun gibi ünlü olma hayalleriniz var mıydı?

- Hayır. şu röportajı vermek bile benim için sıkıntı aslında.

Neden?

- Çok sevdiğim bir şey değil. şu an fotoğrafçı arkadaşınız fotoğraf makinesini çıkardı ya, biraz korkmaya başladım.

Konuşurken bu kadar çekingen olmanızın sebebi bu mu?

- Normalde de böyleyim. Ağzımdan cımbızla laf almaya çalışırlar.

İkili ilişkilerinizde de böyleyseniz erkek arkadaşınız çıldırıyordur...

- İlişkiye göre değişiyor aslında. Bundan yorulanlar da oldu tabii.

Peki sizi nasıl etkilerler? Karşınızdaki konuşurken öyle bakar mısınız?

- (Gülüyor) Karşı taraftan alacağımı alıyorum. ınsan ilişkisi işte, bir şekilde kuruluyor. Normal insanlar gibi iletişime geçiyoruz.

Bu kadar sakin ve durgun biri olarak oyunculuk sizin için biraz ters bir meslek değil mi?

- Biraz garip gibi, nedenini ben de açıklayamıyorum.

Sizi hiç tanımayan birine kendinizi nasıl anlatırsınız?

- Çekingen olduğumu söyleyebilirim. Biri benimle iletişime geçene kadar asosyal sayılırım. ılişkilerde girişken kişi değil, gözlemleyen kişi oluyorum.

Bu, hayatta kazandıran bir davranış mı?

- Güvenli alan gibi gelmesine rağmen çok büyük faydasını görmedim ama ben böyleyim işte.

Röportaj: Hakan GENCE / Fotoğraf: Emre YUNUSOĞLU


 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • YGS'de ek süre bugün son15 Ocak 2012 Pazar 10:57
  • 1 milyon 800 bin kişiye uyarı15 Ocak 2012 Pazar 10:48
  • Karayoluna ilginç kavşak15 Ocak 2012 Pazar 10:43
  • İsrail'in ABD'yi deli eden planı15 Ocak 2012 Pazar 10:40
  • Suriye'de genel af15 Ocak 2012 Pazar 10:37
  • Cinnet geçirip ailesini katletti15 Ocak 2012 Pazar 10:13
  • Önce kaptan terketti15 Ocak 2012 Pazar 10:07
  • Tartışılan oyun sahnede15 Ocak 2012 Pazar 09:57
  • Başkent'te kar devam edecek15 Ocak 2012 Pazar 09:48
  • Domuz gribi geri döndü15 Ocak 2012 Pazar 09:37
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com