Osmanlı'dan günümüze ulaşan gizemli köy: Cumalıkızık

Osmanlı'dan günümüze ulaşan gizemli köy: Cumalıkızık
Geçmişin derin izlerini taşıyan ve tarihin içine alıp çeken bu küçük ancak şirin köy bizde farklı bir tat bırakmış durumda. Geçmişi olabildiğince doğal, dokunulmamış görmek ve buna tanıklık etmek gezme kültürü açısından ayrı bir keyif.

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM

Değerli dostlar bu hafta sizleri Hindistan kaosundan kısa bir süreliğine çıkartıp, memleketimizin güzide köşelerinden birisi olan Cumalıkızık'ta bir zaman yolculuğuna çıkartmak istiyorum. Özellikle son dönemlerde mimarisi ve tarihi mirası ile adı çok fazla öne çıkan, dizilere mekân olan ve senede bir kez ahududu şenliklerinin yapıldığı Bursa'daki eski Osmanlı köyü olan Cumalıkızık'a ulaşmak için sabahın erken saatlerinde motosikletimiz ile yollara düşüyoruz.
 
Yol da ilk durağım İnönü oluyor. Sebebini çok net bilmiyorum ancak ne zaman İnönü’ye gelsem garip bir şekilde ters rüzgâra yakalanıyorum. Özellikle sonbahar'da bile hava şartlarının en çetin yaşandığı bol bol sisin olduğu ve kışları yolun ilk kapandığı bir yer olarak buradan her geçmek istediğimde hava şartları ile ilgili durum korku filmlerini aratmayacak bir tedirginliğe sürüklüyor beni. Bermuda şeytan üçgeninden mümkün olduğunca yavaşça geçip yoluma devam ediyorum.

Mezitler, İnegöl ve Bursa girişinde yoğun yol ve metro çalışmaları var. Bu sebeple planladığımız saatten biraz daha geç ulaşıyoruz bu tarihi Osmanlı köyüne. Ahududu şenliklerinden dolayı köyün girişi Jandarma tarafından kapatılmış durumda. Aracımızı park alanına bıraktıktan sonra köy meydanına doğru yavaş ancak emin adımlar ile ilerliyoruz.
 
Sabahın erken saatleri meydan çok kalabalık değil. Geçmişten günümüze gelen altı metre genişliğindeki yaşlı ancak bir o kadar heybetli bir çınar ağacı bizi karşılıyor. Ağacın altında festival ile ilgili hazırlıklar alabildiğince devam etmekte. Kısa bir süre sonra Mehteran takımı, halk oyunları ve konuşmalar ile şenlikler başlıyor. Etraftaki kalabalık iyice artmış durumda ancak insanlar sıcağa karşı büyük bir sabır ile gösterileri dört gözle izliyorlar. Ortamı bir süre izledikten sonra tarihten günümüze gelen bu köyü yakından tanımak için yavaş yavaş iç noktalara doğru nüfuz ediyoruz.

Osmanlıların Bursa'daki ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Cumalıkızık'ta 180'i halen kullanılan ve bazıların restorasyon çalışmalarının devam ettiği toplam 270 ev bulunmakta. İki binli yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ile günümüzdeki haline ulaşan köy son dönemlerde yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuş. Köye ilk girdiğinizde sizi buranın tarihini anlatan dev bir levha karşılıyor, bu levhada Cumalıkızık'ın tarihçesinden bahsedilmiş, kısa bir süre levhayı okuyorum ve bazı notlar alıp yoluma devam ediyorum.
 
Bu arada köyün adının nereden geldiği ile ilgilide bilgi vermek istiyorum. Cumalıkızık adı geçmişte, civardaki diğer köylerinde katılımı ile topluca cuma namazı kılınmasından dolayı bu ismi almış. Kızık adı ise köy Uludağ'ın etekleri ile vadilerin arasında sıkışıp kaldığından dolayı yöresel bir deyim olarak Kızık olarak isimlendirilmiş. Benzer Kızık adına sahip köylerden civarda altı adet daha bulunmaktaymış.
 
Bu kısa tarihi verilerden sonra etrafı ve evleri detaylı bir şekilde izleyerek rotamıza devam ediyoruz, köyün içlerine doğru ilerledikçe eskiye sadık kalınarak restore edilen taş ve ahşap evleri görüyoruz. Bazı evlerde restorasyon çalışmaları halen devam etmekte. Aldığımız bilgilere göre bu köyde bir çivi çakmak için bile ciddi bir bürokrasi mücadelesine girmeniz gerekiyormuş.

Klasik cumbalı, ahşap merdiven ile çıkılan ara kattan oluşan ve kocaman bir avluya sahip olan evlerin mimarisi birbirine çok benzemekte. Dikkatimizi çeken bir nokta bu tarihi evlerin dış kısımları ve birinci katlarının Arnavut kaldırımı olan sokak döşemelerine uygun olarak örülmesi oldu. Bir bütünlük sağlayan bu görsellik algıladığınız mimari güzelliğin sizdeki tadını oldukça farklılaştırmakta.
 
Evlerde dikkatimizi çeken diğer bir husus ise Osmanlı'da ev mimarisinde mahremiyetin birinci derecede öncelik olmasından dolayı evlerin yapısının dışarıdan görülemeyecek şekilde dizaynı oluyor. Bu mimari sayesinde sokak ortasından ve dış kapıdan içeriye görmek çok mümkün olmamakta.

İncelediğimiz Osmanlı evlerinde ve restorasyon çalışmalarında yapı malzemesi olarak bol miktarda beşon, taş ve kerpiç kullanımı rahatlıkla gözünüze çarpmakta. Aslına sadık kalınarak çalışmaların yapılması güzel ancak kalitesi ile ilgili bizde bir takım soru işaretleri uyanmadı değil.
 
Turizm faaliyetinin artması ile köyün nüfusunda bir artma olmuş geçmişte burada konaklayanlara ilaveten geri dönen ve burada iş yapanlar ile köyde canlılığın önemli ölçüde arttığını görüyoruz. Turizm faaliyetleri köyün her noktasını adeta küçük ticarethanelere çevirmiş durumda, köyde sakin olarak bulunan her ev ve aile kendi yapmış ve üretmiş olduğu ürünleri teşhir edip satmakta. Özellikle ahududu ve dut reçeli, bal, ekmek, topraktan ve ağaçtan elde yapılmış hediyelik eşyalar köyün ana geçim kaynağı olmuş durumda. Bunun yanında butik kafe işletmeciliği ve evlerde sunulan köy kahvaltısı da buraya ekonomik olarak katkı sağlayan araçların başında gelmekte, özellikle lezzet durakları ile yakından ilgilenen gurmeler için kahvaltıyı denemelerini öneririm, kahvaltının yanında ilaveten patlıcanlı gözleme siparişini de eklemeyi unutmayın. Bunlara ilaveten içecek olarak organik evde yapılan ahududu meyve suyunu da denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Köyün merkezine doğru yaptığımız yolculukta tarihi bir camiye rastlıyoruz. Ahşap olan bu caminin yapımı ile ilgili bilgilere ulaşamıyoruz nedeni ise kitabesinin kayıp olmasıymış. Sadece yapılan bir takım çalışmalara ve tahminlere göre 1335 yıllarından kalma olduğu düşünülmekteymiş, bizim ziyaretimiz esnasında cami yeni ve köklü bir restorasyon çalışması nedeni ile kapalıydı, bu sebep den dolayı camiyi dışarıdan görmekle yetiniyoruz. Dışarıdan görebildiğimiz kısım bile bizi yeteri kadar doyuruyor camide kullanılan ahşap işlemeciliği hakikaten muhteşem.

Cami'den sonraki bir diğer hedefimiz tarihi hamam oluyor, ilk görünüşte çok fazla bilgi edinemediğimiz Osmanlı döneminden kalma tek kubbeli bu hamam günümüze kadar ulaşabilen ender yapılardan birisi olarak karşımızda duruyor. Soyunma odası ve ateşlik kısımları sonradan ilave edilen bu hamam geçmişin derin izlerini günümüze kadar taşımakta. Hamam'dan sonra diğer ulaştığımız nokta ise Zekiye Hatun Çeşmesi. İki metre genişliğindeki bu çeşme Uludağ'ın derinliklerinden gelen doğal suyu bu köye yüzyıllardır ulaştırmakta.
 
Çeşmenin kitabesinde "Sahhibül hayrat vel hasenat Zekiye Hatun vakfıdır Sene 1316" ifadesi yer almakta. Bu tarihi çeşmede bir süre vakit geçirdikten ve serinledikten sonra tarihi Etnografya müzesine gitmek istiyoruz, ancak müze bugün şenliklerden dolayı kapalı. Bu sebeple dışarıdan aldığımız bir fotoğraf karesi ile yetinip bir sonraki durağımız olan kınalı kar dizisinin çekildiği eve hareket ediyoruz. Emrah İpek'in oynadığı dizi zamanında çok fazla ses getirdiğinden dolayı insanlar tarafından gösterilen ilginin oldukça yoğun. Evin hemen çapraz köşesinde bulunan ve dizide kullanılan kafede buralarda epeyce bir sükse yapmış görünmekte. Diziyi insanların hafızalarında tekrar canlandıran bu mekanda bir süre daha gezdikten ve fotoğraf çektikten sonra Cumalıkızık'tan ayrılmak için tekrar otoparka dönüyoruz.

Geçmişin derin izlerini taşıyan ve tarihin içine alıp çeken bu küçük ancak şirin köy bizde farklı bir tat bırakmış durumda. Geçmişi olabildiğince doğal, dokunulmamış görmek ve buna tanıklık etmek gezme kültürü açısından ayrı bir keyif. Bu nedenle bu köyü tarih, kültür meraklılarına gezmeleri ve görmeleri açısından önemle tavsiye ediyorum. Bizler için ayrılma vakti geldi her başlangıcın bir sonu olduğu gibi bu gezinin de bir sonu var. Güneşin batışı ile bizi bekleyen yeni rotalara süzülmek için motorumuz ile tekrar yollara düşüyoruz karanlığın yolu yuttuğu asfaltta rüzgârın kasklarımızda oluşturduğu ninni ile birlikte bir bilinmeze doğru ağır ağır yol alıyoruz…

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM
facebook.com/yolbizigozler
twitter.com/yozkul43
twitter.com/YolBiziGozler
http://www.yolbizigozler.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com