'Özkök ve Yalman dinlenmeli'

'Özkök ve Yalman dinlenmeli'
Beyoğlu'ndaki CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda bir araya gelen bir grup CHP milletvekili, Silivri'de görülen davalarda hak ve hukuk ihlalleri yapıldığını söylediler.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Balyoz davasında tutuklu bulunan generallerin, Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök'ün tanık olarak dinlenilmesini istediklerini belirterek, "Eğer bizi dinliyorlarsa, ettikleri askeri yemin uyarınca gerçeklerin ortaya çıkarılması için mücadele ediyorlarsa, birazcık vicdanları varsa önümüzdeki 3 duruşmada gelip ifade verirler" dedi.

HABERİN VİDOSU İÇİN TIKLAYIN
 
CHP Milletvekili İlhan Cihaner de, "Emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün başka bir davadan ifadesi alındı ve bu ifade Balyoz davasını ilgilendirdiği için ilgili kısımları mahkemeye gönderildi. Mahkemenin bu ifadeyi okunması ile yetinildi. Özkök, mutlaka mahkemeye getirilerek dinletilmesi gerekir" diye konuştu.
 
YEPYENİ BİR TÜRKİYE'YE UYANMASI GEREKİRDİ
 
CHP Milletvekilleri Ali Özgündüz, Birgül Ayman Güler, İlhan Cihaner, Kadir Gökmen Öğüt, Mahmut Tanal, Nur Serter, Oktay Ekşi ve İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda Silivri'de görülen davalarla ilgili ortak bir basın toplantısında bir araya geldi. Toplantıda Oda TV davasında açıklanan TÜBİTAK'ın hazırladığı rapora değinerek sözlerine başlayan CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, şunları söyledi:
 
"Aslında o rapor açıklandıktan sonra hepimizin yepyeni bir Türkiye'ye bir uyanması gerekirdi. Çünkü rapor çok açıkça özel hedefli sosyal mühendislik saldırısı sonucunda ODA TV bilgisayarına bir belgenin yüklenildiğini açıkça tespit etmiş durumda. Bu saldırıyı yapanlar kim? Bununla bağlantılı olarak cezaevinde bulunan insanları bile dinleyip servis edenler kim? Asıl ve en önemli sorumuz bu olması gerekirken, maalesef yine gündemin ayrıntılarına takılıp kalındı. Bu davada görülen hukuksuzluk ve haksızlığın Silivri'de görülen diğer davaların tamamında da fotokopi gibiymiş gibi nerdeyse geçerli olduğunu belirtmek istiyorum. Benzer şekilde Hopa iddianamesi, Ergenekon, Devrimci Karargah, KCK soruşturmalarında benzer hukuksuzluk ve hak ihlallerinin olduğunu görüyoruz. Bir insan yargılanabilir, bir iftiraya uğrayıp da yargılanabilir ama bu yargılamanın adil yargılama ilkeleri çerçevesinde olması gerekir"
 
DAVA, ADAM ÖĞÜTME VE KIYIM HALİNE DÖNÜŞTÜ
 
Balyoz davasının özellikle Hava ve Deniz Kuvvetleri'nin neredeyse 15 yıllık kadrosunu belirleyecek şekilde adeta bir kıyım ve adam öğütme haline dönüştüğünü belirten Cihaner, " Biliyorsunuz Şura kararıyla yargılanan bu kişilerin birçoğu ordudan emekliye sevk edildi, ilişiği kesildi. Balyoz davasında suçlamaların dayanağını teşkil eden 11 No'lu CD, savcılığın kabul ettiği bilirkişi raporlarına göre tek oturumda oluşturulmuş ve hiçbir ekleme yapılmamış. 2002-2003 tarihinde oluşturulmuş olduğunu kabul ediyor savcılık. Sanıkların belirlenmesinde inanılmaz tutarsızlıklar var. Örneğin; seminere 162 kişi katıldığı halde sadece 52 kişi suçlanıyor. Eğer suçlamanın temeli seminerse diğer kişiler hakkında niçin suçlama yok. Katılım emir komuta zinciri içinde görevlendirilmeye göre yapılmış. İnsanların seçemediği bir şey için suçlanmaları son derece anlamsız" dedi.
 
HUKUKSUZLUK YAPAN SAVCILAR YARGITAY ÜYESİ OLDU
 
"En önemlisi suçlamaya dayanak teşkil eden bu dijital belgeler ve belgelerdeki listeler, tutuklanacak kişiler, faydalanılacak gazeteciler gibi bu soruşturmayı belirleyen temel belgeler Microsoft Office 2007 programıyla birlikte piyasaya çıkan yazı fontlarıyla hazırlanmış gibi gözüküyor" diyen Cihaner şöyle devam etti:
 
"Yani 2003 yılında tek celsede yapılmış ve kapatılmış ve sonradan herhangi bir ekleme yapılması teknik olarak imkansız olan bir CD, 2007 yılında piyasaya çıkmış bir yazı sitiliyle yazılmış görülüyor. Bu çelişki inanılmaz bir şekilde mahkeme tarafından göz ardı ediliyor. Bunun çözülmesi için alınması istenen bilirkişi raporları talebi ısrarla reddediliyor. Oysa en basit suçlamada bile, suçlamaya dayanak teşkil eden belgenin sahteliği iddiası varsa, öncelikle bu ön sorunun çözülmesi gerekir. Bu belgelerde başka çelişkiler de var. Bunlar gibi birçok kronolojik ve içeriğe ilişkin tutarsızlar var. Bunların giderilmesi için herhangi bir işlem yapılmıyor. Soruşturmayı yapan savcılar ve hakimlerle ilgili şikayetler, eksik inceleme taleplerinin HSYK tarafından dikkate alınması bir tarafa bu baştan hukuksuz işlemleri yapan savcılardan ikisi Yargıtay üyeliğine seçilerek ödüllendirildi"
 
İDDİANAME KABUL EDİLMEDEN MÜTAALA HAZIR
 
Cihaner, şöyle dedi:
 
"Soruşturmaların tamamının yasa gereği Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat yapılması gerekirken, savcılar polise devrediyor. İddianame henüz kabul edilmeden esas hakkındaki mütalaa yazılmaya başlandığı tartışmasız bir şekilde ortada. Sonuç olarak dava açılmadan esas hakkındaki mütalaa hazır, karar da hazır. Emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün başka bir davadan ifadesi alındı ve bu ifade Balyoz davasını ilgilendirdiği için ilgili kısımları mahkemeye gönderildi. Mahkemenin bu ifadeyi okunması ile yetinildi. Özkök, mutlaka mahkemeye getirilerek dinletilmesi gerekir. Tüm askeri davalarda bilirkişilik yapan 3 polis memuruna bu davada da bilirkişilik yaptırılıyor. Adli bilişim uzmanı olmadıkları halde bazı polis memurları üstelik Ankara'da bilişim şubesinde olmadıkları halde ismen istenerek Poyrazköy ve Amirallere Suikast gibi davalarda bilirkişilik yaptırılıyor. Bu da adil yargılama ilkesini kökünden sakatlayan şeyler"
 
ÖYM'LERDEN BAHSETMEMİZ GEREKİR
3'üncü Yargı Paketi ile birlikte artık Özel Yetkili Mahkemelerin Evrensel hukuk kurallarına göre mahkeme olmanın gerektirdiği asgari koşulları karşılamaktan yoksun hale düştüğünü ifade eden Cihaner, "Olağanüstü dönemlerde bile olmayan bir durumla karşı karşıyayız. Özel yargılamanın özeli oluşmuş durumda. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Bu mahkemelerden teknik anlamda artık mahkeme olarak bahsetmemiz gerekir. Bunu zaten Başbakan çok açık bir şekilde ifade etmişti. 'Bunlar devlet içinde devlet gibi davranıyor' demişti. Ama devlet içinde devlet gibi davranan mahkemeler halen devam ediyor" dedi.
 
SANIK AİLELERİ DE YARGILANIYOR
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler de, Silivri'deki yargılamanın sanıkların ailelerine kadar dayandığını belirterek,öÖnce subay ailelerine şimdi de sivil sanıkların ailelerine davalar açıldı. Mahkemeye hakaretten ceza alanlar oldu. 11 Eylül 2012 Salı günü subay eşleri yargılanacak hem de eşlerinin yargılandığı mahkemede. Tüm kadınlara ve eşlere sesleniyorum orada olalım ve izleyelimö dedi.
 
ÖZKÖK VE YALMAN DİNLENMELİ
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da, sadece maddi gerçeklerin ortaya çıkarılması açısından tutuklu bulunan 250 generalin tek talebinin Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök'ün tanık olarak dinlenilmesi olduğunu söyledi. Tanal, ""Eğer bizi dinliyorlarsa ettikleri askeri yemin uyarınca gerçeklerin ortaya çıkarılması için mücadele ediyorlarsa birazcık vicdanları varsa önümüzdeki 3 duruşmada gelip 'biz tanık olarak dinlenmek istiyoruz, biz geldik bildiklerimizi ifade edeceğiz' derler. Bunlardan kaçınmamalarını istirham ediyoruz. O günkü duruşmalara davet ediyoruz" diye konuştu. (NSK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com