Öyküsünü Kendi Yazacak!

Öyküsünü Kendi Yazacak!
Erdem Başçı, son 10 yılda hiçbir Merkez Bankası başkanına nasip olmamış bir hükümet desteği ile göreve başlıyor.


Merkez Bankası Başkanlığı koltuğuna oturacak olan Dr. Erdem Başçı'nın öyküsü Ankara'da ticaretin en eski kalbi olan Çıkrıkçılar Yokuşu'na dek uzanıyor. Babacan'la arkadaşlığının köklerinin olduğu yer orası. 
Durmuş Yılmaz'ın kapısının önündeki ayakkabılar gibi, Başçı'nın da evinde takdir duygularını yükselten bir öykü var. 2006'da Başçı'nın başkanlığa Cumhurbaşkanı tarafından atanmamasının ardında, eşinin giyim tercihi (başörtüsü) olduğu gündeme gelmişti. Ama o eş, adı bu biçimde gündeme gelmeden çok önce, 2003 yılında oldukça başarılı bir biçimde sürdürdüğü işini bırakmıştı. Çünkü eşi Başçı, Merkez Bankası başkan yardımcısı olarak göreve başlamıştı. O dönemde Dr. Sıdıka Başçı'nın kurduğu danışmanlık şirketinin yayımladığı ekonomik tahminlerin oldukça isabetli olduğunu gözlemiştim. 2006'da Erdem Başçı'nın neden atanmadığı ile ilgilenenler, eşinin geri plana çekilmesiyle, fedakârlığı ile pek ilgilenmemişti. 

Büyük avantaja sahip 
İşin doğrusu, Başçı'nın bugün bu göreve atanırken bir nevi 'sırasının geldiği' gibi gerekçe, özgeçmişi ve yeteneklerini bir tarafa atarak kendisine haksızlık olur. Kişisel özgeçmişi, mühendislik okuduktan sonra iktisat doktorası yapma gibi zor bir yola girmekten çekinmediğini gösteriyor. İkincisi de, Merkez Bankası'nda 8 yıllık yönetim ve araştırma deneyimiyle 'içeriden biri' sıfatını fazlasıyla hak ediyor. Son on yılda hiçbir başkanın sahip olmadığı bir avantajla başlıyor Başçı; kendisini atayan hükümetle arasında çok yüksek güven ilişkisinin olması. Başçı güçlü bir başkan olacak mı? Bence kendisine bağlı. Hükümet, bağımsız kurumlarda bile yöneticilerin zayıf profil göstermesini arzu ediyor. Ama güçlü bir profilin de 'hükümete diklenmek' anlamına gelmediğini de not düşmek gerekiyor. Başçı, hem kendisini atayanların duyduğu tam güveni, hem edindiği deneyimle güçlü bir başkanlık sergileyebilir. Bu karmaşık ve zor konjonktürde, öyküsünü kendisi yazacak! 

Atamadaki tuhaflık 
Başçı'nın atamasında dikkatimi çeken bir farklılık var; atamayı yapacak üç kanalda görünen hiçbir anlaşmazlık yokken, kararname metni içinde doğrudan Başçı'nın adı telaffuz edilmeden “ekli listede adı belirtilen kişinin atanması” denilmesini tuhaf buldum. Tamam, 'boş kararname' dolaştırılarak yapıldığı belli ama böyle yapılmasının mantığı nedir? 12 Nisan tarihinde 18 Nisan tarihinde geçerli olacak bir atama yapılabildi ise “bu atamayı üç ay önceden yapamıyoruz” gerekçesinin de boş olduğu ortaya çıkmıştır. Üçüncüsü de, Bakan Zafer Çağlayan 'boş kararnameye' imza atarak, iki günde bir Merkez Bankası'nı eleştirme hakkından vazgeçmiştir. Herkesin hakkı olabilir ama o imzayı 'boşa atan' Çağlayan'ın hakkı kalmamıştır! 

Babalarımız aynı sıralardan geçti 
2003'te tanıştığımız Başçı ile meğer yakın zamana kadar bilmediğimiz ortak bir noktamız varmış. İkimizin de haberinin olmadığı ortak öykümüzü birkaç yıl önce babamdan öğrendim. Babası Uğur Başçı (yanda) ile babamın Ankara Gazi Lisesi'nde aynı sıraları paylaşmış olmasıydı bu. 

Uğur Gürses - Radikal

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com