MHP Lideri Bahçeli konuştu!

MHP Lideri Bahçeli konuştu!
MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları

KADIN HAKLARI


Kadınların her alanda saygınlığı artırılmalı ve eğitim düzeyleri yükseltilmeli. Karar mekansizmasında daha fazla rol almaları sağlanmalı.

Antidemokratik ve insan haklarına aykırı uygulamalara son verilmeli.

Bu anlayış ve yaklaşımın izdüşümünde Türk kadınının yanında samimiyetle duracak ve her görevi yerine getireceğiz. Bundan kadınlarımız emin olmalıdır.

Türkiye kritik olduğu kadar sıkıntılı bir sürecin içinden geçmektedir. Sağlıklı güvenceli ve yaşanılır bir ülke omlaktan hızla uzaklaşmaktadır.

Türkiye, şaibelerin ve belirsizliklerin yığıldığı bir dönemin sancılarını yaşamaktadır.

Bu kapsamda bize göre üzerinde durulması gereken 3 konu başlığı bulunmaktadır.

POZANTI CEZAEVİNDE YAŞANANLAR

Bunlarda en önemlisi Pozantı M Tipi Cezaevi'nde yaşandığı iddia olunan vakalar zinciridir. Hangi nedenle olursa olsun cezaevinde bulunan çocuklara karşı işlenmiş suçlar, haklı olarak tüm dikkatleri üzerine çekmiştir.

İşiten herkesin ciğerini parçalayan bu rezalet herkesin eleştirisine neden olmuştur.

Kimsesiz kızlarımıza en adi davranışların ve alçakça muamelelerin yapıldığı aşikardır.

Bu anlamda içimizi rahatlatan bir gelişmeye de rastlanamamıştır.

Adli takipler ve görev değişiklikleri caydırıcı ve önleyici olmamıştır. Adı geçen kişiler AKP'nin yönlendirdiği ve görev verdiği kişiler olmuştur.

Bu cezaevinde meydana gelen ahlaksızlıklar, iktidarın gevşek ve cesaretlendirici uygulamalarından feyz almıştır.

Bu olaylar hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir facia olarak AKP'nin alnına kazınmıştır.

Çetelerle darbecilerle mücadele edildiğini ifade eden AKP hükümeti, sorumlulukların sapıklara teslim olduğunu göremeyecek kadar bilincini kaybetmiştir.

200 çocuğun Sincan'a nakledilmesiyle bu pisliğin temizlenmesi imkansızdır.

Bu vukuat Sincan'da da gerçekleşirse AKP hükümeti ne yapacaktır, onlar nereye sevkedecektir. Asıl mesele AKP'nin bozuk zihniyetidir.

Başbakan Erdoğan suç örgütlerine aman vermedik, çetelerin hakkından geldik sözlerine son vererek, insanlık müsvettelerine haddini bildirmelidir.

İnsan olmaktan kaynaklanan dokunulmazlıklarına müdahele eden lekenin cezasız kalmaması için her türlü tedbiri almalıdır.

ADIYAMAN'DA ALEVİ EVLERİNİN İŞARETLENMESİ

Adıyaman'da çoğunlukla alevi olan evlerin kapılarına işaret konulması bizi de endişelendirmiştir.

Bu vaka, hassasiyet derecemizi daha artırmıştır.

Kime ve neye hizmet ettiği belli olan Alevi-Sunni, Laik-antilaik ayrımcılığı, husumetlere kapı aralamıştır ve bir dönemimizi heba etmiştir.

Bizi anlayışımzıda Türk milletinin hiçbir ferdinin bir diğerinden üstünlüğü ve fazlalığı yoktur.

Ay yıldızlı albayrağımızın etrafında toplanan, vatanımıza evi gibi bakan, tarihimize toz kondurmayan herkes, bizim için yeri doldurulamayacak derecede kıymetlidir. Biz herkesi eşit görük, beraberlik içinde kabul ettik.

Mezhep çekişmesinin fitilini ateşlemeye çalışan hiçkimseye tahammülümüz yoktur.
Alevi-İslam inancına mensup kardeşlerimizin durumunun aydınlatılmasını acilen bekliyoruz.

Hükümetin bu olayın çocuk işi olduğu yönündeki açıklaması bizi hiç tatmin etmemiştir. "3 Alevi olmayan vatandaşımızın evi de işaretlenmiştir" gibi basit izahat, bizi hiç tatmin etmemiştir. Bu olay hafife alınmamalıdır. 

Eline tutuşturulan suç aletleriyle sokakları savaş alanına çeviren çocukların arkasında kimlerin durduğu herkesin malumudur.

Yaşları fırsat bilinen çocukların nasıl kullanıldıkları da üzücü yanlarıyla hafızalarımızdadır.

Kadın kıyafetleri girdirilerek bölücü emellere alet edilmeleri, sıradanlaşmıştır.

Tesadüflerin ihtimallerin seyrine bırakmamak, tespit yapayın derken testiyi kırmamak çok daha önemlidir.

Konunun bütünüyle aydınlatılması, sisli taraflarının yok edilmesi sorumluluk borcu olmuştur.

Alevi-İslam inancına mensup kardeşlerimiz şunu bilsinler ki can bildikerllerimizi canımız olarak gördüklerimizi biz kendimizden ayrı tutmayız kendimizde ayrı değerlendirmeyiz. Öünkü biz alevi kardeşlerimizin hakkını her şart altında sahipleriniriz ve bağrımıza basınız.

Gelin canlar bir olalım iyi olalım iyi kalalım ve ilelebet birlikte duralım.

Birbirimize düşmemizi gözleyen simalara el ele vererek Türk milletinin kudretini bir kez daha gösterelim.

DİYARBAKIR İÇKALE'DEKİ KAZILAR

Bilindiği üzere restorasyon kazılarında kemikler bulunmasının ucu Başbakana kadar uzanmıştır.

Toprak altından kendilerine çıkış yolu arayanlarla ilgili görüşlerimi daha önce de ifade etmiştim.

Faili meçhul olan karanlıkların aydınlatılmasına vurgu yapmıştım. AKP hükümetinden beklediğimi duyurmuştum.

Anormal boyutlara ulaşan dengesiz gelişmelerden yorulduğumu da bildirmiştim.

Erdoğan ise bizi kendince zan altına almaya çalışmıştı. Diyarbakır'daki arkeolojik kazılarda rastlandıyle çıkan kemikler, BDP'ye de AKP ile birlikte istismar fırsatı vermiştir.

Bu partilerce ideolojik rant kapısı oluşturulmaya çalışılmıştır.

Diyarbakır'î kemik borsasına çeviren acımasız yazılar yazılmıştır. Etnik temelli bölücülük zehri durmadan kusulmuştur.

Kazılarda bulunan kemiklerin yüz yıllık olması, ortaya çıkan gerçeği bastıramamıştır.

Erdoğan bölücülük tuzağından nasıl çıkacak ve nasıl bir pişmanlık emaresi çıkacaktır.

Erdoğan özür dileyecek midir? Her karışında şehit olan vatan toprakları kazılmaya devam edecekmidir.

İçkale'de çıkan kemiklerden rahatsızlık duyduğumuzu söyleyerek, neden çıkmasın, tabii ki çıkacak sözleriyle

Bu kemikler senin umduğuni propaganda malzemesi yaptığın kemikler değildir. Sen kemiğin derdinde ol, biz doğruların gerçeklerin peşinde olalım. Sen inanç tacirliği yaptığın gibi kemik tüccarlığına da soyun. Biz birlik ve beraberlik çağrımızı sürdürelim.

Failleri merak ediyorsan tavsiyemiz uzağa bakmaktansa, kol kola girdiğin emperyalistlerin yüzlerine bakmandır.

Aklından bir an olsun çıkarma ki sen Türk milletini toprak altı etmeden, bu millet Hükümetini inşallah sandık altı yapacaktır.

Geçtiğimiz hafta İstanbul Sütlüce'de, dün de yargıtay binasının önünde bomba patlamıştır. Tek tesellimiz ölü olmamasıdır. Buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Erdoğan Kandile anlaşma iaret ederken, Hükümet ihanet tekliflerinin kabul edilmesini ve dikkate alınmasını istemektedir.

Devletin güvenlik birimleri PKK'lı katillerin şehirlere taşıdıkları bombaları bilmelerine rağmen, Hükümetin kılını bile kıpırdatmaması ve saldırılara göz yumması, kabul edilebilir bir durum değildir.

Oslo'da kurulan ihanet masası ortaya çıkmıştır. Bu konuda makul bir cevabı alabilmiş değildir.

Erdoğan'a tekrar sormak istiyorum. Vatandaşımız acil cevap beklemektedir. "Sayın Başbakan, sorumuzu hasır altı yapmaktan uzak durmalısın!"

Vatandaşlarımızın bombalarla yaşamaya mecbur bırakılması büyük bir ayıptır.

Bölücülüğün fitne merkezlerinden birisi olan bir toplantıda, Diyarbakır'da sözde Kürt marşı diye bir kepazeliğe tanık olunmuştur. Benzer rezaletler daha önce de olmuş, AKP'nin bir yöneticisi de bu marşla ayağa kalkmıştır.

AKP hürmette kusur etmeyerek de maskaralığını ispatlamıştır.

Hükümet kalbinin kimlerle attığını da göstermiştir.

Adına Türkiye Cumhuriyeti denen bu aziz ülkede millet tektir, vatan tektir, dil tektir ve bayrak tektir. O da ilhamını şehit kanından alkmış, uğruna her türlü fadakarlık yapılmış Türk bayrağıdır.

Türk milleti bedel ödedi, şehit verdi ve bağımsızlığı için her şeyini öne sürdü, gerekirse bunları yine yapmaktan korkmayacaktır.

EKONOMİK GELİŞMELER

Merkez Bankasının düzenlemiş olduğu yarışma sonuçlanmış ve paramızın başına ucube bir simge getirilmiştir. Yeni simgenin hiç bir estetik yanı yoktur, milli kimliğimizle kültürümüzle, bizi biz yapan değerlerle alakası yoktur. Paranın gücü simgeyle değil, ekonomik yapının gücüyle bağlantılıdır.

Bu işten kimlerin menfaat elde ettiği soruları da belirsizliğini korumuştur. maliyeti bir yana bu simgeyle buzdolapları dolmayacak, aş ihtiyacı giderilmeyecektir.

Yeni simge, çiftçiye esnafa emekliye memura en ufak bir katkı sağlamayacaktır.

Memur emeklimiz hala zamlı maaşlarını alamamıştır.

Yasal düzenleme ihtiyacı sürüncemede bırakılmıştır. Başbakan eline tutuşturulan simge ile övünmekte ve bunu bir marifet sanmaktadır. Ekonomide yalan ve aldatma hikayeleri devam etmektedir. AKP, Sahtekarlık dalında altın madalya almaya hak kazanmıştır. (NSE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com