PKK cemaati belgelerle vuracak!

PKK cemaati belgelerle vuracak!
Dolmabahçe görüşmesinin sırrı da o belgelerde
Murat Karayılan'ın, ellerinde Fethullah Gülen cemaatinin örgütlenmesine dair belgeler olduğunu açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Zaman gazetesinden Ekrem Dumanlı, bu belgelerin MİT raporları olduğunu dünkü yazısında iddia ederken, belgelerde “asker-AKP arasındaki gerilim, Dolmabahçe görüşmelerinin sırrı, Kerkük üzerindeki cemaat emelleri”nin olduğu ileri sürülüyor.
 
PKK liderlerinden Murat Karayılan, ellerindeki Fethullah Gülen  cemaatinin örgütlenmesine dair belgelerden söz etti.
 
Zaman gazetesinden Ekrem Dumanlı, bu belgelerin MİT raporları olduğunu iddia ederken dünkü yazısında “Bak şu garip tabloya ki adam, MİT'ten bahsederken bir duygudaşlık yaşıyor adeta. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'dan bahsederken neredeyse ‘bizim Hakan' diyecek. Öyle zannediyorum ki MİT yöneticileri de (başta Sayın Fidan olmak üzere) rencide olmuştur bu söylemden. Aksi takdirde Karayılan'ın MİT raporlarından kendi dokümanı imiş gibi bahsetmesi tuhaf çağrışımlar içeriyor...” dedi.
 
Ancak Fırat Haber Ajansı'nda Baki Gül imzasıyla çıkan yazıda, bu belgelerin “MİT belgeleri” olmadığı savunuldu.
 
“Ekrem Dumanlı, PKK’nin başlattığı sürecin anlamsız olduğunu yazmaya başladı, sonra Bülent Korucu da bu yönlü yazılar yazdı” diyen Gül, “Oysa süreç giderek gelişiyordu. KCK tarihi açıklama yaptı. 8 Mayıs’tan sonra sürecin demokratik çözümünü geliştirmek için gerillanın Güney’e çekileceğini açıkladı. Dünya, Ortadoğu, Türkiye bu kararı da selamladı, alkışladı. Ancak Cemaat tam da bu süreçte süreci provoke eden, PKK’yi klasik Ergenekoncu yapılanmalar gibi ele aldı. Sürece karşı olduğunu açık açık savunmaya başladı. Tam bu noktada KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan 'Gülen Cemaati ile ilgili belgeleri' yeniden gündeme getirdi. Şimdi cemaat yapıları bu konuda çok acayip bir şekilde tedirgin olmaya başladı ve kara propaganda yapmaya hız verdiler. Şimdi buradan bazı gerçekleri açık açık ortaya koymakta fayda var.  Birincisi; Sayın Öcalan herkesi sürecin gelişmesine davet ederken Gülen Cemaati’nin de sivil toplum örgütü olarak bu sürece girmesini istedi. Ancak cemaat buna pek yanaşmıyor.”
 
“MİT'İN HAZIRLADIĞI BELGELER SANIYORLAR”
 
“Oysa durum Cemaat’in bildiği gibi değil” diyen Gül şöyle diyor: “Cemaat yapılanması medyada Sayın Karayılan’ın belirttiği 'Cemaat ile belgeleri' de hemen sulandırmaya başladı. Belgelerin MİT’in hazırladığı “Fethullah Gülen Dosyası” olduğunu sanıyorlar. Ama öyle değil. Bunun altının çizilmesi ve bu konuya ciddi yaklaşılması gerekiyor. Çünkü o belgeleri biz biliyoruz.  KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Fethullah Gülen Cemaati ile ilgili belgeleri bize verdi. Gerilla alanlarında iken bu çok önemli ve tarihi belgeleri aldık. MİT raporu ile ilgili bir durum değil bu. Boşuna sulandırmasınlar. Ki hemen şunu kaydedelim. Öyle hemen bir iki 'sansasyonel haber' yaparak tüketilecek belgeler değil. Üzerinde arkadaşlarımızla çalışıyoruz.
 
PARALEL DEVLET ÖRGÜTLENMESİ
 
Bu belgeler çok önemli ve Türkiye’de devlet yapılanmasının nasıl örgütlendirilmek ve yönlendirilmek istendiğini gösteriyor. Kürt illerinde Kürt partileri, derneklerine nasıl sızdıklarını planlıyorlar. Kimlerin ne görev yapması gerektiğini, kimlerin tutuklanması gerektiğini işaret ediyorlar. Polisler ve savcıları yönlendiriyorlar. Kararlar aldırıyorlar. Bunlarla da yetinmiyorlar, Türk devletinin gerçek sahibi olarak bölgesel ve küresel stratejilerinin nasıl yürütülmesi gerektiğini kendilerince tahlil ediyorlar.”
 
“DOLMABAHÇE GÖRÜŞMELERİ” DE BELGELERDE
 
Şöyle devam ediyor:
 
“Gerçekleştirilen fiiller söz konusu. Belgeler incelendiğinde “paralel devlet”in nasıl örgütlendirildiği ortaya çıkıyor. Dolayısıyla Zaman/Aksiyon/Samanyolu bileşenlerinin bu konuyu ele alan yazarlarının yazdıklarına çok dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü bazı konularda değişik görev ve sorumluluklarla bu yapılanma içinde yer aldıkları görülüyor. Bu belgelerde  asker-AKP arasındaki gerilim, Dolmabahçe görüşmelerinin sırrı, Fethullah Gülen’in siyasal değerlendirmelerindeki gerçek Kürt düşmanlığını, Kerkük üzerindeki cemaat emelleri, Güney Kürdistan yönetimine nasıl düşmanlık besledikleri ortaya çıkacaktır. Toplantılara kimlerin katıldığı, hangi misyonla şimdi emniyet, savcı-hakim, yazar, STÖ temsilcileri olduğu ortaya çıkacaktır.”
 
YALÇIN AKDOĞAN NE DİYECEK?
 
Gül, yazısında son olarak şöyle diyor:
 
“Kısacası cemaatin bu konuda temel ve ilkeli bir tutum alması gerekiyor. Boşuna Ergenekon ve KCK davalarındaki gibi durumu sulandırmasınlar. Ya 'sivil toplum örgütü' esaslarına göre ya da siyasi parti olarak kendi durumlarını ortaya koyarlar ve gerçek tutumlarını açıklarlar. Ya da bu gerçekliğin nereye varacağını Silivri’ye bakarak anlayacaklar. Barış ve kardeşlik ilkeli olduğunda çok güzeldir. Ahlakidir de.
 
Son not: Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan’ı uzun dönemdir yazılarını takip ediyoruz. Düşüncesi ve kurgusu cemaatin düşünceleri ile çok paralel. Özellikle “güvenlikçi” yorumları.  Bu konuda sayın Akdoğan’ın bir yanıtı var mı acaba?” (BCK)
Etiketler:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com