Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki olaylar

Orta Afrika Cumhuriyetindeki olaylar
Uluslararası Kriz Grubu uzmanı Vircoulon: ''Tarihi ve sosyo-ekonomik nedenler siyasi çatışmayı dini çatışmaya dönüştürdü''

BANGUİ (AA) - Uluslararası Kriz Grubu'ndan analist Thierry Vircoulon, Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki siyasi çatışmanın, Müslüman ve Hıristiyanlar arasında ''dini'' çatışmaya dönüştüğünü belirtti.

Vircoulon, AA'ya demecinde, 19. yüzyılda özellikle Arap köle tüccarlarıyla bağlantılı olmak üzere, tarihe ilişkin kolektif bilinçaltının ve azınlıktaki Müslümanların ticari başarısı gibi sosyo-ekonomik etkenlerin ülkedeki çatışmanın devam etmesini ve şiddetini açıklayabileceğini belirtti.

Siyasi çatışmanın Seleka grubunun Mart 2013'te başkentte iktidarı ele geçirmesiyle şekil değiştirmeye başladığını belirten Vircoulon, bağımsızlıktan bu yana ilk kez Müslümanların iktidara eriştiğini, başkente yerleştiğini ve Seleka üyelerinin burada birçok eylemde bulunduğunu ifade etti. Bunun, Seleka'nın şiddetini Müslümanlarla özdeşleştiren Bangui halkı için şok olduğunu ve bugün kine yol açtığını belirten Vircoulon, söz konusu olgunun ülke geneline yayıldığını vurguladı.

Seleka'nın şiddet eylemlerinin önce sadece eski Devlet Başkanı François Bozize rejimi üyelerini hedef aldığını ancak hızla Bozize'nin mensup olduğu etnik Gbaya aşiretine yayıldığını anlatan uzman, Hıristiyanlar doğrudan hedef alınmasa da,  kiliselere yağmalama düşüncesiyle saldırıların ve rahiplerin, Seleka'nın Hıristiyanlara karşı olduğu algısını beslediği değerlendirmesinde bulundu.

Aralık 2012'de krizin başlamasıyla Bozize'nin Seleka'nın İslami komplo olduğunu iddia eden bir konuşma yaptığını söyleyen Vircoulon, bu konuşmanın, daha eskiyi, Orta Afrika Cumhuriyeti'nin İslamlaştırılma girişimini hatırlattığına dikkati çekti. 

Seleka'nın İslami bir boyutunun olup olmadığına ilişkin soruya Vircoulon, Seleka'nın Orta Afrika Cumhuriyeti saflarında savaşan, bazıları Hıristiyan, Sudanlı ve Çadlı paralı askerlerden oluşan heterojen bir koalisyon olduğunu vurguladı.

Her şiddet eyleminin diğer topluluğun tehdit teşkil ettiği duygusunu güçlendirdiğini belirten analist, radikalleşme sürecinin önünün kesilmesi ve toplumların tekrar birlikte barış içinde yaşayabilmesi için güvenliğin sağlanmasının temel gerekliliklerden biri olduğunu ifade etti.

Yetkililerin laik niteliklli konuşmalar yapmasının önemine işaret eden Vircoulon, ayrıca ülkede Müslüman ve Hıristiyanlar arasındaki evliliklerin nadir olmadığını, bununla beraber geleneksel liderlerin özellikle kırsal kesimlerde dinlerarası çatışmaların önüne geçebileceğini belirtti.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com