Mısır'da Geleceğin Lideri Kim Olacak?

Mısır'da Geleceğin Lideri Kim Olacak?
Hüsnü Mübarek ve yakın arkadaşlarının temsil ettiği “diktatörlük” rejimi ile sokaktaki insanın demokrasi talebi arasında sıkışan Mısır'da, geleceğin lideri kim olacak?

Arap dünyasında tartışılan “Türk modeli”nin çıkış noktasında hangi isim görev alacak? Yani... Mısır, 12 Eylül rejiminden çıkış sancılarını çeken Türkiye'nin benzeri bir konumdaysa, “Mısır'ın Turgut Özal'ı kim?..” Hem ülkeyi, artık bir daha geri dönülmez bir şekilde demokratik yola sokacak, liberal ekonomiyi yaşama geçirecek ve insan haklarına saygılı bir hukuk yapısı kuracak ama “güçlü” Mısır ordusu ile de stratejik yaklaşımlarda ters düşmeyecek...

Bütün göstergeler, Mısır'ın yeni liderinin, liberal görüşleriyle tanınan, Amerika tarafından desteklenen, Avrupa başkentlerinde büyük saygınlığı olan bir ismi işaret ediyor: Ayman Nour (Eymen Nur) Eymen Nur, 1964 yılında Mansura'da doğdu. Babası, bir dönem milletvekili de olan bir avukat, annesi de sosyal yardım programları ile tanına bir isimdi. Eymen Nur da baba mesleğini seçti ve iyi bir avukat oldu.

Eymen Nur'un yaşamı, 27 Ekim 2004 günü, El-Ghad (Yarın) Partisi'nin Mısır makamları tarafından seçimlere katılabilir resmi bir parti olarak kabul edilmesiyle kökten değişti. Partinin genel başkanı oldu. Yarın Partisi, laik, liberal demokrat, sosyal hukuk devletinden yana, özellikle de insan hakları konusunda çok hassas bir parti olarak dikkat çekti.

Eymen Nur, parti kurulmadan önce Mısır parlamentosuna bağımsız olarak girmeyi başarmış çok farklı bir milletvekiliydi. Parti genel başkanı olup, 2005 yılındaki seçimlerde Hüsnü Mübarek'e karşı cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıkladığı an, yaşamı zorlaşmaya başladı. Önce parlamento, dokunulmazlığını kaldırdı. Sonra savcının Yarın Partisi'ni kurarken evrakta sahtecilik yaptığı iddiası geldi... Devamında cezaevine girdi!.. Eymen Nur'un sudan bir gerekçeyle hapse girmesi, aslında, Mısır'da demokrasi talep eden Amerika'ya Mübarek'in yanıtı niteliğindeydi.

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice, Şubat 2005'te Kahire'ye yapacağı ziyareti Mübarek'in bu politikasını kınamak maksadıyla iptal etti. Avrupa Eymen Nur'a sahip çıktı. ABD'nin eski Başkanı Bush'un, 2007 yılında, Çek Cumhuriyeti'nin başkentinde yapılan bir “muhalifler” ve “demokrasi” toplantısında, Eymen Nur'un adını vererek üzerindeki baskılara karşı çıkması bile Mübarek'i yumuşatmadı. Amerika, Hüsnü Mübarek'e, Eymen Nur'a yaptıkları nedeniyle “taktı...” Washington'dan gelen baskılar, ancak, 18 Şubat 2009'da sonuç verdi ve Eymen Nur, sağlık nedenleriyle (şeker hastasıdır) beklenmedik bir biçimde salıverildi. 28 Ocak 2011 günü Mübarek karşıtı gösteriler sırasında başına isabet eden taş nedeniyle yaralansa da Mısır muhalefetinin ileriye dönük stratejisinde gerçek lider olarak tanımlanıyor.

Eymen Nur, Batı tarafından desteklenen, laik, liberal ve özgürlükçü demokrasi yanlısı bir isim. Çağdaş Mısır kadınının gerçek sembollerinden biri olarak adlandırılan eşi de en az kendisi kadar siyasette aktif ve özellikle orta sınıf Mısırlı kadının desteğini sağlamış durumda. Eymen Nur, Mübarek ile ilk tartışmasını İngiliz medyasının ünlü ismi Robert Fisk'e şöyle anlatıyor: Mübarek henüz işbaşına gelmişti, ben de 17 yaşındaydım. Gençlik lideri olarak kendisiyle buluşma fırsatım oldu ve kendisinde 1979 yılında ortadan kaldırılmış olan 1976 tarihli öğrencilerin başkanlarını seçme hakkını tanıyan kanunu geri getirmesini talep ettim. Bana, “Neden durup dururken üç yıl geriye gidelim, bundan kimin karı olabilir ki” dedi. Ben de kendisine elimde 40 bin imza olduğunu ve Mısır gençliğinin bu kanunu geri istediğini söyledim. Döndü, ve “O kadar imza olduğuna emin misin, üşenmem oturur tek tek sayarım” dedi. O an, 40 bin gencin imzasını saymaya kalkan bir garip adamla karşı karşıya olduğumuzu anladım...

Ölü hakkında konuşmak

Artık, günlük polemiklerin içinde yer alma cesaretim yok... Ama bir ağabey olarak yazmak ihtiyacını hissettim...

Sene 1986...

Amerika'nın İowa eyaletinin başkenti Des Moines... Ünlü Drake Üniversitesi'nin İletişim Fakültesi'nde ders görüyoruz... Hocamız Prof. Hunter, 'televizyon haber ahlakı'nı anlatırken doğrudan bana soruyor: Yerde yatan bir cesedin görüntüsünü yayınlayamazsın; neden?

Hazırlıksızım, “Seyirci rahatsız olur” veya “Küçük çocuklar rahatsız olur” gibi şeyler söylüyorum. Prof. Hunter, 'derse' devam etti: Hayır... Bir ceset, 'görüntünüzü yayınlayabilir miyim' sorunuza cevap veremez. İzinsiz yayınladığınızda tekzip edemez, mahkemede hakkını arayamaz.

Anladınız siz beni...

ANALİZ / ARDAN ZENTÜRK - STAR

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com