Otoyoldan pis kokular geliyor!..

Otoyoldan pis kokular geliyor!..
Öncesinde ‘bürokratik oligarşiden muzdaribiz’ sızlanmaları ardından ‘kuvvetler ayrılığı’ndan şikâyetler ve şu sıralarda halen devam eden ‘dinleniyoruz halkım’ edebiyatı…

SANSÜRSÜZHABER / ANALİZ - AKP’nin memleket tiyatrolarında en son bunlara seyirci olduk. Peki bu kültürel faaliyeti bize hediye etmelerinin arkasında ki asıl oyun neydi? Cambaz’ın elemanları ne işler çevirdi ki sirke giriş bedavaydı?
 
Dikkatlerin verilmesi gereken kurum Özelleştirme İdaresi Başkanlığı. Yolsuzluk söylentileri ayyuka çıkmış durumda ve bunların arasında ciddi somut iddialar var.
 
Ankara kulislerinin etkili isimlerinden Ahmet Takan’ın, Yeniçağ Gazetesi’ndeki köşesinden aktardığı havadisleri dikkat çekecek cinsten. “Tekrarlıyorum” diyerek; “Bunlar ne zaman mağdur ve mazluma yatsalar mutlaka işin arkasında bir çapanoğlu ve de hinlik vardır.” Sözlerine dikkat çekiyor. Mağdur ve mazlum edebiyatını iktidarlarının 10. senesinde bile kullanma girişimlerindeler. Bunda başarılı oldukları da olmuyor değil. En muhalif sesler bile “sizi kim dinleyebiliyor, bulun onları” çağrılarıyla oyuna bilinçsiz katkıda bulunabiliyorlar.
 
Bir süredir AKP’nin bir dönem etkili isimlerinden M. Ali Şahin ortalarda görünmüyordu. Ancak şu sıralar yeniden boy göstererek daha ön plana çıkmaya başladığı görülüyor. Önümüzdeki süreçte kendisi önemli rollerin adamı olarak karşımıza çıkabilir. Dikkatle izlemek gerekli.
 
Ahmet Takan, Yeniçağ Gazetesi’nin dün manşetten duyurduğu M. Ali Şahin’in açıklamalarını dikkatli okumak lazım diyor. Peki ne diyor Şahin: “Biri dedi ki bize; ’Başbakan yurtdışına kaçsa çok iyi olur’. Bunu dedi bize, düşünebiliyor musunuz” Ardından yargıya örtülü bir tehdit geliyor; “12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumunda bir madde ekledik. Bu müdahaleleri engellemek için yaptık bunu. Buna göre, artık yargı organları yerindelik denetimi yapamaz. Gerek Anayasa Mahkemesi’nin, gerekse Danıştay’ın bu konularda çok daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.”
 
AKP’nin en derin operasyon adamlarından olan Şahin’in bu sözleri muhakkak güdümlü ve bir amaca hizmet gayesi taşıyor. Ahmet Takan da bu tekrar nükseden mağdur edebiyatının ve yargıya tehdidin hedefini anlayabilmek için CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ile bir söyleşi gerçekleştiriyor.
 
Tarhan, öncelikle zamanlamaya dikkat çekiyor! Tarhan’a göre bu açıklamaların Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi ihalesi ardından gelmesi kesinlikle tesadüf değil. AKP her ne kadar yargı içindeki birçok operasyonla yargıyı kendisine bağladıysa da bu akçeli işlerle ilgili ciddi boyutta endişeleri var.
 
Özellikle özelleştirme safhalarında AKP’nin gardı düşüyor ve CHP’li Tarhan bunu AKP’nin yumuşak karnı olarak işaret ediyor.  “Baştan böyle gürültü yaratarak yargıya gene bir gözdağı vermeye çalışıyorlar. Muhtemelen köprü ve otoyol ihaleleri ile ilgili bizim bilmediğimiz bir şeyler var. Oradan pis kokular geliyor ki onlar da biliyor ve bununla ilgili önceden bir manipülasyona girildi. Kuvvetler ayrılığı ile başlandı. Bakın hemen bu yoğun özelleştirmelerin, ihalelerin ardından başladı bütün bunlar. Muhtemelen ’kuvvetler ayrılığı bize engel oluyor’derken de Mehmet Ali Şahin’in destek açıklamaları, televizyonlarda grup grup çıkıp bundan bahsetmeleri de halkı bu konuda biraz hazırlamak için yapılıyor. Köprü ve otoyol ihalesindeki gerçeklerin ortaya çıkmasından korktukları ve gözdağı vermek için yapılmış mesajlar bence.”
 
M. Ali Şahin’in “Bize Başbakan yurtdışına kaçsın demişlerdi” açıklaması üzerine gidilirse “ben öyle demek istemedim” kaçışıyla sonuçlanacağı kesin bir söyleme benzese de üzerine gidilmeli ve bazı sorular sorulmalıdır.
 
Öncelikle bu bir dost tavsiyesi miydi yoksa bir tehdit mi? Buna kim, nasıl cüret etti ve tepki gösterilmedi mi? Bu söz, bu “çok önemli ihaleler” için özenle mi saklandı? Halka karşı sık sık kullanılan “biz kefen giydik” söylemi böyle tekliflerle gelinmesinin önüne geçemiyor mu? Bu sorular medyanın da özelleştirmenin oyuncularıyla çok sıkı reklam bağlantıları olduğu için mi gündeme getirilemiyor?
 
Otoyol ve köprü ihalesinin tek paket halinde özelleştirmesi, ihaleye dahil olan Malezyalı firma, medyanın bunu hiçbir şekilde gündeme alamıyor olması ve Başbakan ve çevresinin gündem değiştirme gayretleri sadece pis kokuları arttırıyor. Ahmet Takan yazısının sonunda “bu ihaleye çomak sokmak gerekir” diyor. Elbette altından bir çapanoğlu çıkacaktır. İzleyip göreceğiz… (KKE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com