Orduya kumpas böyle kuruldu!

Orduya kumpas böyle kuruldu!
Kıdemli Albay Dr. Yasin Türker açıkladığı belgelerle Balyoz Davası'na ilişkin açıklamalarda bulundu

Nedim Şener'in de konuk olduğu 16 Aralık 2013 tarihli Tarafsız Bölge programında, Sayın Şener tarafından dile getirilen ve kendisini Başbakanın oğluna yönelik bir suikastçı olmakla itham eden e-posta ihbarına programı yöneten Sayın Ahmet Hakan'ın çok şaşırdığını gördüm. Eğer ilginizi çekerse size Balyoz Davası kapsamında Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramaya esas e-posta ile gelen ihbarı, bu e-postaya istinaden İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan arama talebini ve Mahkeme tarafından verilen arama kararı ile arama anında hazırlanan Arama Tutanağını Ek'te gönderiyorum.

Bu belgelerde ve yapılan işlemde bazı hususları da dikkatinize sunmak istiyorum.

YARGININ HIZINA BAK

-İhbar e-postası 06 Aralık 2010 günü saat 11:03'te gönderiliyor. Arama kararı Hakim tarafından saat 15:00'da imzalanıyor. E-posta gönderildikten sadece 3 saat 57 dakika sonra Mahkemeden arama izni alınmış oluyor. Arama ise Gölcük'te saat 18:30'da başlıyor. İhbar Vatan Caddesine geliyor. Savcı ve Hakim ise Beşiktaş'ta. Nöbetçi Hakim'in yoğunluğu ve İstanbul'da trafiğin durumu ortada. Türkiye'de adaletin yavaş işlediğinden söz edebilir misiniz?

-Arama kamuoyunda bilinen adı ile İstanbul'da yürütülen "Casusluk ve Fuhuş Soruşturmasına yönelik olarak 5 denizci personel hakkında yapılıyor ve ihbar Donanma Komutanlığı'nda İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne yönelik. Aramalara yönelik kanun ve yönetmeliği İncelerseniz bir arama kararı öncesi yapılması gereken bir çok yasal prosedür var. Bunlardan en önemlisi İse ihbarı gönderinin kimliğinin tespit edilmesi.

Bu konuda Başbakanlık tarafından yayımlanmış bîr genelge mevcut. Ancak ne hikmetse göz ardı ediliyor ve o tarihte hiç kimse bu emniyet mensupları hakkında görevi ihmalden işlemde yapmıyor.

İKİ İSME DİKKAT

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezi İhbarı alıyor. TEM ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerine gereği için gönderiliyor. Organize Suçlarla Mücadele ilgili tüm dosyaları inceliyor, ne de olsa arama Donanma Komutanlığı'nda yapılacak ihbarın gerçek olmama ihtimali de var. 4 sayfalık bir "Arama, El Koyma ve inceleme Kararı" hazırlayarak Savcılığa gönderiyor. Savcılık bu kararı alıyor ve talebi uygun bulduktan sonra, Nöbetçi Mahkemeden arama kararı talep ediyor. Nöbetçi Hakim bu talebi dikkatlice inceliyor ve uygun buluyor. Şimdi iki ismi aklımızda tutalım. E- postayı değerlendirerek arama karart talep eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmı Ardıç. Arama kararını imzalayan Nöbetçi Hakim ise Ömer Diken.

CEBİNDE VANTUZLA GELMİŞ

İhbarda "İstihbarat Şube Müdürlüğünün zemininde ve duvarlarında bulunan gizli bölmelerin bulunması halinde bahsettiğim materyallere ulaşacağınız düşünüyorum." denilmektedir. İhbar Şube Müdürlüğünde ve duvar ile zeminde yer alan gizli bölmelerde. Aramayı yapacak Savcı saat 14:30 gibi (Mahkeme Kararı çıkmadan önce) Donanma Komutanlığını arayarak arama konusunda bilgi veriyor. Bu esnada Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Balyoz Davası kapsamında daha önce iki kez tutuklanarak serbest bırakılmış olan Semih Çetin.

Savcı gözetiminde arama saat 18:30'da başlıyor. Aramaya iştirak edenlerin ifadesine ve görüntülere göre Savcı İstihbarat Şube Müdürlüğünde bir odaya geliyor, yerde bir karoyu ayağı ile gösteriyor ve açılmasını istiyor. Basından takip etmişsinizdir, zemin karosunun kaldırılabilmesi için "vantuz" gerekli. Savcıya bu bilgi veriliyor, ancak Savcı kendilerinin hazırlıklı olduğu ve "vantuz" getirdiklerini İfade ediyor.

--Arama yapılan Şube Müdürlüğü hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; o şubede 4 çalışma ofisi bulunmakta.

-İhbar İstihbarat Şube Müdürlüğüne yönelik olarak yapılıyor ve hakkında ihbar yapılan beş denizci personel arasında bu Şubede İKK Kısım Amiri olarak görev yapan Kemalettin Yakar İle görevli Astsubay Erdinç Yıldız da bulunmakta,

-Mantıken ve hukuken aramanın bu iki şahsın birlikte kullandığı odadan başlaması gerekirken, nedense arama ihbarda belirtilen kişiler arasında adı geçmeyen, Mehmet Cem Çağladın odasından başlıyor. Balyoz Davası'nda hakkında hüküm kurulan Mehmet Cem Çağlar hala teslim olmamış ve firari durumdadır.

NASIL BULDU

Simdi şu sorulan soralım:

- Savcı e-postada belirtilmediği halde neden "vantuz" getirmiş?

-E-posta doğrudan Şube Müdürlüğüne yönelik ve herhangi bir ofis belirtilmemiş. E- postada Kemalettin Yakar'ın "illegal yapının merkezinde" bulunduğu diğer dört kişinin grup içersinde yer aldığı ifade ediliyor. O zaman neden ilk olarak Kemalettin Yakar'ın odası aranmıyor? Savcı ilk olarak Mehmet Cem Çağlar'ın kullandığı odaya gidiyor. O zaman Savcı ilk tahminde doğru noktayı nasıl buluyor?

-İhbarın yönelik olduğu "Casusluk Soruşturmasında" bu ihbar e-postasında ismi olmayan ve hard diskin çalışma odasında bulunduğu şahıs Mehmet Cem Çağlar hakkında neden soruşturma açılmamıştır? o Duvardaki gizli bölge neden aranmıyor?

-"İllegal yapının" merkezînde olduğu İddia edilen kişinin evinde neden arama yapılmıyor?

-Ne hikmetse Balyoz Davasının III. Soruşturmasını, Poyrazköy Davasının II. Soruşturmasını ve 28 Şubat Davasının Soruşturmasını açmak için gerekli dijitaller "kendiniz koymuş gibi" hemen nasıl bulunuyor?

-Acaba Nedim Şener'in Tarafsız Bölge programında iddia ettiği gibi, bu e-postalar "polis" tarafından kendi kendilerine gönderilmiş olabilir mi? Şimdi isimlere bakalım.

-Nazmi Ardıç son "yolsuzluk operasyonu" ile ilgili olarak 17 Aralık 2013 tarihinde görevden alınan kişilerden biri. Basında 2 yıldır tasfiyeler yapıldığı iddia ediliyor,

-Ömer Diken İse arama kararı verdikten yaklaşık iki hafta sonra, Balyoz Davasının duruşmalarının başlamasından sadece iki gün önce, 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atanıyor. "Yolsuzluk Soruşturması" nedeniyle Savcı ve Hakimlerin değiştirilmesinin adaleti etkilemek olacağı konuşulduğunda, sadece gülümsüyorum. Özellikle de Yeni Şafak Gazetesinin 18 Aralık 2013 tarihli "Nöbetçi Savcı İş Başında; Hakim Ayarlayıp Karar" manşeti beni geçmişe götürüyor.

ÇETE SONRADAN MI GELDİ

Şimdi Türkiye gibi bir ülkede bırakın Donanma Komutanlığı'na yönelik, herhangi bir holdingi ya da Büyükşehir Belediye Başkanlığını arama kararı bu kadar kolaylıkla verilebilir mi? Bu e-postayı kimlerin gönderdiği yasal zorunluluğa rağmen neden zamanında araştırılmıyor? Sayın Başbakan ve artık kamuoyunun büyük bölüm tarafından dile getirilen "Emniyet ve Yargı içinde yapılanmış çete/örgüt" acaba Balyoz Davası esnasında bu mevkilerinde değil miydi? Sonradan mı buralara atandılar? Bana göre iki durum da vahim.

Hükümetin dile getirdiği "soruşturmanın gizliliği" ve "masumiyet karinesi" acaba Anayasa ve ilgili yasalara yeni mi girdiler? Özellikle de Sayın Arınç tarafından basın toplantısında kullanılan "bu mağdurları geçmişteki mağdurlarla karşılaştırmayın" mealindeki söz herhalde hukuk ve siyaset tarihimize geçecek.

Evet, adaletin gerçekten bir gün herkese lazım olacak. Özgür ve adil bir yıl dileğiyle.

Kıdemli Albay Dr. Yasin Türker 








(LAK)

Odatv

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com