Polisin, Hüseyin Çapkın'a bilgi verme sorumluluğu var mıydı?

Polisin, Hüseyin Çapkın'a bilgi verme sorumluluğu var mıydı?
Hürriyet Gazetesi yazarı Sedat Ergin, yüz yılın rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından, operasyonu gerçekleştiren İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün başındaki isim olan Hüseyin Çapkın'ın görevden alınmasının ardındaki nedeni masaya yatırdı.

Sedat Ergin, Başbakan Erdoğan'ın İstanbul gezilerinde yanında her daim yeri hazır olan Hüseyin Çapkın'ın, Bakan çocuklarının ve iş dünyasının önemli isimlerinin gözaltına alındığı operasyonun hemen ardından görevden alınmasının olası nedenlerini yazdı.

Ergin, gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutuklanmasının ardından yaşanan krizi de hatılatarak, Hükümet'in soruşturmadan haberi olup-olmadığı rivayetlerinin, rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda da gündeme geldiğine dikkat çekti.

Peki, Hüseyin Çapkın neden görevden alındı? Sedat Ergin'in değerlendirmesine göre iki seçenek var; Hüseyin Çapkın'ın soruşturmadan ve operasyondan haberi vardı ancak Hükümet'in adamlarından, yani Vali Mutlu ve Muammer Güler'den sakladı. Bu durumda Çapkın, operasyonla ilgili uyarıda bulunup, zaman kazandırmadığı için gönderildi.

İkinci ihtimal ise; Emniyet Müdürü Çapkın'ın operasyondan haberi yoktu. Yani sorumlu olduğu birimde olup-bitenlerden haberi olmadığı için ipi çekildi. 

Sedat Ergin merak edilen soruyu soruyor;

Şimdi en kritik soruyu yöneltelim. Bu soruşturmayı yürüten İstanbul Emniyeti'ndeki şube müdürleri ve onların altındaki polislerin en üst amirleri Hüseyin Çapkın'a bilgi vermek gibi bir yasal yükümlülükleri var mıydı?


Ergin, bu sorunun yanıtı şöyle veriyor:

Yanıtı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), çok açık bir şekilde veriyor. 

***

Bu maddenin birinci fıkrası, adli soruşturma işlemlerini yürüten güvenlik görevlilerini "adli kolluk" olarak tanılmıyor. Adli kolluk polis de olabiliyor, jandarma da...

Bu maddenin ikinci fıkrası, "Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır. Adli kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir." diyor.

Bir sonraki üçüncü fıkra, "Adli kolluk, adli görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin emrindedir." diyor.


Yasaya göre; bir polis memuru, bir soruşturmaya el attığı andan itibaren yalnızca Cumhuriyet savcısına karşı sorumludur. 

Hüseyin Çapkın'ın soruşturmadan haberi olsa dahi, soruşturmada görevli birimlere emir verme yetkisi bulunmamaktadır. 

Sedat Ergin, soruşturmayı değerlendirirken, adli görevlilerin, siyasi otorite karşısında koruma altına almış olan yasaların varlığını göz önünde bulundurmak gerektiğini belirtiyor.

Sedat Ergin'in köşe yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

(DSE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com