O masada Öcalan ve Başbakan var

O masada Öcalan ve Başbakan var
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu SÖZCÜ’ye konuştu...

Kılıçdaroğlu, AKP’lilerin sürekli tekrarladığı “İmralı süreci” lafına tepki gösterdi “Erdoğan’ın halkın aklını çelmek için kullandığı bu dili kabul etmiyorum” dedi.


Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu ile An­ka­ra­’da­ki bu­luş­ma­mı­zın he­men er­te­sin­de Uğur Dün­dar CHP’­nin İs­tan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­kan ada­yı­nın bü­yük ih­ti­mal­le Mus­ta­fa Sa­rı­gül ola­ca­ğı­nı yaz­dı. Kı­lıç­da­roğ­lu­’na yö­nelt­ti­ği­miz so­ru­lar­dan il­ki cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­ri ile il­gi­liy­di. Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­rin­de CHP bir il­ke im­za atıp, bir ka­dın aday­la çı­ka­cak mı? Emi­ne Ül­ker Tar­han ya da Gül­dal Mum­cu gi­bi… İsim ver­mek için he­nüz çok er­ken ol­du­ğu­nu söy­le­yen Kı­lıç­da­roğ­lu, şu ya­nı­tı ver­di:

Se­çil­me şan­sı yük­sek

Bir ka­dın cum­hur­baş­ka­nı ada­yı­nın çık­ma­sı, se­çil­me şan­sı­nı çok yük­sel­tir. Tür­ki­ye­’nin çağ­daş dün­ya­da­ki ima­jı ve o al­gı­nın oluş­ma­sı açı­sın­dan da ka­dın cum­hur­baş­ka­nı­na her za­man ih­ti­yaç var. Tür­ki­ye­’de bir ilk olur. İsim ver­mek için er­ken. An­cak, cum­hur­baş­kan­lı­ğı ada­yın­dan so­nuç al­mak için cum­hur­baş­kan­lı­ğı kim­li­ği­ne sa­hip ve doğ­ru­dan par­ti bağ­lan­tı­sı bu­lun­ma­yan bir aday ol­ma­sı­na özen gös­ter­me­miz ge­re­ki­yor. Ka­dın ya da er­kek.. Biz bu se­çi­mi ala­cak­sak, de­mok­rat­la­rın, mer­kez sa­ğın, ül­ke­nin çı­kar­la­rı­nı sa­vu­nan­la­rın oy­la­rı­nın tü­mü­nü top­la­mak zo­run­da­yız. Ada­yı­mı­zı par­ti kim­li­ği­nin öte­sin­de dü­şün­me­miz la­zım. Cum­hur­baş­ka­nı se­çi­le­cek ki­şi­nin ni­te­lik­le­ri­nin de par­ti­den ba­ğım­sız ol­ma­sı ge­re­kir. Bir­den faz­la isim var şu an­da aday gös­te­re­bi­le­ce­ği­miz. Bun­lar ara­sın­da ka­dın da var.

Ka­mer Bey ne­den ol­ma­sın?

Ka­mer Gen­ç’­in cum­hur­baş­kan­lı­ğı­na aday­lı­ğı­nı açık­la­ma­sı­na ne di­yor­su­nuz?
Ka­mer Bey cum­hur­baş­kan­lı­ğı­na aday ola­ca­ğı­nı ba­na da söy­le­di. Oy ala­ca­ğı­na ve se­çi­le­ce­ği­ne ina­nı­yor. Ni­çin ol­ma­sın? Her yurt­ta­şın aday ol­ma hak­kı var. Do­la­yı­sıy­la Ka­mer Gen­ç’­in de var.

Kı­lıç­da­roğ­lu­’na yö­nelt­ti­ği­miz bir di­ğer kri­tik so­ru da baş­kan­lık sis­te­mi ile il­gi­li. Mil­let­ve­kil­le­ri­ne gü­ve­ni tam. Giz­li oy­la­ma­da çı­ka­cak so­nu­ca im­za­sı­nı atı­yor ve; “Baş­kan­lık sis­te­mi geç­me­z” di­yor. Pe­ki İm­ra­lı sü­re­ci… 

Ni­ye İm­ra­lı di­yor­su­nuz? Ma­sa­nın bir ucun­da Re­cep Tay­yip Er­do­ğan var. Öte­ki ucun­da da Ab­dul­lah Öca­lan var. O ada­da bi­ri­si otu­ru­yor. O ki­şi de Ab­dul­lah Öca­lan. Er­do­ğa­n’­ın bu­ra­da özel­lik­le hal­kın aklını çel­mek için kul­lan­dı­ğı bu di­li ben ka­bul et­mi­yo­rum.

BDP-AKP iş­bir­li­ği

Si­no­p’­ta­ki olay­la­rın bir kış­kırt­ma ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yor mu­su­nuz?

Ba­kın BDP ve AKP ara­sın­da iş­bir­li­ği var. BDP’­li­le­ri ora­ya (Karadeniz’e) gön­de­ren de AKP. Fakat CHP suç­la­nı­yor. Siz tah­rik edi­yor­su­nuz de­ni­yor. CHP’­nin baş­ka­nı yok ki ora­da tah­rik et­sin. Al­dı­lar doğ­ru­dan he­de­fe koy­du­lar be­le­di­ye baş­ka­nı­nı. Oy­sa o Sam­su­n’­da. Eşi kan­ser te­da­vi­si gö­rü­yor. Ne de­di; ‘Be­nim ora­da ol­du­ğu­mu is­pat et­sin­ler, bı­ra­kın be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı­nı, ben Si­no­p’­u terk ede­rim.’ Yok böy­le bir şey. Bun­la­rın hep­si cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­ri­ne en­deks­li gi­ri­şim­ler. Kürt oy­la­rı­nı al­mak için yap­tık­la­rı pro­vo­kas­yon­lar.

Baş­ba­kan pa­nik için­de

Baş­ba­ka­n’­ın “Her tür­lü mil­li­yet­çi­li­ği ayak­lar al­tı­na al­dı­k” söz­le­ri­ne ver­di­ği sert tep­ki­ye de de­ğin­di Kı­lıç­da­roğ­lu:
Baş­ba­kan şu an­da çok cid­di bir yan­lış sü­re­cin içi­ne gir­di. Pa­nik için­de, bu sü­reç­ten na­sıl çı­ka­ca­ğı­nın he­sa­bı­nı ya­pı­yor. Her tür­lü mil­li­yet­çi­li­ği ayak­lar al­tı­na al­dık di­yor. O cüm­le Hz. Mu­ham­me­d’­in Ve­da Hac­cı­’n­da söy­le­di­ği cüm­le­dir. Hz. Mu­ham­med bu­nu bü­tün fa­iz­le­ri, bü­tün düş­man­lık­la­rı ayak­lar al­tı­na se­ri­yo­rum di­ye söy­ler. O za­man mil­li­yet­çi­lik di­ye bir şey de yok za­ten. Baş­ba­kan da alı­yor bu cüm­le­yi bi­linç­li bir bi­çim­de kul­la­nı­yor. Bel­li bir ke­si­me me­saj gön­de­ri­yor.

Dubai’deki 8 milyar dolarlık  anlaşmadan dolayı yargılanır!

Yargılanabilir mi Erdoğan?

Neden yargılanmasın? Dubai’de 8 milyar dolarlık bir anlaşmanın altına imza attılar. 1 milyar dolar peşin bağış, 8 milyar dolar düşük faizli kredi. Altındaki imza Sayın Ali Babacan’ın imzası. Bu anlaşma parlamentoya getirilmedi. Çünkü o anlaşmayı biz deşifre ettik. İşte o anlaşmanın altına imza atan kişiler eninde sonunda yargılanacaklardır. Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar yaptığı hiçbir uluslar arası sözleşmeye ekonomik koşul koymamıştır. Bu bir ilktir.

Kemal Derviş’i çağırdınız mı?

Sayın Derviş partimizin üyesi. Bir kez buluştuk. Dünya ekonomisi ve Türkiye ekonomisi ile ilgili sohbet ettik. Görüşlerini aldık.

Kendi zenginini yarattı

En büyük problem ne peki? 

Sıcak para büyük sorun. Çünkü sıcak paranın maliyeti var. Biz şu anda dünyanın en yüksek faizini veren ülkeyiz. Parayı getirenler için çok kârlı bir ülke Türkiye. Parayı getiriyorlar. En yüksek faizi de alıyorlar. Ödeyen kim peki? Yoksullaşanlar. Yani çiftçi, memur ve emekli. Fakir fukaranın çocuğu işsiz. Ama AKP yandaşlarının hepsinin çocukları iş güç sahibi. Bunu vatandaşın düşünmesi lazım. ‘Benim çocuğum niye işsiz?’ diye sorması lazım. İskenderun’da bir baba ağlayarak yanıma geldi. ‘Çocuğum 10 yıldır öğretmen ataması bekliyor’ dedi. Koskoca adam ağladı. Yazık günah değil mi? Ama öteki tarafta AKP yandaşlarına bakın. AKP, iktidarı döneminde kendi zengin sınıfını yarattı. Kendilerine ve yandaşlarına kaynak aktardılar. Bu durumda çiftçinin, memurun sorması lazım; ‘Benim ödediğim vergiler nereye gitti?’ diye. Vatandaşın sorması lazım, bakması lazım, görmesi lazım. En basiti İstanbul’daki gökdelenlere baksınlar. Kimin bu gökdelenler? O gökdelenlerin sahipleri, acaba bir işçi kadar, bir memur kadar, bir çiftçi kadar vergi ödemiş mi? Açıklasınlar bir yılda ödedikleri vergileri. Açıklayamazlar.

  Emekliyi intibakta kandırdılar

Emek­li­ler de hüs­ra­na uğ­ra­dı. İn­ti­bak­tan son­ra ban­ka pro­mos­yon­la­rın­dan da ol­du…

Hal­kı in­ti­bak adı al­tın­da kan­dır­dı­lar. Bu sis­tem­le bu­ra­da ada­le­ti sağ­la­mak müm­kün de­ğil za­ten. İşin da­ha da kö­tü­sü; bun­dan son­ra emek­li ola­cak­lar aley­hi­ne da­ha da bü­yük hak­sız­lık­lar or­ta­ya çı­ka­cak. İn­ti­bak ye­ni in­ti­bak­lar do­ğu­ra­cak. Bu­nun dü­zel­til­me­si la­zım. Ay­nı şe­kil­de emek­li­ye pro­mos­yon va­at edip kal­dır­mak da son de­re­ce yan­lış­tır. Bu ola­yı da dü­zelt­mek ge­re­ki­yor. Ban­ka­lar ka­mu ve özel sek­tör ça­lı­şan­la­rı­nın ma­aş he­sap­la­rı­na pro­mos­yon ve­ri­yor. Emek­li­nin maa­şı da ban­ka­ya ya­tı­yor. Ama on­la­ra ban­ka pro­mos­yonu yok. Bu du­ru­mun da bir an ön­ce dü­zel­til­me­si ge­re­kir.

Fasıl eşliğinde özel bir ‘Çankaya sofrası’

CHP li­de­ri Kı­lıç­da­roğ­lu ile bu­luş­ma Çan­ka­ya­’da özel bir me­kan­da ger­çek­leş­ti. Dost mec­li­sin­de­ki at­mos­fe­rin ha­kim ol­du­ğu ge­ce, si­ya­set are­na­sın­da bu­gü­ne ka­dar ger­çek­le­şen en sı­cak bu­luş­ma­ydı belki…
Kim­ler yok­tu ki… CHP li­de­ri, eşi Se­vim Ha­nım ve Umut Ora­n’­la bir­lik­te gel­di. Prof. Dr. Şük­rü Kı­zı­lot ho­ca­mız, avu­kat eşi Zu­hal Kı­zı­lot ile ara­mız­day­dı. Ya­za­rı­mız Emin Çö­la­şa­n’­ın eşi Ata­türk­çü Dü­şün­ce Der­ne­ği Ge­nel Baş­ka­nı Tan­sel Çö­la­şan, sof­ra­mı­zın en renk­li si­ma­la­rın­dan bi­riy­di. Es­ki Ba­kan Meh­met Ya­zar da eşi Küb­ra Ha­nı­m’­la bir­lik­te ka­tıl­dı. Hat­ta ge­ce­ye renk ka­tan fa­sıl he­ye­ti de Ya­za­r’­ın sür­pri­ziy­di. SÖZ­CÜ eki­bi­nin tam kad­ro bir ara­da ol­du­ğu ge­ce­ye Cum­hu­ri­yet Gazetesi ya­za­rı Be­kir Coş­kun da ken­di de­yi­mi ile “ko­şa ko­şa­” gel­di. Ta­bi­i ki eşi An­dre­e ile bir­lik­te…
Ge­ce­ye özel me­nü
Bi­zim sof­ra, Çan­ka­ya Köş­kü­’n­de­ki sof­ra­la­ra pek ben­ze­mi­yor. Di­ye­cek­si­niz ki; ne­re­den bi­li­yor­sun? Val­la­hi ben med­ya­nın ya­lan­cı­sı­yım. Çan­ka­ya Köş­kü­’n­de­ki da­vet­ler­de­ki me­nü­ye sa­de­ce med­ya­da yer al­dı­ğı ka­da­rıy­la va­kı­fım. Öy­le süs­lü püs­lü or­dövr ta­bak­la­rı­mız yok. Bi­lu­mum me­ze; açık bü­fe­de sı­ra­lan­mış. Çan­ka­ya­’da ye­mek olur da, Pos­ta Ga­ze­te­si ya­za­rı Ek­rem Sa­rı­su ol­maz mı? Sa­rı­su­’nun çiğ­köf­te­si, baş kö­şe­de­ki ye­ri­ni al­mış. He­men ya­nı ba­şın­da Meh­met Ya­za­r’­ın ge­tir­di­ği çe­men­siz pas­tır­ma ve su­cuk ta­ba­ğı var. Ge­ri ka­la­nı ye­mek fab­ri­ka­sın­dan! Bu da Şük­rü Ho­ca­mı­zın sür­pri­zi! Ho­ca, ye­mek fab­ri­ka­sı­nı bi­ze tah­sis et­miş! Fab­ri­ka­nın sa­hi­bi Ad­nan Bey, ho­ca­nın öğ­ren­ci­si as­lın­da.

Rakıya su katılır mı?

Me­ze de­dik… Fa­sıl de­dik… Pe­ki ra­kı? El­bet­te var. Kı­lıç­da­roğ­lu ra­kı­yı su­lu içi­yor. CHP’­li Oran ise su­suz… Bu da ge­ce­nin ma­sa­ya ya­tı­rı­lan ilk ko­nu­su olu­yor. Ra­kı su­lu mu içi­lir, su­suz mu? Açık­la­ma CHP li­de­rin­den ge­li­yor. Di­yor ki Kemal Kı­lıç­da­roğ­lu; “Bu ko­nu bir ara çok bü­yük tar­tış­ma­ya yol aç­tı. Ra­kı iç­me ada­bı­nı pek çok ya­zar da ka­le­me al­dı. Ben su­lu içe­rim. Ama ay­rı bir kül­tür o…”(AAK)
Kanak: Sözcü Gazetesi 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com