''Ordu terörle, hükümet ise orduyla mücadele ediyor"

''Ordu terörle, hükümet ise orduyla mücadele ediyor"
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, füze kalkanı projesinde Portekiz'de imzalanan anlaşmanın TBMM'de müzakere edilmesi gerektiğini savunarak, "Portekiz'de alınan o karar TBMM kabul ederse o zaman yürürlüğe girer; aksi takdirde bu ka

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, füze kalkanı projesinde Portekiz'de imzalanan anlaşmanın TBMM'de müzakere edilmesi gerektiğini savunarak, 'Portekiz'de alınan o karar TBMM kabul ederse o zaman yürürlüğe girer; aksi takdirde bu kararın Türkiye'de yürürlüğe girmesi mümkün değildir' dedi.
DP Uşak İl Başkanlığı Olağan Kongresi, Genel Başkan Hüsamettin Cindoruk'un da katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kongrede bir konuşma yapan Hüsamettin Cindoruk, Başbakan Erdoğan'ın Lübnan ziyaretini eleştirdi. Başbakan Erdoğan'a Lübnan'da 'sultan' denildiğini hatırlatan DP Genel Başkanı Cindoruk, 'Bu sözü duymaktan hicap duyuyorum' diye konuştu. DP'nin Türk siyasetine damga vuran eski Cumhurbaşkanları'ndan Turgut Özal ile Süleyman Demirel anlayışlarını aynı çatı altında bir araya getirdiğini savunan Cindoruk, 'Buna ihtiyaç vardı. Çünkü bu iktidardan kurtulmak için herkesi bir araya getirmek gerekiyordu. İşimiz çok zor ama imkansız değil. Bu iktidar partisinin muhalefete düşmesi lazım. 2011 seçimlerini AK Parti tekrar kazanır, yeni cumhurbaşkanı da onların içinden birisi seçilirse Türkiye'nin geleceği alaca kara değil, kapkara olur' dedi.

'BAZI SİYASİ PARTİ LİDERLERİ DİNDARLIĞINI İSPAT ETMEK ZORUNDA'
DP'nin Türkiye'nin kök hücresi olduğunu, her organizmanın kendi kök hücresine sahip çıkması gerektiğini ifade eden Cindoruk, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da isim vermeden 'Dindarlığını ispat etmek zorunda' göndermesi yaptı. DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk şunları söyledi:
'Bizim için ayrımcılık günahtır. Milli ve manevi değeri istismar etmeyiz. Müslümanlık insanların vicdanlarında, Cumhuriyet yasalarının güvencesi altındadır. Bizim müslümanlığımızı ispatlamak gibi bir durumumuz yok. Biz dindarız, biz müslümanız, inançlıyız, alnımız secdeye değer; Türk halkının buna şüphesi yoktur. Ezanı Türkçe'den Arapça'ya çeviren, radyoda ilk ezan okutan biziz. Bizim dindarlığımız için şahitliği ihtiyaç yok. Bizim cemaatimiz tüm Türkiye'dir. İmam Hatip Liseleri'ni kuran, İlahiyat
Fakültelerini kuran biziz. Türkiye'deki 95 bin caminin 40 binini yapan biziz. Bizimle kimse dindarlık meselesinde yarışamaz. Bizim için mezhep kavgası yoktur; Sünniler de Alevilerde aynıdır. Türkiye sünni cumhuriyet değil, laik cumhuriyettir. Kendisini ispat etmek zorunda olan bazı muhalefet parti liderlerine üzülüyorum. Onlar gerçekten dindarlıklarını ispat etmek zorundadır. Ama bizim böyle bir zorunluluğumuz yok'

'İKTİDAR ORDUYLA MÜCADELE EDİYOR'
'Ordumuz terörle mücadele ediyor, bu iktidar ordumuzla mücadele ediyor' diye devam eden Cindoruk, 'Bu yanlışı düzeltmek hakkı ve görevi Türk halkınındır. Bu hakkı kullanmak için DP çatısı altında yeniden toplanıyoruz. Bölünme o kadar kolay söyleniyor ki alfabenin A harfi haline geldi. Bir kısım partiler, bir kısım liderler, bir kısım cezaevi hükümlüleri, Türkiye'nin bölünmesi mümkün ve gerekli olduğunu söyleyebiliyor. Cumhuriyeti ve topraklarını tartıştıran bir iktidar partisiyle mücadele etmek hepimiz
için ahlaki, milli ve hatta dini bir vazifedir. Çünkü evvela vatan sağ olur, sonra başka hak ve hukuk sağ olur. Ama Türkiye Cumhuriyeti'ne silah dayatarak, silahlı eylem koyarak, insanlarımızı şehit ederek silahı tehdit aracı olarak kullanan bir bölücü örgüte Türkiye'nin vereceği hiçbir şey yoktur. Bu hükümeti terör örgütüyle yaptığı müzakereler nedeniyle ayıplıyorum ve anayasa dışı ilan ediyorum. Orduyla mücadele olur mu? Ama biz ordumuzun terör sorununu çok kısa sürede sona erdireceğini düşünüyoruz.
Siz generalleri bir gün ordu evine, ikinci gün cezaevine, üçüncü gün emekli ediyorsunuz. Terörle böyle mücadele edilmez. Orduyla kavga eden hükümet olur mu'dedi.

'LÜBNAN'DA BAŞBAKAN'A SULTAN DENMESİNDEN IZDIRAP DUYUYORUM'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Lübnan gezisini eleştiren Hüsamettin Cindoruk, şöyle devam etti:
'Bir başbakana sultan denmesinden ben ızdıra duyuyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir sultana gereksinimi mi var? Başbakan orada ben sultan değilim ben 'Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım' diyebilirdi. Yoksa orda kendisi orda bir başka zan altında kalıyor.'
Hükümeti eleştiren DP lideri, 'Bu hükümetin muhalefetle düşmesi lazım. 2011 seçimlerinde AK Parti muhalefetle tanışmalıdır. Çünkü yeniden iktidar olurlarsa Türkiye'nin 2015 yılına kadar siyasi geleceğini ipotek altına alacaklar. 2012 yılında yeni Cumhurbaşkanı seçimi var. İçlerinden biri seçilirse işte o zaman Türkiye'nin geleceği alaca karanlık değil, kapkara demektir. Türkiye'de barışı, huzuru ve istikrarı getirmek istiyorsak bu hükümeti muhalefete düşürmek zorundayız. Başka türlü bu işin içinden
çıkılmaz. Cumhurbaşkanı Gül AK Parti'nin eş başkanı gibi hareket ediyor. 2012 yılında seçilecek cumhurbaşkanı tarafsız, akil adam olmalıdır. 2012'de tarafsız bir cumhurbaşkanı seçebilmek için bu iktidarı muhalefete düşürmek gerekiyor' dedi.

'MECLİSTE MÜZAKERE EDİLSİN'
Füze kalkanı anlaşması ile ilgili de değerlendirmeler yapan Cindoruk, kongredeki konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
'Bu Portekiz anlaşması ve eklerinin TBMM'de müzakeresi gerekir. Ancak meclis kabul ederse o zaman bu anlaşmalar yürürlüğe girebilir. Atom bombası yüklü bir takım uçakları Türkiye'de konuşlandırsalar, bunu Başbakan ile Cumhurbaşkanı mı karar verecek. Bu anlaşmanın bu örnekten hiçbir farkı yok. NATO anlaşmalarının 2. maddesine aykırı bir işlem bu. Yarın öbür gün Türkiye'nin genç kuşaklarına atom başlıklı füzeler inerse bunun sorumlusu Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan'dır.'
DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, kongredeki konuşmasının ardından Uşak Üniversitesi Sosyal Tesisleri'nde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Burada kısa bir değerlendirme yapan Cindoruk, kongredeki konuşmasında sarf ettiği 'Bazı liderler dindarlığını ispatlamak zorunda' şeklindeki sözlerinin hatırlatılmaseuzla mücadele ediyor' diye devam eden Cindoruk, 'Bu yanlışı düzeltı üzerine ise 'Bazı liderler bunu ispat etmek zorunda ama biz değiliz' dedi. Gazetecilerin 'Hangi lideri kastettiniz' sorusu üzerine ise Cindoruk, 'Kime giderse' diye cevap verdi.
Hüsamettin Cindoruk, gazetecilerle yaptığı toplantının ardından Uşak'tan ayrılarak Ankara'ya hareket etti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com