'MHP zan altında bırakılıyor'

'MHP zan altında bırakılıyor'
MHP lideri Devlet Bahçeli, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili başlatılan hukuki süreçte,ülkücü hareketin zan ve töhmet altında bırakıldığını belirtti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili başlatılan hukuki süreçte, milliyetçi-ülkücü hareketin zan ve töhmet altında bırakıldığını belirterek “Başbakan Erdoğan’ın sevk ve idaresi altında, milliyetçi-ülkücü harekete yönelen tahrik ve suçlama sürecinin geri planında, MHP’yi etkisizleştirme, itibarsızlaştırma ve sıfırlama çabası olduğu net olarak görülmektedir” dedi.

Yazılı bir açıklama yapan Devlet Bahçeli, 12 Eylül 1980 darbesiyle ilgili başlayan hukuki süreç içerinde, milliyetçi-ülkücü hareketi zan ve töhmet altına alan kirli ve alçak bir kampanyanın sürekli mesafe aldığını, partilerinin ve mensuplarının ihtilal şartlarının hazırlayıcısı ve olayların bir numaralı faili gibi sunan “ahlaksız iftiralar”da gözle görülür bir artış yaşandığını kaydetti. Geçmişte, Kahramanmaraş ve Çorum’da meydana gelen olayların, bugünlerde milliyetçi-ülkücü hareket üzerine yıkılma çabası olduğunu belirten Bahçeli bu durumu “kepazelikle bile izah edilemeyecek psikolojik operasyon sürecinin bir parçası” sözleriyle değerlendirdi.

Bir medya organında bu tür haberlerin ısrarla manşetten verilerek tekrar geçmişin acılarını ve kabul bağlamış yaralarını deşmeye dönük bir takım çabalar olduğuna dikkat çeken Bahçeli “Bu utanmazlığın ve dava arkadaşlarımızı suçlayan pervasızlığın millet vicdanında karşılık görmeyeceği muhatapları tarafından iyi bilinmelidir. 12 Eylül öncesinin şiddet ve vahşet tablosundan dolayı mağdur olan milliyetçi-ülkücü hareketin şerefli mensupları bu müfteriliği asla affetmeyecektir” dedi.

'HERKES CEZASINI ÇEKMİŞ VE HUKUKEN AKLANMIŞTIR'

Bahçeli ihtilale giden yıllarda yaşanan vahim komplo ve tezgahlardan dolayı haksız ve yersiz yere hedefe koyulan, olayların zanlısı olarak gösterilmeye çalışılan, bunun sonucunda da mahkumiyetlere ve ölüm cezalarına maruz kalan dava arkadaşlarının, aradan geçen 30 yılı aşkın bir süre sonra bir kez daha suçlamaya kalkışılmasını “tam anlamıyla aşağılık bir tertip” olarak değerlendirdiği açıklamasında şunları kaydetti:

“12 Eylül öncesindeki kutuplaşma ve kargaşa nedeniyle herkes cezasını çekmiş ve hukuken aklanmıştır. Darbe döneminin tarafgir ve uzaktan kumandalı mahkemelerinde görev alan, insanlığını kaybetmiş ve darbecilerin dümen suyuna girmiş görevli savcı ve hakimler, zorlama suç ve uydurma iddialarla dava arkadaşlarımızı zindanlara ve darağaçlarına sevk etmiştir. Bu itibarla milliyetçi-ülkücü hareketin aziz mensupları adaletsizliğin ve zalimliğin marifetiyle verilen cezaları çekmek zorunda kalmışlardır. Ne var ki, dava arkadaşlarımızı ihtilale neden olan failler olarak bir kez daha gösterme ahlaksızlığı başını kaldırmış durumdadır. Özellikle Kahramanmaraş ve Çorum olaylarıyla ilgili devletin, bilhassa MİT’in elinde ne belge ve bilgi varsa açıklaması haysiyet ve namus meselesi haline gelmiştir. AKP’nin tetikçisi gibi davranan istihbarat teşkilatının, değişik basın ve yayın kuruluşlarına el altından servis yapmaktansa, bunu doğrudan doğruya yerine getirmesi kaçınılmaz bir görevi olarak değerlendirilmelidir. Başbakan Erdoğan’ın sevk ve idaresi altında, milliyetçi-ülkücü harekete yönelen tahrik ve suçlama sürecinin geri planında, MHP’yi etkisizleştirme, itibarsızlaştırma ve sıfırlama çabası olduğu net olarak görülmektedir.”

'KASET KOMPLOSU DA BUNUN BİR UZANTISI'

MHP Lideri geçtiğimiz yıl Nisan ayında ortaya çıkan partisinin üst düzey yöneticileri ile ilgili kaset olaylarını da bir komplo olarak değerlendirirken, “Kaset komplosu da bunun bir uzantısı ve tarafları esasen bizce malum olan kirli bir ittifakın rezilce kumpasıdır. Bugüne kadar, partimizi gözden düşürmeye ve marjinalleştirmeye dönük kaset tuzağının vuzuha ermesinde herhangi bir gelişme olmaması, suikastçıların hala ortaya çıkarılamaması, devletin içinde yuvalanmış ve iktidarın yönlendirmesiyle faaliyet gösteren güçlerin varlığını da açıklıkla kanıtlamaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi kimin ne yaptığını, hangi ilişki ağlarının tarafı olduğunu ve varlığı üzerinde kimlerin hesap yaptığını net olarak bilmektedir. Başbakan Erdoğan; devletin güvenlik birimlerine MHP’yi takip ettirip, dinlettirecek kadar küçüleceğine, ülkenin yönetiminden sorumlu olduğunu fark etmeli ve kendisine gelmelidir. Aksi halde Milliyetçi Hareket Partisi bunun hesabını sormaya muktedir ve kararlıdır. Yeri geldiği zaman da kaset yapımında ve geçmişin acılarını bugüne tahvil ederek milliyetçi-ülkücü hareketi kuşatma altına almaya çalışanlar mutlaka gerekli dersi alacaklar ve hak ettikleri karşılığı hukuk nezdinde göreceklerdir. Herkes bilmelidir ki, bu zaman çok uzak değildir” dedi.
(SRK)




Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com