MHP Genel Başkanı Bahçeli, Samsun'da

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Samsunda
Bahçeli:

SAMSUN (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 17 Aralık operasyonuyla ilgili, "Bu devlet aciz midir? Bu devletin müesseselerinde devlet geleneğimizden hiçbir unsur kalmadı mı ki yolsuzlukla mücadele hala sonuç alınamadığı gibi Türkiye'de de çok büyük tartışmalara sebep oluyor" dedi.

Samsun programı kapsamında Vezirköprü ilçesine gelen Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, ilçedeki sıcak karşılamanın kendisini oldukça mutlu ettiğini söyledi.

Türkiye'yi ilçe ilçe, il il gezdiğini anımsatan Bahçeli, MHP'nin Türkiye genelinde bin 394 seçim çevresinde değerli adaylarıyla seçimlere hazırlandığını ve iddialı bir şekilde de sonuç alacağını belirtti.

Hazırlıklarının çok eskiye dayandığını, Türkiye'de bütün siyasi partilerden önce Ankara, Kayseri ve İstanbul'da adaylarını milletle tanıştırdıklarını vurgulayan Bahçeli, milletle hedefe doğru koştuklarını aktardı.

Seçimlere 25 siyasi partinin katıldığını belirten Bahçeli, "Hepinizin bildiği gibi siyasi partiler demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu ülkede yaşayan aziz milletimizin değerli evlatları kendi dünya görüşleri, kendi bakışları ve gönülden gelen seslenişleriyle ya parti kuruyorlar ya mevcut partilerden birisine gönül veriyorlar ya onların yöneticileri oluyorlar ya da adayları oluyorlar. Bu en tabii demokratik bir haktır. Bunu kullanmak isteyen her insanımıza Milliyetçi Hareket Partisi saygı duyar ancak MHP demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan köklü ve gelenekli, 45. yılını bu yıl kutlayan bir siyasi parti olarak bu yarışta vardır ve bu yarışın sonucunda da inşallah güzel neticeler elde edeceklerine inanmaktadır. O bakımdan bütün siyasi partilerimize, onların değerli üyelerine ve adaylarına MHP olarak başarılar diliyoruz" diye konuştu.

"Öyle dönemler yaşanıyor ki bazen mahalli idareler seçimlerinin çok ötesinde yeni bir misyon ve anlam yükleniyor" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"İşte 30 Mart seçimleri böyle bir dönemdir. Bu seçimlerde sadece belediye başkanımızı seçmeyeceğiz. Türkiye'nin geleceğinin belirlenmesinde ve siyaseten yeni şekillenmelerin beklentisi içinde kısa bir süre sonra cumhurbaşkanımızı, daha sonra da 2015 yılı, en geç 12 Haziran'ına kadar milletvekillerimizi seçerek bir siyasi süreci başlatmış oluyoruz. Bu süreç bizim için çok önemlidir. Türkiye'nin iç ve dış tehdit ve tehlikelerle karşılaştığı bir ortamdayız. Sosyal ve ekonomik yönde birçok sıkıntılarımızın devam ettiği bir süreçteyiz. Türkiye'nin Oslo'dan başlayıp İmralı canisiyle süren ve Kandil'de noktalanmak isteyen bir bölünmenin eşiğindeyiz. Böyle bir dönemde seçimler çok önemlidir. Çünkü millet iradesi, demokrasi içinde bu sorunları çözme gereğini hissetmelidir. Onun için bu seçimleri milletçe önemsemeliyiz. Mutlaka sandığa gitmeliyiz, sandıkta oylarımızı kullanmalıyız."

- "Sandıkta oy çalımına müsaade edilmemeli"

Sandık görevlilerine de uyarılarda bulunan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Sandık görevlileri olan arkadaşlarımız veya diğer partililerin görevlileri çok dikkatli olarak sandıkta hileye, sandıkta oy çalımına müsaade edilmemeli. Söz gelimi Vezirköprü'de bir ilkokulumuz var, orada oy kullanacağız. İlkokulun çapına göre 25 sandık var, bu sandıklardan bir tanesini örnek olarak verelim. A partisi akşam sayımda 11 oy alıyor ama sandık görevlisi olan arkadaşlarımız biraz dikkatten uzak kalırlarsa, bir ihmal gösterirlerse, bu 11'in sağına ve soluna herhangi bir şekilde 1 oy yazsalar, yani 1 rakamını koymuş olsalar 11, 111 oluyor. Dolayısıyla haksız yönden, hırsızlama bir oyla o sandıkta öne geçiyor. Bu zamanla her tarafta böyle olmaktadır. Önümüzdeki günlerde bunun daha da fazlalaşacağını düşünmemek mümkün değildir. O bakımdan partimizin sandık kurullarında görevlendirilen arkadaşlarımıza hepsinden sandıklarında mutlaka görev sonuna kadar bulunmalarını, sayım sırasında çok dikkatli olmalarını, MHP'nin oylarını çalmaya yeltenenlere müsaade etmemelerini istiyorum. Çünkü bir oyla belediye başkanlığı kazanılabilinir, bir oyla belediye başkanlığı kaybedilebilinir. Bunun Türkiye'de çok örnekleri var."

AK Parti'nin 11 yıldan bu yana Türkiye'yi yönettiğini belirten Bahçeli, AK Parti'nin yakın tarihte hiçbir siyasi partiye nasip olmayan sayısal  bir çoğunlukla Meclis'te temsil edildiğini söyledi.

Yasama ve yürütme denilen kuvvetler ayrılığının ilk ikisinin de bugünkü iktidarda bulunduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu gücü milletimizin lehine kullanacağı yerde vadettiklerini, söylediklerini, programlarında veya seçim beyannamelerinde ortaya koydukları projeleri uygulayacakları yerde bu gücü kendi nefislerine doğru kullanmaya başlamışlardır. Özellikle son dönemde bu çok belirgin olmuştur. Başta Adalet ve Kalkınma Partili kardeşlerime söylüyorum, siz Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verirken 2001 ve 2002 yıllarında yaşadığımız ekonomik kriz, o krizin getirmiş olduğu ağır şartlar, hayat pahalılığı, işsizlikten bir an evvel kurtulabilecek, bir çözüm üretebilecek umut bağlayacağınız bir siyasi partiye ihtiyaç duyduğunuz için 1,5 yıl önce kurulmuş bir partiye hemen yığılarak orayı tek başına iktidar yaptınız. İktidarınızın amacı sorunlarınızın çözümüydü, iktidarı desteklemenizin amacı çocuklarınıza iş bulmaktı, hayat standartlarınızı yükseltmek, gelir seviyenizi artırmaktı. Eğer bunların hepsi 13 yıl içinde gerçekleşmişse söyleyecek sözümüz yok. Sayın Başbakan ile beraber, 'Birlikte yürüyelim biz bu yolları' şarkısını söyler, gidebildiğiniz kadar gidersiniz ama gerçek bu değilse o zaman biraz düşünmek lazım" diye konuştu.

- "Kimin üstünü örtüyorsun"

Türkiye'deki gelişmelerin iyi takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, bu gelişmelerden en tehlikelisini şöyle açıkladı:

"Bunlardan en tehlikelisi, en çözümsüzü Allah muhafaza bir sefer gerçekleşirse Türkiye için felaket olur. O da Suriye'de görüldüğü gibi, Batı Kürdistan Özerk Yönetiminin üç kanton halinde oluşması, şimdi Türkiye'de bölücü terörü cesaretlendirmiş Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Barzani'nin Diyarbakır'daki görüşmelerinden de biraz daha hızlandırılmış ve 2014 yılını özerklik yılı ilan eden PKK'nın siyasallaşmış unsurları Türkiye'de belediye seçimlerinden sonra bir Kuzey Kürdistan Özerk Yönetiminin amacını taşımaktadırlar. Bunlar bunu başaramayacaklardır. Allah'ın izniyle başarmaları da mümkün değildir ama böyle bir niyet 'demokratik açılım' denen zırvayla bugünkü iktidar döneminde gittikçe uygulanabilirlik haline getirilmek istenmektedir."

17 Aralık operasyonlarına da değinen Bahçeli, 17 Aralık'ın üzerinden 83 gün geçtiğini dile getirerek, şöyle dedi:

"Bu devlet aciz midir? Bu devletin müesseselerinde devlet geleneğimizden hiçbir unsur kalmadı mı ki yolsuzlukla mücadele hala sonuç alınamadığı gibi Türkiye'de de çok büyük tartışmalara sebep oluyor. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 83 gün içinde esnafımız için söylediği bir şey varsa, işsiz için söylediği bir söz varsa, hayvancılıkla uğraşan, çiftçiler için, işçiler için söylediği bir söz varsa ve bunlar için de bir gayret gösteriyorsa yanılmış olan biz olalım ama bunların hiçbirisini söylemeyip, 83 günden bu yana 'bana komplo yapılıyor, bana montaj yapılıyor, Türkiye'de paralel devlet var, Haşhaşiler var, şu var, bu var, alçaklar, hainler AKP'yi iktidardan düşürüyorlar' diyerek 41 tane yolsuzluğa karışmış insanların içeriden çıkmasına vesile olabilecek oyunlara ne gerek var Sayın Başbakan? Savcılardan ne istiyorsun ki kıyıma uğratıyorsun? 8 bin polisi neden yerinden ediyorsun? 28 valini merkeze niye alıyorsun? Kimi koruyorsun, kimin üstünü örtüyorsun?"

- "Bu nasıl 'ak' partililiktir her tarafı kararmış"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'yi kurduktan sonra, partinin kısaltılmış olarak ismini vatandaşın AKP olarak nitelendirdiğini vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir gün bir televizyon konuşmasında 'biz AKP değiliz, biz AK Parti'yiz' diyordu. Bu nasıl 'ak' partililiktir her tarafı kararmış. Olayların üstünü örtüyorsun. Akıl sır alacak iş değil, önce AKP'li kardeşlerim siz düşünün. Hep beraber düşünelim. Çünkü bu sizin desteğinizle iktidar olmuş bir partidir. Bir ayakkabı kutusunun size göre değeri nedir? Çocuğa gittiniz alışveriş yaptınız bir ayakkabı aldınız, ayakkabıyı eve getirdiğiniz vakit evladınız bundan çok mutlu olur. Hatta hepimizin çocukluğunda olduğu gibi bayramda seyranda bir ayakkabıya kavuşsak, o gece giymeyiz, yatağınızın başında da tutarsınız. Ertesi gün giyersiniz. ve bunun kutusunu ne yapacaksınız bunu giydikten sonra kutuya ihtiyaç var mı? Peki bu kutuya 4,5 milyon doları saklamak aklınıza gelir mi? Zaten böyle bir paraya sahip olmak çok mümkün değil de. Bir genel müdür 4,5 milyon doları saklaya saklaya bir ayakkabı kutusunda mı buldu?"

"İşte elindeki televizyonlarla her gün televizyondasın, mitinglerini 5-10 kat gösteriyorlar. Eğer montaj arıyorsan git o mitinglere bakın" diyen Bahçeli, "Bu gidişatın sonu yok. Sayın Başbakan'a diyorlar ki 'böyle bir havuz oluşmuş, 630 milyon dolar toplanmış, bu iş adamlarının davranışlarına ne diyorsunuz'. Sayın Başbakan alay edercesine cevap veriyor, 'Bu iş adamları istikrarlı adamlardır. Havuza girseler de ıslanmazlar' diyor. Kiminle dalga geçiyorsun Sayın Başbakan, hiç mi sana oy verenlerin onurunu kurtarmak istemiyorsun? Onlara hiç mi borcun yok? Ne demek 'havuza girseler de ıslanmaz', havuzda su mu var ki ıslansın? Havuzda 630 milyon dolar Amerikan parası var. Oraya giren adam ne yapacak, koyun yününden yapılmış döşek gibi, sabahtan akşama kadar istirahat eder o zaman" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan'ın bir televizyon programında, kendisine yöneltilen soru üzerine beslenme şeklini açıkladığını anlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

"'Üç öğün bal kaymak yiyorum' diyor. Tabi gazetelere dökülenlere bakarsan evindeki 1 milyon dolar bu ülkenin balı kaymağı olsa gerek. Bu nasıl bir söz. Sana ne yediğini soruyorlar ama vatandaşın yediğinin ortalamasında bir şey söyle. Herkes zaten siyasilere sordukları zaman ortalama bir şey söylerler ama ne yediklerini de kimse bilmez. Efendim 'ben kuru fasulye ile pilavı çok severim, yanında da soğan olursa değme keyfime' derler ama bunlar hakikaten soğan pilav mı yiyorlar orası meçhul, ama sayın Başbakan boş bulunup ' ben bal kaymak yiyorum' diyor. Anlaşıldı ne yediği. Türkiye'de 1 milyar dolar ancak bal ve kaymağı yemekle olur. Yolsuzluk ve rüşvet çok tehlikeli bir hastalıktır. Zamanında tedbir alınmazsa yaygınlaşır. Kangren gibidir. Bunun çözümünü bulmamız lazım."

Devlet Bahçeli daha sonra vatandaşları selamladı, ardından Havza ilçesinde MHP seçim bürosunun açılışına katıldı. Buradan Kavak ilçesine geçen Bahçeli, İstasyon Meydanı'nda vatandaşlara belediye başkan adaylarını tanıttı. Bahçeli, şiddetli yağmur üzerine konuşmasını kısa sürede sonlandırdı. 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com