Özkök'ten özel çağrı!

Özkök'ten özel çağrı!
Ertuğrul Özkök muhjafazakar kadın yazarlara Dolmabahçe Camii müezzinine yapılan linç girişimine karşı sahip çıkması için çağrıda bulundu.

Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök bugün köşesinden muhafazakar kadın yazarlara seslendi

Özkök, köşesinde seslendiği kadın yazarlara, Türkiye'nin gündemine oturan Dolmabahçe müezzini için tepki göstermeye 2 satır yazı yazmaya çağırdı. Deneyimli isim ''Nedir bu ya... Nedir Allah aşkına, küçük bir caminin mütevazı bir müezzinine çektirilen bu azap, yapılan bu işkence...'' diyerek isyan etti.

ERTUĞRUL ÖZKÖK'ÜN YAZISINDAN İLGİLİ KISIM;

Başı örtülü kadın arkadaş

BAŞI örtülü kadın yazar arkadaşlar...

Sizden bir satır bekliyorum. Bir satır, küçücük bir empati cümlesi.
Mesela, “Türkiye’nin en etkili muhafazakâr kadın yazarlar” diye büyük saygıyla anlattığım arkadaşlar.
Nihal Bengisu Karaca, Ayşe Böhürler, Fatma Barbarosoğlu, Hidayet Şefkatlı Tuksal, Emine Şenlikoğlu, Fatma Bostan Ünsal...
Mesela sen, yazdığın her romana büyük değer verdiğim Sibel Eraslan...
Senden,  bir-iki cümle bekliyorum.
Sen ki, “Saklı Kitap”ında, ikna odalarından çıkan saçları köküne kadar kazınmış o kızın trajedisini ta şurama çakan yazar arkadaşım.
Evet senden, hepinizden  birkaç cümle bekliyorum.
Şu Dolmabahçe müezzini için birkaç cümle...
Hani o “Ben Müslüman’ım, benden yalan söylememi beklemeyin” diyen düzgün insan var ya...
Hani o Türk filmlerinde yıllarca radikalize edildiği için şikâyet ettiğiniz din adamına, hepimizin gözünde en saygın itibarı veren müezzin...
İşte onun için sizden birkaç cümle bekliyorum.
    
Nedir bu Allah aşkına?
Bir cümlelik soru için 6 saat sorgulama...
Soru:
“Camide içki içildi mi?”
Cevap:
“Ben görmedim...”
Sormak ve cevabını almak on saniye bile sürmüyor.
On saniyelik bir soru için, 6 saatlik işkence...
Açık açık soruyorum:
Bu da erkeğin “ikna odası” değil mi...
Hadi muhafazakâr erkeği bıraktım. Hırsı, ihtirası, ideolojisi gözünü gönlünü kapatmış.
Diyelim ki, onların gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler...
Ya siz? İkna odalarında haftalarca, aylarca, yıllarca kişiliğinizi savunmuş siz kadınlar...
Yok mu söyleyecek birkaç çift sözünüz.
Nedir bu ya... Nedir Allah aşkına, küçük bir caminin mütevazı bir müezzinine çektirilen bu azap, yapılan bu işkence...
Dili  var...
“Görmedim” diyor.
Vicdanı var...
“Teslim olmuyor...”
İnancı var...
“Yalan söylemiyor...”
Yok mu içinizden Mümin’in şerefini kurtaran bu insana destek verecek biri...
    
Gezi, bu mahallenin hem önyargı duvarlarını, hem korku duvarlarını yıktı.
Siz de yıkın... Görelim artık birbirimizi...
El sıkışalım, helalleşelim, Atiye Sokak’ta oturalım, At Pazarı’nda dolaşalım, Kordon’a çıkalım...
Ve her türden inancın vicdanına hep birlikte sahip çıkalım.
Polis devleti vicdanımızı da ikna odalarına almaya başladıysa...
Artık kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı demektir...
Ne kadınlığımız, ne erkekliğimiz... (AAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com