Ne zaman başı sıkışsa yalan söylüyor

Ne zaman başı sıkışsa yalan söylüyor
Erdoğan Gezi Parkı eylemlerinden beri ne zaman bir toplumsal olayla karşılaşsa, ya da eleştirilerin odak noktasında olsa, ya nefret söylemleri ile seçtiği birkaç kişinin üzerine gidiyor, ya da yalanlara başvuruyor.

 Erdoğan Soma’da yaşanan iş cinayetinden sonra da aynı yöntemi uygulamaya başladı. Bu kez hedefte Hürriyet gazetesi yazarı Yılmaz Özdil ve Posta gazetesi yazarı Yazgülü Aldoğan var.

Gezi Parkı eylemleri sırasında Başbakan Erdoğan hemen her gün, açıklamalarda bulunuyor, ancak söylediklerinin doğruluğu kanıtlanamıyordu.

Gelin sizi henüz üzerinden 1 yıl bile geçmeyen o günlere götürelim.

“BAŞÖRTÜLÜ BACIMA SALDIRDILAR”

O günlerde Başbakan Erdoğan’ın miting meydanlarında dilinden düşürmediği bir cümle vardı:

“Benim başörtülü bacıma saldırdılar.” Hatta bununla da yetinilmemiş eylemcilerin o kadının üzerine işediği bile söylenmişti.

Peki, Başbakan’ın bu sözü doğrumuydu?

Hayır.

Tarih: 13 Şubat 2014

Kanal-D Haber’de yayınlanan güvenlik kayıtları tüm yalanları ortaya çıkardı. Görüntülerde Başbakan’ın söylediği türbanlı kadına herhangi bir saldırı görülmüyor. Görüntülerde özetle şunlar yaşanıyor:

Polis raporuna göre Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu'nun gelini kameranın görüş açısına giriyor. Elinde bebek arabası, arabada da bebeği var. Genç kadın Kabataş tramvay durağının karşısındaki kaldırıma geçiyor, ve eşini beklemeye başlıyor.

Gelelim Başbakan’ın bir başka gerçek olmayan söylemine.

“CAMİYE BİRA ŞİŞELERİYLE GİRDİLER”

Tarih: 9 Haziran 2013

Başbakan Erdoğan Ankara Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamada "Dolmabahçe Camii'ne maalesef bira şişeleriyle girmek suretiyle, ayakkabıyla onu da yaptılar" dedi.

Peki gerçek neydi?

Gelin onu da o günkü Bezm-i Alem Valide Sultan Camii müezzini Fuat Yıldırım’ın ağzından dinleyelim:

"Burada içki içilmedi. Eylemciler buraya sığındıktan sonra içki içen görselerdi zaten kendileri dışarı atardı."

Odatv’de yayınladığı haberlerle o bira kutusunun daha sonra oraya konduğunu kanıtlamıştı.

“POLİS MEMURUMUZU ŞEHİT ETTİLER”

Yine Gezi Parkı eylemleri sırasında Başbakan meydanlara çıkmış, olaylar esnasında hayatını kaybeden polis memuru Mustafa Sarı’yı eylemcilerin şehit ettiğini şu sözlerle duyurmuştu:

“Polis memurumuzu şehit ettiler”

Peki bu açıklamanın ardından polis memuru Mustafa Sarı’nın kardeşi Adem Sarı ne demişti?

“Mustafa düşmüştür, atıldığı iddiaları spekülasyon. Abim arkadaşlarıyla beraber göreve giderken düşüyor. Biz acımızı yaşamak istiyoruz.”

“ERDOĞAN YİNE AYNI ŞEYİ YAPIYOR”

Şimdi bugüne gelelim. Soma’da büyük bir facia yaşandı. Resmi rakamlara göre 301 vatandaşımızı kaybettik. Başbakan Erdoğan yine aynı şeyi yapıyor. Erdoğan bugünkü grup toplantısında Soma faciasının nedenleri ve sorumluları ile ilgili açıklama yapmak yerine Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan’ı hedef gösterdi.

Erdoğan toplantıda yazarlara şu sözlerle yüklendi:

“Çıkmış bir insan müsveddesi, bizim Manisa'daki mitingimize baretleriyle katılmalarını gerekçe göstererek, "Bunlar ona müstehak" diyor. Sadece zeybek oynarken diz çökermiş. Sen patronun, paranın önünde nasıl diz çöktüğünü söyle. Sürüngen sürüngendir, ayağa kalkamaz ki diz çöksün.

Aynı patronun dalkavuklarından, ne şehit ne gazi onlar niyazi diyor.”

Peki Yılmaz Özdil konuşmasında ne demişti?

“Meclis'te bir tartışma yaşanmıştı. Bu Soma işçilerinin, maden ocağında çalışma yerine baratleriyle birlikte AKP mitinglerine katılmalarıyla ilgili olarak. O zaman Çalışma Bakanı, cevap vermişti 'Ne var yani bir maden sahibi, herhangi bir partiyi sevmesi yasak mı?' demişti. Dolayısıyla burada ben Başbakan'a katılıyorum. Yani bu olan biten gayet, normaldir hatta müstahaktır bile denilebilir. Türkiye Tayyip Erdoğan ile layığını bulmuştur. Bana göre hepimizi daha büyük facialarda beklemektedir.”

Özdil'in bu sözleri Soma'da ölenler için "müstehak" dediği şeklinde yorumlanmıştı. Halbuki Yılmaz Özdil konuşmasında Başbakan Erdoğan’ın sözlerini tekrarlıyordu. Ancak bu sözleri kendisi söylemiş gibi suçlanan Özdil, Başbakan tarafından hedef haline getirildi.

Yazgülü Aldoğan da Twitter’da yazdığı “Pazar sabahı günümüz aydın olamıyor: Şimdi de bir şehit lafı icat ettiler ki isyan edilmesin. Onlar ne şehit ne gazi. Kar yoluna gitti Niyazi” ifadeleri nedeniyle Başbakan’ın hedefi haline geldi.

Yazgülü Aldoğan da dün Odatv’ye yaptığı açıklama ile mesajını şöyle açıklamıştı:

“Şehitlik sözüne gelince: Bu kelimenin anlamını bir şehit kızı olarak en iyi ben bilirim. Şehidin arkasından ağlanmaz, şehite üzülünmez, şehit neden öldü diye sorgulanmaz. Yapılmak istenen bu ve buna hayır dedim. O madenciler şehit değil, ekmek parası peşinde çırpınırken vahşi kapitalizmin kurbanı olmuş işçilerdir ve ben onların haklarını her koşulda savunmaya devam edeceğim.”

Başbakan Erdoğan görüldüğü gibi Yazgülü Aldoğan’ın sözlerini de çarpıtıyor. Aldoğan’ın “Kar yoluna gitti Niyazi” söylemini, “Aynı patronun dalkavuklarından, ne şehit ne gazi onlar niyazi diyor” ifadeleriyle topluma sunuyor.

Kısacası Başbakan başı her sıkıştığında, kafasından bir hikaye uyduruyor, bu hikayeye herkesten fazla kendisi inandığı gibi, söylemleriyle toplumu da kutuplaştırıyor.

(SBK)

Odatv

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com