Olimpiyatları neden vermediler?

Olimpiyatları neden vermediler?
Son yazımda oylamanın analizini yapmıştım. Başbakan olanların cidden farkında değil. "Madrid’i eledik. Finale kaldık." diye öğünüyor. Sayın Başbakan 'Oylamada dinsel bir ayırım yapıldığı'nı iddia ediyorsunuz. Peki kazandık dediğiniz 2 tur oylaması yapılır

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Son yazımda Uluslararası Olimpiyat Genel Kurulunun kararının açıklanmasından sonra Başbakan’ın çok yumuşak bir tepki gösterdiğini ama bu tepkinin zamanla sertleşeceğini yazmış ve pek yakınlarda "Biz de Müslüman Olimpiyatlarını yaparız."  diyebileceğini söylemiştim. Daha sonra yaptığı detaylı konuşmasında tüm dünyaya çattıktan sonra beklediğim çıkışını yaptı : "Bir buçuk milyarlık İslam dünyası ile bağlarını kesip atıyorlar." dedi.

Görüyorsunuz değil mi? Ne yaptı yaptı ve sporun içine yine dinsel etnik ayrımcılığı soktu. Bu sözler bana yukarıda sözünü ettiğim Müslüman Olimpiyatları’nın ayak sesleri gibi geliyor Başbakan’a neden böyle bir komplekse sahip olduğunu sormak gerekir. Önceki yazımda oylamanın analizini yapmıştım. Başbakan olanların cidden farkında değil. "Madrid’i eledik. Finale kaldık." diye öğünüyor. Sayın Başbakan 'Oylamada dinsel bir ayırım yapıldığı'nı iddia ediyorsunuz. Peki kazandık dediğiniz 2 tur oylaması yapılırken İstanbul Hristiyan, Madrid Müslüman mıydı?

İlk oylamada Tokyo 42, İstanbul ve Madrid 26 oy almıştı. Dünyada mevcut 192 ülkenin 106’sı  Hristiyan ,63’ü Müslüman 11’i Budist , 3’ü Hindu ( Hindistan , Mauritius, Nepal) , 2’ si Tao’cu (Çin, Vietnam) , 1’i Musevi ( İsrail)  dir. Bunların dışında kalan 6 ülkenin farklı inançları vardır. Dünyada böyle bir dağılım varken Hristiyan Madrid ve Müslüman İstanbul’un yerine 11 Budist ülkenin temsilcisi Tokyo’nun  kazanmasını hangi mantıkla dinsel ayrımcılığa bağlarsınız.

IOC İsviçre’de kurulmuş ve sportif ilişkilerle dünyada savaşları ortadan kaldırmayı barış ve dostluğu hedefleyen bir kuruluştur. Komitede 75 ülkenin spor dünyasının seçkin temsilcilerinden oluşan 94 temsilci görev yapmaktadır. Bu sayı sabittir. Ölen ya da ayrılan üyenin yerine o temsilcinin daha önce aday gösterdiği kişiler içinden komitece yeni üye seçilir.  Temsilcilerin ülkeler arasındaki dağılımı bilmiyorum. Ama IOC kurucusu Philippe de Coubertin’in Fransız olduğu düşünülürse genel kurulda Avrupalı temsilcilerin çoğunlukta olacağını düşünüyorum.

Olimpiyatların her yıl başka bir kıtada yapılması gibi bir prensip kararı olsa da tercihler oyunlara talip olan şehirler arasında yapıldığından Atina'da 1896 yılındaki ilk Modern Olimpiyatlardan günümüze kadar gerçekleştirilen oyunların 17’si Avrupa’da, 5’i Amerika’da, 3’ü Asya’da ve 2’si Avustralya’da yapıldı.

Olimpiyatı bize neden vermediklerini irdelemeden önce bir anımı nakletmek istiyorum. 1970’li yılların sonlarıydı. Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu yürürlükteydi. Cebinde bir Marlboro sigarası ya da 10 dolar ile yakalanan karakola çekiliyordu. Büyük döviz sıkıntısı vardı. Yurt dışına çıkan iş adamlarına Merkez Bankasınca günde 20 dolar tahsis yapılıyordu. "Türkiye’ye neden yabancı sermaye gelmiyor?" konulu bir açık oturuma konuşmacı olarak katılmıştım. Her birimiz o günün koşullarına göre bir takım nedenler ileri sürüyordu. Önlerde oturan dinleyicilerden biri  ayağa kalktı "Beyler, bakıyorum hep neden gelmiyor diyorsunuz. Peki, ben size soruyorum neden gelsin. Siz olsanız gelir misiniz?" dedi. Gerçek suratımızda bir tokat gibi patlamıştı. Sonra düşündük eğer yabancı sermaye için müsait bir ortam yoksa, kar transferi için bir garanti yoksa, sabit kur uygulayıp durup durup devalüasyon yapıyorsan, serbest rekabet yoksa yabancı sermaye niye gelecekti?

Ben de yukarıdaki başlığı değiştirip şöyle demek istiyorum. "Olimpiyatları bize neden versinler?"

Birçok yorumlar çıkıyor. Okuyorsunuz. Kimisi doping diyor. Kimi ırkçılık diyor. Kimi cinsel ayrımcılık diyor. Diyor da diyor. Özellikle şunu söylemeliyim. Samimi olduğumuza inanmıyorlar. Tanıtım filmimizi tanıtımdan çok reklam olarak görüyorlar. Alsancak’ta sahil kenarında oturan gençleri coplarken, tanıtım filminde banklarda oturan genç kız ve erkekleri görüyoruz. Başbakan Dolmabahçe’de camdan seyrederken utandığı genç kız tipleri yerine neden bacım dediği türbanlılara tanıtımda rol verilmiyor. Belli ki çağdaş bulunmuyor.

Olimpiyatların spor yolu ile ülkeler arsında barışı ve dostluğu amaçlayan bir organizasyon olduğunu söylemiştim. 2.Dünya Savaşından sonra yapılan 1948 Londra Olimpiyatlarına Almanya, İtalya ve Rusya’nın savaşa neden oldukları için davet edilmediğini bilenler hatırlayacaktır. Yine Amerika Rusya’nın Afganistan’ı işgalini protesto etmek için 1980 de yapılan Moskova Olimpiyatlarına katılmamıştı. G-20’ler toplantısı sırasında Başbakanımız her gördüğüne nerede ise ESAD’ın nüfus kaydının silinmesini telkin etmeye çalışırken kapalı kapılar ardında OBAMA ile PUTİN ‘in sorunu barışçıl yollarla çözüm için uzlaştığını herkes gibi günler sonra basından öğreniyordu. Sonra da Buenos Aires’te barıştan söz ediyordu. Sıfır sorun deyip tüm komşuları ile papaz olan ve tarih boyunca komşusu olacak bir ülkede rejimi değiştirmeye soyunanların başında yalnız kalan bir ülkeye kim inanırdı? Kesinlikle inanıyorum ki Tokyo Belediye Başkanının yapılacak işler için verdiği söze herkes inanır da Başbakan’ımızın verdiği söze kimse inanmaz. Çünkü herkes çok iyi bilir ki Tokyo Belediye Başkan’ı sözünü tutamadığı günün ertesinde makamına gelemez zira bir tabut içinde son yolculuğuna uğurlanacaktır. Ama Başbakan’ımız sözünü tutamayınca lobileri suçlar. Son yıllarda inandırıcılığımızı gerçekten çok yitirdik.

Olimpiyatlarda ev sahipliğini şehrin Belediye Başkanları yapar. Ama Başbakan rol çaldı ve daha önce tamamlayamadığı Belediye Başkanlığına soyundu. Trafikle ilgili sorunun cevabını Belediye Başkanı vereceğine Başbakan sazı eline aldı nazım planlarla ilgili detaylar verdi. Bu Başbakan’ın görevi miydi? Sonuçlar beklenirken en ön sıradaki Başbakan’ın yanında resmi heyette bulunmayan Emine Hanım ve kerimeleri Sümeyye tanıtım filmindeki görüntülerin gerçek olmadığını kanıtlayan kıyafetleriyle otururken işin asıl sorumlusu TOPBAŞ arkalarda  adeta kaybolmuştu. Toplantıda Tokyo ve Madrid Belediye Başkanları konuşurken Başbakanımız bizim Belediye Başkanına bu şansı vermemişti. Neden?

Samimi olarak soruyorum. Sizler Türk olarak, duygusal değil objektif olarak, ülkemize oy verir miydiniz?

Not : Bu yazımı 9.Eylul gecesi tamamlamıştım. Ertesi sabahle gazetelere bakmadan erkenden bir iş için evden çıktım. Döndüğümde ne göreyim? Başbakan beni yalancı çıkarmamıştı. Büyük Millet Meclisinin AKP’li Başkanvekili ak saçlı Sadık YAKUT "Müslüman Olimpiyatları yapalım." önerisini yapmıştı. Çok önemli bir görevde bulunan böyle bir kişinin Başbakan’a danışmadan bu öneriyi yapabileceğine inanıyor musunuz? Yine de aklım fesatlığa çalışıyor. Belki de YAKUT, Başbakan tarafından görevlendirilmişti. Beni yanıltmadığı için Başbakan’a candan teşekkür ediyorum.

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com