Ömer Çelik uçtu: 'Artık Ortadoğu altılısı var!'

Ömer Çelik uçtu: 'Artık Ortadoğu altılısı var!'
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Gazze'de sağlanan ateşkeste Türkiye'nin rolünün görünenden daha fazla olduğunu iddia etti. İsrail basını bu iddiaların aksine işaret ederken, Çelik "ABD ile kimyamız bozulmaz" dedi.

AKP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'in sorularını yanıtladı. Yalnızca İsrail'in Gazze saldırısı ve sonucunda gelen ateşkesteki Türkiye'nin rolü üzerine konuşan Çelik, İsrail'le yapılan görüşmelerden Mısır'ın Türkiye'den rol çalıp çalmadığına ilişkin bir dizi soruyu yanıtladı.

Türkiye bildiğimiz gibi değilmiş...

Özellikle ABD basınında Türkiye'nin son İsrail saldırısının ardından başlayan ateşkes görüşmelerinde kenarda kaldığı yönündeki değerlendirmelerin çıkması, Çelik'in röportajının ana temasının oluşturuyor. Erdoğan'ın, Çelik ve beraberindeki kurmaylarını neden Kahire'de bıraktığı sorusuna yönelik olarak, "Mısır, Türkiye’nin içinde olmasını istiyordu. Hamas da bunu olmazsa olmaz olarak görüyordu. Obama tarafı zaten Türkiye olmadan Hamas’ın ikna edilemeyeceğini bildiğinden çok boyutlu bir durum vardı." cevabını veren Çelik, ateşkesin Hillary Clinton gelmeden 15 saat önce sağlandığını, ancak İsrail yönetiminin "ateşkesin başarısının" Mısır, Katar ve Türkiye'nin hanesine yazılmaması için Clinton'ın gelişini beklediğini iddia etti.

'Mısır'ın rolünü aslında Erdoğan istedi'

Çamlıbel'in Mısır'ın rolü hakkındaki ısrarlı sorularına da cevap veren Çelik, ateşkesin "iki aktörün ortaya koyduğu tek bir irade" olduğunu iddia ederek şunları söyledi:

    "Başbakanımız şu değerlendirmeyi yaptı; tabii saldırının Gazze halkı üzerinde olumsuz etkisi var ama, asıl burada zor durumda bırakılan Mısır. Mısır’ın konumunun rahatlatılmasını Başbakanımız çok önemsedi. Türkiye burada Mısır’ın pozisyonuna destek verecek bir tutum aldı. O anlaşma metinde aslında Mısır olarak yer alan ifade fiiliyatta Mısır artı Türkiye’dir. Mısır ve Türkiye aslında metnin görünmeyen tarafının uygulanması açısından da devrededir."

Ortadoğu altılısı!

Ömer Çelik, "ateşkesin kazanımları"nı sayarken, ilginç bir ifade de kullandı. Çelik'e göre, Ortadoğu'da etkin olan dört öznenin yanına bir de Mısır ile Türkiye eklenmişti:

    "Ortadoğu dörtlüsü (Quartet- BM, AB, ABD, Rusya) artık bu ateşkesle altılı olmuştur. Mısır ve Türkiye fiilen o dörtlünün parçası haline gelmiştir. Gazze üzerindeki ağır ablukanın kaldırılması sağlanmıştır, bu kısmen hayata geçecek. Türkiye öteden beri Hamas’ın meşru bir muhatap kabul edilmesini istiyordu, gelinen noktada bu olmuştur. Bir de, bölge ülkelerinin İsrail saldırganlığına karşı kurumsal bir ses vermiştir. Mısır mı, Türkiye mi başrol oynadı boş bir tartışmadır. Türkiye’nin tezi tahakkuk etmiştir."

'MİT-Mossad tamsı doğal'

Ateşkes görümeleri sırasında gündeme gelen Türkiye-İsrail görüşmelerini de değerlendiren AKp Genel Başkan Yardımcısı, "siyasi bir temas" olmadığını söylerken, "Ama istihbarat örgütlerinin çeşitli temasları olabilir" dedi. Çelik şöyle devam etti:

    "İstihbarat diplomasisi diye birşey var. Eğer ülkedeki siyasi mekanizmaları siyaset örgütleri yönetiyorsa orası istihbarat devletidir. Ama siyasi iradenin emrinde istihbarat örgütü siyasi iradenin emriyle genel siyaseti destekleyen bir işlev yürütüyorsa bu da bizim normal demokratik devletlerde gördüğümüz istihbarat faaliyetidir. Denklemde kimler var? Mısır ve İsrail istihbarat unsurları başka istihbarat unsurları var. En nitelikli istihbarat da Batılı devletlerde var. Yapılan tartışma boş bir tartışma."

Çelik, İsrail ile olan ilişkilerin düzeltilmesi konusunda da, adım atan tarafında İsrail olduğunu iddia etti.

'İran kavga çıkartıyor'

İran'ın tutumunu da değerlendiren Ömer Çelik, bu ülkenin masanın bir tarafında durduğunu, ancak Suriye meselesi ile birlikte Hamas'ın Şam'dan ayrılmasının ardından İran'ın "karşı bir pozisyon" aldığını iddia etti.

"Şii ekseni meselesi maalesef İran ne derse onun arkasında duran bir şekilde konsolide edilmiş durumda" diyen Çelik, Irak'ta da Maliki'nin Şii grupları Araplar, Kürtler ve Sünnilerle kavga ettiğini savunup, bu konumu İran'a güvenerek aldığını söyledi.

'ABD ile kimyamız bozulmaz'

İsrail'in Gazze saldırısı sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'ye ilişkin sözlerine de açıklık getiren Ömer Çelik, Erdoğan'ın Obama'ya "iki devletli bir çözümü savunuyordunuz ama şimdi bunu erteliyorsunuz" dediğini savundu.

Çelik, Obama yönetiminin "İsrail'in kendini savunma hakkı vardır" tezine karşı söz söylenmemesinin mümkün olmadığını belirtirken, ABd ile ilişkilerin bozulmayacağını vurguladı:

    "Bu tablonun fikir ayrılığı üzerinden yeni bir dönem diye okunması doğru değil. Net bir fikir ayrılığı var. Ama Obama ile hükümetimiz arasındaki ilişkinin kimyasının ya da dinamiklerinin bozulması şeklinde bir başlangıcı olarak okumak doğru olmaz. En azından şu an için böyle bir durum yok."

İsrail basınındaki ateşkes hikayesi farklı

Haaretz'den Barak Ravid, "İsrail'in Gazze ateşkesini kabul etmesinin perde arkası" başlıklı yazısında, İsrail hükümetinin ateşkes kararına giderken yaptığı tartışmaları gündeme taşıdı.

Ravid'in yazısında Türkiye'nin adı geçmezken, saldırı boyunca her akşam toplanan Binyamin Netanyahu, Ehud Barak ve Avigdor Lieberman'ın son üç gün boyunca Mısır'ın öncülüğündeki ateşkesi tartıştığı söylendi.

Ravid'e göre, Salı günkü toplantı sırasında, Mısır'ın hazırladığı ateşkes planının, İsrail'in bakış açısından çok Hamas'ın bakış açısına yakın olduğu karara bağlandı. Bu noktada, Savunma Bakanı Ehud Barak ile Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman arasında bir ayrışma yaşandı. Barak, kara harekatına karşı çıkıp Mısır'ın önerisinin kabul edilmesi gerektiğini söylerken, Lieberman bir kara harekatından yana çıktı. Barak'a göre, önemli olan ateşkesin metni değil, ateşkesten sonra İsrail'in pozisyonunun kabul edilmesiydi. Barak, Netanyahu ile Lieberman'a, "Kimse ateşkesten bir gün sonra ateşkes metninde yazanları hatırlamayacak bile" dedi.

Ravid, Netanyahu'nun bu iki görüş arasında bocaladığını, kara harekatı durumunda İsrail'in askeri ve siyasi olarak sıkıntıya düşebileceğini, ancak harekatın yapılmaması durumunda da Hamas'a karşı girişilen operasyonun başarısızmış gibi görünme ihtimalinden çekindiğini yazdı.

İsrail bakanlar kurulunun bu durumda ateşkes olması beklenen Salı günü ateşkesin kabulünü bir gün daha uzattığını söyleyen Ravid, Clinton'ın gelmesiyle birlikte işin tamamına erdiğini iddia etti. Buna göre, Clinton, Binyamin Netanyahu'yu Mısır'ın ateşkes planının en iyi plan olduğunu anlatmak için bütün ikna gücünü kullandı. Clinton ve Obama, ateşkesin kabul edilmesi karşılığında, Mısır'dan Gazze'ye silah kaçakçılığı hususunda Mısır'a daha fazla baskı yapma ve "Demir Kubbe" savunma sistemi için daha fazla kaynak ayırma sözü verdiler.

Ravid, Lieberman'ın da en sonunda ateşkesi kabul ettiğini belirtiyor. Ravid'in anlatımına göre Lieberman, hala operasyonu savunanlara kendileriyle aynı fikirde olduğunu, "ancak gerçekliğin daha karmaşık olduğunu" söyledi. (BCK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com