Muslera Galatasaray'dan ayrılıyor mu?

Muslera Galatasaray'dan ayrılıyor mu?
Galatasaray’ın file bekçisi Fernando Muslera, Antalya kampında açıklamalarda bulundu.

Uruguay Milli Takımı ve Sarı-Kırmızılı forma altında sergilediği başarılı performansla dünyanın en iyi kalecileri arasına giren ve dev takımların ilgisini çeken Muslera, sezon sonu İngiltere'ye gitmek için yeşil ışık yaktı. İngiliz devi Chelsea'nin de peşinde olduğu bilinen ve birçok takımın transfer listesinde bulunan Muslera, Premier Lig'e göz kırparak "İngiltere gibi büyük bir ligde oynamayı kim istemez. Bu benim çocukluk hayalim. Ama şimdi değil... Sezon sonunda, kulübüm de ister ve anlaşılırsa, neden olmasın?" dedi.

İşte genç file bekçisinin sözleri...

'HEP İLERİYE HEP İYİYE'

Çocukluğundan beri İngiltere'de oynama hayalin olduğunu biliyoruz. Seni ciddi şekilde istiyorlar. Başkan Ünal Aysal ise şu an bırakmak istemediğini ama değerini bulduğunda da satabileceklerini söyledi. Bu konudaki düşüncelerin nedir?

"Evet, İngiltere'de oynamak benim çocukluk hayalim. Küçüklükten beri hayalini kurduğum bir şey. Benim işe bakış açım, futbola bakış açım ise her zaman daha ileriye ve daha iyi kulüplere gidebilmek. İlk başta Wanderers ile başlamıştım Uruguay'da. Sonra Nacional ve sonra da bir adım ötesi olan Lazio...

Ardından Lazio'dan bir adım ötesi G.Saray. Çünkü ben Şampiyonlar Ligi'nde oynamak için, Türkiye'nin en önemli takımlarından birine geldim. Sadece benim değil, herkesin hayalidir herhalde bir gün İngiltere gibi büyük bir ligde oynamak. Ama burada önemli olan kulüplerin anlaşması. Başkanın dediği de doğru. Şimdi ara transferde, şu anda olacak bir şey değil. Ama sezon sonunda belki bir teklif gelir, düşünülür. Şu an G.Saray'ın futbolcusuyum. Burada mutluyum ve bağlı kalmam gereken bir sözleşmem var. Ama teklif gelir, kulübün çıkarları doğrultusunda olur, ben de istersem ve iki kulüp arasında bir anlaşmaya varılabilirse, neden
olmasın?"

'IRAK'TA BİLE GALATASARAYLI ÇIKAR'

Türkiye'de başına gelen en ilginç olay nedir? En çok neye şaşırdın bugüne dek?

"Beni en çok şaşırtan şey G.Saray taraftarı ve Türkiye'deki taraftarların futbola bakış açısı oldu. Nereye gidersek gidelim mutlaka bir taraftar grubu bizi karşılıyor. Akhisar'a gitsek, Antalya'ya gelsek ya da başka bir ülkeye gitsek hep aynı. Eminim bir gün Irak'a da gitsek, orada da bir Türk, bir G.Saray taraftarı bizi karşılayacaktır. Günlük hayatta da aynı. Evden dışarıya çıkıyorsun, alışverişe gidiyorsun, mutlaka bir taraftar karşınıza çıkıyor. Hep bir ilgi var. Beni burada en fazla şaşırtan şey bu oldu."

'WEBO'NUN GOLÜNÜ UNUTAMAM'

Bugüne dek yediğin goller arasında unutamadıkların var mı? Gol yediğin zaman neler hissedersin?

"Lazio-Milan maçında yediğim bir gol var. Ambrossini bir orta yaptı ve ben de çıktım. Alamadım ve top üzerimden geçti. O şekilde yediğim bir gol vardı. Onu unutmadım. Bir de İstanbul BŞB maçında Webo bir gol atmıştı. Elimden kaçırdım, tutamadım. Bu 2 golü unutamadığım goller arasında söyleyebilirim. Onun haricinde oynadığınız mevki çok riskli. Forvet hata yapınca orta saha kapatıyor. Orta sahanın hatasında defans kapatabiliyor. Ama kaleci hata yapınca kimse kapatamıyor. Bunun da böyle olduğunu bildiğim için, küçüklükten beri hep bu mentalite ile yetiştim. Ne olursa olsun bir hata yapılabilir, sahada herkes yapıyor ama kalecinin yaptığı hata, daha affedilmez oluyor. Fakat onu bir kenara bırakıp, mutlaka bir sonraki kurtarışa ve ana hazırlıyorum kendimi."

'BURAK İYİ Kİ BİZDE'

Türkiye'de seni korkutan bir forvet var mı?

"Burak Yılmaz'ı söyleyebilirim. Ama geçen seneki Burak'tan bahsediyorum. Bu sene şükür ki bizimle (gülüyor). Enteresan bir forvet. Bir kaleciyi hep tehdit edebilecek bir oyuncu. Ne zaman, nerede ne yapacağı ya da nereden şut çekeceği, nereden vuracağı belli olmuyor. O yüzden daha fazla konsantre olmanız gerekiyor."

'TÜM MAÇLARDA OYNAMAK İSTİYORUM'

Braga'da sakat oynadın. Bir kaleci için riskli bir durumdu ama maçın önemi büyüktü. Seni sahaya çıkartan şey neydi?

"Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez mücadele ediyorum ve tüm maçlarda oynamak istiyorum. Bu da beni iten bir olguydu. Bizim için önemli bir maçtı. Evet uzun topları kullanmakta sıkıntı çektim ama tek sıkıntım oydu. Bir kaleciye bakarsanız, atlaması, zıplaması ve kurtarış yapması daha ön planda. Biraz ağrım vardı ama beni çok zorlamadı. Belki yüzde yüzle oynayamadım ama yüzde seksenle oynadım."

'KESİNLİKLE MESSİ'

Messi mi, Ronaldo mu diye sorsam?

"Kesinlikle Messi. Her zaman söylüyorum, Messi çok kaliteli ve futbolu için de bir şey söylemeye gerek yok. Karakterini de yakından tanıma şansım oldu. Çünkü kendisine karşı birçok kez oynadım. Maçlardan önce birçok kez muhabbet ettim. Gerçekten çok iyi ve mütevazı bir insan. Bence en önemli özelliklerinden birisi bu. Çünkü çok önemli başarılar elde etmiş bir oyuncu. Dünyanın en iyi oyuncusu belki ama inanılmaz mütevazı. O yönü ile beni çok etkilemişti."

'FENERBAHÇE'YE GİTMEM'

Bir gün telefonun çalsa ve 'F.Bahçe'ye gelir misin?' diye teklif yapılsa, ne cevap verirsin?

"Yabancı bir oyuncu olarak biz bu konulara daha farklı açıdan yaklaşabiliyoruz. Ama şu bir gerçek ki, G.Saray'da oynamaktan ve burada olmaktan çok mutluyum. Taraftar beni çok iyi karşıladı ve çabuk kabullendi, beni çok seviyorlar. Ben de aynı şekilde kulübü ve onları çok seviyorum. O yüzden F.Bahçe'den bir teklif gelse kabul etmem. Onlara da büyük saygım var. İyi bir takım ama sonuçta ne olursa olsun ben de bir G.Saraylıyım. Kendimi iyi bir G.Saraylı hissediyorum. O yüzden gitmeyi düşünmem."

'FUTBOL BİR DİN GİBİ'

Ülkenden bir arkadaşın, Türkiye'deki futbola bakış açısını sorsa ona neler anlatırdın?

"Türk futbolunu diğer liglerle, örneğin İngiltere, İtalya ve İspanya ile kıyasladığınızda en büyük eksiği, seyredilmemesi diye düşünüyorum. Ama kalite olarak belki İngiltere ile bire bir olmasa da, diğer liglerle yakın seviyede top oynanıyor. Genel olarak bakınca, her takımda önemli isimler oynuyor. Yani Türkiye'de futbolun seviyesi gayet üst seviyede. Futbola bakış açısına gelince... Futbol burada bir din gibi. Herkes futbolla yatıp kalkıyor, düşünüyor. Bu da bizi otomatikman çok fazla motive ediyor. Özellikle taraftarlarımızdan bahsetmek istiyorum. Çünkü burada yaşananlar, her futbolcunun alışık olmadığı bir şey. Taraftarımız nereye gitsek bizi kendi evimizde gibi hissettiriyor. Devamlı destek veriyorlar. O yüzden bu da Türkiye'nin artı bir puanıdır."

'KARİYERİMİN EN ÖNEMLİ ANLARI'

F.Bahçe Stadı'nda karanlıkta kalkan bir şampiyonluk kupası... Neler söyleyeceksin?

"Benim için bir çok açıdan önemli bir şampiyonluktu. En önemlisi, futbol kariyerim boyunca, bir kulüp takımı ile ilk şampiyonluğumdu. Onun haricinde inanılmaz güzel bir şampiyonluk. Çünkü en önemli rakibinizin stadında bir şampiyonluk yaşıyorsunuz. Onların taraftarların önünde, onların stadında bir şampiyonluk. Bunun sizi Şampiyonlar Ligi'ne götürdüğünü bilmek de önemli. Diğer yandan riskli bir maçtı. Eğer F.Bahçe bir gol atsa, şampiyonluk onların olacaktı. O yüzden bir çok unsur bir araya geldi ve kariyerimdeki en önemli anlardan biriydi."

'KEŞFETMEYİ SEVERİM'

Futbol dışında yapmayı sevdiğin şeyler?

"Kız arkadaşımla dışarı çıkıp yemek yemek. Farklı yerler keşfetmek. Play Station oynamak. Ama genellikle evde kalıp vakit geçirmeyi seven bir yapım var."

'TERİM ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİM'

Fatih Terim hakkındaki düşüncelerin? Taffarel için neler söyleyeceksin?

"Ününü sadece Türkiye'ye değil, tüm Avrupa'ya, dünyaya duyurmuş bir insan. Önemli başarılara imza atmış, Türkiye'de tek Avrupa kupasını kazanan takımın hocası. Yurt dışında önemli seviyede çalışmış tek hoca. Milan, Fiorentina gibi... Her gün ondan yeni bir şeyler öğreniyoruz. Benim için önemli bir isim... Taffarel ise küçüklüğümden beri izlediğim, çok önemli bir isim. Burada onunla tanışıp çalışma fırsatını buldum. İnanılmaz eğlenceli ve iyi bir insan. Her idmanda bu eğlenceli ve neşeli yanını bize yansıtıyor. O yüzden onunla çalıştığım için şanslıyım."

'BENDEN SONRA NEUER'

Sana göre dünyanın en iyi kalecisi kim?

"Benden sonrakini soruyorsunuz değil mi? Bence Bayern'in kalecisi Neuer (gülüyor)..."

Maçlardan önce bir uğurun var mı?

"Geçen sene şampiyon olduğumuzda, kampa girdiğimiz zaman giydiğim bir ayakkabım vardı. Bütün sene kamplarda o ayakkabıyı giydim. Bir de maça giderken otobüste mutlaka yan koltuğumda Mert (tercüman) oturuyor. Onu hiç değiştirmedim. Ancak bu sene müziği bıraktım. Maça giderken artık müzik dinlemiyorum." (TOK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com