Oya Başar'ın Yalıda Mutlu Yaşamı

Oya Başar'ın Yalıda Mutlu Yaşamı
Ünlü oyuncu, annelikten çocuklarıyla ilişkisine, özel yaşamının en sıcak kesitlerini okurlarla paylaştı.

Annelik nasıl bir duygu?

- Muhteşem bir duygu gerçekten. Dünyaya bir varlık getiriyorsunuz. Hayatınız yeni bir boyut kazanıyor. ınsanlar yaptıklarıyla vardır. Geriye bırakacağınız en önemli şey, yetiştirdiğiniz çocuklar ve yaptığınız işlerdir.

Çocuk sahibi olmak hayatına neler kattı?

- Ben çocuklarımı gerçekten çok severek büyüttüm. Onlar benim hayatıma renk ve güzellik getirdi. Onlarla bu müthiş sevgiyi paylaşmak benim için gerçekten çok önemli.

UMUT'U TİYATRO KULİSİNDE SANDALYE TEPESİNDE UYUTTUM

Bir sanatçı olarak, annelik görevlerini tam olarak yerine getirebildiğine inanıyor musun?


- Evet... Çünkü çalışan anneler daha programlıdır. Çocuklarına daha çok zaman ayırırlar. Zamanları kısıtlı olduğu için ömürlerindeki en önemli şey çocuklarıdır. O yüzden ona göre ayarlarlar programlarını... Ben de öyle yaptım. Sette de baktım çocuğuma, tiyatro kulisinde de... Yani hep yanımda tuttum çocuklarımı. Hiç yanımdan ayırmadım. Umut'u tiyatro kulisinde, sandalye tepesinde uyuttum.

Çocuk yetiştirmek çok mu zor?

- Tabii ki çok zor... Zaten önemli olan, bu ülkeye çok çocuk değil, iyi yetiştirilmiş çocuklar vermek... Ben onlara yeterli zamanı ayırdığımı düşünüyorum. Çocuklarıma bakıyorum; ikisi de gerçekten çok düzgün, çok iyi, başarılı çocuklar oldu. Bu da sevgimiz sayesinde oldu. Sevgi onları güçlendiriyor. Biz birbirimizi sevdiğimizi biliyoruz, her şeyi paylaşabiliyoruz.

AYŞE'Yİ DOĞURMAMDAN ÜÇ GÜN ÖNCE ÇEKİMDEYDİM

Hamilelik döneminden sonra işe hiç ara vermiş miydin?


- Hayır... Hatta Ayşe'yi doğurmamdan üç gün öncesine kadar karnım burnumda çalıştım. “Olacak O Kadar”ı çekiyorduk o zamanlar...

O dönemde de doğum zamanı önceden planlanabiliyor muydu?

- Tabii... Doktorumla bir gün saptadık. Cumartesi günü çekimleri bitirdik. Pazartesi doğuma gittim. Sezaryenle doğum yaptım.

Geçen hafta Anneler Günü'ydü. O özel gün için neler diyeceksin?

- Benim için Anneler Günü diye bir şey yok. Her gün, annenin günü... Zaten insanları bir gün hatırlamak, sadece o gün hediye almak veya çiçek götürmek çok doğru gelmiyor bana. Dolayısıyla özel günleri çok sevmiyorum. ınsan, sevgisini hediyeyle gösteremez. Bir öpücük de yeterlidir. Ya da anneni sevindirecek şeyler yapıyorsan, her gün annenin günüdür. Bir de annesiz çok çocuk var. Anneler Günü'nde çok mahsun kalıyorlar, onları da düşünmek lazım.

Umut Kırca: Annemi anlatmak için kitap yazmak lazım

Beykent Üniversitesi'nde doktorasına devam eden, ayrıca yönetmenlik yapan Umut Kırca, annesi hakkında şunları söylüyor: “Annemi anlatmak için kitap yazmak lazım. Muhteşem bir insan çünkü... Onun yeri apayrıdır benim için. Her kararımıza destek olur, arkamızda durur. Artık ben de baba olmak istiyorum, zamanı geldi.”

Ayşe Kırca: Oyuncu olacağım, idolüm de annem tabii

TED Koleji üçüncü sınıf öğrencisi Ayşe Kırca, annesinin izinden gidiyor: “Annem gerçekten mükemmel bir insan. Onu kendime örnek aldım. Sahne sanatları eğitimi görmek, oyuncu olmak istiyorum. ıdolüm de annem tabii... Ondan doğal olmayı, oynadığım role iyi bürünebilmeyi öğrendim şimdiden...”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com